Başbakan Yardımcısı Arınç'tan Sosyal medya açıklaması

Çocuk ve Medya Kongresi"nde konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç, "Sosyal paylaşım sitelerinde ömürlerinizi, dakikalarınızı, zamanlarınızı harcamamanız lazım" dedi.

15 Kasım 2013 Cuma 2: 5
Başbakan Yardımcısı Arınç'tan Sosyal medya açıklaması
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin sınırsız ve sorumsuz olduğunu belirterek, "Yani facebook ve benzeri paylaşım sitelerinde ömürlerinizi, dakikalarınızı, zamanlarınızı harcamamanız lazım" dedi.

Arınç, himayelerinde, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM), Çocuk Vakfı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen "1. Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi"nde çocuk delegelerin sunumlarını gerçekleştirdiği oturumun başkanlığını yaptı.

Ulaş Mısırlıoğlu'nun, "Medya Karşısında Çocuk" konulu sunumunun ardından Arınç, internetteki medya portalları ve haber sitelerinin yanında bir de paylaşım siteleri olduğunu belirtti.

Haber portallarını günlük, anlık, aktüel, son dakika haberleriyle izlemenin mümkün ve faydalı olduğunu ifade eden Arınç, "Fakat paylaşım siteleri sınırsız ve sorumsuz gidiyorlar. Yani facebook ve benzeri paylaşım sitelerinde ömürlerinizi, dakikalarınızı, zamanlarınızı harcamamanız lazım. Çünkü burada o kadar çirkin yorumlar yapılabiliyor, insanların kişilik haklarına, özel hayatlarına saygısızlık yapılıyor ve hiçbir fikir üretmeden sadece hakaret etmek için o kadar yanlış şeyler söyleniyor ki bunlardan yararlanmak mümkün değil" dedi.

Arınç, yine bu tür sitelerde cezai takibat yapılamaması veya bu zor olduğu için insanların şiddete, suça da yöneltilebilindiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Farklı şeyler için de kullanılabiliyor. Evindeki birtakım sıkıntılardan yola çıkarak facebookta tanıştığı kişilerle ilişki kurmaya çalışanların sonunda da Allah saklasın şiddete varan bazı olumsuz noktalara varan beraberlikler oluyor. Bunlar sadece çocuklar için değil, bizler ve sizler için de geçerli. Yani bir gün herhangi bir gazetede okumamış olalımki 'facebookta tanıştığı birisiyle ilişkisini ilerletti, sonra kocasına şöyle yaptı, sevgilisine böyle yaptı' gibi. Bunlar insanlara yararlı şeyler değil. Dolayısıyla internetten, bilgilenmek, yerine göre eğlenmek, yerine göre tüm bilgileri derlemek için istifade ederiz. Şüphesiz güzel klipler videolar da var. Ama facebook ve benzerlerinde mutlaka özel hayata, mutlaka insanların kişilik haklarına riayet edecek ilişkiler kurmamız lazım. Hiç kimseyi suçlayıcı, suça itici, hiç kimsenin zarar görmesine, hakarete uğramasına arzu edecek bir ilişki içerisinde olmamalıyız."

"Medya para kazanılan alan değil"


Ulaş Mısırlıoğlu'nun sunumunda, "Medya, para kazanmak için vardır" dediğini belirten Arınç, medya kuruluşlarının hepsinin ticari kuruluşlar olduğunu söyledi.

Ancak medyanın çok para kazanılan bir alan olmadığını vurgulayan Arınç, reytingi yüksek olup da reklam parasıyla bazı televizyonların kazançlı duruma düştüklerini anlattı.

Gazetelerin hiçbirinin yüksek bir kar getirmediğini dile getiren Arınç, "Gazeteleri, okunuyorlar şeklinde değerlendirmek gerekiyor" dedi. 

Arınç, bu kongrenin ilk startını televizyon ve gazetelerin temsilcilerinin katıldığı sabah kahvaltısında verdiklerini belirterek, kongereyi desteklediklerini kaydetti.

Kongreye ilgi gösteren medya mensuplarına ve çalışanlarına da teşekkür eden Arınç, "İletişimin Gücü" konulu sunumunu yapan Begüm Tomar'a da isminin anlamını sordu.

"Hazreti google, google amca"


Tomar'ın isminin anlamını açıklamasının ardından Arınç, bir anekdotunu anlattı. Eşiyle beraber otururken çok yakın bir dostlarının çoğuna, Begüm adını verdiğini duyduklarını, ismin anlamını bilemedikleri için de "hazreti google" veya "google amca"ya sorduklarını ifade eden Arınç, Türkiye'de 6 bin "Begüm" isminde kız olduğunu gördüğünü söyledi.  

Eylül Ecem Yıldız'ın "İletişim Araçları Doğru Kullanılırsa" başlıklı sunumunu dinledikten sonra Arınç, çocuklarla ilgilenmek gerektiğini belirterek, "Çocuğun sorularına ciddi cevaplar vermek lazım. Çocuğu hafife alacak, ilgimizi çok az gösterecek şey onu yaralar" dedi.

Manisalı  olduğunu belirten Şerife Ay'ın "Bence Medya" başlıklı sunumunun ardından Arınç, kendisinin de Manisa'nın Demirci ilçesinden olduğunu söyledi.

Manisa'ya uzakta olan Demirci halkının eğitime çok önem verdiğini ifade eden Arınç, ilk eğitim kurumlarının bu ilçede olduğunu, bu kongreye de ilçeden 15 öğrencinin katıldığını söyledi.

Araştırmanın sonuçları


İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu, "Çocuklar İçin Eğitim Hedeflerinin Eğlenceli İçeriğe Dönüşmesi Sürecinin Araştırılması"nın sonuçlarını açıkladı. 

Pembecioğlu, şöyle konuştu: 


"Açıkçası gözümüzde daha farklı bir Türkiye portresi vardı. 'Türkiye'nin bazı bölgeleri daha gelişmiş diğer bölgeleri dezavantajlı mı?' diye düşünüyorduk. Ama çocuk ve medya ilişkisi açısından bakıldığında bunun böyle olmadığını, her çocuğun internet erişimi olduğunu, her çocuğun telefon erişimi olduğunu, her çocuğun televizyonda aşağı yukarı 200 kanaldan seçimler yaptığını gördük. Böyle zengin bir atmosferle karşılaşacağımızı ben düşünememiştim." 

Araştırmada medyanın yaşamdaki yeri çerçevesinde, çocukların medya kullanım alışkanlıkları konusu açıklığa kavuşturularak, çocukların yaşamında televizyonun, bilgisayarın, radyonun, gazetenin, kitabın yerinin sorgulandığı belirtildi. 

Çocukların pek azının okul dışı zamanlarında arkadaşlarını görebildikleri, kitap okuyabildikleri ya da bahçede, sokakta geleneksel çocuk oyunları oynayabildiklerinin çok net biçimde görüldüğünü anlatılan araştırmada, ev ortamına sığdırılmaya çalışılan enerjinin ise genelde bilgisayar ya da tablet, ipad hatta cep telefonu gibi çeşitlemelerle bireysel olarak kullanılabilen elektronik medyaya kaydığı dile getirildi. 

İletişim araçları çerçevesinde genelde televizyon, bilgisayar ve cep telefonunun en yoğun kullanılan araçlar konumunda olduğuna vurgu yapılan araştırmada, bunların dışında radyo, sinema, kitap, dergi, gazete gibi diğer medyanın seçilebilirliğinin oldukça kısıtlı olduğunun gözlemlendiği kaydedildi. 

Araştırmada, çocuklara içlerinden birini seçmeleri gerekse, "bilgisayarı mı, televizyonu mu yoksa telefonu mu" seçecekleri sorusu sorulduğunda, işlevsellik ölçütlerinin daha önem kazandığını ve yanıtların pek azında televizyon seçeneğinin karşıya çıktığı ifade edildi.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »