Başbakan’dan flaş açıklamalar! Operasyon başladı

Başbakan Binali Yıldırım gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenlerini Çankaya Köşkü’ndeki iftarda ağırladı.

4 Haziran 2017 Pazar 14:27
Başbakan’dan flaş açıklamalar! Operasyon başladı
Başbakan Binali Yıldırım gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenlerini Çankaya Köşkü’ndeki iftarda ağırladı.  Başbakan Binali Yıldırım çok önemli açıklamalarda bulundu. 

RAKKA OPERASYONU

Rakka operasyonuna ilişkin değerlendirmesi sorulan Yıldırım, "2  Haziran'ı 3 Haziran'a bağlayan gece daha önce planlanan Rakka operasyonu  başlatıldı. Bu konuda Amerika Birleşik Devletleri gerekli bilgilendirmeyi  operasyon öncesinde yaptı." dedi.

Rakka operasyonunda Türkiye'nin, ABD'nin uyguladığı yönetimi tasvip  etmediğini, bunun bir sır olmadığını vurgulayan Yıldırım, "Bu konuda her düzeyde  rahatsızlığımızı ifade ettik ancak onlar bize, 'Bunun bir seçim olmadığını,  mecburiyet olduğunu ve bu operasyon sonrası PYD/YPG ile ilişkilerin uzun süreli  devam ettirilmeyeceğini, taktiksel bir iş birliği olduğunu' ifade ettiler ve bize  gereken güvenceleri verdiler. Verilen güvence ne? Burada kullanılacak silahların  daha sonra ülkemizde terör gruplarının eline geçmemesi ve terör faaliyetlerinde  güvenlik güçlerimize, vatandaşlarımıza karşı kullanılma ihtimalinin doğmaması.  Bunu özellikle takip edeceklerini ifade ettiler." değerlendirmelerinde bulundu.

Yıldırım, sürecin yakından takip edildiğine, tedbirlerin alındığına  dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Bizim değişmeyen bir stratejimiz var, ülkemizi tehdit eden terör  grupları ister yurt içinde isterse yurt dışında olsun, adı da ne olursa olsun  PKK/PYD/YPG, DEAŞ, DHKP-C, ne kadar örgüt varsa hepsi bizim için aynıdır,  hedeftir. Yurt içinde gerektiğinde yurt dışında, ülkemizin, insanımızın güvenliği  için gereken adımları atmaktan çekinmeyiz, geri durmayız. Bunu geçmişte de  yaptık, bundan sonra da icap ederse yaparız." ifadelerini kullandı.

KABİNE REVİZYONU

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım,  "Yeni dönemde nasıl bir Ak Parti göreceğiz? Kabine revizyonu yakın zamanda  gündeminizde var mı?" sorusuna, "Burada kabineye girme arzusunda olan var mı? O  halde merak edilecek bir konu değil." karşılığını verdi.

Yıldırım, "Kabine revizyonu önümüzdeki ay içinde olmayacak gibi mi  yoksa yeni bir sürpriz mi yapacaksınız?" sorusu üzerine, "Kabine değişikliği  konuşulmaz, bir gün bakarsınız değişmiş." ifadesini kullandı.

ŞIRNAK'TA MEYDANA GELEN HELİKOPTER KAZASI

Şırnak'ta meydana gelen helikopter kazası hatırlatılarak,  "Helikopterde engel tanıma sistemi neden tamamlanamadı?" sorusunu şöyle  yanıtladı:

"Milletçe üzüldük, bu üzüntüyü sadece aileler yaşamadı, millet  topyekun yaşadı. Tabii bu kazaların olmaması gerekir. Bu bahsettiğimiz engel  tanıma sistemi uzun yıllardır, haklısınız, savunma sanayisinin gündeminde olmuş,  birkaç sefer de ihale yapılmış, iptal edilmiş. Bunun sebebi, bürokrasi ve  firmaların kendi aralarında sonuca rıza göstermemesinden kaynaklanan  anlaşmazlıklar. Bunların hiçbiri bahane olmamalı. Ben Milli Savunma Bakanı'na  'Gerekirse doğrudan temin suretiyle bu işi hemen halledin' dedim. Yani ihale  olunca tekrar uygun fiyat verdi, vermedi, onlar maalesef bizim kamu mevzuatında  zamanı adeta israf eden bir süreç. Birçok işte buna rastlıyoruz. Memur da  mevzuata aykırı iş yapmaktan çekiniyor, dolayısıyla sonuç da istenen zamanda elde  edilemiyor. Bu tip acil alımlara güvenlik gerekçesiyle muafiyet uygulayacağız ve  doğrudan temin cihetine giderek bunu alacaklar. Bu konuda gerekli talimatları  verdik."

"GÜNDEMİMİZDE BEDELLİYLE İLGİLİ BİR KONU YOK"

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile görüşmenizin ardından bedelli  askerlik gündeme geldi. Ufukta böyle bir şey var mı?" sorusu üzerine Yıldırım,  "Böyle bir şey yok. Bizim programımızda, Hükümetin gündeminde bedelliyle ilgili  bir konu yok. Çünkü şu anda terörle amansız bir mücadele içindeyiz. Bütün  yoğunluğumuzu, ağırlığımızı bu konuya vermiş durumdayız. Sayın Destici, böyle bir  hususu gündeme getirdi, yani 'Bedelli olsa da bunlardan elde edilen parayı SMA  hastalarına getirsek' diye bir temennisi oldu. Bizim ona karşılık bir cevabımız  olmadı." ifadelerini kullandı.

ZEYTİNLİKLER İMARA AÇILACAK MI?

"Zeytinlikler imara açılacak mı?" sorusu üzerine Yıldırım,  düzenlenmenin ilgili maddesini okudu.

Düzenlemeye göre, 9 kişilik kurulun uygun görmesi üzerine, zeytinlik  sahaları ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede kimyasal atık oluşturacak  yatırım tesisi yapılamayacağını belirten Yıldırım, "Alternatif olarak yatırım  amaçlı bu alanların kullanılması icap ediyorsa bu bir kurul marifetiyle  değerlendirilecek, uygun görülmesi halinde de Bakanlığın oluruyla izin  verilebilecek. Tabii bununla kalmıyor, burada kullandırılan saha da aynı miktarda  tekrar zeytinlik alanına dönüştürülmüş olacak." ifadelerini kullandı.

Düzenlemenin istismar edilecek bir konu olmadığını dile getiren  Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bazen fiili durumlar var, eskiden zeytinlik alanıymış ama oraya  sanayi tesisi yapılmış. O sanayi tesisinin, bir şekilde var olan durumun hukuki  hale getirilmesi icap ediyor. Böyle bir durum olabiliyor. İkinci bir hal de  önemli olan 'Nasıl orman alanı eksiltilemez?' Nasıl, orman anayasal güvence  altındaysa zeytinlik alanı da başka alanlar ilave edilmesi suretiyle  eksiltilemez, üzerine konur. O bölge de sanayi içinde kalmışsa, artık zeytinlik  yapma imkanı yoksa orada sanayinin ihtiyacı olan alanı kullanma imkanı veriliyor,  belirli şartların sağlanması durumunda, kurulun uygun görmesi durumunda. Bunu  'Zeytin alanları imara açılıyor' gibi bir takdim ediyorlar. Bu kesinlikle yanlış.  Bir algı oluşturulmaya çalışılıyor, bu yanlış. Ben burada daha işin başında bunu  düzeltmek isterim.

- "PEŞİN 'İSTEMEZÜK' TAVRI"

Kaldı ki son 15 yılda Türkiye, zeytinlik alanlarda mevcudun üzerinde  çok fazla yeni alanlar oluşturdu. Şu anda Avrupa'da iki numarayız, 2030'da  birinci sıraya yükseleceğiz. Yani öyle takdim ediliyor ki sanki zeytinlik  alanlarını tarumar etmişiz, yok etmişiz. 2002'ye göre zeytin alanları, zeytin  üretimi arttı ve Türkiye, Avrupa'da ikinci sıraya yükseldi. Mesele bundan ibaret.  Ülkenin ihtiyaçları, öncelikleri neyse karar almak, uygulamak, üstün kamu  yararını gözetmek ülkeyi yönetenlerin sorumluluğundadır. Bu peşin 'istemezük'  tavrı, bu ülkeye çok şey kaybettirdi. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün  dünyanın en büyük havalimanını, köprüleri, yolları, şehir hastanelerini  yapamazdık. Ne olacaktı? Zaten ülkenin rekabet gücü kazanmasını istemeyenler bu  alanda ciddi algı operasyonu yapıyorlar. Bu oyunlara gelmememiz lazım. Ülkemizi  hepimiz seviyoruz. Hiç kimsenin bu ülkenin geleceğini karartmaya, bu ülkenin  gençlerinin ihtiyacı olan yatırımlara da refahı sağlayacak işlere engel olmaya  hakkı yok."

"KİMSE 'ZEYTİN HAMİSİ' KESİLMESİN"

Yıldırım, 2002'de 620 bin hektar olan zeytin üretim alanının, 2017  başında 845 bin hektara yükseldiğine dikkati çekti.

Zeytin ağacı sayısının da 101 milyon 600 binden, 173 milyona  yükseldiği bildiren Yıldırım, son 15 yılda yüzde 70'in üzerine artış yaşandığını  vurguladı.

Yıldırım, "Yani kimse 'zeytin hamisi' kesilmesin, zeytinlerin sahibi  burada." ifadelerini kullandı.

Zeytinyağı üretiminin de 600 bin tondan 1 milyon 730 bin tona  yükseldiğine işaret eden Yıldırım, Türkiye'nin sofralık zeytin üretiminde dünya  ikincisi, zeytinyağı üretiminde de dünya beşincisi olduğunu kaydetti.

"GAZETECİLERİN GÖZALTINA ALINMASI GAZETECİLİK FAALİYETİYLE İLGİLİ  DEĞİL"

İşin hangi amaçla yapıldığının anlaşılması için dosyaya bakılması  gerektiğini dile getiren Yıldırım, dosyanın görülmeden söyleneceklerin tezvirat  olduğuna dikkati çekti.

Yıldırım, "Türkiye'deki gazetecilerin, gerek yabancı menşeli  gazetecilerin gerekse Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gazetecilerin gözaltına  alınmasının gazetecilik faaliyetiyle ilgili olmadığını biliyoruz. Bize gelen  bilgi bu. Bir şekilde terör bağlantılı, FETÖ, bölücü terör olabilir. Bu  faaliyetlerle ilgili hukuki işlemler yapılıyor. Ama gazeteci olunca hassasiyet  artıyor ve bu yönü ön plana çıkıyor. Durum böyle." dedi.

Yabancı gazetecilerin Türkiye'de tutuklandığı, gözaltına alındığı  yönünde söylemler olduğunu hatırlatan Yıldırım, Türkiye'de devamlı faaliyet  gösteren 360'ın üstünde yabancı basın mensubunun bulunduğunu aktardı.

Başbakan Yıldırım, "Baskı, gözaltı, yıldırma hareketi olsa bu kadar  insan burada nasıl faaliyet gösterecek. Ülkemiz hakkında çok büyük bir haksızlık.  Yurt dışı gezilerimizde de bunlar gündeme getiriliyor. Gazeteci olmak, basın  mensubu olmak, suç işleme üstünlüğü veya muafiyeti sağlamaz. Kanun karşısında  herkes eşittir. Yanlış yaptıysa başbakan da olsa, bakan da olsa, sade bir  vatandaş da olsa hesabını verecek. Olayı bu çerçevede değerlendirmek lazım." diye  konuştu.

OHAL KOMİSYONU BAŞVURULARI NE ZAMAN KABUL EDECEK?

"Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun, başvuruları ne zaman  kabul etmeye başlayacağına" yönelik soruya Yıldırım, "Komisyon belirlendi. Yer  ihtiyaçları vardı o da görüldü. Oranın hazırlıklarını yapıyorlar. Zannediyorum  çok kısa sürede başlamış olurlar. İşin hukuki tarafı halloldu. Atamalar da  yapıldı, isimler de belli oldu. Yerler de tahsis edildi. Bundan sonrası onlara  bağlı." yanıtını verdi.

FETÖ ELEBAŞI GÜLEN'İN İADESİ

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iadesi konusunun Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinde gündeme geldiğinin, Adalet Bakanı Bekir  Bozdağ'ın ziyaret öncesinde de ABD'de görüşme yaptığının anımsatılması üzerine  Yıldırım, o günden bugüne farklı bir gelişmenin bulunmadığını ifade etti.

Başbakan Yıldırım, "Bizim haklı talebimiz, ısrarımız devam ediyor. ABD  hukuk sisteminin hızlı bir şekilde karar vermesini bekliyoruz. Şimdi idare,  Amerikan yönetimi diyor ki 'Yargı süreci tamamlanmadan bizim idari bir tasarruf  yapmamız söz konusu değil.' Orada da yargı sürecinin hızlanması yönünde talebimiz  var, işi takip ediyoruz. İhtiyaç olan, istedikleri bilgiler, belgeler olunca  onları da gönderiyoruz." bilgisini paylaştı.

İKİDE BİR İSİM, KILIK DEĞİŞTİRİYORLAR"

Bir basın mensubunun, "PYD/YPG'yi terör örgütü kabul ediyoruz. Kırmızı  fularlı kız imajı üzerinden, Rakka Operasyonu'nda öldüğü söylenen bir kız var,  Gezi'nin fenomeniydi. O kız üzerinden sanki PYD/YPG, cani terör örgütü DEAŞ ile  mücadele eden cici çocuklar algısı oluşturuluyor. Siz ne düşünüyorsunuz?"  ifadeleri üzerine Yıldırım, bu görüşe katıldığını vurgulayarak, sözlerini şöyle  sürdürdü:

"Bunlar ikide bir isim, kılık değiştiriyorlar. Bunlar dayı-yeğen gibi.  Birisi dayıysa diğeri yeğeni. PKK, PYD, YPG böyle bir ilişkileri var. Dolayısıyla  eninde sonunda muhataplarımız bunların birbirinden farkının olmadığını  anlayacaklar. Biliyorlar da işlerine gelmiyor diyelim. Bilmemelerine imkan yok  ama resmi olarak terör örgütü ilan etmediler. İstifade ediyorlar. Amerika'nın  geçmiş yönetimden kalan ilişkisi gibi birtakım ilişkileri var. Biraz daha  Türkiye'nin burada enerjisini bu yolda tüketmesi için böyle bir tutum  içerisindeler. Ama bu tutumun gelecekte onlara çok büyük maliyeti olacağını  eninde sonunda görecekler."

- "DAVALARIN BİR AN ÖNCE SONUÇLANMASINI BEKLİYORUZ"

Darbe girişimi davalarıyla ilgili soru üzerine Yıldırım, davalara  kendisinin ve AK Parti'lilerin müdahil olduğunu, ilerleyen günlerde daha çok  partilinin davaları izlemeye gideceğini bildirdi. Yıldırım, "Ne şov yaparsa  yapsınlar Türk adaletinin gereken kararı ve cezayı verecek." dedi.

Başbakan Yıldırım, "Bombayı atan, ona izni veren, insanları  öldürenler, tankları yürütenler, helikopterleri, uçakları alıp götürenler belli.  Neyi bekliyoruz? Bu suçüstü halidir. Karar verilmesi gerek. Bu konuda ısrarla her  fırsatta yargıya telkinlerimizi iletiyoruz. Yargıya talimat verme imkanımız yok."  görüşünü paylaştı.

Fiziki alan ve hakim ihtiyaçlarının karşılandığını, istinaf  mahkemelerinin kurulmasıyla iş yükü konusunda rahatlama sağlandığını anlatan  Yıldırım, darbe girişimi davalarıyla ilgili özel düzenlemeler yapıldığını,  davaların bir an önce sonuçlanarak mağduriyetlerin önlenmesini beklediklerini  kaydetti.
Darbe girişimiyle ilgili yargılanan sanıkların delillere rağmen  verdikleri ifadelerinin hatırlatılması üzerine Yıldırım, şu değerlendirmede  bulundu:

"Ne yaparlarsa yapsınlar. Darbe girişiminde bulundular mı? O  uçaklardan bombaları attılar mı? O uçakların kalkması için talimat verdiler mi?  Her şey ortada Türkiye'nin bir hukuk devleti. Biz gazilerimizin, şehit  yakınlarımızın isyanını, feveranını anlıyoruz ama onlardan isteğimiz, hukuk  devleti içerisinde, ne söylerse söylesinler, darbeyi yapanların bundan  sıyrılacaklarını düşünmeleri beyhudedir. Böyle bir şey olamaz. Ancak yarın bir  gün ellerine bir koz vermemek gerekiyor. İlk duruşmada söyleyecekleri ne varsa  sonuna kadar o hakkı kullanmalarına da hukuk devletinde rıza göstermemiz  gerekiyor. Yapılan odur. Önceki ifadesini reddetmesi, inkar etmesi o suçu  işlemediği anlamına gelmez. Bunu da bilmek lazım."

Bir basın mensubunun, "FETÖ iddiasıyla yapılan soruşturmaların Sözcü  ve Cumhuriyet gazetesine sıçramış olmasıyla sulandırıldığı yorumları yapılıyor.  Türkiye bu tür gazetelere yönelik soruşturmalar nedeniyle yurt dışında çok  eleştiriliyor. Gizli, kripto FETÖ'cülerin bu soruşturmaları yaptığı iddia  ediliyor. Sizin bu konuda araştırma yapılması talimatınız oldu mu? Size gelen  bilgilerde, Sözcü ve Cumhuriyet'e yönelik soruşturmaları yapanların kripto  FETÖ'cü olma ihtimali var mı?" sorusu üzerine Yıldırım, gözaltı, soruşturma ve  kovuşturma süreçlerinin yargının işi olduğunu söyledi.

Yıldırım, "Bizim işimiz başımızdan aşkın. Bir de yargının işine  burnumuzu sokarsak hem yanlış olur hem de bizim böyle bir alanımız yok. Hukuk  devletinde yetkimiz yok." dedi.

RUSYA İLE İLİŞKİLER

Yıldırım, Rusya ile savunma alanındaki anlaşma kapsamında S-400 füze  savunma sistemi konusunda sona gelindiği, sıranın savaş uçaklarında olduğu  yönündeki haberlerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

"Rusya ile Suriye'de öncelikli olmak üzere savunma iş birliği  çalışmalarımız var. Buna İran'ı da dahil etmek lazım. Önemli olan orada kalıcı  siyasi bir çözüme ulaşmak. Bunun için güvenli bölge oluşturma, uçuşa yasak bölge  oluşturma, İdlib'in ve güneyindeki bölgeleri kapsayan bir mutabakat da sağlandı.  Buradan amaç İdlib bölgesindeki masum insanları korumak."
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »