Adil Öksüz'ün kardeşinin eşi gözaltına alındı

FETÖ'nün "hava kuvvetleri imamı" olduğu belirtilen firari Adil Öksüz'ün tutuklu kardeşi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öksüz eşi Havva Emel Öksüz gözaltına alındı. Kardeşi eski Karabük Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Öksüz'ün, 17-25 Aralık sonrası 2014 yılında birçok kez Bank Asya'ya çeşitli miktarlarda para yatırdığı belirlendi ve hakkında dava açıldı.

6 Mart 2017 Pazartesi 18:33
Adil Öksüz'ün kardeşinin eşi gözaltına alındı
Karabük Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde,  polis ekipleri, 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 1  Eylül 2016'dan beri tutuklu olan eski Karabük Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı  Bölümü Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Ahmet Öksüz'ün eşi Havva Emel Öksüz'ün  Safranbolu'daki evinde arama yaptı. Gözaltına alınarak Karabük eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık  kontrolünden geçirilen Öksüz, daha sonra emniyete götürüldü.
 

Öte yandan  Karabük Cumhuriyet Başsavcılığınca 15 Temmuz darbe girişimi ve  Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik Karabük  Üniversitesinde görev yapmış 16 şüpheli hakkında hazırlanan 84 sayfalık  iddianame, mahkemece kabul edildi.  İddianamede, Öksüz'ün FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı  veya destek ya da yardımcı olma durumu nedeniyle 20 Temmuz 2016'da kamu  görevinden açığa alındığı, üzerine atılı suçun cezası, olayın niteliği ve  ağırlığı dikkate alınarak 3 Ağustos'ta tutuklandığı, akabinde 1 Eylül 2016'da KHK  ile kamu görevinden çıkarıldığı belirtildi.

  İddianamede, Ahmet Öksüz'ün FETÖ/PDY örgütüyle yakınlığı bilinen  Azerbaycan Kafkas Üniversitesinde de görev yaptığı, çocuklarının FETÖ/PDY  örgütüne ait olan ve çıkarılan KHK'lar kapsamında kapatılan okul ve  dersanelerinde eğitim gördüğü ifade edildi.

BANK ASYAYA'YA PARA YATIRDI 

 Öksüz'ün Bank Asya'yı aktif olarak kullandığı ve 2014 yılından sonra  toplu para yatırma işlemi gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, şunlar  kaydedildi:  "Şüphelinin beyanına göre 2008 yılında Bank Asya nezdinde hesap  açtığı, gelen Bank Asya hesap dökümü incelendiğinde bankayı yoğun olarak  kullandığının (Örneğin 26 Mayıs 2014 tarihinde hesabına 12 bin 657,83 dolar, 16  Ocak 2014 tarihli 20 bin Türk lirası ve 23 bin Türk lirası, 23 Ocak 2014 tarihli  44 bin 100 Türk lirası, 19 Aralık 2014 tarihinde 107 bin 346 Türk lirası  hareketlerin olduğunun) görüldüğü, hesabın 2015 yılının sonuna kadar açık ve  aktif olduğu, şüphelinin Bankalar Birliği Risk Merkezinden gelen 13 Ekim 2016  tarihli cevabi yazıya göre 25 Aralık 2013-29 Mayıs 2015 tarih aralığında başka  bankadan ihtiyaç kredisi kullandığı, bu durumun örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in  Bank Asya'ya sahip çıkılması çağrısına uyulduğunu gösterir delil olduğu  değerlendirilmiştir."

 İddianamede, Öksüz'ün 25 Temmuz'da Karabük Üniversitesi Edebiyat  Fakültesinde bulunan odasında arama yapıldığı aktarılarak, "Yapılan aramada  herhangi bir dijital materyale rastlanılmadığı tespit edildi. Oysa aynı kurumda  benzer görevlerde bulunan diğer şüphelilerin aramalarında iki sayfa zabıt  tutulmasını gerektiren miktarlarda dijital materyallerin tespit edildiğinin  görüldüğü, bu durumun şüpheli tarafından delil karartmaya yönelik önceye dayalı  tedbir aldığını gösterdiği değerlendirilmiştir." denildi.

 DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ

Şüphelinin 15 Temmuz'dan 1 hafta-10 gün kadar sonra telefonunun  kırılmasını bahane göstererek yeni bir telefon satın aldığı anlatılan  iddianamede, "Eski telefonunu çöpe attığını ifade etmesinin, telefonun kırılması,  kırılan telefonun tamiri için uğraşılmaması, telefonun saklanmasına dahi gerek  duyulmaksızın imha edilmesi şüpheli için somut şüpheler oluşturmuştur. Şüphelinin  telefon değiştirme sebebinin telefon camının kırılması olduğu ancak telefonu  yaptırmadan direkt çöpe atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yeni  telefonunda da herhangi bir şekilde WhatsApp ve diğer sosyal paylaşım  programlarının olmadığı, bu hususların da delil karartma şüphesi oluşturduğu,  ayrıca ağabeyi olan Adil Öksüz'ün Akıncılar Üssünde sivil olarak yakalanan FETÖ  üyesi olan bir kişi olduğu, ağabeyi ile irtibatta olabileceği, dosya kapsamında  olay tutanağı, yakalama tutanağı, tüm bu hususlar kuvvetli suç şüphesinin  varlığını göstermiştir." ifadeleri kullanıldı.

 ADİL ÖKSÜZ İLE ARAMIZ SOĞUK

 Ayrıca iddianamede, şüphelinin 15 Temmuz darbe girişiminde aktif rol  alan ve FETÖ/PDY örgütünün "ikinci adamı" pozisyonundaki Adil Öksüz'ün kardeşi  olduğu, verdiği beyanlarında ağabeyiyle olan ilişkilerine dair çelişkili beyanlar  verdiği ve bu şüpheliyi de korumaya çalıştığının değerlendirildiği kaydedildi. İddianamede ifadesine yer verilen Öksüz, ağabeyi Adil Öksüz ile  herhangi bir iletişiminin olmadığını savundu. Dörtyol İmam Hatip Lisesinden mezun olduğunu, üniversiteyi Bakü Devlet  Üniversitesinde Azerbaycan Dil ve Edebiyat Bölümünde okuduğunu, 2010 yılına kadar  Kafkas Üniversitesinde çalıştığını, 2010 yılından bu yana ise Karabük  Üniversitesinde görev yaptığını belirten Öksüz, 16 Temmuz 2016 tarihinden önce  telefonda kayıtlarının olmamasının sebebinin telefonunu yeni almış olduğunu ileri  sürdü.

 Önceki telefonunun kırıldığını savunan Öksüz, bu sebeple telefonunu  yenilediğini, açığa alınmadan önce iş yerindeki bilgisayarını yanına aldığını, iş  yerinde başkaca herhangi bir dijital materyal bulunmadığını, bu nedenle iş  yerinde yapılan aramada herhangi bir şeye el konulamadığını belirtti.  Bank Asya'da 2008 yılında katılım bankası olması nedeniyle hesap  açtığını, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra hesabını kapattığını öne süren  Öksüz, çocuklarının Fatih Kolejinde okuduğunu ancak darbe girişiminden sonra  çocuklarının kaydını bu okullardan aldığını, bu okulu tercih etmesinin sebebinin  çocuklarının iyi bir eğitim alması olduğunu, çocuklarından birisinin FEM  Dershanesine gittiğini, ağabeyi olan Adil Öksüz'le aralarının soğuk olduğunu,  kendisiyle herhangi bir bağlantısının ve iletişiminin olmadığını iddia etti.

   İddianamede, Öksüz'ün TCK'nın 314/2 maddesi gereğince silahlı terör  örgütüne üye olmak suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması  isteniyor. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 84 sayfalık iddianame,  Karabük Ağır Ceza Mahkemesince yapılan incelemenin ardından kabul edildi.  Karabük Ağır Ceza Mahkemesinde davanın görülmesine 8 Mart'ta  başlanacak.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »