Bahçeli'den flaş idam açıklaması

MHP lideri Devlet Bahçeli, "Dediler ki, MHP AKP'nin önünü açtı, dediler ki, MHP AKP iktidarının devamını sağladı. Milli iradenin neye karar verdiğinin hem yabancısı, hem hazımsızdır. Millet ne derse o değil midir? Ne yapsaydık, sandıkta bulamadığımızı sokaklarda mı arasaydık? Demokraside göremediğimizi kaosla mı elde etseydik? Biz yalnızca Türkiye'nin önünü açar, düğümleri çözeriz" dedi.

1 Kasım 2016 Salı 19:19
Bahçeli'den flaş idam açıklaması
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri  Devlet Bahçeli başkanlık tartışmalarıyla ilgili konuştu. Cumhuriyet Gazetesi'ne operasyonla ilgili konuşan MHP lideri  "Adında Cumhuriyet olup da Cumhuriyet değerlerine en çok zarar verenlerin, medya özgürlüğüne sığınmaları inandırıcı görünmeyecektir" dedi. İdam tartışmalarıyla ilgili de konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, 'Hükümetten gelen millet istiyor ama bizim sayımız yetmiyor' çıkışına karşılık  "AKP hazırsa, MHP dünden vardır. Başbakan hazırsa gelin bu işi bitirelim" diyerek destek açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'da "Meclis'ten geçerse onaylarım" demişti. 

"Sandıkta bulamadığımızı sokaklarda mı arasaydık?" diye sorana Bahçeli'nin açıklamalarının satır başları şöyle:

Bugün ne yaşıyorsak, hangi sorunla boğşuyorsak dünden bağımsız değildir. Çetrefilleşen meselelerin tarihi bir arka planı vardır. Bu arka plan uzak ya da yakın geçmişe dayanabilecektir. Çözümü ertelenmiş problemler zaman içinde büyümektedir. Türkiye şu an önünü görmekte zorlanıyorsa öncelikle sorumluluk mertebesinde bulunanalar özeleştiri yapmak durumundadır. Ülkemizin bu içler acısı tuzağa nasıl düştüğüdür. İkinci aşamada vahamet düzeyindeki yanlışların tekerrür etmemesi içine nelerin hangi hız ve kıvamda yapılması gerektiği sorgulamaktır. Vereceğimiz doğru cevap bundan sonrası daha tedbirli, daha ihtiyatlı siyasi tutumları doğurcaktır. 

VAHŞİ KALKIŞMA...

Ülkemiz 15 Temmuz akşamı vahşi kalkışmasıyla irkilmiştir. 1 Kasım seçimleri öncesi Türkiye aşırı gerilmiş, milletimiz bitap ve yorgun düşmüştür. 7 Haziran'dan 1 Kasım'a kadar geçen sürede demokrasinin ilke ve usulleri ufalanmıştır. Bu sürede siyaset dağınık, toplum karışık, iktidar bulanık, gelecek karanlık bir görüntü çizmiştir. 20 Temmuz 2015 tarihinden itibaren terörizm Türkiye'ye saldırmıştır. Türkiye'nin yıkımını projelendiren mihraklar üzerimize gelmiştir. 7 Haziran'dan bir gün sonra yeniden bir seçim yapılması için kolları sıvayanlar samimiyetsiz koalisyon arayışlarından sonra 1 Kasım'ı hazırlamışlardır. 1 Kasım kaygı ve korkularla çembere alınmıştır. Siyasi centilmenliğin yok sayıldığı, nezaket ve zarafet döneminin son bulmasıyla gerçekleşmiştir. 15 Temmuz felaketi bu huzursuzluğu şiddetlendirmiştir. İçinden geçtiğimiz sorun ve sıkıntıları kavrayabilmek ve aşabilmek için 7 Haziran beri etkin olan yanlış siyaset dilini teşhis etmek şarttır.

7 HAZİRAN- 1 KASIM ARASINDA YAŞANANLARI TARİH YAZACAK

Her siyaset adamının geçmişi inceleyip hanesine düşen sorumluluğu kabullenmesi gerekir. Kavgayla mesafe alamayacağımız malumdur. 7 Haziran-1 Kasım arasında yaşananlara tarih yazacaktır. O zaman MHP'nin hakkı Allah'ın izniyle teslim edilecektir. Bize hayırcı diyenler, koalisyondan kaçtığımızı uyduranlar mahçup olacaklar. Tarih bir kez daha yüzümüzü ak edecektir. 7 Haziran'dan sonra tertip edilen kara kampanyalar MHP'yi ele geçirme stratejilerinin ara istasyonlarıdır. Bu faturayı bize çıkarmakla kalmayıp, 2 Kasım sabahı ufkumuzu kapatmaya heves edenler, MHP'yi kirli operasyona alet etmek isteyen çürümüşlerdir.

7 Haziran'dan sonra Türkiye'nin toparlanması için yöntemler gösterdik hata mı ettik? Siyasetin sorumluluk almasını, ülkenin hükümetsiz bırakılmamasını arzuladık çok şey mi istedik? Seçimden en çok oyu alan AKP ile CHP hükümet kursun, ülkenin hayrınadır dedik, 32 gün toplanıp dağıldılar. Bizi yüzde 60'lık bloka mahkum etmeye kalktılar. PKK ve İmralı canisiyle ortaklığa sürüklemeye çalıştılar. CHP'nin kuyruk acısı buraya kadar dayanmaktadır. İnançlarımızla, Türkiye'nin gerçekleriyle bağdaşmayan bir koalisyona sonu ölüm de olsa girmeyiz. Adımız MHP'dir, manevi muhafızlarımız bir hilal uğruna kefensiz yatan ülkücü şehitlerimizdir. Yüzde 60'lık blok içinde masaya otursaydık, bunu şehitlerimize nasıl anlatacağımızı öngören var mıdır?

Dediler ki, MHP AKP'nin önünü açtı, dediler ki, MHP AKP iktidarının devamını sağladı. Milli iradenin neye karar verdiğinin hem yabancısı, hem hazımsızıdır. Millet ne derse o değil midir? Ne yapsaydık, sandıkta bulamadığımızı sokaklarda mı arasaydık? Demokraside göremediğimizi kaosla mı elde etseydik? Biz yalnızca Türkiye'nin önünü açar, düğümleri çözeriz. MHP, kulislerin, lobilerin, çıkarcıların, elit ve kaymak tabakanın değil, Türk milletinin eseridir.
Türk siyaseti kısır çekişmelerden, hizip ve bloklaşmalardan bir fayda sağlamamıştır. Türkiye kaybetmiş, milletimiz zarar görmüştür. Üslup kirliliği, vizyonsuz söylemler, ülkemizi geriye düşürmüştür. Siyasetin milli ve manevi kıstaslar dahilinde klasik ezberlerinden sıyrılması ve milletimize kılavuzluk yapması acil ihtiyaçtır. Kastımız siyasetin iktidar ve muhalefet arasına sıkıştırılmamasıdır. Ülkemüz ve milletimiz daha parlak, daha adil ve huzurlu geleceğe ulaşacaktır. Siyaset erdem ve değer alanından soyutlanırsa kriz üreten hastalıklı bir organizmaya dönüşecektir. 

İDAM TALEBİNE DESTEK VERDİ 

Son günlerde alevlenen idam tartışmasını değerlendirmektediz. Cumhurbaşkanı idama gönüllüdür ve onaylayacağını beyan etmiştir. Başbakan da idamın toplumsal talep olduğunu ifade ederek, Meclis'te uzlaşma olması durumunda destekleyeceklerini söylemiştir. İdama bakışımız net ve bellidir. MHP, İmralı canisinin asılması konusunda tavrını gösterirken, karşımızda oluşan gökyüzü koalisyonu tavrını belli etmiştir. Madem idama ihtiyaç var, milletimiz bunu istemekte, o halde fuzuli konuşmaya, kaçak güreşmeye gerek yok. AKP hazırsa, MHP dünden vardır. Başbakan hazırsa gelin bu işi bitirelim. Savaş suçlarına idamı düzenleyen tasarı veya teklif TBMM'ye gelmesi halinde, MHP gereğini yapacaktır. İdama karşı gelen, ikaz eden AB komiserleri kendi işlerine baksın. Bizim sözünü dinleyeceğimiz tek merci Türk milletidir.

"KANDİL VE SİNCAR'A TÜRK BAYRAĞINI DİKMEK TÜRK MİLLETİNNİ HAKKIDIR"
PKK kanlı ikizi FETÖ'nün açığını kapatmak için bomba patlatmayı şerefsizce sürdürmektedir. Türk milleti kahramanlarını her hafta ağıtlarla son yolculuğuna uğurlamaktadır. PKK'nın son teröristi kelepçelenmeden ya da gömülmeden mücadeleden dönmek devlete haramdır. Zulmle abad olunmaz, tehditle bu millet sinmez. Yeni güvenlik stratejisi bizim için önemlidir. Hainler kaynağında imha edilmelidir. Artık bu fitnenin kökü kurutulmalıdır. Sincar'a konuşlanmaya çalışan hainleri Irak topraklarında da yok edecek direnç Türk milletinde vardır. Kandil ve Sincar'a Türk bayrağını dikmek milletimizin helali hakkıdır.

MUSUL OPERASYONU

Musul Musulluların yurdudur. Burada Türkiye'nin varlığı kaçınılmazdır. Bu tarihin bize yüklediği sorumluluktur. Telafer yanarken susalım mı? Musul'da yeni dünya kurulup Irak ve Suriye dizayn edilmek sessiz kalmak küresel markaja alınmak demektir. Türkiye'nin kenarda beklemesi olacak şey değildir. Bizim için Musul Türkiye'nin tarihi meselesidir. İp inceldiği yerden kopacaktır. Türkiye'nin nefsi müdafasını tartışmaya açanlar, terörle aynı karede duranlardır. 
HDP'li sözde siyasetçilerin terörist cenazelerine katılmaları devam etmektedir. Bunlarda ne utanma, ne arlanma vardır. PKK kan dökerken bunlar alkışlamaktadır. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ile iki siyasi bölücünün tutuklanması geç kalınmış bir karardır. Bölücü hevesleri okşayan, teröristleri hakkı yenmiş mazlumlar şeklinde gösteren varsa vatana ihanet sayılacaktır. Bunların sayısı kalabalıktır. Yayınlarıyla teröre destek veren dergi, televizyonların da tahammüle sınır olduğunu bilinmelidir.

CUMHURİYET GAZETESİ'NE OPERASYON

Her alanda FETÖ ve PKK’nın ayıklanmasıyla ilgili faaliyetler devam ederken, medya ayağına dokunulması neden birilerini rahatsız etmektedir?. Adında Cumhuriyet olup da Cumhuriyet değerlerine en çok zarar verenlerin, medya özgürlüğüne sığınmaları inandırıcı görünmeyecektir. Özgürlük demek maneviyata saldırmak demek değildir. Şehitlerimize bir kere olsun Fatiha okumayıp milletimizin acılarını paylaşmayanların gündemdeki operasyonlardan hemen sonra mağduriyet kartını ileri sürmeleri bize göre gerçekçi ve geçerli bir durum değildir.Partimize yönelik yalan haberlerin merkezi olanlar önce zihniyetlerini gözden geçirmelidir. Terörizmle mücadelede herkese az ya da çok görevler düşmektedir.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »