Ağaoğlu değil Ağakızı

Reklamların son yıldızı İşadamı Ali Ağaoğlu, "gerçek aşkım" dediği kızı Sena Ağaoğlu ile Akşam Gazetesi'ne konuştu.

25 Ekim 2010 Pazartesi 13:13
Ağaoğlu değil Ağakızı



Elif Aktuğ'un sorularını yanıtlayan Ağaoğlu ile kızı, ilginç açıklamalar yaptı. İşte o röportaj:

Dev projelere, iddialı işlere imza atan işadamı Ali Ağaoğlu'nun karşısında ezildiği tek kişi belli ki kızı Sena Ağaoğlu. Ali Bey'e kızını, 'gerçek aşkım' diye tanıştırdığı kızına da babasını sorduk.

Karadenizli bir işadamı, sevimli, konuşkan, çalışkan, samimi. İş hayatıyla olduğu kadar özel hayatıyla da gündeme gelmekten korkmuyor, pahalı arabalar seviyor, bahçesinde ceylan besliyor... Kendi projelerinin reklam filmlerinde de oynayınca tüm gözlerin ve dikkatlerin üzerine çevrildiği işadamı Ali Ağaoğlu, geçtiğimiz gün kızını yanına alarak MİKA-DER'in Minik Kalplerle Elele projesinin yardım gecesine katıldı ve kızı adına 75 bin lira bağış yaptı. Sakıp Sabancı'dan sonra en sevilen işadamı olarak görülen Ağaoğlu, hayatında en çok sevdiği kişinin kızı olduğunu söyledi, 'Benim ilk ve tek gerçek aşkım kızımdır'...

Ali Bey ve kızı Sena ile Ataşehir My World'deki ofisinde buluştuk. Ali Bey gerçekten de kızına bakarken bir başka gülümsüyor. Babasına aşık biri olarak benim en çok etkilendiğim sahnedir; baba-kız sarılıp karşımda oturdular ve sorularıma içtenlikle cevap verdiler.

Birbirlerine çok benzediklerini söylediler, haksız da değiller, gerçekten benziyorlar. Anlık küçük kızgınlıklarında yüzlerinin aldığı ifade aynı. Sena henüz çok genç ve o yüzden çok derine inmeden sordum ona, 'Baban seni üzdü mü' diye. Ayrılık döneminde üzüldüğünü ve sonrasında alıştığını söylerken bile sesi titriyordu...

İşini yaparken dağları deviren, kocaman projelere imza atan Ali Ağaoğlu, Sena'nın karşısında eriyor; bu büyük baba-kız aşkı da beni bitiriyor.

- Kızınızı çok mu seviyorsunuz?

Hem de nasıl, o benim ilk ve tek aşkımdır ama önce şunu söylemeliyim Allah her babaya bir kız çocuk nasip etsin. Erkek çocuğu 5 yaşından sonra sevip öpemezsin bile ama kız çocuk öyle değildir, hayat boyu senin küçük kızın olarak kalır. Alttan girer üstten çıkar, sana her istediğini yaptırır.

- Kaç çocuğunuz var Ali Bey?

Üç; iki erkek ve Sena'm var. Tek kız, benim için çok kıymetli. Sena sorumluluklarını bilen ve sağlam karakterli bir kız, bu özelliklerini çok seviyorum.

BABAM KIZAR MI DİYE DEĞİL ÜZÜLÜR MÜ DİYE DÜŞÜNSÜNLER

- Çocuklar sizden korkarlar mı?

Önemli nokta şudur, bir şey yaparsak babam kızar diye değil babam üzülür mü diye düşünsünler. Ben kızarım, kızgınlığım geçer ama onlar doğru yolu beni üzmemeye çalışarak bulacaklardır. Zaten hiç de üzmüyorlar. Ben kızarım, kızgınlığım geçer ama onlar doğru yolu, beni üzmemeye çalışarak bulacaklardır. Zaten hiç de üzmüyorlar. Ben kızarım, kızgınlığım geçer, neticede çocuğumdur ama üzüntüm geçmeyebilir; onlar doğru yolu bulacaklardır.

- Sena çok sade ve aklı başında görünüyor, şımarıklıkları var mı, ne de olsa Ağakızı!

Sağ olsunlar çok iyi çocuklar oldular, çocuklarım asla Ali Ağaoğlu'nun oğluyum-kızıyım demezler. Aile terbiyesi ve görgüsüyle büyüdüler. Biliyorsunuz ben 12 yıl önce eşimden ayrıldım.

- Boşandınız mı eşinizden, hanımefendi nerede?

İstanbullu, İstanbul'da yaşıyor. Ayrıldım derken ayrı yaşıyoruz hala ama çok yakın iki arkadaşız artık. Çocuklarımız için her zaman bir aradayız, her zaman harika bir anne olmuştur. Aile ilişkilerimiz inanılmaz iyidir. Çocukların anneleri ile bir-iki sene sorun yaşadık ama sonra her şey yoluna girdi. İletişimimiz çok iyi, saygı duyulacak bir annedir. Bu durum da çocukları gayet olumlu etkiliyor. Boşanmalarda etkilenebiliyor çocuklar, anne-babaların çocuklarını da düşünmeleri lazım.

- Siz severek mi evlenmiştiniz yoksa görücü usulüyle mi?

Biz birbirimizi severek evlendik ama evlilik olmadı, yürütemedik. Ben ataerkil bir aileden gelen bir insanım, kendi ailemden nasıl gördüysem aynı gelenekleri devam ettirdim. Semra Hanım'la çok farklı bir arkadaşlığımız oluştu ve ben istediğim gibi onları görüyor onlarla beraber kalabiliyorum.

- Bayramlarda, kutlamalarda, özel günlerde ailenizle mi olursunuz?

Ailesine sahip olamayan toplum sağlıklı bir toplum olamaz. Karadenizli olduğumuz için biz birbirimize çok bağlıyız. Bayramların ilk günü kendi anne-babamın elini öperim ve çocuklarımla olurum.

- Aileniz İstanbul'da mı?

Tabii, ben doğma büyüme İstanbulluyum, bizimkiler de 1940'larda gelmişler.

- Sizin anne-babanızla olan ilişkileriniz, sizin kendi çocuklarınızla olan ilişkinizle aynı mı?

Aynı, ben hala babamın yanında bacak bacak üstüne atamam, sigara, içki içmem. Bizde böyledir; büyüklere saygı esastır.

- Babanız size sevgisini gösterdi mi, siz durmadan kızınızı öpüyorsunuz; babanız da sizi öper miydi?

Babam sevgisini pek belli etmezdi, biz uyuduktan sonra odaya girer bizi okşarmış. O zamanlarda adet öyleydi sanırım. Onlar da öyle görmüşler.

- Ama siz öyle değilsiniz yoksa sadece kızınıza mı bu büyük sevginiz?

Hayır, ben bütün çocuklarımı seviyorum, üçünü de. Kızın yeri ayrı olmak kaydıyla. Babam da ataerkil bir ailedendi çok sertti ama üzerimize titrerdi. Kudretli bir adamdı, sertti ama bir tokat bile yemedim. Bir bakışıyla otoritesini hissettirirdi.

- Sena'nın adını kim koydu?

Abisi koydu, o zamanlar 7 yaşındaydı. Okulda Sena diye bir kız arkadaşı varmış, kardeşimin adı da Sena olsun dedi. Daha o yaşta kız arkadaşı vardı, babasının oğlu işte (gülüyoruz).

ÇOCUKLAR İŞİN BAŞINA GEÇMELİ

- Nasıl bir bebekti Sena, kucağınıza ilk aldığınız anda baba-kız ilişkisinin o sihrini hissettiniz mi?

Sena çok güzel bir bebekti. Hala da çok güzel. İlk hatırladığım onun kocaman ve etrafa merakla bakan gözleriydi. Bebeklerin gözü açılmaz derler ama Sena cin gibiydi. Ben büyülenmiştim kızımdan, etrafı seyrediyordu. Zamanla da anladım çok özel bir ilişkimizin kurulacağını. Benim gerçek ve tek aşkım kızımdır.

- Sena dadılarla, mürebbiyelerle mi büyüdü?

Evde elbette yardımcılar vardı ama anneleri kendini çocuklarına adamıştır ve her şeyleriyle kendisi ilgilenmiştir. Her çocuk gibi büyüdü. Anneleri çocuklarına çok düşkündür. Annelerine çok bağlıdırlar ama ana kuzusu değildirler. Semra Hanım bu açıdan çok takdir edilecek biridir. Çocuklarım o yüzden çok şanslılar, anneleri mükemmeldir.

- Çocuklarla ne kadar zaman geçiriyorsunuz?

Zaten büyük oğlum İngiltere'de son sınıfta okuyor, ben de günde ortalama 18 saat çalışıyorum ama vakit buldukça onlarla beraber olurum. Bir de onların ileride işin başına geçmelerini isterim, şimdiden alışmaları için ofise getiriyorum. Toplantılara giriyorlar. Orada nasıl konuşulacağını, neler konuşulduğunu öğrenmeleri bile önemlidir. Özellikle Sena iyi dinler, çok doğru tespitleri ve analizleri vardır. Gözlem yeteneği fazladır.

- Size mi benziyor?

Gerçekten de bana çok benziyor, oğlum daha çok anne tarafına benzer ama Sena hık demiş burnumdan düşmüş.

- Gerçekten Sena'yı işlerin başında mı düşünüyorsunuz?

Bunu hayal etmiyorum, Sena'nın işlerin başına geçip çok da başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Sena'da bu ışık var, sebep-sonuç ilişkisi kurabilecek yeteneği var kızımın. Dinlemesini bilen insan her şeyi yapar. Ameleyi bile dinlerim, bana benziyor. Kızım da oğlum da bizi ileri taşıyacaklardır. Oğlum da sorumluluk sahibi bir çocuk, 8 yıldır yurtdışında yatılı okuyor. Liseyi orada bitirdi, şimdi uluslararası ekonomi okuyor. Kendi ayaklarının üzerinde durabilen bir çocuk oldu. Ben de yatılı okumuştum, hayatımda çok önemli bir deneyim olduğuna inanıyorum. Bana kazandırdığı çok şey olmuştur.

- Kızınızı yatılı yollamadınız ama!

Ona kıyamam ben. Yatılı okul erkek çocuk için iyi. Özellikle anneler aşırı korumacılık yaparak, aşırı koruyarak çocuğun kendine yetmesine imkan vermiyorlar.

- Ya Sena sizinle çalışmak istemeze?

Bizim yaptığımız işler artık kamuya mal olmuştur. Şu anda 10 binden fazla kişi çalışıyor yanımızda. Büyük bir istihdam bu, aile şirketleri eğer devamlılık sağlanırsa büyüyor ve en önemlisi de başarıyı devam ettirebilmektir. Ben babamın işini meslek olarak devam ettirdim ama kendi şirketimi kurdum. Gönlümden geçen işimi devam ettirmeleri ama o istemezse de saygı duyarım. Yeter ki başarılı olsunlar.

- Çocuklarınıza neler bırakacaksınız?

Bitmeyen servet, iş yapma kabiliyetidir. Tükenmeyen servet yoktur. Neler bırakacağım önemli değil onların neler yapabilecekleri ve onlara manen neler verebildiğim önemli.

- Sena size yapmayacağınız bir şey yaptırabilir mi, masum bir bakışıyla?

Hangi masum bakış, baksana benim kızıma, o cin gibidir! Kafaya taktı mı her şeyi yaptırır bana. Eritir beni. Ses tonu yumuşar, öper beni, ben de tereyağı gibi eririm. Ama kızımın aşırı istekleri olmaz, çocuklarım son derece hadlerini bilirler. Bana kahvemi yapar, çok beceriklidir, harika yemek yapar. Kısa sürede nefis yemekler yapabilir.

NE İŞTE NE ÖZEL HAYATIMDA YAMUK YAPTIM

- Siz de kızınız için iyi bir baba olmaya çalışıyor musunuz?

Bugün sesim biraz dik çıkıyorsa işte ve özel hayatımda yamuk yapmadığım içindir. Çocuklarımı üzecek bir şey yapmam, bir tek eşimden ayrıldığım dönemde onları üzmüş olabiliriz. Doğaldır, üzülmeleri de tepkileri de doğaldır. Onun dışında ben Semra Hanım ile 15 yıl evli kaldım. Sonrasında yakaladığımız dostluk önemli ama biz kötü dönemi de kolayca atlattık sanırım.

- Sena aşk acısı çekse peki, Ali Bey ne yapar?

Sena onunla başa çıkacak kadar beceriklidir. Kendi halleder diye düşünüyorum.

- Bakın buna inanmam işte, siz kızınızı üzen biri olduğunu bileceksiniz ve kızınız halletsin diye bekleyeceksiniz?

(Gülüyor) Yani; belki yaparım bir şeyler, şimdi söylemeyeyim. Kızım halleder diyelim. Benim için hala 3 yaşında gibi. Çok güzel, alımlı bir genç kız oldu. Ben ona güveniyorum.

- Gelinlik giyecek gidecek, ağlayacak mısınız?

(Gülüyor, gözleri doluyor) Benim o adamla görüşmem lazım önceden.

- Harçlık mı alıyor çocuklar?

Belli bir harçlıkları, limitleri yok. Ben kredi kartı babası değilim. Limitlerini kendileri koyarlar, israf etmezler. Bilirler ne kadar harcayacaklarını.

EN SON BENİM DEDİĞİM OLUR

- Yaptığınız kampanyalar büyük ses getiriyor, satışlar nasıl gidiyor, 10 bin lira peşinatla ev satarak bu işler yürüyecek mi?

Tabii yürüyecek. Avrupa yakasındaki kampanyada bir haftada 2 bin ev satınca, buraya büyük ilgi oldu. Böylece Ataşehir projesinde de benzer bir çalışma yürüttük. Zaten 10 bin lira verip ev sahibi oluyorlar ama üzerini kredi olarak kullanıyorlar.

- Bu kampanya nasıl doğdu kimin fikriydi 10 bin liraya ev sahibi yapmak?

Biz burada çok köklü ve kurumsal bir çalışma içindeyiz. Uzun süren toplantılar, mesailer sonunda ne yapılacağına karar veririz. Oturduk, planlar yapıldı, düşünceler paylaşıldı ve ortaya iyi bir iş çıktı. Ama en son sözü de ben söylerim (gülüyor).

BABAMA "ERKEK ARKADAŞIM VAR" DİYEMEM

- Ali Bey iyi bir baba mıdır?

Çok iyidir. Bir dediğimi iki etmez, her zaman yanımızdadır.

- Sen babana benzer misin?

Benzerim, huylarımız benzer. Sonra ben de onun gibi çalışkan ve sorumluluk sahibiyim.

- Büyüyünce ne olacaksın (gülüyoruz), kaça gidiyorsun bu arada, derslerin nasıl?

11. sınıftayım. Ben iç mimar olmak itiyorum. Uzun zamandır bunu planlıyorum, bir bakıma babamla da mesleklerimiz benzeyecek. Derslerim iyi gidiyor.

- Para harcamana kızar mı, karışır mı harcamalarına, pahalı bir şey alırsan ne yapar?

Babam hiç cimri değildir, eğer pahalı bir şey alacaksam arar sorarım. Zaten izin verir.

- Babam ve abin benzer mi, abinle aran nasıl, sana karışır mı?

Babam çok yumuşaktır abim serttir. Abim bana çok düşkündür. Ta oralardan bana yetişiyor, her şeyi bilmek ister.

- Baban sana prensesmişsin gibi davranıyor, sen kendini öyle görüyor musun?

Yok, herkesin babası öyle zaten. Kızlara daha düşkün oluyorlar.

- Sen bu durumu kullandın mı hiç?

(Gülüyor) Bilmem ki.

- Baban üzdü mü seni, annenle ayrıldıklarında?

O zaman küçüktüm ilk başta üzülmüştüm ama alıştım. Zaten babam her zaman iyi bir baba oldu. O konuda harikadır, bizi ihmal etmez. Nerede olursa olsun telefonla ulaşabilirim. Ailemizin başındadır.

BABAMIN GÖZÜNDE KÜÇÜCÜĞÜM

- Sen babana bir erkek arkadaşın olursa bunu rahatlıkla söyleyebilir misin?

Hayır tabii ki, söyleyemem.

- Neden, çok yakınsınız?

Ben onun gözünde küçücüğüm çünkü.

- Arkadaşların arasında Ağaoğlu'nun kızı olduğun için popüler misin?

Hayır, ben bunu hiç vurgulamam. Arkadaşlarım da ilgilenmez zaten.

- Baban senin adına büyük bir bağış yaptı, neler hissettin?

Çok sevindim, benim derneklerde faal olmamı istiyor, sosyal sorumluluk projelerine destek olmamı istiyor.

- Reklamda oynadı, beğendin mi?

İlk başta yadıgadım ama sonra çok başarılı buldum. Babam çok doğal bu yüzden başarılı.

 

OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »