Adalet Bakanı eleştirilere yanıt verdi

ADALET Bakanı Kenan İpek, Ankara'daki terör saldırısının ardından yapılan basın açıklaması sırasında güldüğü iddiaları üzerine başlatılan tartışmalara ilişkin, "İçişleri Bakanı'na yöneltilen 'İstifa edecek misiniz' sorusu üzerine benim gösterdiğim refleks hala tartışma konusu" dedi.

20 Ekim 2015 Salı 20:34
Adalet Bakanı eleştirilere yanıt verdi
ADALET Bakanı Kenan İpek, Ankara'daki terör saldırısının ardından yapılan basın açıklaması sırasında güldüğü iddiaları üzerine başlatılan tartışmalara ilişkin, "İçişleri Bakanı'na yöneltilen 'İstifa edecek misiniz' sorusu üzerine benim gösterdiğim refleks hala tartışma konusu" dedi. Ana muhalefet partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bunu sürekli dile getirmesini de eleştiren İpek, "Ben, Anayasa gereği görevlendirilmiş bir bakanım, asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla siyasi polemiğe girmek istemem. Benim söz söylememem, açıklama yapmamam, lafım olmadığı anlamına gelmez. Görev anlayışım ve ahlakım gereği ben bugüne kadar cevap vermedim ve vermeyi de düşünmüyorum" diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET SUÇLARI
Ankara Hakimevi'nde yüksek yargı muhabirleriyle düzenlediği kahvaltıda bir araya gelen Bakan İpek, cezaevlerinde yatan tutuklu ve hükümlü sayılarını verdikten sonra gündeme ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yapılan hakaretlerin yargı üzerinde Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yapıldığını belirten Bakan İpek, "Sanki Avrupa'da Avrupa Birliğine üye ülkelerde devlet başkanlarına hükümet başkanlarına yapılan hakaretin suç olmadığı vurgusu yapılıyor. Bu aslında doğru değil. İtalya, Polonya, Almanya, Fransa, İsveç, İngiltere gibi ülkelerde devlet veya hükümet başkanlarına yapılan hakaret para cezası veya hapis cezası düzenlenmiş bulunuyor. Bu söylenenlerin doğru olmadığını ifade ediyor. Cumhurbaşkanımızın halk tarafından seçildiği tarihten itibaren bin 300 dosya üzerinden kovuşturma izni istendi Adalet Bakanlığından, biz bunun 862'sine kovuşturma izni verdik, 30 adetine kovuşturma izni vermedik. Diğerleri de devam ediyor. 301. maddeyle ilgili bin 94 dosyada kovuşturma izni istendi. Türkiye Cumhuriyeti devletin kurum ve organlarını aşağılama eylemiyle ilgili, bin 94 dosyadan biz 198'ine soruşturma izni verdik. 837 adetine ise soruşturma izni vermedik eleştiri sınırları içerisinde kaldığını düşünerek" şeklinde konuştu. Bakan İpek'in bu açıklaması üzerine, bir gazetecinin Avrupa ülkelerinde, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan yargılananların ve ceza alanların sayısına ilişkin sorusu üzerine İpek, Avrupa ülkelerine ait böyle bir rakamın ellerinde olmadığını söyledi. Kovuşturma izni için bakanlığa gelen dosyaların Cumhurbaşkanına yapılan eleştiri sınırında olup olmadığının incelendiğini belirten İpek, bu sınır içinde olmayanlara yasaların uygulandığını belirterek, "Eğer suç ise hakaret edilmeyecek, hakaret edilirse karşılığını görecek, başka yolu yok. Biz savcılarımıza, hakimlerimize veya güvenlik güçlerimize 'bunları görmezden gelin, duymayın' diyebilir miyiz?" dedi.

DİYARBAKIR BARO BAŞKANI
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin gözaltına alınmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan İpek, Elçi'nin hakim önüne çıkacağını, bunun sonucunun beklenmesinin gerektiğini söyledi. Bir gazetecinin, "AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu da Elçi ile aynı cümleleri kullandı. Onun hakkında da işlem yapıldı mı?" sorusuna İpek, "Bu konuda bilgim yok. Sözü söyleyenin kişiliği, şahsı önemli değil. Yasalar karşısında suç olup olmadığı, suçun oluşup oluşmadığı önemli" yanıtını verdi. Bir başka gazetecinin, "Bir baro başkanının gözaltına alınmasını nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine ise Bakan İpek, Adalet Bakanı olarak bunu değerlendirmesinin doğru olmayacağını, kararın beklenmesi gerektiğini yineledi.

ANKARA'DAKİ TERÖR SALDIRISIYLA İLGİLİ İHLAL İDDİALARI
Bir gazetecinin, "Ankara'daki terör saldırısıyla ilgili ihmal iddiaları var. Bunlara ilişkin paylaşabileceğiniz yeni bilgiler var mı?" sorusuna da İpek, "Emniyet güçlerimiz ve istihbarat birimlerimiz çok yoğun bir çalışma içerisinde, çok da haksızlık etmemek lazım. Sayın Başbakanımız, Ankara'daki terör saldırısıyla ilgili müfettişleri, Sayın Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirdi. Gerçekten bir ihmal varsa bu ortaya konulacak" diye yanıt verdi.

İSTİFA SORUNA GÜLDÜ, ELİŞTİRİLERİNE YANIT
Ankara'daki terör olayını haber alır almaz Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun makamında güvenlik toplantısı yaptıklarını, sonrasında ise Sağlık ve İçişleri Bakanı ile olay yerine gittiğini anlatan İpek, olay yerine gittikten sonra o ana kadar toplanan bilgileri kamuoyuyla paylaşmak için basın önüne çıktıklarını hatırlattı. İçişleri Bakanı Selami Altınok'un, İstanbul Emniyet Müdürlüğünden, olaydan bir ay önce bakanlık görevine atandığına dikkati çeken İpek, "Ben biliyorum ve şahidim ki her gün yoğun bir şeklide terörle ilgili beraber çalışıyoruz. Bir ay önce atanmış bakan, gece, gündüz çalışıyor, asla emeğini esirgemiyor. Ona gelen 'İstifa edecek misiniz?' sorusu üzerine benim gösterdiğim refleks hala tartışma konusu. Hele hele ülkemizin ana muhalefet partisinin genel başkanı bunu sürekli dile getiriyor. Ben, Anayasa gereği görevlendirilmiş bir bakanım, asla ana muhalefet partisi genel başkanımızla siyasi polemiğe girmek istemem. Sayın Başbakanımız defalarca bu konuda açıklama yaptı. Benim söz söylememem, açıklama yapmamam, lafım olmadığı anlamına gelmez. Görev anlayışım ve ahlakım gereği ben bugüne kadar cevap vermedim ve vermeyi de düşünmüyorum" diye konuştu.

ANKARA'DAKİ PATLAMAYLA İLGİLİ İSTİHBARAT ZAFİYETİ SORUSUNA YANIT
Bir gazetecinin, "Canlı bombalardan Yunus Emre Alagöz'ün, MİT'in ve Emniyet'in hazırladığı raporlara göre, canlı bomba eylemi yapabilecek kişiler listesinde yer aldığı ortaya çıktı. Bu kişinin Ankara'ya gelişinde bir istihbarat zafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Bakan İpek, bu konudaki araştırmaların çok yönlü devam ettiğini, sonucun beklenmesi gerektiğini söyledi. Buna bağlı olarak bir gazetecinin, "Canlı bombaların kimliğinin basınla paylaşılması, kamuoyunun desteğinin alınması konusunda bir çalışma var mı?" sorusu üzerine ise İpek, devletin bu konuda yoğun bir çalışmasının olduğunu açıkladı. Terör konusundaki yayınlarda hassas davranılması gerektiğinin altını çizen İpek, "Bir gazetemizde yayımlanan isimler sebebiyle çok önemli görülen bir fail firar etti. Dolayısıyla onunla beraber toplam 9 kişi aranıyor. Bu sorumluluk içinde basınımız da hareket etsin" dedi.

İSTİHBARAT ZAFİYETİ KONUSU
Bir gazetecinin, "Adıyaman'daki dokumacılar grubuna yönelik iddialara baktığınızda, neredeyse sokaktaki herkeste, 'bu örgüte oradan militan sağlandığı' yönünde bir izleminin olduğunu görüyorsunuz. 'Bunların üzerine gidilseydi, saldırı olmayacaktı' düşüncesi var. Buna katılıyor musunuz? Bu aşamadan sonra Devlet Denetleme Kurulunun araştırmasını beklemek gerekir mi istihbarat zafiyeti açısından?" sorusu üzerine İpek, "Lütfen sonucunu bekleyelim. Gerçekten bir istihbarat, güvenlik zaafı var mı? Araştırmaların sonucunu bekleyelim. Eğer varsa bu, kamuoyuyla paylaşılacak" ifadelerini kullandı.

FETULLAH GÜLEN HAKKINDAKİ KIRMIZI BÜLTEN TALEBİ
Bir gazetecinin "Fetullah Gülen hakkında kırmızı bülten çıkarılması talebi Adalet Bakanlığına geldi mi? Bu talep Interpol'e iletildi mi?" sorusu üzerine Bakan İpek, "Adalet Bakanlığına henüz gelmedi bu talep, dolayısıyla biz de Interpol'e henüz iletmedik" dedi. İpek, taleplerin Interpol Genel Sekreterliği tüzüğüne uygun olması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda çalışmaların devam ettiğini söyledi.
"Gülen için kırmızı bülten çıkarılması talebinin, 'terör örgütü' olmadığı gerekçesiyle reddedildiği" iddialarının hatırlatıldığı Bakan İpek, "Bu örgütün terör örgütü olup olmadığına bizim bağımsız mahkemelerimiz karar verecek. Bize bu şekilde Interpol tarafından iletilen bir şey yok. Bu, firari olan eski savcılarla alakalı" şeklinde konuştu. Ergenekon ve Balyoz sürecinde de benzer taleplerin, Interpol'ün tüzüğünün üçüncü maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini anımsatan İpek, "Biz, Almanya hükümetinden Adli İşbirliği Anlaşması çerçevesinde iade talebinde bulunduk, cevap bekliyoruz" dedi.

TERÖR ÖRGÜTÜ SİLAHLARIN ÜZERİNE BETON DÖKECEK
Bir gazetecinin "Suruç saldırısından sonra, HDP'nin İmralı ile görüşmesi oldu mu? Talepleri var mı?" sorusuna İpek, "Hayır olmadı, talepleri yok. Görüşmeleri de gerekmiyor" yanıtını verdi. "Yaşanan süreçte İmralı'nın devreye girmesi bir sonuç verir mi?" sorusu üzerine ise İpek, "Terör örgütü silahını bırakacak, gömecek, üzerine de beton dökecek. Onun dışında konuşacağımız bir hususun olmadığı defalarca ifade edildi. Biz aynı noktadayız" değerlendirmesinde bulundu.

CEZAEVLERİNDEKİ SON HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULAR HAKKINDA BİLGİ VERDİ
Cezaevlerindeki son hükümlü ve tutuklu sayılarıyla ilgilide bilgi veren İpek, "Şu anda Türkiye genelinde 361 ceza infaz kurumumuzda 173 bin 87 hükümlü ve tutuklu bulunmaktadır. Bu hükümlü ve tutukların 44 bini hükümlü açık cezaevlerinde cezalarını infaz ediliyor. Hükümlü ve tutukluların suç gruplarına baktığımızda 163 bin 391'i adli suçlardan, 7 bin 447'si terör suçlarından, 2 bin 249'u da diğer örgütlü suçlardan hükümlü ve tutukludur. Tutuklu ve hükümlü oranına dair baktığımız zaman 25 bin 698'i tutuklu, 147 bin 389'unu da hükümlü olduğunu görüyoruz. Diğer cezaevlerimizdeki hükümlü ve tutukların 164 bin 105'i erkek, 6 bin 307'si kadın, 2 bin 287'si de çocuk" açıklamasında bulundu.

SURUÇ KATLİAMI SONRASI
22 Temmuz tarihinde Suruç katliamı sonrası çok etkin bir şekilde yapılan çalışmalarda bu tarih itibariyle PKK, KCK, YGH, YDGH örgütüne mensup bin 308 kişinin tutuklandığını bildiren İpek, "DAEŞ, El Kaide'ye mensup 276 tutuklama. DHKP-C ve diğer sol terör örgütlerine mensup 89 kişi tutuklanmıştır. Toplamda bin 673 tutuklanma olayı oldu. 22 Temmuz tarihi sonrası bin 463 kişi hakkında da mahkemelerimize adli kontrol kararı verildi. 22 Temmuz itibariyle cezaevlerimizde DEAŞ'a mensup 6 hükümlü ve 52 tutuklu kişi bulunuyor. Bugün itibariyle 264 tutuklu, 7 hükümlü olmak üzere 271 DEAŞ mensubu cezaevlerimizde bulunmaktadır. 22 Temmuz'dan sonraki yapılan çalışmalarda ve operasyonlarda tutuklanan kişi sayısı da 212. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzda bazı il ve ilçelerde sözde özerklik ve özyönetim açıklayan, ilan eden belediye başkanlarımız, il ve ilçe başkanlarımız oldu. Bunlarla ilgili de şuan itibariyle 28 tutuklama, 23'te adli kontrol kararı verilmiş bulunuyor" diye konuştu.

CEZAEVLERİNDE TERÖR SUÇUNDAN TOPLAM 7 BİN 469 HÜKÜMLÜ VE TUTUKLU VAR
Bakan İpek, cezaevlerinde bulunan terör suçundan toplam 7 bin 469 hükümlü ve tutuklunun olduğunu da belirterek bunların dağılımı ise şu şekilde açıkladı: "PKK'dan ki en kalabalık grubu PKK oluşturuyor. Toplam 5 bin 534 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. KCK'dan 366. DHKP-C 292, Devrimci Karargah Örgütü 11, MLKP51, TK/PML-TİKKO 93 diğer sol örgütlerinden 243 olmak üzere 6 bin 590 sol örgüt diyeceğimiz örgütlerden hükümlü ve tutuklu var. Hizbullah 292, El Kaide 90, Sivas olayı 25, İBDA/C 15, İslami Hareket 20, Hizb-Üt Tahrir 12, DAEŞ 271, diğer sağ örgütler ki bunun içerisinde paralel yapı değimiz örgütte var, bundan da şuan itibariyle cezaevlerimizde 154 tutuklu var. Toplam 7 bin 469 terör suçundan hükümlü ve tutuklumuz bulunuyor. Bunların suçlara göre dağılımına bakacak olursak birinci sırada hırsızlıktan 37 bin 951, ikinci sırada uyuşturucu suçu 32 bin 397 hükümlü ve tutuklumuz var. Adam öldürme suçu 3.sırada 28 bin 585, yaralama 21 bin 107, yağma veya gasp 20 bin 993, cinsel suçlarla ilgili de 14 bin 230. Cezaevlerimizde yabancı hükümlü ve tutuklulara baktığımız zaman toplam 3 bin 565 yabancı hükümlü ve tutuklu var. Bunlardan birinci sırada Suriyeliler oluşturuyor. Toplam bin 140 Suriyeli, ikinci sırada İranlılar 414, üçüncü sırada 245 ile Gürcistan geliyor"

DENETİMLİ SERBESTLİK
2005 yılında denetimli serbestlikle ilgili çıkarılan kanunla beraber Türkiye'nin yeni bir sisteme geçtiğini belirten İpek, "Denetimli serbestlik tedbiri altında bugün itibariyle yaklaşık 239 bin kişi hakkında toplam 294 bin 18 dosya üzerinde işlem yapılmaktadır. Bu kişilerden 58 bin 324 kişi infaz kanunun 105.maddesi uyarınca erken tahliye olup denetimli serbestlik tedbiri olanlardır" dedi.

PARALEL DEVLET YAPILANMASIYLA İLGİLİ 112 TUTUKLU BULUNUYOR
Paralel devlet yapılanmasıyla ilgili 112 tutuklu olduğunu belirten İpek, "Şu anda 28 ilde soruşturma başladı devam ediyor. Bazı yerlerde kamu davası açıldı. Bu soruşturma ve kovuşturmalarda 750 şüpheli veya sanık bulunuyor Özerklik ve özyönetimle ilgili olarak da 9 bölgede 28 tutuklu, 23 adli kontrol kararı verildi. 14'ü hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Bu kişiler aranıyor" bilgisini verdi.

CEZAEVİNDE BASIN KARTI OLAN İKİ KİŞİ VAR
İpek, "Bizim elimizdeki kayıtlara göre gazeteci olduğunu beyan eden 42 kişi ceza infaz kurumlarında bulunuyor. Bunların sadece 2'sinin basın kartı sahibi olduğunu biliyoruz. Bunların hiçbiri gazetecilik faaliyeti nedeniyle ceza infaz kurumlarında bulunmuyor. Suçları terör, gasp, hırsızlık suçları. Cezaevinde basın kartı olan iki kişiden Hidayet Karaca örgüt kurmak ve yönetmek suçundan bu iddiayla tutuklu bulunuyor. Yaşar Oflaz ise kaynak göstermeksizin yeniden yayım suçundan hükümlü olduğu anlaşılıyor" dedi.

2014 YILINDA YARGIYA GELEN İŞ YÜKÜ SAYISI 6 MİLYONU GEÇİYOR
"2014 yılı içerisinde yargıya gelen iş yükü sayısı, dosya sayısı, müracaat sayısı 6 milyonu geçiyor 6 milyon 117" diyen İpek, "Bu konuda yoğun çalışmalar yapıyoruz. Sadece Yargıtay'da iş mahkemeleriyle ilgili 5 daire görev yapıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Yargıya gelmeden önce birçok itilafı biz çözebiliriz. Bu çalışmaların içerisinde sendikalar mutlaka olacak. Barolarımız ve avukatlarımız mutlaka olacak. Ticaret davaları, tüketici davaları da artık yargıya gelmeden önce kurulacak mekanizmalarla bu sayının aşağı çekilebileceğini düşünüyoruz. 6 milyon civarında gelen iş yükünün yargıya bu çalışmalardan sonra 4 milyona kadar düşürülebileceğine biz inanıyoruz" şeklinde konuştu. 15 yerde Türkiye genelinde adli yargıyla ilgili istinaf mahkemeleri, 8 yerde de idari yargıyla ilgili istinaf mahkemelerinin bina sorunun, personel sorunun çözüldüğünü bildiren İpek, "Önümüzdeki ay personel atamalarını da yapacağız. Ocak ayı itibariyle burada görev alacak hakim ve savcılarla ilgili HSYK kararname çalışmalara başlayacak. Haziran ayı itibariyle kapıları açmış olacağız" dedi.

ÖZERKLİK İLANI İLE İLGİLİ 26 TUTUKLU VAR
İpek, 9 il ve ilçede özerklik ilanıyla ilgili 26 tutuklu, 18 adli kontrol kararı, 14 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğunu sözlerine ekledi.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »