19 Temmuz 2018, Perşembe

Anonsu duymadığı için yanlışlıkla askere gitti!

"Kulağında problemi olanlar teskeresini alabilir" anonsunu duymadığı için askere gitmek zorunda kalan ve çeşitli tetkiklerin ardından 3 ayın sonunda terhis edilen Mete Demirman, işitme kaybının artması sonucu 47 yaşında geçirdiği koklear implant ameliyatıyla hayata bağlandı.

13 Mayıs 2018 Pazar 13:11
Anonsu duymadığı için yanlışlıkla askere gitti!
Duyma kaybı olduğunu 18 yaşından sonra  fark eden ve bir süre sonra kulaklık kullanmaya başlayan Mete Demirman,  "Kulağında problemi olanlar tezkeresini alabilir." anonsunu duymadığı için askere  gitmek zorunda kaldı. Tektiklerin ardından 3 ayın sonunda terhis edilen Demirman,  işitme kaybının artması sonucu 47 yaşında geçirdiği koklear implant ameliyatının  ardından kendi deyimiyle "hayata bağlandı". 

Annesinde ve iki ablasında duyma kaybı olan 50 yaşındaki Mete  Demirman, lisedeyken duymadığını değil, dersleri anlamadığını düşündüğü için  duyma kaybını fark etmedi. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nü  kazanan Demirman, 1986'da yapılan ölçümde yüzde 40 oranında duyduğunu öğrendi.  Bir süre kulaklık kullanmak istemeyen, daha sonra kulaklık kullanmak zorunda  kalan Demirman, duyma kaybının artması sonucu büyüyen kulaklıkların da yavaş  yavaş işe yaramaması nedeniyle 2014'te koklear implant ameliyatı oldu.

 Demirman, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, duyamadığı dönemde  sinirli olduğunu ve kendisini anlamadığı için insanlara hakaret ettiğini dile  getirerek, "Kulaklık kullandım bir müddet. Çalışma hayatına başlarken örs,  üzengi, çekiç kemikleri çıkarılıp yerine bir parça konulan ameliyat oldum. Duymam  iyi oldu ve bir süre öyle devam etti. Ancak daha sonra yine kötüleşti." diye  konuştu.

Askere de yanlışlık sonucu gittiğini anlatan Demirman, şöyle devam  etti:

"Duysaydım gitmeyecektim. Anons etmişler 'Kulağında problemi olanlar  tezkeresini alabilir.' diye. Ben bunu duymadım. Kulaklığım vardı kulağımda, o  zaman küçük kulaklık kullanıyordum. Askere girince de dışarıya çıkamıyorsunuz.  'Cihazın pilini değiştirmem gerekiyor.' diyordum, 'Bakkaldan al.' diyorlardı.  Gece tatbikatına çıkarmışlardı. Benim kulaklığımın pili bitti o sırada.  'Neredesiniz?' diye bağırıyorum. 'Sus, gece tatbikatındayız.' diyorlar. Sessiz  olmak gerekiyormuş. Bir defasında komutan koşma cezası verdi. 'Koş' diyor  koşuyoruz, 'Yat' diyor yatıyoruz. 'Yat' demediği için ben koşuyorum. Oysa 'Yat,  yat' diye bağırıyormuş, ama ben duymamışım. Yemin törenini yaptıktan sonra sorunu  anladılar. GATA'da epey tetkikten sonra ikna oldular. 3 ay sonra terhis oldum."

Mete Demirman, 1996'da ablasıyla Zürih'te duyma alanının önde gelen  doktorlarından birine muayene olduklarını, ancak doktorun durumun ırsi olduğunu  ve bir şey yapılamayacağını söylediğini aktardı.

"DUYMADIKÇA BEYİN KELİMELERİN ÜZERİNİ SİLİYOR"
Kulak içi cihazın ardından kulak dışı cihaz kullanmaya başladığını ve  hayatın kendisi için giderek zorlaştığını belirten Demirman, şunları anlattı:

"Duyma giderek azaldı çünkü kireçlenme iç kulağa doğru yürüyordu.  Sonra ilerledi önce iki kulaklık, sonra daha büyük kulaklık, daha büyük kulaklık  derken bir sürü kulaklık değiştirdim. Konforum çok azalmıştı, kulağım hiç  çalışmıyordu. 'Koklear implant olmak lazım.' denilince, Aralık 2014'te bu  ameliyatı oldum. Ameliyattan sonra duymayı unutuyorsunuz. 1 ay tamamen sessizlik  içindesiniz. 1 ay sonra ilk cihaz takıldı, onda ıslık flüt bir acayip sesler  geliyordu. Çok kötü bir histi. 3 ay sonra daha iyi anlamaya başladım. Cihaz ayarı  yapıldı. 1 sene sonra rahat edebildim, ancak 1 sene sonra da müzikleri  algılayamıyordum. 2015, bu işe adaptasyonla geçti. Müzik dinlerken bazı  kelimeleri saklayarak, müzik içinde o kelimeyi algılamak için egzersizler yaptım.  Bir de üzerine gidiyorum. Bir dernekte sekreterlik yapıyorum, böylece mecburen  duymak zorundayım. Bir şeyi anlamaya çalışmak yorgunluk veriyor ama çalıştıkça  daha dayanıklı oluyorsunuz."

Mete Demirman, kendileriyle iletişim kurulurken yavaş konuşmak veya  kelimeleri tane tane söylemenin çok önemli olduğunun altını çizerek, ameliyatın  hayatına etkisini şu sözlerle özetledi:

"Ameliyat olmasaydım, bugün söylenen her kelimeyi 3 kez tekrar  ettiriyor olacaktım. Cihazlar işe yaramayacaktı. Duymadıkça beyin kelimelerin  üzerini siliyor, kelimeler flulaşıyor. Sinirli olmak ya da olmamak üzerinden  değerlendiriyorum. Duymadığınız için sinirli oluyor, sinirli olduğunuz için  karşınızdakini kırıyorsunuz. Duyunca o kadar olmuyor. İmplant ameliyatı  olmasaydım çok kötü olurdu, şalteri kapatmıştım. Şu anda yaptığım hiçbir şeyi  yapamazdım. Kulaklık takmak, gözlük takmak gibi bir şey. Her duyumuzun iyi olması  lazım ki biz hayattan daha çok zevk alalım. Ben ameliyatla, hayata bağlandım  tekrar."

OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »