

Hasip Kaplan MHP'lileri çok kızdırdı
22 Şubat 2012 Çarşamba 11:06TBMM Genel Kurulu'nda "Öcalan görüşmeleri" tartışması MHP ve BDP'yi birbirine düşürdü. MHP'li Vural koalisyon hükümeti döneminde böyle bir görüşmenin olmadığını savundu, BDP'li Kaplan ise görüşmelerin var olduğunu ve bizzat katıldığını ileri sürdü.
TBMM Genel Kurulu’nda MİT Kanunu’na ilişkin değişiklik görüşülürken BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural birbirine girdi. Tartışma konusu ise, MHP’nin de ortağı olduğu ANASOL-M hükümeti döneminde de devletin Öcalan’la görüşmüş olması...
Vural bu iddiayı şiddetle reddederken, Kaplan, görüşmeye avukat olarak bizzat katıldığını açıkladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ise, bu iddiaların MHP’nin sıfır terör sonucuna terörle mücadeleyle ulaşma tezlerini sarsacağını kaydetti.
VURAL İDDİALARI YALANLADI
Tartışmalar, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in terörist başı Öcalan’la 1999 yılından bu yana görüşüldüğü ve ihtiyaç olursa görüşmelerin süreceğini söylemesiyle başladı. Bakan Ergin’e tepki gösteren, MHP grup Başkanvekili Oktay Vural, böyle bir görüşmenin olmadığını öne sürerek, “Koalisyon hükümeti döneminde İmralı ile müzakere, diyalog ile ilgili siyasi anlamda görevlendirme olduğunu iddia eden varsa, burada açıklamak şeref ve haysiyet sorunudur” dedi.
BEN O GÖRÜŞMELERE KATILDIM
Vural’ın konuşmasının ardından söz alan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, o sözleri yalanladı. Kaplan, koalisyon hükümeti döneminde 1999 yılında görüşmelerin yapıldığını savunarak, “Gözlerimle gördüm. Yani şimdi, ben avukat olarak gözlerimle gördüm. Oralara giden, görüşen memurlar, istihbarat, hepsi hükümetlere bağlı değil mi?” diye sordu.
AK PARTİLİ ÇELİK: "MHP'NİN TEZİ SARSILIR"
İki grup başkanvekili arasında geçen tartışmanın ardından ortaya çıkan, görüşmeler için AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Twitter’da şu değerlendirmeyi yaptı: “BDP'liler, MHP'nin iktidarda koalisyon ortağı olduğu dönemde MHP'li hükümetin temsilcilerinin İmralı’da Öcalan ile görüştüğünü iddia etti. 1999-2004 arasında PKK'nin sınır dışına çekilmesinin bu görüşmeler neticesinde olduğunu söylediler. Ayrıca Bahçeli’nin, Öcalan’ın idam edilmemesi protokolüne imza atmasının bu görüşmeler neticesinde olduğunu söylediler. MHP'liler bu teze karşı sadece Ergenekon sanığı bir eski Albay’ın kitabından alıntıyla cevap verdiler. Bu durum MHP'nin "biz iktidardan ayrılırken ülkeyi sıfır terörle teslim ettik" tezini sarsacak derecede. Çünkü MHP sıfır terör sonucuna terörle mücadele sonucunda ulaşıldığını iddia etti şimdiye kadar. Ama bir "müzakere" olduğu ortaya çıkıyor. Nitekim Ergenekon sanığı bir Orgeneral'in, Öcalan’ın teröristleri ülke dışına çıkarması sırasında, "bir kısmı içeride kalsın, lazım olur" dediği ortaya çıkmıştı. Terörle sıfır soruna diyerek, demokratik yaklaşımı mahkum etmeye çalışan refleksin başka yüzü çıktı ortaya. Terör meselesinin en karanlıkta kalan bölümünün, şahin söylemlerin arkasına saklanan karmaşık ilişkiler olduğu görülüyor. Demokratik standartların yükseltilmesini, "teröre taviz" gibi gösterenlerin sözde sert söylemlerinin arkasında terörün gıdası olan uygulamalar olduğu görülüyor. BDP'nin iddiaları karsısında MHP grup başkanvekilinin karşı tez olarak Ergenekon sanığı bir Albay’ın kitabından alıntı yapması ve başka hiçbir tez ileri sürememesi, MHP-BDP'nin birbirini tamamlayan bir tablo çizmesini sağladı. İlginç bir tabloyla karşı karşıyayız. MHP ve BDP'nin tezleri birbirine karşı olmak yerine, birbirini tamamladı. Net bir tablo ortaya çıktı. Görüşmenin ileriki aşamalarında BDP grup başkanvekili, ilk Kürtçe yayına MHP'li koalisyonun izin verdiğini söyleyerek, MHP dönemini ovdu. Böylece MHP ve BDP arasında Mecliste yıllardır "ilk" defa yaşanan tartışma, BDP'nin, MHP'ye iltifatlarıyla sonuca bağlandı.” dedi.
Bir isi zamansiz yapmak zararlar getirir
RÖPORTAJ
ANKET
SPOR






























