Başbakan Davutoğlu: İç Güvenlik Reformu Paketi çıkacaktır, çıkacaktır, çıkacaktır

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında hitap etti. Davutoğlu, görüşmeleri ertelenen İç Güvenlik Reformu Paketi'nin çıkacağına vurgu yaparak "Hiçkimse bu bir haftalık ertelemeyi İç Güvenlik Reformu paketinden herhangi bir şekilde zamana yayıldığı veya vazgeçildiği gibi bir intibaya kapılmasın. İç Güvenlik Reformu Paketi çıkacaktır, çıkacaktır, çıkacaktır. Bu bir haftada bütün partilere düşünme teneffüsü imkanı veriyoruz. Düşünsünler. Kılıçdaroğlu, Pensilvanya'yla yürüttüğü paralel çalışmaları şöyle bir düşünsün, halkın önüne nasıl çıkacak onu tefekkür etsin" dedi.

10 Şubat 2015 Salı 22:44
Başbakan Davutoğlu: İç Güvenlik Reformu Paketi çıkacaktır, çıkacaktır, çıkacaktır
"MÜZEYYEN SENAR'A BİR KEZ DAHA ALLAH'TAN RAHMET DİLİYORUM"

Konuşmasına başlarken hayatını kaybeden Müzeyyen Senar'a rahmet dileyen Davutoğlu, "Konuşmamın hemen başında büyük sanatçımız, derin izler bırakmış sanatçımız Müzeyyen Senar'a bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Onun yolunda giden sanatçılarımızın Türk sanat müziğine daha büyük katkılar yapacağına inancımız tamdır" diye konuştu.

"ÇÖZÜM SÜRECİ HER ŞEYDEN ÖNCE KALPLERİN SÜRECİDİR"

Çözüm sürecine değindiği konuşmasında Davutoğlu, "Ak Parti hareketi on yıllar boyudur parçalanan, kutuplaştırılan bir toplumu birleştirme hareketidir. Aşağılanan, tahkir edilen her toplum kesimine sen bu ülkenin öz vatandaşısın, paryası değilsin ve olmayacaksın diyen bir harekettir. Biz olağanüstü kongremizde de daha öncesinde de çözüm sürecini önümüzdeki siyasi gelişmelerin merkezine oturttuk. Çözüm süreci bazılarının anlamak istediği veya saptırarak anlatmak istediği gibi salt teknik bir süreç değildir. Çözüm süreci her şeyden önce kalplerin sürecidir. Birbirine düşürülmeye çalışılan kardeşlerin yeniden buluşma hareketidir. Birçok provokasyonla karşılaştık çözüm sürecinde. Bıkmadık usanmadık. Çok çetin bir on yıl oldu çözüm süreci bağlamında. Her yolu denedik. Her yöntemle bu süreci başarıya ulaştırmaya çalıştık. Bunun karşısında olanlar içeride ve dışarıda bu süreci baltalamak isteyenler de her yöntemi kullanarak çözüm sürecini durdurmak, mümkünse engellemek mümkünse daha fazla düşmanlık tohumu ekmeye kalkıştılar. Şu veya bu yönde ulusalcılar içeride karşılıklı etnik ve mezhebi çatışmayı körüklediler. Biz ise inadına çözüm, barış, demokrasi dedik ve demeye devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki günlerde çözüm sürecinde çok daha ileri adımların güzel gelişmelerin olduğuna hepiniz şahitlik edeceksiniz" ifadelerini kullandı.

"MİLLETİ BÖLEN, PARÇALAYAN YAKLAŞIMLARLA SİYASET YAPILAMAZ"

Alevi vatandaşlar üzerinden siyasi provokasyon yapıldığını belirten Davutoğlu, "Biz milleti parçalanmaz, ayrılmaz bir bütün olarak onurlu vatandaşlardan oluşmuş tarağın dişleri gibi birbiriyle eşit, birbiriyle kardeş bir topluluk olarak görüyoruz. Sünni-Alevi ayrımı benzeri ayrımlar üzerinden tahrik yapanlara özellikle de seçim yaklaşırken Alevi vatandaşlarımız üzerinden siyasi provokasyon yapmak isteyenlere buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Milleti bölen, parçalayan yaklaşımlarla siyaset yapılamaz. Birçok konuda çok sağlam adımlar atıldı, atılmaya devam edilecek. Biz hiçkimsenin inancı, düşüncesi, örfü, mezhebi dolayısıyla ayrıştırılmadığı yepyeni bir Türkiye'ye doğru yürüyoruz" şeklinde konuştu.

"MESELEMİZ SİVİL VE KATILIMCI BİR ANAYASAYI ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE YAZMAK OLACAKTIR"

Yeni Anayasa vurgusu yaptığı konuşmasında Davutoğlu, "Ak Parti son 12,5 yıl içerisinde özgürlükler konusunda cumhuriyet tarihinin bütün on yıllarından çok daha derin izler bırakacak hamleler yapmıştır. Bu 12-13 yıllık dönem Türkiye'nin özgürlükler alanında attığı dev adımların dönemi olarak hatırlanacaktır. Bu adımlara devam etmeye kararlıyız. Bizim meselemiz özgürlükçü, hiçbir kısıtlamaya, hiçbir kayda tabii olmayan sivil ve katılımcı bir anayasayı inşallah önümüzdeki dönemde yazmak olacaktır. 7 Haziran seçimleriyle böyle bir anayasanın ayak izlerini de kilometre taşlarını da dokumuş olacağız" açıklamasında bulundu.

"MOLOTOF KOKTEYLİ ALIP SOKAĞA ÇIKACAKSAN PROVOKATÖR OLURSUN"

Muhalefet partilerini eleştiren Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "Güvenlik olmadığı zaman özgürlükler hayata geçirilemez. Üç muhalefet partisinin birlikte arkalarındaki gerçek muhalefet olan paralel muhalefetin de Pensilvanya'da yapmak istediği şey, Türkiye'yi kaos ortamına sürüklemek. 6-7 Ekim olaylarından sonra çok ciddi bir iç güvenlik reformuna ihtiyaç hissedildiğini gördük ve kapsamlı bir iç güvenlik reformu hazırladık. Bize iç güvenlik reformunun içinde tek bir fıkra gösterin ki evrensel demokrasi standartlarına aykırı olsun. Gösteremezler. Sandıktan ümitleri olmadığı için iktidara gelmenin tek umudu olarak kaosu görüyorlar. İstiyorlar ki öyle bir kriz çıksın ki Türkiye'de iktidar değişimi mümkün olsun. Kılıçdaroğlu geçen hafta grup toplantısında Türkiye'de otoriter bir yaklaşım olduğunu ve iç güvenlik reformu üzerinden polis devleti kurulacağını iddia ederek halkı direnmeye çağırdı. Direnmeye çağırdı. Bir partinin genel başkanısın halkı direnmeye çağıracağına sandığa çağırsana be adam. Sandığa çağır, sandığa. Beyefendinin sandıktan ümidi yok ki. Sandıktan hiçbir zaman Cumhuriyet Halk Partisi çıkmadı ki ve çıkmayacak da. Barışçıl gösteriye müdahale edilmez. Molotof kokteyli alıp da sokağa çıkacak olanların önüne geçeceksen siyasetçi olmaktan çıkarsın provokatör olursun. Kılıçdaroğlu Meclis kürsüsünde konuşuyor aynı saatlerde Pensilvanya'daki paralel yapının başı da New York Times'da makale yazıyor. Alın Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını makaleyle yan yana koyun tercüme edildi zannedersiniz. Çünkü arkada bir el ikisine aynı talimatı veriyor"

"AYNI GÜN İÇİNDE PARALEL MAKALE PARALEL GRUP KONUŞMASI YAPILIYOR"

Konuşmasında dili sürçen Davutoğlu, Pensilvanya yerine Philadelphia diyerek "24 Nisan yaklaşıyor. Ermeni lobisi hareketli, Yahudi lobisi zaten hareketli. Böyle kritik bir evreye girilmişken birçok lobi harekete geçmişken New York Times'da bu makaleyle işaret fişeği veriliyor. Bir taraftan Amerika içine işaret fişeği, o lobileri harekete geçirin Türkiye'yi köşeye sıkıştırın diyorlar diğer taraftan da Kılıçdaroğlu'na emsaj gönderiyorlar. Kılıçdaroğlu da mesajı alıyor aynı üslupla Meclis kürsülerinde konuşuyor. Kılıçdaroğlu bu sana yakışmaz. Bir kere de kendin gibi ol. CHP'li seçmenlere sesleniyorum. Dışarıdan yönlendirilen lidere karşı sesinizi yükseltin. Gerçek cumhuriyetçilik TBMM'de konuşmaktır. Halkla milletle konuşmaktır. Philadelphia ile paralel konuşmak değil. Artık her şeyin paraleli çıktı. Aynı gün içinde paralel makale paralel grup konuşması yapılıyor. Mübarek olsunlar paralelleri" dedi.

"HİÇKİMSE İÇ GÜVENLİK REFORMU PAKETİNDEN VAZGEÇİLDİĞİ GİBİ İNTİBAYA KAPILMASIN"

İç Güvenlik Reformu Paketi'nin çıkacağını vurgulayan Davutoğlu, "HDP sanki 6-7 Ekim olaylarında doğuda, güneydoğudaki vatandaşlarımızın hayatını karartanlar onlar değillermiş gibi sanki molotof kokteyliyle yakılan dükkanlar, dördüncü kattan atılan Yasin Börü ve arkadaşları onların tahrik ettiği provokatörler tarafından öldürülmemiş gibi sütten çıkmış ak kaşık gibi özgürlükleri konuşmaya kalkıyor. Peki o iki, üç gün içinde vatandaşın hayat özgürlüğünü yok edenlere karşı bizim sessiz kalacağımızı mı zannediyorsunuz. Biz tedbirimizi alırız. Hiçkimse bu bir haftalık ertelemeyi İç Güvenlik Reformu paketinden herhangi bir şekilde zamana yayıldığı veya vazgeçildiği gibi bir intibaya kapılmasın. İç Güvenlik Reformu Paketi çıkacaktır, çıkacaktır, çıkacaktır. Bu bir haftada bütün partilere düşünme teneffüsü imkanı veriyoruz. Düşünsünler. Kılıçdaroğlu, Pensilvanya'yla yürüttüğü paralel çalışmaları şöyle bir düşünsün, halkın önüne nasıl çıkacak onu tefekkür etsin" diye konuştu.

"AK PARTİ AYM'DEN ŞÜPHE EDİYOR OLSAYDI BİREYSEL BAŞVURU HAKKINI AYM'YE VERMEZDİ"

Yargıda yapılan seçimlere değinen Davutoğlu, "Yargının itibarını tekrar kazanması lazım. Türkiye'de adaletin ikame edilebilmesi için yargının gerçek anlamda tarafsız gerçek anlamda bağımsız ve sadece vicdanıyla hareket eden onurlu hakimlerin elinde itibar kazanması lazım. Bugün AYM ve Yargıtay'a yeni başkanlar seçildi. Ak Parti eğer AYM'ye saygı göstermemiş olsaydı ya da AYM'den şüphe ediyor olmuş olsaydı bireysel başvuru hakkını 2010 referandumunda AYM'ye vermezdi. Diğer partiler AYM üzerinden konuşan partiler 2010 referandumuna hayır dediler. Yani AYM'ye güvenmediklerini ortaya koydular. Hiçbir örgütlü yapı, paralel yapı yargıya nüfuz ederek yargıyı tekeline alamaz. Hükümet olarak yargının gerçek bağımsızlığını, gerçek tarafsızlığını yargı, yasama, yürütme arasındaki dengeli ahenk içinde çalışmayı benimsediğimizi bir kez daha söylüyorum" ifadelerini kullandı.

 
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »