2 köşe yazarına hapis talebi!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Charlie Hebdo dergisinin Hz. Muhammed olduğu iddia edilen karikatürünü köşelerinde yayınladıkları gerekçesiyle Cumhuriyet gazetesi yazarları Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya hakkında ''halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama'' suçundan ayrı ayrı 4,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı.

9 Nisan 2015 Perşembe 2:30
2 köşe yazarına hapis talebi!

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Vedat Yiğit, Charlie Hebdo  dergisinin Hz. Muhammedolduğu iddia edilen karikatürü Cumhuriyet gazetesindeki  köşelerinde yer veren Karan veÇetinkaya hakkındaki soruşturmasını tamamladı. 
 
Karan ve Çetinkaya'nın ''şüpheli'', bin 280 kişinin de "müşteki"  sıfatıyla yer aldığı 38 sayfalık iddianamede, asliye ceza mahkemesine sunuldu. İddianamede, Çetinkaya ve Karan'ın 14 Ocak tarihli köşe yazılarında,  Fransa'da faaliyet gösteren "Charlie Hebdo" dergisinde yayımlanan Hz. Muhammed'e  ait olduğu iddia edilen, "beyaz sarıklı, sakallı, uzun burunlu, burnunun her iki  yanında aşağıya doğru sarkan ağız ve sakalı ile elinde beyaz bir döviz üzerinde  Je Suis Charlie (Ben Çarliyim) yazan beyaz giysili" kişinin tasvir edildiği  karikatüre yer verdikleri anlatıldı. 
 
Yazarların köşe yazılarına ve savcılıkta alınan ifadelerine yer  verilen iddianamede, söz konusu karikatürün Charlie Hebdo dergisinde  yayımlanmasının tüm dünyada yankı uyandırdığı vurgulandı. 
 
İddianamede, 7 Ocak'ta dergiye yönelik silahlı saldırıda 12 kişinin  hayatını kaybettiği ve 11 kişinin de yaralandığı anımsatılarak, her iki olayın da  dünya basınında geniş yer bulduğu ve toplumsal hareketlere neden olduğu  belirtildi. 
 
Olayların tüm sıcaklığı devam ederken şüphelilerin köşe yazılarında  söz konusu karikatürü yayımladığı hatırlatılan iddianamede, "Avrupa ülkesi  Fransa'da yaşanan böyle bir olayın ardından çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde  aynı karikatürlerin yayımlanmasının sonuçlarının öngörülememesi mümkün değildir''  denildi. 
 
Karikatürün yayımlanmasında herhangi bir kamu yararının bulunmadığı  gibi düşünce özgürlüğü kapsamında da değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı  kaydedilen iddianamede, karikatürlerin yayımlanmasının ardından gazete binası  önündeki gösterilerde bazı kişilerin gözaltına alındığı aktarıldı. İddianamede,  bu gösterilerle karikatürün yayınlanmasının toplumsal harekete dönüştüğü ve kamu  barışının bozulması için elverişli bir ortamın yaratıldığı kaydedildi. 
 
PEYGAMBERİN TASVİRİ HİÇ YAPILMADI
 
İddianamede, yaklaşık 1400 yıllık geçmişi olan İslam dininde bir  Müslüman kişi, kurum veya kuruluş tarafından Hz. Muhammed'in tasvirinin  yapılmadığı hatta bir çok dini filmde de seslendirmesinin dahi kullanılmadığı  vurgulanarak, şu görüşlere yer verildi: 
 
"Bu hali ile yaklaşık 1400 yıllık geleneğe dönüşerek İslam  Peygamberi'nin herhangi şekilde tasvir veya seslendirmesinin hakaret olarak  algılanmasında herhangi bir İslam ulemasının beyanına gerek olmadığı gibi Türk  Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde belirtilen 'dini değerler' kriterlerine dahil  olduğu açıktır. Her ne kadar şüpheliler, mevcut karikatürün yayınlanmasının basın  ve ifade özgürlüğü anlamında değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmişlerse de  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 'din ve vicdan özgürlüğü', 'düşünceyi  açıklama ve haberleşme özgürlüğü'nün ayrıntılı olarak ele aldığı, düşünce  açıklama ve haberleşme özgürlüğünden bahsederken din ve vicdan özgürlüğünün bir  kenara bırakılamayacağı, salt anlamda evrensel değerlerdeki bir özgürlüğün diğer  özgürlüklere üstünlüğünün söz konusu olamayacağı anlaşılmıştır. 
 
Bu anlamda bütün dünyada semavi olsun veya olmasın, ideolojik veya  düşünsel anlamda insanlar tarafından kutsal sayılan değerlerin kişisel, toplumsal  ve devletsel anlamda gerekli saygıyı görmesi gerektiğinin herkes tarafından  bilinmesinin zorunlu olduğu, büyük ekseriyetiHristiyan dinine mensup Avrupa  kıtasında bulunan Fransa ülkesindeki İslam peygamberine izafeten çizilen ve onu  aşağılayan karikatürün, bireysel veya toplumsal anlamda oluşturacağı algı ve  tepki şekli ile tamamına yakını Müslüman olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ndeki  şeklinin aynı olmasının beklenmesi izahtan varestedir.'' 
 
TOPLUMSAL BARIŞI BOZMAYA...
 
Şüphelilerin köşelerinde yer verdikleri karikatürün ilk bakışta bile  dini İslam olan birey veya toplumun büyük bir kısmının benimsediği dini değerleri  aşağılama kastı ile yayımlandığının açık olduğu anlatılan iddianamede, "İslam  dininin peygamberine yönelik aşağılama ve küçük düşürme kastı ile çizilen  karikatürün toplumsal barışı ve kamu düzenini bozmaya elverişli olduğu  anlaşılmıştır" denildi. 
 
Bir Hindu'nun veya bir Zerdüşt'ün inançlarının başka inanca sahip  kişiler tarafından sorgulanırken bile bu ideoloji ve inanç şekillerinin  aşağılanmadan, küçük düşürülmeden, azami dikkatle yapılmasının zorunlu olduğu  kaydedilen iddianamede, "Dergide yayımlanan karikatürdeki tasvirle terör  eyleminin sorumlusunun İslam Peygamberi'nin olduğunun anlatılmaya çalışıldığı, bu  algının dünyanın bir çok ülkesinde yaşayan Müslümanları ve Türkiye'de yaşayan  Müslümanların inançlarını, diğer inanç ve düşünce biçimlerine karşı negatif  olarak ayrıştırdığı anlaşılmıştır" görüşüne yer verildi., 
 
İddianamede, şüpheli Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya'nın "halkın bir  kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" ve "halkı kin ve  düşmanlığa alenen tahrik etme'' suçlarından ayrı ayrı 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar  hapis cezası ile cezalandırılması istendi. 
 
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »