Başkan eşi mobbingi anlattı: İneklerin yerine beni sürgün ettiler

'Mobbing' iddiasıyla öğretmenlikten istifa eden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı'nın eşi Zeynep Sözlü yaşadıklarını anlattı: "Kaymakam ve ilçe milli eğitim müdürü eşim ve mesleğim arasında tercih yapmaya zorladılar. Kaymakam, eşimin babasının çiftliğini yıkıp inekleri oradan gönderemedi; acısını benden çıkardı. Bu olaydan 5 gün sonra sürgün edildim."

28 Ocak 2015 Çarşamba 21:38
Başkan eşi mobbingi anlattı: İneklerin yerine beni sürgün ettiler
Radikal'den Ercan Sarıkaya'nın haberine göre Adana Büyükşehir Belediye Başkanı MHP 'li Hüseyin Sözlü'nün eşi Zeynep Sözlü, 20 yıldır sürdürdüğü öğretmenlik görevinden 'mobbing' nedeniyle istifa ettiğini açıkladı. İstifasını, Twitter hesabından "Filler kapıştı ben ezildim" sözleriyle duyuran Zeynep Sözlü, Radikal’e konuştu.Dönemin Ceyhan Kaymakamı Gürbüz Karakuş ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yaylacı’nın 6 yılda mobbing uygulayarak hayatını kabusa çevirdiğini söyleyen Zeynep Sözlü yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: Kaymakam ve müdür belediye başkanı olan eşimle her yaşadıkları sorunun ertesinde acısını benden çıkarıyorlardı. Siyesi çekişmenin faturası hep bana çıktı. İki kez sürgün edildim. 15 saat ders için haftada 36 saat okulda kaldım. Boş günüme nöbet koydurup, sürekli bir açığımı aradılar. Kaymakam eşimin babasına ait çiftliği yıkamayıp, inekleri tahliye edemedi. Bundan 5 gün sonra beni başka okula sürgün edildim. Mobbingle eşimle öğretmenlik mesleğim arasında tercih yapmaya zorladılar. Ruhum tükendi, emekliliğime 7 yıl kalmışken istifa etmek zorunda kaldım. Ben sesimi duyurmak için çok çabaladım çok anlatmaya çalıştım ama çığlıklarım herkes sesiz kaldı. Ben ağladıkça gözyaşımı eşim sildi.”

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Hüseyin Sözlü'nün eşi Zeynep Sözlü 6 yılda yaşadığı mobbingi Radikal’e şöyle anlattı:

‘HER ŞEY ÖĞRETMENEVİNİN YANINDAKİ BİNAYLA BAŞLADI’
Eşim Ceyhan’da 15 yıl belediye başkanlığı yaptı. Ben Ceyhan Biliciler Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olarak çalışıyordum. Kaymakam Gürbüz Karakuş, Ceyhan’a gelene kadar her şey çok iyiydi. Ben Ceyhanlı öğrencilerin öğretmeni ilçede yaşayanlarında yengesiydim. Kaymakam ile birlikte hayatım alt üst oldu. Ceyhan İlçe Milli Eğitim Müdürüz Mustafa Yaylacı da onun emrinde beraberce hayati zindan ettiler. İkisi eşimle ilçede ne zaman bir sıkıntı yaşasalar o sıkıntının tokadını bana atıyorlardı. Siyasi çekişmenin faturası hep bana kesildi. 
Aslında her şey Ceyhan Öğretmenevi’nin yanında bulunan belediyeye ait bir binanın kaymakamın istemesine rağmen eşim tarafından öğretmenevine verilmemesiyle başladı. Bu tartışmalar yaşandı. Ben bu olaydan 5 gün sonra başka bir okula görevlendirilerek sürgün edildim. Öğrencilerin son sınavlarını yapıyorum karnelerin verilmesine üç hafta kala bu görevlendirme yapıldı ve sadece bana uygulandı. Bu benim ilk sürgünümdü. Sürgün edilmeme veliler tepki gösterdi. Milli Eğitim Müdürü Yaylacı çıktı ‘Başkan bana hakaret etti, ben de karısını sürgün ettim’ diye bu durumu savundu. Yaptıkları hep AK Parti ’ye yaranmak için.

İLK İKİ DERS SABAH, SON DERS 8. SAATTE 
İlçe milli eğitim müdürü, kaymakama yaranmak için ders programıma müdahale ediyordu. Ben 15 saat derse giriyordum. Eşimin başkan olmasından kaynaklı sorumluluklarım vardı. Öğrencilerim mağdur kalmasın diye memuriyetimi de sürdürüyordum. Öğretmenliğimin devam etmesini istiyordum. 15 saat derse giriyorum 36 saat okulda bekliyordum. Örneğin çarşamba günü bir ve ikinci saat dersim var sonrası boş en son dersim 8’nci saat. Ev ile okul arası 10 kilometre eve de gidip gelemiyordum. 

BOŞ GÜNE NÖBET!
Boş günüme nöbet koyduruyorlardı. Örneğin okulun formalı çocukları boş dersleri olduğu için çarşıda dolaşıyor. Onları gören müdür bey okula adam gönderiyor. Ya da telefon ettiriyor Zeynep Sözlü derse girmedi mi? Bir ders boşsa Zeynep Sözlü’nün dür mantığıyla bakıyordu. 20 günlük raporumu kayda geçirmiyorlardı ki raporsuz okula gelmedi demek için böyle bir baskı yıpratma politikası izlediler. Okul müdürümde baskılara boyun eğmek zorunda kalıyordu. Oturuyorlar müdür ve kaymakam benim evraklarımı istiyorlar. Ders planlarım, mal varlığımı nöbet çizelgemi de içeren evraklarımı incelemeye alıyorlar. Hangi öğretmenin evrakları kaymakamlıkta incelemiş. Ne yapabilirim, nasıl üzebiliriz diye tartışıyorlardı. Ama yasa bunlara sürme hakkı vermiş. Yasaları lehlerine kullandılar.

‘İNEKLERİ TAHLİYE EDEMEDİLER AMA…’
Eşimin babasına ait çiftliği kaymakam yıktırmak istedi. Yıkamayınca bu defa dönüp bana saldırdılar. Çiftliği yıkamadı. Oradaki ineklere zarar veremedi ama o hıncını benden çıkardı. Beni bu olaydan 5 gün sonra sürgün ettiler. İneklerden bile sonra gelmek ne demek biliyor musunuz?

‘ÜÇ GÜNE SIĞACAK DERSLERİ 5 GÜNE YAYDILAR’
Ben normal öğretmenlik yapmama izin vermelerini bekledim. Ben bir öğretmen olarak yaşamak istedim, Hüseyin Sözlü’nün eşi olarak değil Ama eşim Adana Büyükşehir belediye Başkanlığı’nı kazandıktan sonra da bir şey değişmedi. Protokol ve sosyal sorumluluklarım artmasına rağmen, 15 saatlik ders ile 5 günümü doldurmuşlar. Oysa bu dersler üç güne sığabilirdi. Ben de geri kalan günlere program yapardım. Bana dağınık program hazırlamak için tüm okuldaki öğretmenlerin ders programlarını hallaç pamuğu gibi atıyorlar. Benimle birlikte değer öğretmenleri de mağdur ediyorlar. Öğretmenler benim yüzümden acı çekti. Akşam saatinde adam gönderip müdürü beni kontrol ettiriyorlardı… Bunu adı mobbing değil de nedir? Beni dövmeleri mi gerekiyordu? 

‘BENİM ÜZERİMDEN EŞİME UYGULAMA…’ 
Benim öğretmenliğimle ilgili eksiğim olur bunu düzeltmek zorundayım; ama yok, olay tamamen eşimle yaşadıkları sıkıntılardan kaynaklanıyor. Ben eğitime öğretime yeterince vakit ayırdığımı ve işimi iyi yaptığımı düşünüyorum. Ama kaymakam ve ilçe milli eğitim müdürü onların emrinde memur olmamı kullanıp belediye başkanı olan eşime uygulama yapması beni çok yıpratıyordu. Yapılanlar benim kendi hatalarımdan dolayı olsa bende acı çekmeyim diye hataları yapmamak için çalışırım. Ama benim hiç suçum yokken bana yapılanlar canımdan bezdirdi. Hüseyin’i yıpratmak için benim canıma acıtıyorlardı. Canım acıyınca evde problem çıkaracağım Hüseyin üzülecek diye bakıyorlardı.

‘ÇIĞLIĞIMI KİMSE DUYMADI’ 
Ben sesimi duyurmak için çok çabaladım çok anlatmaya çalıştım ama çığlıklarıma herkes sessiz kaldı. Benim çığlıklarımı kimse duymadı. Ben Hüseyin Sözlü’nün eşi olarak torpil istemedim. Derslere girmeyeyim demedim. Ben özel hayatımdan fedakarlık ederek öğretmenliğimi sürdürmek istedim. Girdiğim her dersin hakkını verdiğime inanıyorum.
Ben öğretmenlik yapayım istedim. Ben okula girdiğimde siyaset dışarıda kalsın istedim ama buna izin vermediler.

‘GÖZYAŞLARIMI EŞİM SİLDİ’ 
Başka bir öğretmen ya da kadın olsan Hüseyin Sözlü sessiz kalmaz ama ‘bıçak sapını kesmez’ misali bu zulüm kendisi için yapıldığından sesini çıkarmıyordu. ‘Boş ver’ diye geçiştiriyordu. Ben ağladıkça gözyaşımı eşim sildi. Eşim bana ancak sen üzülme diyebildi ancak. Bu kadar sahip çıkabildi.

Yaşadıklarım artık ruhumu tüketti. Öğrencilerin yanında iyi duruyordum ama her gün okula giderken, ‘acaba beni üzmek için ne yapacaklar’ diye hep düşünüyordum. Nasıl bir darbe vuracaklar diye düşünüyordum. Şurada 7 yılım kalmıştı emekli olmama. 15 yıl okumuşum 20 yıl hizmet etmişim tam kıyı göründü derken bırakmak zorunda kaldım. Umutlarım artı, hayallerim vardı ama yoruldum diye geri dönmek zorunda bıraktılar beni. Ben bunları hak etmedim.

‘ÖĞRETMENLİK İÇİN HÜSEYİN’İ Mİ BOŞASAYDIM?’
Hüseyin Sözlü’nün eşi olmak benim için bir ayıp bir yanlış değil benim gururum ama ne yapayım. Ben yanlış yapayım versinler bana ceza, benim hiçbir şeyden haberim yokken ben cezalandırıldım. Hüseyin’e gücü yetmiyor bana sarıyorlardı. Öğretmenlik hayatım siyasi lince kurban edildi.
Öğretmenlik yapabilmek için Hüseyin Sözlü’yü mü boşayayım? Öğretmenliği de eşimi de seviyorum, ama eşim ve çocuklarımı tercih ettim. Çünkü beni tercih yapmak zorunda bıraktılar. Hüseyin Sözlü’nün yanında olmak benim canım acıtıyorsa öğretmenlik hayatımı bitirmek zorunda olduğumu düşündüm. Başka bir hatam yok çünkü benim… Bu dönemde ben ve öteki var. Bu siyasi baskı son dönemde daha da arttı. Benim Hüseyin Sözlüm vardı ona güvenip istifa ettim. Ama benim gibi mağdur olan çok öğretmen var. Onlar için lütfen herkes daha duyarlı olsunlar. Bir arkadaşı zulüm görürken seyirci kalmasınlar. Bu işin kadını erkeği yok. Herkese zulüm ediyorlar. Bana seyirci kaldılar ama başkalarına kalmasınlar.”

ADANA İL MİLLİ EĞİTİM, ÖĞRETMENLERİ KARIŞTIRMIŞ
Zeynep Sözlü’nün mobbing nedeniyle istifa ettiği haberinin Radikal’de yayımlanmasının ardından Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü bir açıklama yaparak mobbing iddialarını reddedip Zeynep Sözlü’nün belediyeye geçmek için başvuruda bulunduğunu ve bu kabul edilmeyince istifa ettiğini açıkladı. 

Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu açıklamasıyla ilgili olarak Zeynep Sözlü ise şunları dile getirdi: 
“Müdürlük öğretmenleri karıştırmış. Benim öyle bir talebim yoktu. Belediyeye geçmek için başvuran kişi Ceyhan Belediye Başkanı’nın eşi. Öğretmenliği bırakıp belediyeye geçmek istedi. Kabul edilmeyince o da istifa etti. Benim bir başvurum yok. Öyle bir talebim yok. Müdürün bunu karıştırması da garip. Benim müdürüm nasıl dilekçemde ne yazdığını bilmez?“
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »