Başbakan Erdoğan: Özür dileyen değil, özür dileten Türkiye var

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, ''Türkiye, İsrail'e nöbetçi ülke olmayacak, özür dileyen değil, dikkatinizi çekiyorum, özür dileten Türkiye var'' dedi.

24 Temmuz 2014 Perşembe 4:28
Başbakan Erdoğan: Özür dileyen değil, özür dileten Türkiye var
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla Adana'da, İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Erdoğan, konuşmasına, Filistin, Suriye’de, Irak, Libya, Mısır, Myanmar, Patani’de ve yeryüzündeki tüm mazlumlara dua ederek başladı. Tüm mazlumların göğüslerini genişletmesini, Kadir Gecesi'nin kutlu olmasını ve bu gecede edilecek duaların kabul olmasını dileyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bundan yaklaşık 13 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de AK Parti’yi kurduk. Çok hızlı şekilde örgütlenmemizi tamamladık. Kurulduktan yaklaşık 15 ay sonra 3 Kasım 2002’de seçimlere girdik ve birinci parti olarak milletimizden yetki aldık. 15 ayda, 12 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olarak ülkeme, milletime, bayrağıma tüm şehirlerimize 77 milyona hizmet üretmenin mücadelesi içinde olduk. 12 yıl boyunca durmadan, dinlemeden, gevşemeden, milletimiz ve ülkemiz için çalıştık. Türkiye’yi yokluktan aldık, hamdolsun refaha kavuşturduk. Türkiye‘yi karanlıktan aldık aydınlığa kavuşturduk. Ülkemizi istikrarsızlıktan, kaostan, adeta uçurumun kenarından aldık hamdolsun dünyanın en istikrarlı, en güçlü ülkelerinden biri konumuna yükselttik."
Türkiye'nin milli gelirinin, göreve geldikleri dönemde 237 milyar dolar olduğunu, bu miktarın şimdi 826 milyar dolara ulaştığını anlatan Erdoğan, "Ah benim Adanalı kardeşlerim. Bakınız, biz göreve geldik, Türkiye’nin gayrisafi borçlanma noktasında net neydi? Borçlanması gayrisafi milli gelire oranla, yüzde 73. Şimdi ne oldu yüzde 35. Bak nereden nereye. 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. Daha güçlüyüz. Bitmedi. Enflasyon yüzde 30’du, hamdolsun şimdi tek haneli rakama düştü" diye konuştu.

"Biz ülkemizi sömürtmedik"

Erdoğan, AK Parti iktidarından önce IMFden borç alındığını anımsatarak şöyle devam etti:
"Gittiler borç aldılar. Kim MHP, kim CHP’nin yavrusu DSP ve 23, 5 milyar dolar borçla bize devrettiler. Geçen yılın 14 Mayıs’ında biliyorsunuz, IMF’ye olan borcumuzu sıfırladık. Borcumuz yok. Şimdi IMF bizden borç istiyor. Kendisine 5 milyar dolar borç verebiliriz, dedik. Böyle güçlü ekonomi, istikrarlı ekonomi. Yine geçen yıl Gezi olayları, şunlar bunlar vesaire, bütün bunlara rağmen 135 milyar dolar Merkez Bankasının rezervi vardı, 123 milyar dolara düştü. Fakat biz görevi devraldığımızda Merkez Bankasının rezervi neydi biliyor musunuz? O zaman MHP vardı, o zaman yavru CHP vardı. 27,5 milyar dolardı. 27,5 milyar dolardan aldık şu anda yine 135 milyar doları aştık. Kardeşlerim, biz ülkemizi sömürtmedik. Yolsuzluklar içinde yürüyenler belliydi. Yavru CHP, Bahçeli ve şu anda olmayan malum bir parti."
"Şuna dikkat etmemiz lazım, bunlar laf üretiyor. Bütün bankaları çökerttiler, hatırlayın" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ziraat Bankası çöktü. Halk Bankası çöktü, Vakıfbank çöktü ama şimdi bizimle ayağa kalktılar. Bunlar Ziraat ve Halkbank'ı birleştirdiler. Ama biz şimdi her birini ayırdık ve şimdi güçlü şekilde yürüyorlar. Kardeşlerim başbakan olarak 12 yıllık hizmetin ardından şimdi eğer siz tercih ederseniz, eğer sizler yetki verirseniz Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. cumhurbaşkanı olarak hizmetinizde olacak, hizmetkarınız olacağım. Diğer iki tane aday var, kardeşlerim bunların bu ülkede bir tane taşı var mı, bunlar hizmet nedir bilir mi?"

"Kardeşliğimizi daha pekiştireceğiz"

"Cumhurbaşkanlığı makamında inşallah daha bağımsız daha demokratik ülke olması için mücadelemizi sürüdüreceğiz" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ekonomiyi daha da büyütmek için çok çalışacağız. Hedefimiz neydi, 2023 için? Dünyanın ilk 10 ülkesi içerisine girmek. Demokrasinin standartlarını çok daha yükseğe taşıyacağız. Toplumsal barışımızın kardeşliğimizi daha pekiştireceğiz. Birbirimizi makam, mevki, ırk, para pul bundan dolayı sevmeyeceğiz. Ben Türk'ü Türk olduğu için sevmiyorum, Kürt'ü Kürt olduğu için sevmiyorum, Laz'ı Laz, Arap'ı Arap olduğu için sevmiyorum, Roman'ı Roman olduğu için sevmiyorum. Beni Yaradan Allah onları da yarattığı için seviyorum. Bizim farkımız bu. Biz bu ülkede siyasal kimliklerin peşinde koşmadık. Birisi siyasi Kürtçülük yaptı, birisi siyasi Türkçülük yaptı birisi de çıktı dedi ki ‘ben kumsalların partisiyim.’ Hamdolsun biz 77 milyonun partisi olduk. 77 milyon, ayrım yapmadık, Güneydoğu’da, Doğu’da birinci parti AK Parti. Diğer yerlerde yine birinci parti AK Parti. Niye biz millet ayırt etmeden kucakladık. Milletimiz de bizi kucakladık. Aynı kararlıkla bu yolculuğumuza devam ediyoruz."

"Ya eski Türkiye ya yeni Türkiye..."

Türkiye'nin yakalamış olduğu büyüme ivmesini güçlendirdiklerini vurgulayan Erdoğan, "İnşallah gelecek Türkiye’nin olacak, bundan hiç endişeniz olmasın. 10 Ağustos'ta tarihi bir karar vereceksiniz. 10 Ağustos’ta sandık başına gideceksiniz, ihmal yok tamam. Aman aman... Bu demokratik hakkınızı muhakkak kullanın ve ne diyeceksiniz. İki seçeneğiniz var: ya eski Türkiye ya yeni Türkiye" şeklinde konuştu.
"Şunu unutmayın, eski Türkiye'de yolsuzluk vardır, eski Türkiye'de yasaklar vardı, eski Türkiye'de vesayet vardı, çeteler vardı, mafyalar vardı, kaos vardı, krizler vardı ama 12 yıllık mücadeleyle bunların tamamını Türkiye’nin gündeminden çıkardık" diye konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:
"12 yıl boyunca dik durduk, omurgalı durduk. Eski Türkiye'nin izlerini ortadan kaldırdık. Yeni Türkiye'de artık refah var, kardeşlik var, yeni Türkiye'de aydınlık var, gelecek var, yeni Türkiye'de barış var, dayanışma var. Şuraya dikkatinizi çekiyorum: eski Türkiye’yi özleyenler, eski Türkiye'yi isteyenler şu anda bizim karşımızda koalisyon oluşturdular. Kim var bu koalisyonda, CHP var, MHP var, bir de bu koalisyonda oylarının tamamı bir puana ulaşmayan irili ufaklı statüko partiler var. Burada kim var? Sosyalist İşçi Partisi var, kim var Devrimci Halk Partisi var, bir de bu koalisyonda vatanına ihanet eden Pensilvanya örgütü var. Millet bu koalisyonun ne olduğunu, neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor. Bunlar hiçbir zaman milletin yanında olmadılar."

"Milletin içine çıkacak yüzü yok"

Erdoğan, "MHP'li kardeşim, acaba bu Sosyalist İşçi Partisi, bu Devrimci Halk Partisi, şu anda Bahçeli bunlarla koalisyon yaptı, bunlarla iş tuttu, acaba bunlara 'evet' diyecek mi? Ben inanıyorum ki demeyecek, demeyecek. Çünkü bu kendi tarihlerini inkar olur" değerlendirmesinde bulundu.
Adana'da CHP'ye oy verenlerin de bu koalisyona destek vermeyeceğine inandığını dile getiren Erdoğan, "Büyük Birlik Partili, Saadet Partili, diğer partili kardeşlerim inanıyorum ki bu eski Türkiye koalisyonuna geçit vermeyecektir" diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin kendisi için "Sen Çankaya yokuşunu çıkamazsın", "Dizinin bağı kalmadı", "Yolun yarısında nefesin tükenir, cumhurbaşkanlığı senin için hayaldir, rüyadır" dediğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şimdi Bahçeli'ye soruyorum, nerelerdesin sen? Meydanda var mı? Göreniniz var mı? Nerede olduğunu bilen var mı, duyan var mı? Zaten meydana çıksa bile Sivas'ın ötesine gidemez. Yok değil mi? Bizim için 'Cumhurbaşkanlığı hayaldir, rüyadır' diyordu, kendisi şu anda hayallere karıştı, rüyalara karıştı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde dizlerinin bağı çözüldü, nefesi tükendi, piyasadan kayboldu gitti. Niye biliyor musunuz? Milletin içine çıkacak yüzü yok. MHP'ye gönül veren kardeşlerimin yüzüne bakacak yüzü yok. MHP'yi aldı getirdi Sosyalist İşçi Partisi ile Devrimci Halk Partisi ile diğer irili ufaklı partilerle aynı çatının altına soktu. İşte şu anda inanıyorum ki bunun mahcubiyetini yaşıyor. Kendisine bir aday dayattılar, verilen talimatı boynunu bükerek kabul etti. Şimdi sokağa bunun için çıkamıyor, milletin huzuruna çıkamıyor, MHP'li kardeşlerimin önüne çıkamıyor. Göreceksiniz 10 Ağustos'tan sonra aldığı yenilgiyi izah edemeyecek. O koltukta da daha fazla oturamayacak. MHP'ye gönül vermiş kardeşlerim, Bahçeli ve arkadaşlarına MHP'yi Pensilvanya'nın, CHP'nin, sol örgütlerin oyuncağı yapmanın hesabını inşallah sandıkta soracak."
Erdoğan, vatandaşlara "Onun için biz Adana'dan hem CHP'li hem MHP'li hem HDP'ye gönül vermiş kardeşlerimizden destek bekliyoruz. Adana'dan diğer partilere gönül vermiş kardeşlerimizden de destek bekliyoruz. Adana buna hazır mı? Adana yeni Türkiye diyor mu? Adana büyük Türkiye diyor mu? Adana 10 Ağustos'ta sandığa gidiyor mu? Sandıkta milletin adayına oy veriyor mu?" diye seslendi.
Adana'da 10 Ağustos'un neticesinin şimdiden görüldüğünü belirten Erdoğan, "Rabbim Adana'dan razı olsun, Rabbim Adana'yı korusun, Adanalı kardeşlerimi korusun, dirliğimiz, muhabbetimiz inşallah daim olsun" dedi.

"Hani demokrattınız, hani özgürlükçüydünüz"

Şu anda terör devleti İsrail'in 16 gündür Gazze'yi "barbarca, vahşice" bombaladığını dile getiren Erdoğan, 16 günde 650 canın şehit olduğunu, 4 bini aşkın canın yaralandığını bildirdi.
Dünyanın, İslam ülkelerinin bu katliama seyirci kalmaya devam ettiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Birleşmiş Milletler, bırakın seyirci kalmayı Hamas'ı suçlayarak, adeta öldürülen masumları suçlayarak İsrail'in terör çarkına destek vermeye devam ediyor. Şu anda dünya halkları ayağa kalkmış durumda, devletler susarken, yöneticiler susarken Londra'da, Paris'te, Berlin'de, Amman'da, Belgrad'da, New York'ta, Atina'da, dünyanın birçok şehrinde kitlesel protestolar yapıyorlar. Bazı devletler, hem de demokrat olduğunu, özgürlükçü olduğunu söyleyen bazı devletler protestolara izin vermiyor. Hani demokrattınız, hani özgürlükçüydünüz, niye müsaade etmiyorsunuz? Polis şiddeti uyguluyorlar."
Filistin için, Filistin davası için, Gazzeli mazlumlar için en çok kendilerinin haykırdığını, haklı tepkilerini ortaya koyduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bunun elbette bir sebebi var. Çünkü bizim Filistinlilere karşı, Filistinli kardeşlerimize karşı tarihi bir sorumluluğumuz var. Kurtuluş mücadelemizde, Çanakkale'de, Çanakkale şehitlerini ziyarete gittiğiniz zaman o kabirlerdeki Filistinli kardeşlerimizin isimlerini göreceksiniz. Onlar bizim kurtuluş mücadelemize geldiler, orada bizimle beraber oldular. Aynen biz de onlarla beraberiz, beraber olacağız" ifadelerini kullandı.
"Bütün dünya sussa biz susmayacağız" mesajı veren Erdoğan, "Zira haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır, biz şeytanlardan olmayacağız" dedi.
Mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerine işaret eden Erdoğan, "Ecdadımız her zaman mazlumların yanında oldu, bugün biz de mazlumların yanındayız. Birileri bundan rahatsız oluyormuş, varsın rahatsız olsunlar. Kılıçdaroğlu rahatsız oluyormuş, varsın rahatsız olsun. Ekmel Bey rahatsız oluyormuş, varsın rahatsız olsun. Demirtaş rahatsız oluyormuş, varsın rahatsız olsun. Biz onlara insani değerleri, vicdani değerleri hatırlatmaya, Gazze'de ölen masum çocukları hatırlatmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, 2002 Nisan'da İsrail'in Filistin'in Cenin kentine bir operasyon düzenlediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Cenin kampında bin 500 Filistinliyi katletti, şehit oldular. O zaman da dünya buna sesini çıkarmadı. O zaman da dünya İsrail'in şımarıklığına göz yumdu. Türkiye'de dönemin Başbakanı Bülent Ecevit çıktı, partisinin grup toplantısında 'İsrail'in Cenin'de uyguladığı soykırıma 'soykırım' dedi. Hemen İsrail ayağa kalktı. Dünya ayağa kalktı. Türkiye içindeki dalkavuk ve satılmış medya ayağa kalktı. 'Sen nasıl soykırım dersin?' Bugün ben de CNN ile bir röportaj yaptım. 'Siz İsrail için soykırım diyorsunuz, doğru mu, arkasında mısınız, doğru mu?' Evet arkasındayım, ölene kadar arkasındayım. Biz bin düşünürüz, bir konuşuruz. Ondan sonra da asla bundan geri adım atmayız. Merhum Ecevit, maalesef baskılara dayanamadı. 15 gün içinde üst üste 4 kez özür dilemek zorunda kaldı. İşte şu anda da böyle bir Türkiye istiyorlar, o eski Türkiyeydi. Türkiye zulmü görmesin istiyorlar, Türkiye zalime ses çıkarmasın istiyorlar, Türkiye İsrail'e nöbetçi olsun istiyorlar. Şunu herkes bilsin ki Türkiye İsrail'e nöbetçi ülke olmayacak, şu anda artık özür dileyen değil, dikkatinizi çekiyorum, özür dileten bir Türkiye var."

"İsrail zulmüne destek veriyor"

Erdoğan, şu anda zalime karşı çıktıkları, mazlumun yanında durdukları için, İsrail medyasından çok, içerideki bazı işbirlikçilerin kendilerini eleştirdiğini söyledi.
Erdoğan, "CHP İsrail'e söz söyleyemiyor, hükümete iftira atarak, Pensilvanya medyası yalan söyleyerek, İsrail zulmüne destek veriyor. Pensilvanya'daki beyefendileri taziye diliyor, İsrail'e bir laf söyleyemiyor. Çünkü efendisi..." diye konuştu.
Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, 8 yıllık görevi süresince adeta bir "monşer" örneği sergilediğini, hiçbir zaman yürekli bir çıkışı olmadığını ifade ederek, "Gazze iyi bilir, Filistin iyi bilir, Hamas iyi bilir, El Fetih iyi bilir. Bizim onlara olan muhabbetimizi Ekmel beyin ölçmeye ne gücü yeter, ne düşünce dünyası yeter" dedi.
İhsanoğlu'nun Gazze'ye gitmesinin şahsiyetinden kaynaklanmadığını, görevi nedeniyle uluslararası hukukun sağlamış olduğu imkanlardan kaynaklandığını vurgulayan Erdoğan, kendilerinin sadece o görüşmelerle kalmadıklarını, bütün maddi-manevi imkanlarla her zaman Filistin'in yanında olduklarını söyledi.
Erdoğan şöyle konuştu:
"Bunlar akşam yatar sabah kalkar bir başka yalan. 'Türkiye İsrail'e jet yakıtı veriyor' dedi. Tamamen yalan, tamamen iftira. Bu yalanı bu iftirayı, İsrail'in Gazze katliamını perdelemek için kullandılar ve kullanıyorlar. İsrail'in uçakları bizim ülkemize gelir, buradan yakıtını alır, bu onun uluslararası en doğal hakkı. Fakat bunun yanında İsrail'e haftada 40 uçak kaldırıyoruz biz. Bizim uçaklarımız da oraya gittiği zaman oradan yakıtını alır, aynı şekilde geri döner. Fakat bizim ihracat gibi bir şeyimiz söz konusu değil.

"Yıllarını İsrail zulmüne göz yumarak geçirdi"

"CHP Genel Müdürü iki gündür, Kürecik'teki radarın İsrail'e hizmet verdiğini söylüyor. Yalanını yüzüne çarptım ama utanacak, arlanacak yüz yok, cahillik paçalarından akıyor" diyen Erdoğan, Kürecik'teki radarın NATO'nun olduğunu ve Türkiye'nin savunmasına yönelik 4 üs kurulduğunu kaydetti. Suriye ile başlayan süreçte bunların kurulduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bunun İsrail'e hizmet verme gibi bir durumu söz konusu olmadığı gibi, aynı zamanda İsrail'in de zaten buna ihtiyacı yok. Ondan daha ileri teknoloji zaten onlarda var" dedi.
Başbakan Erdoğan, İhsanoğlu ile ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yıllarını İsrail zulmüne göz yumarak geçirdi. Ona bir görev verdik, bir emanet verdik, gitti o emanete ihanet etti. Senden önce böyle bir aday çıkarmamız söz konusu olmadı, daha iktidarımızın yeni yıllarıydı, seni gösterdik ve kazandın. Sana bütün desteğimizi verdik, şimdi çıktın nankörlük yapıyorsun. 'Türkiye Gazze için bir şey yapmadı' diyorsun. Gözüne dizine dursun. Bunlar kibir abidesi. Türkiye'nin İslam Konferansı Örgütü'ne vermiş olduğu destek konusunda gelip 'şu kadar para veriliyor, benim burada başarılı olmam için buraya verilen desteği şuraya çıkarın' diyen sensin. Bunları nasıl görmemezlikten gelirsin?"
Erdoğan, İhsanoğlu'nun Gazze'ye ve Filistin'e, İslam İşbirliği Teşkilatı olarak hiçbir desteğinin olmadığını ifade ederek, Gazze'de, Filistin'de, oraya en fazla yardımı ve yatırımı yapan ülkenin Türkiye olduğunu, yaralıları da Türkiye'ye taşıyarak burada tedavilerinin yapılması için kapıları açtırmaya çalıştıklarını söyledi.

"Adana'daki ihanet izah edilemez"

Mitingte, "Adana'daki tırların önünü kim kesti. Paralel yapı. Bir savcı kalkıp da miting tırlarının önünü kesemez, onu arayamaz. Fakat ne yazık ki, paralel yapının bir çok yerdeki uzantılarıyla bunu yaptılar. Bbunun hesabını verecekler, biz sabırlıyız" diye konuşan Erdoğan şöyle devam etti:
"Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin de yanındayız. Kırım'daki Tatar kardeşlerimizin de yanındayız. Bu muhalefet Ankara'da miskinlik içinde yatarken biz dünyanın her köşesine, dünyadaki tüm kardeşlerimize, akrabalarımıza, Türk topluluklarına ulaşıyoruz. Peki bunlar ne yapıyorlar? İsrail'in, Pensilvanya'nın arkasına takılıyor, bizi engellemeye çalışıyorlar."
Başbakan Erdoğan İstanbul'daki operasyona da değinerek şu açıklamayı yaptı:
"Adana'daki ihanet izah edilemez. Bu Pensilvanya'nın savcıları, hakimleri, emniyet içindeki uzantıları Adana'da çok alçakça bir ihanet içinde bulundular. Şu anda bunların hesabı soruluyor. İstanbul operasyonu budur, şimdi hesap soruluyor. Bakın şimdi ortaya neler çıkacak neler! Çıkıyor birileri konuşuyor, diyorlar ki 'deliller ortaya çıkmadan bu tür şeyleri yapmak, onları almak doğru değil.' Onların canı yanmıyor ki, bizim canımız yanıyor. Onların sırtında yumurta küfesi yok."
"Şimdi bunların hepsi tek tek ortaya çıkacak. CHP ihanet şebekelerine yapılan operasyondan rahatsız olmuş. Varsın olsun. İhanet şebekelerine yapılan operasyondan monşer de rahatsız olmuş, varsın olsun. Benim diğer ülkelerin devlet başkanlarıyla yaptığı telefon görüşmelerini dinlemişler. Bakan arkadaşlarımın son derece önemli, son derece mahrem telefon görüşmelerini dinlediler. Sayın Mahmut Abbas ile yaptığımız telefon görüşmelerini dinlediler. Türkiye Cumhuriyeti bunun hesabını sorar ve soruyor" diye konuşan Erdoğan, "Sanmayın ki mesele sadece Gazze, Filistin meselesidir. Mesele Türkiye'nin bağımsızlığı meselesidir" dedi.
Erdoğan şunları kaydetti:
"Gezi olaylarını niye çıkardılar? İsrail'e nöbetçi olmayı reddeden bu hükümeti devirmek için çıkardılar. 17-25 Aralık operasyonunu niye yaptılar? Gazze için sesini yükselten hükümeti susturmak için yaptılar. İşte şimdi de ortak bir aday çıkardılar. İsrail zulmüne susan bir cumhurbaşkanı olsun diye piyasaya sürdüler. Bu ülke inşallah, İsrail'in, diğer zalimlerin nöbetçisi bir ülke olmayacak. Bu ülkeye hiç kimse istikamet çizemeyecek. Kendi gündemimizi kendimiz belirleriz. Kendi istikametimizi kendimiz çizeriz. İşte onun için 10 Ağustos çok önemli."
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »