23 Temmuz 2018, Pazartesi

Bekir Bozdağ: Telefonda fetva dönemi kapanıyor

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Telefonla arayanlara telefonda fetva verilmesi dönemi kapanıyor. Diyanet, 'Alo Fetva' hattını arayanların sorularını alacak, ancak bu sorulara cevaplar yazılı olarak verilecek"dedi.

15 Mart 2018 Perşembe 18:37
Bekir Bozdağ: Telefonda fetva dönemi kapanıyor
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ,  Diyanet İşleri Başkanlığında gazete ve televizyonların Ankara  temsilcileriyle bir araya geldi.  Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın da bulunduğu toplantıda Bozdağ,  gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Prof. Dr. Huriye Martı'nın, ilk kadın Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı  olarak atandığını belirten Bozdağ, Diyanette 7 kadın daire başkanının yer  aldığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadınlara verilen görevler  konusunda hassasiyetinin bulunduğunu söyledi. Bütün illere en az bir kadın müftü yardımcısı atanması, Diyanete ilk  defa kadın müfettiş ve murakıp  alımı uygulamasının başlatıldığını ifade eden  Bozdağ, "Şu anda murakıplardan 50 kadın alındı. Şimdi bunlardan belli bir zaman  sonra müfettişliğe geçecek kadınlar.  Diyanet İşleri Başkanlığında kadınların  yapabileceği görevlerin tamamında kadınların istihdamı ile yetki ve sorumluluğun  artırılması konusunda bir çalışma var" diye konuştu.

Bozdağ, kadınlar üzerinden İslam dininin yıpratılmaya çalışılmasına  üzüldüklerini dile getirerek, son günlerdeki tartışmaların niteliğine  bakıldığında bunların AK Parti hükümetinin aldığı kararlar veya yaptığı  uygulamalar sonucu ortaya çıkmadığını vurguladı.

DİYANET AKADEMİSİ KURULACAK 
Diyanet İşleri Başkanlığının yeni döneme ilişkin çalışmaları hakkında  bilgi veren Bozdağ, "Diyanet Akademisi" adı altında yeni bir yapı oluşturma  gayreti içerisinde olduklarını kaydetti. Bu akademi ile imam, müezzin, Kur'an kursu öğreticisi, vaiz ve  müftülerin hizmete girmeden önce bir eğitimden geçirilmesini öngördüklerini  belirten Bozdağ, şunları ifade etti:  "Bir yıl meslek öncesi bir eğitimden geçecek. Hangi işi yapacaksa o  işin incelikleri, usul konusunda, pek çok hususta bir ciddi eğitim aldıktan sonra  araziye gidecek.  Bundan sonraki dönemde direkt müftü, vaiz, Kur'an kursu  öğreticisi, imam ve müezzin alımı olmayacak. Adaylık sınavı yapılacak. Bu adaylık  sınavını kazananlar müftülük ve eğitim merkezine gidip bir eğitim alacak. Veya  vaizse vaizlikle ilgili, imam hatipse imam hatiple ilgili eğitim alacak. Bir  yandan dine ait temel bilgiler öğrenirken, öte yandan göreve geldiklerinde  karşılaşacakları pratikler konusunda da uygulamalı bir şekilde yetiştirilecekler  ve daha donanımlı din görevlileriyle vatandaşımızın ihtiyaçlarını karşılamak  konusunda bir gayretin içerisinde olacaklar."

KADIN VE ÇOCUKLAR İÇİN SEFERBERLİK 
 Diyanetin yeni dönemde kadınlar konusunda da çalışmalar yapacağını  dile getiren Bozdağ, "Yeni dönemde Diyanet, kadınlar konusuna daha görünür ve  daha ayrıcalıklı bir yer verecektir. Kadınlarla ilgili çalışmalar Diyanet İşleri  Başkanımızın riyasetinde Huriye Hanım'ın koordinatörlüğünde ciddi bir şekilde  yapılacak." diye konuştu. Bozdağ, kitaplar, televizyon, radyo programları, seminerler ve  panellerle, İslam'daki kadının şerefli yerini İslam'ın şerefine uygun bir şekilde  bütün Türkiye ve dünyaya aktarma konusunda büyük bir seferberlik içinde  olunacağını söyledi.

 Çocukların da büyük bir tehdit ve tehlike altında olduğuna dikkati  çeken Bozdağ, onların her türlü istismara, uyuşturucuya ve diğer maddelere,  teknolojinin getirdiği bazı olumsuzluklara karşı korunması için yoğun bir çalışma  yürüteceklerini vurguladı.

  Diyanet İşleri Başkanlığının ilahiyat ve İslami ilimler  fakültelerinden yetişen kişileri istihdam ettiğini anımsatan Bozdağ, şunları  kaydetti: "YÖK Başkanımızla da Diyanet İşleri Başkanımızla da bir araya  geleceğiz. Ayın 23'ünde de Malatya'da bu fakültelerin dekanlarıyla bir  toplantımız olacak ve yeni dönemde bu fakülteler bulundukları her yerde Diyanet  İşleri Başkanlığı ile iş birliği içerisinde olacak. Toplumu doğru aydınlatma  konusunda büyük bir çabanın içerisine birlikte çalışarak girecekler."

 Bozdağ, halkı FETÖ, DEAŞ gibi dini istismar eden terör örgütleri  konusunda halkı bilinçlendirmek, bu konularda itikadi sapkınlık içerisinde  olanlar hakkında aydınlatmak için sadece raporlar yayınlanmakla  yetinilmeyeceğini, bu konunun vatandaşlara bire bir anlatılacağını kaydetti. Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Diyanet Vakfının da kendi ekonomik  imkanlarıyla ilahiyat fakültelerine ve bu alanda çalışma yapanlara ayrı bir  destek paketi geliştireceğini ve bunun üzerinden bir çalışma yürüteceğini  söyledi.

'ÇOK BÜYÜK HAKSIZLIK OLUYOR'
Din İşleri Yüksek Kurulunun, Türkiye'de din konusunda bilgi ve birikim  bakımından çok saygın insanlarından oluştuğunu belirten Bozdağ, "Gerçekten çok  derinlikli araştırmalar üzerine fetva veriliyor. Yani basında yer alan bu  eleştirileri ben hak ettiklerini hiç düşünmüyorum. Gerçekten çok büyük bir  haksızlığa uğruyorlar." dedi. "Size, 'Kur'an'da veya İslam'da bu konu nedir?' diye sorulduğunda, siz  elbette Kur'an'a ve İslam'a göre cevap vereceksiniz. Burası da onu yapıyor"  ifadesini kullanın Bozdağ, şöyle konuştu:  "Kur'an'a ve İslam'a göre verilen cevap sizin hoşunuza gitmeyebilir.  Veya bir başkası onu eleştirebilir veya bir kanunla bu çelişebilir. Yani Diyanet  kanunla çelişiyor diye dinin kuralını açıklamamazlık yapamaz. Biri sorsa Diyanete  'Faiz haram mıdır, helal midir?' diye, ne diyecek Diyanet? Kanunlarımıza göre  bunlar yapılıyor, yasal. Bankalar çalışıyor. Ne diyecek? Adam, 'Yahu nasıl der?'  diyor. Pozitif hukuka göre sormuyor, Kur'an'a ve sünnete göre soruyor. O zaman  Kur'an ve sünnete göre cevap verecek. Elma ile armudu birbirine karıştırdığımızda  bu sefer Diyanet doğru konularda, kendi temel konularında bile ağzını açamaz hale  geliyor."

'KENDİMİZİ GÜNCELLEYECEĞİZ'
Diyanet kadar, dini bilen otoritelerin de İslam'a, Müslümanlara zarar  vermek isteyenlere karşı gerçekleri anlatması gerektiğine işaret eden Bozdağ,  şunları kaydetti: "Güncelleme konusunda Cumhurbaşkanımıza buradan çok saldıranlar oldu.  Sanki 'reform' gibi algılatmak isteyen ve algılayanlar oldu. Cumhurbaşkanımızın  hayatı ortadadır. Tayyip Bey aklı erdiği günden bu güne imanıyla, ihlasıyla,  ameliyle ortada olan birisidir. Ve imanı, amelinin bedellerini de yaptığı  mücadele içerisinde ödemiş birisidir. 28 Şubat'ın ve ülkemize pek çok yanlış  uygulamaların ortaya koyduğu bütün sakatlıkları ortadan kaldıran bir liderdir.  BugünTürkiye'de dinin öğrenilmesi, öğretilmesi ve muhafazakar, mütedeyyin  insanların kendini ifade etmesinin önünde ne kadar engel varsa, Allah'ın izniyle,  hepsini kaldıran bir liderdir. Ama şimdi bakıyorsunuz burada saydırıyorlar.   Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği şey çok açıktır. Bir konuda açık ayet varsa ve  sahih kesin sünnetten deliller varsa ona uyacağız. Onu tartışmaya gerek yok. Ama  diyelim ki açık bir şey yok. O zaman ne yapacağız? İçtihat yapacağız."

 Bozdağ, bir meseleyi çözmede ihtilaf çıkması durumunda Kur'an'a ve  sünnete bakılmasının emredildiğini hatırlatarak, "Şimdi diyelim ki şu anda uçak  var, bilgisayar var, başka başka pek çok o dönemde olmayan konular var. Bunlarla  ilgili ne yapacak İslam alimleri? Elbette İslam'ın temel kaynaklarına bakıp  içtihat üretecek. İslam son dindir, kıyamete kadar yaşayacaktır. Eğer kıyamete  kadar ortaya çıkacak sorunlara çözüm üretemezse, gelişmelere, ihtiyaçlara cevap  veremezse o zaman kıyamete kadar varlığını nasıl sürdürecek?" diye konuştu. İslam'ın kıyamete kadar gelecek bütün sorunlara çözüm üretebileceğini  vurgulayan Bozdağ, şunları ifade etti:  "Dinde reform olmaz, dinde reform yapılamaz. Sayın Cumhurbaşkanımızın  hayatı bu tür düşünceye sahip olanlarla mücadele ile geçmiştir. Kim 'Dinde  reform' diyorsa, o din düşmanıdır. Dinde reform demek, dini değiştirmek demektir,  beğenmediğin yeri yontmak demektir. Şöyle, öyle demektir. Sayın  Cumhurbaşkanımızın hayatı ortadadır. Buradan birileri başka bir noktaya götürmek  istiyor.  Cumhurbaşkanımızın dediği, kendimizi güncelleyeceğiz."

TELEFONDA FETVA DÖNEMİ BİTTİ 
 Bozdağ, Diyanetin fetvalar konusunda yeni bir genelge hazırladığını  belirterek, "Artık telefonla arayanlara telefonda fetva verilmesi dönemi  kapanıyor. Diyanet, 'Alo Fetva' hattını arayanların sorularını alacak, ancak bu  sorulara cevaplar yazılı olarak verilecek. Yazılı cevaplarda da ilçedeyse ilçe  müftüsünün, ildeyse il müftüsünün, Diyanette ise Din İşleri Yüksek Kurulunun  onayı olacaktır." dedi. FETÖ ve diğer terör örgütlerine ilişkin de Diyanetin bundan sonra daha  aktif rol alacağını dile getiren Bozdağ, Diyanetin ak sütün içindeki ak kılı  herkesten önce görerek başkalarına da fark ettirmesi gerektiğini vurguladı. Gelecek günlerde kadın akademisyenlerle de bir araya geleceğini, kadın  ve dini konular üzerindeki çalışmaların daha görünür hale getirilmesi konusunda  büyük bir etkinlik ortaya konulacağını aktaran Bozdağ, ilahiyat fakültelerinde  kadın akademisyenlerin sayısının artması temennisinde bulundu
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »