"Benim için tarih olmuştur!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD Başkan Yardımcısı Biden'ın sözlerine çok sert yanıt... Biden'ın sözlerini kesin bir dille yalanlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu konuda Biden bu tür ifadeler kullandıysa benim için tarih olmuştur. Asla benim böyle ifadelerim olmamıştır. Esefle karşıladım. Sayın Biden, böyle bir şey söylediyse bizden özür dilemelidir. Böyle ufak tefek, çevresinden dolaşılarak yapılacak açıklamalar bizim kabulümüz değildir" diye konuştu.

4 Ekim 2014 Cumartesi 22:28
"Benim için tarih olmuştur!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sabah saatlerinde Üsküdar Kısıklı'daki konutundan ayrılarak, Sultanahmet Camisi'ne geldi. A kapısından camiye giren ve bayram namazını kılan Erdoğan, vatandaşlarla bayramlaştı. Vatandaşlar Erdoğan'a sevgi gösterisinde bulundu ve fotoğrafını çekti.
 
ABD Başkan Yardımcısı Biden'ın sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan çok sert yalanlama ve yanıt. Biden Suriye konusunda Türkiye ve Körfez ülkelerini eleştirmiş, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, ki eski bir dosttur, bana dedi ki, siz haklıydınız, çok fazla insanın (Suriye’ye) geçişine izin verdik, şimdi sınırı mühürlemeye çalışıyoruz." dediği iddia edilmişti. Biden'ın sözlerini yalanlayan Erdoğan, "Bu konuda Biden bu tür ifadeler kullandıysa benim için tarih olmuştur. Yabancı savaşçılar asla bizim ülkemizden Suriye'ye geçmemiştir. Bunu kimse ispatlayamaz. Esefle karşıladım. Kendilerinden asla, 'Biz yanlış yaptık, siz haklıydınız'. Asla böyle bir şey söylemedim. Eğer Sayın Biden Harvard'ta böyle bir şey söylediyse bizden özür dilemelidir" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri özetle şöyle:
 
-Şu anda sınırlarımız malum adeta tehdit altında bunları görüyoruz. Şu anda Kobani'de olan yarın belki Haseki'de olacak, belki Artvin'de belki daha farklı sınırımıza yakın bölgelerde olacak. Dolayısıyla tüm bu gelişmelere karşı tabii ki Türkiye Cumhuriyeti olarak da bizler tedbirlerimizi azami ölçüde almış bulunuyoruz. Bunlarla ilgili olarak da atılması gereken adımları ulusal ve uluslararası bazda da hazırlıklarımızı yaptık yapıyoruz
 
SÜLEYMAN ŞAH'TAKİ ASKERLER
 
-Süleyman Şah bizim vatan topraklarımız. Orada 40 Mehmedimiz var. Onların kılına zarar gelirse atacağımız adımlar bellidir. Tereddüt etmeyiz. O andan itibaren her şey değişir. Bu konuya yönelik bir şey daha söylemem gerekir. Bir şeyin üzerinde ısrarla durdum. 3 şey yerine gelmedikçe biz bu tür bir koalisyonun içinde yer almayız dedim. Birincisi uçuşa yasak bölgenin hallolması gerekir dedik. Bu konuda başta Amerika olumlu baktıklarını söylediler. iki güvenli bölge. Tampon bölge demiyorum. Güvenli bölgenin tesis edilmesi. Biz 1.5 milyonu aşkın mülteciyi kabul ettik. Bu insanlar için bir güvenli bölge tesis edilmesi lazım ülkelerine dönebilmeleri için. Bu güvenli bölge içinde Süleyman Şah Saygı Karakolu da var.
 
-Üçüncüsü ise eğit-donat prensibi var. Gerek Irak gerek Suriye'deki oranın kendi askerini hem eğitmek hem donatmak noktasında koalisyon güçleriyle mutabık kalınan bir nokta.
 
-Birçokları Meclis müzakerelerinde gördük. Bu işe olumsuz yaklaşanların tavrı çok önemli. Bir süre önce Türkiye'nin Irak'a Suriye'ye niye girmediğini söyleyenler bugün farklı yaklaşıyor. Siz büyük bir devlet olarak sınırlarınız tehdit altındayken sessiz kalırsanız tarih sizi affetmez. Çünkü burada bir bedel ödemek zorunda kalırsınız.
 
ÖLDÜREN MÜSLÜMAN, ÖLDÜRÜLEN MÜSLÜMAN
 
Erdoğan, ne yazık ki son yıllarda İslam dünyasında  İslam'ın asli kimliğiyle uyuşmayan bir tablo yaşandığını vurgulayarak, şöyle  devam etti: 
 
  "Öldüren Müslüman, öldürülen Müslüman böyle bir tabloyu yaşıyor. Allahu ekber nidalarıyla insanların öldürülmesi ve ölmesi, tahammül edilir, katlanılır bir şey değildir. Bunun bizim dinimizde katiyen bir yeri de yok. Şu  anda sınırlarımız malum adeta tehdit altında, bunları görüyoruz. Şu anda  Kobani'de olan, yarın belki Haseki'de olacak, belki daha farklı sınırımıza yakın  bölgelerde olacak. Dolayısıyla tüm bu gelişmelere karşı tabii ki Türkiye  Cumhuriyeti olarak da bizler tedbirlerimizi azami ölçüde almış bulunuyoruz.  Bunlarla ilgili olarak da atılması gereken adımları, ulusal ve uluslararası bazda  da hazırlıklarımızı yaptık, yapıyoruz. Bildiğiniz gibi en son Cumhurbaşkanlığı  makamında da bir üst düzey Ulusal Güvenlik Toplantımızı da yaptık. Buna göre bir  yol haritasını da takip ediyoruz." 
 
  -Kobani'yi ziyaret edeceksiniz, sonra döneceksin Kobani tehdit altında diyeceksin. Tamam da Kobani'den dönenler şu anda nereye sığınıyor? Türkiye'ye sığınıyor. Tüm bunlar ortada. Türkiye özellikle PKK terörünün içinde olanlar şu anda bu işi sahiplenme noktası içindeler. Bizim için IŞİD neyse PKK odur. Bunları ayrı telakki etmek yanlıştır. Bunların dışında da oralarda terör örgütleri vardır. Dünyanın da bunu böyle değerlendirmesi gerekir. Karşı güçleri, düşmanı teşhiste yanlış yapılırsa ki bu yığınaktaki yanlış zaferi etkiler. Bunu baştan sağlam yapmık, teşhisi doğru koymak önem arz ediyor.
 
-Bu konuyu biz aslında dostlarımızla paylaştık, paylaşmaya devam edeceğiz.
 
KOBANİ ÖNEMLİ DE GÜNEYDOĞU ANADOLU ÖNEMLİ DEĞİL Mİ?
 
Erdoğan, 'Kobani düşerse çözüm süreci biter' sözleri üzerine şöyle konuştu: Kobani çok önemli de Güneydoğu Anadolu önemli değil mi? Güneydoğu Anadolu'yu bu kadar sıkıntıya sokanlar bunlar değil mi? Artık benim cumhurbaşkanı olarak çok daha objektif olarak bunları konuşacağım. Ben dağlara kaçırılan gençleri kendi başına bırakamam. Çözüm sürecini engellemek isteyenler bunun bedelini ödeyecek.
 
BİDEN BU SÖZLERİ SÖYLEDİYSE...
 
-Bu konuda eğer Biden bu tür ifadelerle kullandıysa Biden benim için tarih olur. Asla benden böyle ifade sadır olmamıştır. Bir defa kimse Türkiye’ye -o dönem hükümetteyiz, ben başbakanım- ve bu dönemde yine kesinlikle başta IŞİD olmak üzere hiçbir terör örgütüne bakın terör örgütü diyorum en ufak yardımımız olmamıştır. Bunu kimse ispatlayamaz. Yabancı savaşçılar asla bizim ülkemizden Suriye’ye girmemiştir. Turist pasaportuyla bizim ülkemizden gelip Suriye’ye geçer. Ama silahlı olarak geçtiğini kimse söyleyemez.
 
UFAK TEFEK AÇIKLAMALAR KABÜLÜMÜZ DEĞİL
 
-Bu konuda hassasiyetimiz aynen devam etmektedir. 6 bin kişinin Türkiye’ye girişini yasakladık. Bin kişiyi deport ettik. Bunu yapan bu Türk hükümetidir. Bunu bilmelerine rağmen Fransa diyor ki benden bin savaşçı orada, İngiltere açıklama yapıyor BM ’de. 600 savaşçı şu anda orada diyor. Bunları kendileri söylüyor. Kendileri söyledikleri halde Türkiye’yi bu tür suçlamayla karşı karşıya bırakmak yanlış birşey. Esefle karşıladım. En son ABD’de bu son gidişimde yaptığım görüşmede asla kendilerinde bu noktada ’biz yanlış yaptık’, ’böyle bir duruşumuz oldu’, ’siz haklıydınız’,  asla böyle birşey olmamıştır. Onu da söylüyorum ve sayın Biden, eğer Harvard’da böyle birşey söylediyse bizden özür dilemesi lazım bizden. Bunu açıkça söylüyorum. Böyle ufak tefek, çevresinden  dolaşılarak yapılacak açıklamalar bizim kabulümüz değildir
 
 
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »