Başbakan Erdoğan: Yukarı Karabağ bizim de sorunumuz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yukarı Karabağ sorunu şu anda Azerbaycan’ın ne denli sorunuysa bizim de o denli sorunumuzdur. Bu bizim için Kafkasya’daki barışın, kardeşliğin, istikrarı noktasında çok çok önemsediğimiz bir konu. Dış politikadaki gündem maddelerimiz arasında yer almaktadır" dedi.

13 Kasım 2013 Çarşamba 22:36
Başbakan Erdoğan: Yukarı Karabağ bizim de sorunumuz

Başbakan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Başbakanlık Merkez Bina’da düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’nın ardından ortak basın açıklaması yaptı.

Başbakan Erdoğan, ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Tek millet iki devlet" idealinin mensupları iki ülke olan Türkiye-Azerbaycan halklarının şu anda temsilcileri olarak yaptıkları Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısından sonra 7 anlaşma ve protokol imzaladıklarını söyledi.

Özellikle Aliyev’in 9 Ekim 2013’te gerçekleştirilen seçimlerle Cumhurbaşkanılğı görevine 3. kez seçildiğini anımsatan Erdoğan, “Bu vesileyle kardeşim Aliyev’i hepinizin huzurunda yürekten tebrik ediyorum . Azerbaycan’ın geleceği için bu seçimlerin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ayrıca tabii buradaki memnuniyetimizi, 35 milletvekilimizin bu seçimleri izlemek üzere orada olduklarını da burada hatırlatmakta fayda görüyorum” diye konuştu.

Türkiye-Azerbaycan olarak Kafkasya’da barış, istikrar ve refahın temini bakımından çok ciddi çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bugün gerek ikili görüşmemizde gerekse heyetler arası görüşmelerde tüm bu konuları ele alma fırsatımız oldu. Gerek askeri, gerek siyasi, gerek ekonomi, gerek ticari, gerek kültürel anlamda geleceğe yönelik neler yapacağız, bunları, bugüne kadar ne yaptık, bunların hepsini görüşme fırsatımız oldu. Şu ana kadar ticaret hacmi, aramızda 4,2 milyar dolara ulaşan bir yapıdayız. Bunu inşallah geleceğe yönelik 15 milyar dolar olarak belirleyerek yoğun bir çalışmayı sürdüreceğiz . Bu konuda özellikle gerek Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, gerekse kardeşimiz Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, dün biliyorsunuz önemli stratejik tesislerimizi gezmek suretiyle bu alanda neler yapabileceğimizi yine görüşme fırsatı buldular."

"Demiryolu ağlarıyla ülkelerimizi örüyoruz"

Başbakan Erdoğan, stratejik öneme haiz enerji noktasında attıkları ve atacakları adımlar olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bunlardan bir tanesi masada olan TANAP meselesi. Ki bu yıl sonuna kadar neticelenip inşallah 2014 başı itibarıyla temelini atıp, çalışmaların başlayacağı tarihi bir proje, TANAP Projesi. TANAP'ın dışında atılan birçok adımlar var.  Bakü-Tiflis-Ceyhan, daha önce açılışını yaptığımız projeydi. Şu anda Azeri petrolünün dünyaya, Ceyhan’dan açılması projesiydi ki, bu proje başarılı şekilde başlatıldı ve şu anda başarılı şekilde devam ediyor. Bir diğer önemli adım, bildiğiniz gibi Şah Deniz Projesi. Bu proje aynen devam ediyor. Bir diğer adım, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Projesi. Bu proje yoğun bir şekilde devam ediyor. İnşallah bitmek üzere. Onun da açılışını gerçekleştirmek suretiyle adeta demiryolu ağlarıyla ülkelerimizi örüyoruz. Marmaray ile bunlar bütünleşiyor. Marmaray ile bütünleştikten sonra Pekin’den Londra’ya kadar şu andaki Bakü-Tiflis'i de kapsayacak şekilde bu adımları atmış olacağız."

Başbakan Erdoğan, Iğdır’dan Nahcıvan’a doğalgaz verilmesiyle ilgili adımları da görüşme fırsatı bulduklarını belirterek, "Hatta aynı şekilde Iğdır Nahcivan arasında bir demir yolu ağının kurulması noktasında görüşmeler bu vesileyle yapıldı . Bunların çalışmaları inşallah başlıyor. Bu adımları kararlı şekilde atıyoruz" diye konuştu.

Yukarı Karabağ sorunu

"Tabii Yukarı Karabağ sorunu şu anda Azerbaycan’ın ne denli sorunuysa bizim de o denli sorunumuzdur" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bizim için Kafkasya’daki barışın, kardeşliğin istikrarı noktasında çok çok önemsediğimiz bir konu.  Dış politikadaki gündem maddelerimiz arasında yer almaktadır. Bunu bir kenara koymamız mümkün değil. Bunun da süratle barışçı yollardan diyalogla çözülmesi noktasında Azerbaycan’a koşulsuz desteğimiz devam etmektedir. Tabii burada Minsk üçlüsünün üzerinde çok büyük bir sorumluluk vardır. Yani Amerika, Rusya, Fransa bu konuda işi çok daha sıkı, ciddi kararlı bir şekilde tutmalı. Türkiye olarak da bizler bugün neler yapabiliriz, bunları da yine aramızda görüşme imkanını ve fırsatını bulduk. Kapsamlı bir barışın nasıl sağlanacağı hususlarını aramızda aramızda değerlendirmiş olduk."

"Siyasi ilişkilerimiz mükemmel seviyede"

Başbakan Erdoğan, Türkiye Azerbaycan ilişkilerinin giderek geliştiğine vurgu yaparak, şöyle konuştu:


"Bugün memnuniyetle ifade etmeliyim ki Azerbaycan ile siyasi ilişkilerimiz mükemmel seviyede, sorunsuz şekilde devam etmektedir. Aliyev ile olan görüşmemizde, ticari ilişkilerimizi geliştirmenin yanında siyasi ilişkilerimizi geliştirmenin de kültürel ilişkilerimizi geliştirmenin de önemini ortaya koyduk. Avrasya’nın geleceği adına büyük ehemmiyet arz eden enerji yatırımlarıyla bunu taçlandırdık. Özellikle attığımız bu adımlarda Azerbaycan doğalgazının Balkanlar’da, özellikle sirayet edebileceği ülkelerde müşterek ne gibi çalışmalar yapabiliriz, bunları görüşme imkanımız oldu. TANAP ile güney gaz koridorunun hayata geçirilmesi konusunda Türkiye ve Azerbaycan olarak ne kadar ciddi bir duruş sergilediğimizi burada da ayrıca ortaya koymuş bulunuyoruz. Tabii stratejik işbirliğimizin önemli projelerinden biri olan bu adımın süratle takibi, inşallah geleceğe yönelik de atacağımız adımlarda sorumluluğumuzu ifade ettik. Tabii Marmaray ile birlikte düşünüldüğünde Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi, Batı Avrupa’dan çıkan bir trenin kesintisiz olarak Hazar kıyılarına, oradan da Türkmenbaşı limanları üzerinden Pekin’e ulaşmasını da ayrıca mümkün kılacaktır. Bu da tabii önemli bir adımdır."

"Nahcıvan da bizim için çok çok önem arz ediyor" diyen Erdoğan, "Temenni ederim ki Yukarı Karabağ ile ilgili yapılacak çalışmalarda alacağımız neticeden sonra tabii ki Nahcivan’ın şu andaki mağduriyeti ve bu ulaşımdaki özellikle demiryolu ağının çözülmesi neticesinde, Azerbaycan, buradan özellikle şu anda işgal altındaki bölgeler, oradan Nahcivan ile bunun bütünleşmesi, birçok ülkenin burada menfaatini bir an önce sağlayacak ve barışa bölgede çok ciddi katkılar sağlayacaktır" ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan, toplantıda ayrıca Azerbaycan’da çalışan işçilerle alakalı verilen harçların da gündeme geldiğini kaydederek, "Şu ana kadar verilen harçlar bin 270 dolardı. Bu konuyu kendilerine açtığımızda, müzakerede, çok farklı bir teklifle bunu 50 dolara indirelim dediler ve böylece bunu 50 dolara indirmiş olduk. Ben özellikle bu samimi çalışmalardan dolayı çok çok teşekkür ediyorum. Bu ziyaretin her iki ülke için de hayırlara vesile olduğunu ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

Erdoğan, vize konusunun her iki ülkenin Ekonomi Bakanlıkları tarafından takip edildiğini ifade ederek, "Gerek akademisyenler gerek öğrenciler noktasında iş adamları noktasında bu noktada yani taraflara sıkıntı vermeyecek şekilde bunun Ekonomi Bakanları tarafından değerlendirilmesinin yapılması, planlama yapılarak şöyle ilk adımları bu şekilde  atmış olacağız" diye konuştu.

Toplantıda 7 protokol ve anlaşma imzalandı

Toplantıda Türkiye-Azerbaycan Yüksek Stratejik Konseyi 3. Toplantısı'nda alınan kararlar doğrultusunda, iki ülke arasında teknolojik işbirliği protokolü, bilim, teknoloji, sanayi ve girişimcilik alanında işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabakat zaptı, uluslararası kombine yük taşımacılığı anlaşması,  güvenlik işbirliği anlaşması, iş gününü karşılıklı istihdamına dair anlaşma imzalandı.

Anlaşmaların imzalanmasının ardından, Başbakan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de toplantının sonuçlarına ilişkin ortak açıklama metnine imza koydu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak ile Türkiye arasında son dönemde karşılıklı olarak gerçekleştirilen üst düzey ziyaretlerin bölge barışına katkısı olacağına inandığını belirterek, "Yeni bir canlanma, yeni bir hareketlenmeyle bu süreci devam ettireceğiz" dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.


Azerbaycanlı bir gazetecinin iki ülke arasındaki münasebetlerin geleceğini nasıl gördüğüne yönelik bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasında siyasi, askeri, kültürel, ticari noktadaki gelişmelerin artarak devam ettiğini vurguladı.

Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 4.2 milyar dolar olduğunu anımsatarak, bu miktarı 15 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini, 2020'de 15 milyar doları yaklaşan bir Türkiye-Azerbaycan ticaret hacmine ulaşacaklarını söyledi.


Türkiye ile Azerbaycan'ın müşterek olarak Balkanlar'da doğalgaz yatırımları yapabilme imkanı olduğunu, savunma sanayi, eğitim, kültür gibi pek çok alanda ortak adımların atılabileceğini ve bunların planlamalarının yapılacağını anlatan Erdoğan, başta dışişleri bakanları olmak üzere ilgili bakanların bugün çok verimli çalışmalar yaptıklarını kaydetti.


Başbakan Erdoğan, "Tek millet olmanın yüklediği sorumluluk neyse bu sorumluluk içerisinde siyasi alanda da kararlarımızı beraber alabildiğimizi de ortaya dış politikada da tabi ki koyuyoruz, koyacağız" dedi.

"Bu hafta sonu Diyarbakır'da tarihi bir süreci yaşayacağız"

Bir gazetecinin hafta sonu Diyarbakır programını hatırlatarak, Irak ile son dönemde hızlanan ziyaretlerin ilişkileri nasıl etkilediğini sorması üzerine Erdoğan şöyle konuştu:

"Bu hafta sonu Diyarbakır'da tarihi bir süreci yaşayacağız. Cumartesi günü toplu açılışlar gerçekleştireceğiz, bunun yanında 300 aileyi evlendireceğiz. Bu 300 aileyi evlendirirken istedik ki bunu farklı şekilde gerçekleştirelim, Çözüm sürecine yönelik bir taçlandırma olsun. İlin ve bölgenin milletvekillerinin de davet edildiği, Sayın Barzani'nin davet edildiği ve onların da icabet edeceği... Dedik ki burada İbrahim Tatlıses gibi Şivan Perver gibi iki dostu da bir araya getirelim. İbrahim Bey, büyük bir felaketten sonra ilk defa sanatını orada icra edecek ve Şivan Perver ile birlikte orada bir düet yapma fırsatını bizlere verecekler. Bölgenin folklor gösterilerini izleyeceğiz.

Aynı zamanda Sayın Barzani ile orada siyasi görüşmelerimiz olacak. Kısa bir süre Neçirvan Barzani'nin bir ziyareti olmuştu, onlarla da görüşmelerimiz olmuştu, bu defa Mesut Bey ile de Diyarbakır'da bir görüşmemiz olacak, etkinliklerde beraber olacağız."

Erdoğan, 17 Kasım Pazar günü de Diyarbakır'ın Bismil, Ergani ilçelerinde toplu açılış törenlerine katılacağını, kendisine çok sayıda bakan ve milletvekilinin de eşlik edeceğini belirterek, "Hep birlikte Diyarbakır ilimizde Diyarbakır halkıyla kuçaklaşacağız. Bütün temennimiz, arzumuz çözüm sürecine yönelik bölge halkının barışına, dayanışmasına, birbirini sevmesine…. Hele hele bugün Muharrem 10 ve Muharrem'in 10'unda, Muharrem ayı içerisinde bunları yaşamak bizler için ayrıca bir mutluluk vesilesi olacak" dedi.

Başbakan Erdoğan, son dönemde Türkiye-Irak ilişkilerinin karşılıklı üst düzey ziyaretlerle yeni bir sürece girdiğini vurgulayarak, Irak Parlamento Başkanı Usama El Nüceyfi'nin Türkiye, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Irak iade-i ziyaretlerinin sürece katkı sağladığını söyledi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in de yakın zamanda Irak'ı ziyaret edeceğini, Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin de Türkiye'ye geleceğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Burada kesintiye uğramış olan Türkiye-Irak Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantılarını yeniden başlatmış olacağız. Ardından benim bir iade-i ziyaretim Irak'a olacak. Bölgedeki barışa bu ziyaretlerin çok önemli katkısı olacağına inanıyoruz ve yeni bir canlanma, yeni bir hareketlenmeyle bu süreci devam ettireceğiz" diye konuştu.

 

OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »