Beşir Atalay, 'Çözüm sürecinde tıkanma yok'

Başbakan Yardımcısı Atalay, çözüm sürecinde bir tıkanma olmadığını belirterek, ''Daha somut yeni bir yol haritasının üzerinde çalışılması, hızlı adımlar atılması kararlaştırıldı'' dedi.

1 Haziran 2014 Pazar 22:48
Beşir Atalay, 'Çözüm sürecinde tıkanma yok'
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, çözüm sürecinde bir tıkanma olmadığını, diyalogların devam ettiğini belirterek, "19 Mayıs'ta Sayın Başbakanımızın başkanlığında son dönemlerin en kritik toplantılarından birini yaptık. Daha somut, yeni bir yol haritasının üzerinde çalışılması, sonuca doğru daha hızlı adımlar atılması kararlaştırıldı" dedi.

Atalay, Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi'nde gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Çözüm süreci üzerine açıklamalarda bulunan Atalay, "Şu anda çözüm sürecinde bir tıkanma olmadığını, diyalogların devam ettiğini" belirterek, geçen hafta siyaset kesimiyle bu konu üzerinde yeni toplantılar yapıldığını anımsattı. Hükümet olarak çözüm sürecine ne kadar önem atfettiklerinin herkes tarafından bilindiğini ifade eden Atalay, "Bu, çok samimiyetle yürüttüğümüz, Türkiye'nin şu andaki en önemli projesidir" diye konuştu. 

Atalay, son yapılan seçimlerde bölgede ilk defa şiddetin olmadığı demokratik bir ortam yaşandığını vurgulayarak, artık bölge insanının da terörü istemediğini bildirdi. Bölgede kamu yatırımları arttığı için hayat standartlarının da arttığını dile getiren Atalay, tüm bunlardan herhangi bir geri dönüşün söz konusu olamayacağının altını çizdi. Atalay, bu olumlulukları geri döndürme çabası içinde olanların ve şiddeti tekrar başlatmak isteyenlerin kaybedeceklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Artık, oradaki vatandaşlarımız da bunlara izin vermez. Çünkü, şu anda tüm kesimlerin desteği alan bir çalışma bu. Önceleri bazı tereddütler vardı. Diğer bölgelerimizden hükümetimize yönelik bazı eleştiriler vardı. İyi anlaşılmayan hususlar vardı. Şimdi, artık Türkiye'de bütün vatandaşlarımızın satın aldığı bir projedir bu. 

Son aylarda bu konuda daha ileri adımlar atılsın diye bir çalışma var. 19 Mayıs'ta Sayın Başbakanımızın başkanlığında son dönemlerin en kritik toplantılarından birini yaptık. Hükümetimizden, gruptan, partiden ve tüm ilgilerinin katılımlarıyla gerçekleşti. Konu, bütün boyutlarıyla masaya yatırıldı ve yeni bir ivme kazandırılması yönünde kararlılık oluşturuldu ve yeni kararlar alındı. 

O yeni kararların içeriğine girmeyeyim, ama şunu ifade edebilirim. Daha somut, yeni bir yol haritasının üzerinde çalışılması, sonuca doğru daha hızlı adımlar atılması kararlaştırıldı. Bu yönde, bizim siyaset kesimiyle görüşmelerimiz oldu. Bu sırada da bölgede bir hareketlilik başladı. Yol kesme gibi. Bunu şöyle yorumluyoruz. Biraz daha ciddi adımlar atılmaya başlayınca , yine birileri bunu sabote etme yönünde farklı provokatif davranışlara ve tutumlara giriyor. Siyaset kesimiyle de görüştük. Bu, kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendi toprakları içerisinde hiçbir yerde güvenlikle, asayişle ilgili olumsuzluklara bigane. İstanbul'da nasıl müdahale ediyorsa, orada da müdahale eder. Nitekim de etti."

Atalay, çözüm sürecinde devletin tüm kurumlarının büyük bir koordinasyon içinde çalıştığını belirterek, "Ama bu, şu demek değil. Bölgedeki güvenlik tedbirleri gevşetildi, oradaki birliklerimiz başka yerlere aktarıldı falan değil. Çözüm süreci sona erene kadar, bunlar orada görevlerini yapacaklardır. Asayişle ilgili bir şey olduğunda da müdahale edeceklerdir" diye konuştu.

Son zamanlarda, bazı bölgelerdeki gelişmeleri hassasiyetle takip ettiklerini anlatan Atalay, "Genel olarak, birileri çözüm süreciyle ilgili bir rahatsızlık içinde ve bunun nasıl sabote edileceği peşinde. Biz de bunun üzerindeyiz" dedi.

"Karşılıklı iradede bir zayıflama görmüyoruz"


Atalay, "karşılıklı iradede bir zayıflama görmediklerinin" altını çizerek, diyalogların devam ettiğini bildirdi. Şu anda daha somut yol haritası üzerinde çalışmaların olduğunu vurgulayan Atalay, "Biz, bu konuda hükümet ve tüm kurumlar olarak gerekeni yapma çabası içindeyiz. Önemli çalışmalar ve önemli görüşmelerimiz oluyor" diye konuştu.

BDP kesimi ile geçen hafta içinde tekrar görüştüklerini anımsatan Atalay, "Görüşmenin özü şudur. Daha somut tarihleri belli, sona doğru gidiş için yol haritası, bunun üzerinde çalışıyoruz.  Bir yandan da olan gelişmelere karşı güvenlik güçlerimiz kararlılıkla müdahale ediyor ve edecek" açıklamasında bulundu.

"Sabote etmek isteyenler harekete geçti. Bunlar kimlerdir" şeklindeki soru üzerine Atalay, Türkiye'nin terörle ilgili konumu, coğrafyasına, örgütün geçmişine bakıldığında bunun çok karmaşık bir konu olduğunu söyledi. Atalay, son dönemde Türkiye coğrafyasında meydana gelen olayların çözüm sürecini ciddi şekilde etkilediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Özellikle Suriye'deki, Irak'taki gelişmeler etkili oluyor. Türkiye'nin bu sorunu, Türkiye sınırları içerisinde olan bir olay değil. Büyük oranda Türkiye sınırları dışında. Orada çok yönlü etkileşim olduğunu biliyorsunuz. Burada çözüm süreciyle ilgili en sağlam duran AK Parti, hükümetimiz ve devletin tüm kurumlarıdır. Karşı tarafta inişler, çıkışlar oluyor. Oralarda bazen kendilerinin de denetlemeyeceği şeyler oluyor olabilir. 

Bir yandan da şöyle bir şey var, bölgedeki olumsuzları çoğaltan ve çözüm sürecinden çok da mutlu olmayan, bir kesim buna 'ihanet projesi' diyor, bir kesim 'aslında yürümüyor ve bitmesini isteyen yayınlar yapıyor'. Paralel yapı öyle. Türkiye genelinde de böyle şeyler var. Bölgede bir olumsuzluk olsa, onları üreterek çözüm sürecinin iyi gitmediği yönünde yayınlar da oluyor. 

Biz, hükümet olarak sonuna kadar çözüm sürecine ilişkin gayretimizi gösteriyor ve göstereceğiz. İradede sapma yok, bahane içinde değiliz. Herkes, bu konuda söylemlerine dikkat etmeli. Çünkü, her cümle önemlidir."

"İmralı'da Abdullah Öcalan'da da bu kararlılık var mı" sorusu üzerine Atalay, "Diyaloglarda bir kesinti yok, herhangi bir sapma yok. Her şey normal seyrinde gidiyor" yanıtını verdi.

Çocuğu dağa kaçırılan annelerin eylemi


Bir soru üzerine Diyarbakır'da çocukları dağa kaçırılan ailelerin Belediye önünde eylem yapmasını da değerlendiren Atalay, şu açıklamalarda bulundu:

"Ben, kendim böyle sivil bir gelişmeyi bölgede ve özellikle Diyarbakır'da çok olumlu buluyorum. Esasen bölge insanının, vatandaşlarımızın, teröre karşı daha yüksek sesler çıkarmasını arzu ediyoruz. Terörü, insanımız önler. Bölge insanının, oradaki haksızlıklara karşı tavır almasını ben çok destekliyorum. 

Bu anneler, cesaretle çıktılar, tavır koydular. Acıyı, anneler duyar. Sayıları az olsa da sembolik değeri çok yüksektir. Bu, bir çığlıktır. Bölgede kendisini duyurdu. Bundan rahatsız olanlar oldu. Siyaset kesimi daha rahatsız oldu, belediyeyi muhatap aldıkları için. Terör örgütünü muhatap alacak değil. Yardımı kimden, belediyeden, oradaki siyasetçiden istediler. Bu, güzel bir şey. Bundan hiç rahatsız olmamak lazım. Anneler şiddet kullanmıyor ki. Demokrat insan, özgürlükçü insan, sivil inisiyatifin değerini bilmeli ve onlarla diyalog kurmalı. BDP kesimlerinden haddini aşan söylemler oldu bu konuda. Onların da farkındayız. Annelerin feryadına katlanamadılar."

TİB'de sorunlar var


Bugünkü bazı gazetelerde dinleme faaliyetlerinin yürütüldüğü Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına (TİB) casusluk faaliyetiyle ilgili polis tarafından baskın yapıldığı yönündeki haberlerin anımsatılması üzerine Atalay, bir süredir TİB içinde sorunların devam ettiğini, kadrolaşma ve eski bazı kayıtların silindiği yönünde idarenin ciddi tespitlerinin bulunduğunu anlattı. 

TİB Başkanı Cemalettin Çelik'in hukukun içinde bütün çalışmalarını yürüttüğünü vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:

"Bu paralel yapıyla ilgili gelişmeler olunca ve oradaki yönetim değişikliği olunca oradaki eski dosyaları, kayıtları yok etme yönünde çalışmalar yapıyorlar. Bunun üzerine bu tespitlerin bir kısmını idare yapıyor ve savcılıktan yardım istiyor ve savcılığı çağırıyorlar. 'Gelin bunları kayıt altına alın, tespit edin' diye. Savcılık ve görevlendirdiği güvenlik birimleri geliyorlar, TİB'de bu konuda çalışma yapıyorlar. Orada bir soruşturma yürüyecek ileride. Yönetimin, TİB'in davetiyle savcılık geliyor. Savcılık görevlendiriyor polisi tabii. Ama savcılığa başvuran ve onları çağıran TİB'in kendisi. Gazete manşetlerinde sanki TİB'e rağmen savcılık talimatıyla polis geldi, baskın yaptı gibi... Baskın değil yani. İşin aslı TİB'in yönetimin savcılığı çağırması ve bu işlerin kayıt altına alınması. İlerleyen yargı safhasında bunlar gerekli olacak. Böyle bir olaydır."

"Sürpriz, habersiz değil" sözleri üzerine Atalay, "Hayır. TİB'in kendisinin davetiyle gelip orada tespit yapılıyor" diye konuştu. 

Dinlemelerin çoğunun illegal olduğunu ifade eden Atalay, paralel yapıya ve hukuk dışı çalışmalara dönük hukukun içinde ciddi bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. 

"Yargının bir silah olarak kullanılması suretiyle bir takım şüpheli olaylara yönelik çalışma yapmak değil, kişiler üzerinden dosya oluşturmak mıdır?" sözlerine üzerine Atalay, "Bir hayali örgüt oluşturma, örgüt üyeliğiyle ilgili hayali isimler... İsimler sahte ama numara sizin numaranız. Böyle bir şey" dedi. 

Gelen her teklifi neredeyse karara dönüştürmüşler


Dinleme kararlarıyla ilgili yapılan yasal değişikliği anlatan Atalay, dinleme kararlarının iyice zorlaşması için kararı Ağır Ceza Mahkemelerine verdiklerini belirterek, "Neredeyse imkansız hale gelecek kadar zorlaşsın" diye konuştu. 

Telefon numarasıyla dinlenen kişinin örtüşmesinin önemine işaret eden Atalay, geçmişte çıkarılan kararlarda numarayla ismin farklı olduğunu ifade ederek, "Böyle çok farklı şeyler olmuş o dönemde. Hakimlerin kararları da çok sorunlu. Gelen her teklifi neredeyse karara dönüştürmüşler. O dönemde doğrusu bu konu fazla zor olmayan bir şekilde yürütülmüş. Hemen dinleme kararları verilmiş" dedi. 

"Bunlar tehdit, şantaj amaçlı mı?" sorusu üzerine Atalay, "Tamamı öyle" yanıtını verdi. 

2015 seçimlerinden güçlü çıkmalıyız


Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve sizin de (Beşir Atalay'ın) bazı açıklamaları bulunduğunun anımsatılması ve "Direkt soralım. Bu isim Sayın Erdoğan mı?" diye sorulması üzerine Atalay, toplumda cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili güzel bir atmosfer oluştuğunu vurguladı. 

AK Parti'nin çok demokratik bir süreci işlettiğini anlatan Atalay, "Partimizin, tüm mekanizmalarımızın daha çok genel başkanımızın cumhurbaşkanı adayı olması gibi bir iradesi çıktı ortaya. Bunu resmen açıklamadık" dedi. 

"Biz biliyoruz hepimiz neticede partimizin şu andaki çoğunluğu, genelde eğilimi, kararı bu. Başbakanımızın Cumhurbaşkanı olması yönünde ama bu bir resmi  karara dönüşmüş değil. Daha da ötesi Başbakanımızın kendisiyle ilgili bu kararda henüz bir irade beyanı söz konusu olmadı" ifadelerini kullanan Atalay, açıklamanın gecikmesinin söz konusu olmadığını, muhalefet partilerinin görüşmelerinin de yeni başladığını belirterek, "Ortada hiçbir aday yokken bizim çok erken şekilde aday açıklamamızın da bir gereği yok" diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı adayının kimin açıklayacağının sorulması üzerine de Atalay, bunun farklı yolları olduğunu ifade ederek, en zarif şekilde yapılacağını dile getirdi. 

Atalay, şöyle konuştu:

"Şu anda bizler daha çok 'cumhurbaşkanımız kim olacak'ın ötesinde biz bir misyon hareketiyiz, bir dava partisiyiz. Kutlu bir hareketiz. Şu anda hepimiz için daha önemli olan bu hareketin geleceğidir, devamıdır, bunun iyi yürümesidir. Biz sadece cumhurbaşkanlığı meselesi değil, partimizde büyük değişimler olacak. Kurulduğundan beri en köklü değişimler belki partimizde olacak. Onun için de hepimizin şu anda kafa yorduğumuz ve en yoğun meselemiz bu kutlu davanın kesintiye uğramadan daha güçlü şekilde yoluna devam etmesidir. Biz hepimiz feda oluruz. Hepimiz kendimizi bu kutlu hareketin iyi yürümesi için feda ederiz. Biz şu anda bununla meşgulüz. Yani burada en küçük bir zaaf oluşmamalı. Önümüzde 2015 seçimi var ve bu seçimden çok güçlü çıkmalıyız. Bu geçişi çok güvenli yapmalıyız. Bu geçiş, çok güven içinde ve güçlü şekilde olmalı. Partimizi zayıflatma değil, güçlendirecek şekilde bu geçiş sağlanmalı. Şu anda kafamızda en yoğun konu kendi gündemimizde arkadaşlarımızla daha çok budur. Bunu ifade edebilirim."

Güvenli geçiş vurgusu


"Sayın Erdoğan, aday olur ve köşke seçilirse, kim Başbakan, kim genel başkan olmalı, parti yoluna nasıl devam etmeli?" şeklinde bir soru üzerine Atalay, tüm planların AK Parti'nin güçlü şekilde yoluna devam etmesi için yapıldığını ve yapılması gerektiğini belirterek, "Başbakanımız da şu anda bu kararı kafasında olgunlaştırırken eminim, tek düşündüğü budur" dedi.

Atalay, AK Parti'nin gelecek yıllar için yapacağı daha çok şey olduğunu ifade ederek, partinin uzun vadeli hedefleri olduğunu, bunlara ulaşılabilmesi için çalıştıklarını söyledi. Burada "güvenli geçişin" çok önemli olduğunu vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:

"Güven, karşılıklı fedakarlıklar, bizim ortamımızın esas belirleyicileridir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk hükümeti kurdu. Sonra Tayyip Bey, Siirt'ten milletvekili olunca emaneti teslim etti. Çok uyumlu bir çalışma yürüdü. Kendisi Başbakan Yardımcısı oldu, sonra dedi ki 'Abdullah Bey, cumhurbaşkanımız olacak.' Hiç kimse, kendisi için bir hedef peşinde değil. Ama, bir kutlu hareketimiz var, bunun iyi yürümesidir bizim davamız. Şimdi, çok keskin bir kavşak ve geçiş noktasındayız. Bir sınav noktasındayız. Evet, Cumhurbaşkanlığı için, Tayyip Bey'in Cumhurbaşkanlığına gitmesi, ama aşağıdan bu hareketin nasıl yürüyeceği konusunda da epey bir mesai sarf edilmesi gerekir, ediliyor aslında. Burada yanlış yapmamak gerekiyor. 

Bu 12 yıl boyunca çok insan yetişti, çok devlet adamı yetişti bu dönemde. Yine de toplumda karşılığı olan ve 2015 seçiminde de zorluk çekmeyeceğimiz formül gerekiyor. O yüzden ben yine bir değişimin sağlanması, bu uluslararası da bir örnek olur, adeta tarihi de bir örnek olur. Tekrar Cumhurbaşkanımızla Başbakanımızın yine bir değişimi sağlaması, bu defa Cumhurbaşkanlığına Başbakanımızın gitmesi ama kongrede Abdullah Bey'in Cumhurbaşkanımızın ikna edilerek, tekrar partinin başına gelmesi, 2015 seçimini yürütmesi ve ondan sonra güçlü bir şekilde çıkarak anayasa değişikliğinin ve diğer değişikliklerin yapılmasıdır."

Atalay, 2019 yılına kadar Türkiye'de hiç seçim olmayacağı için ülkede istikrarın devam edeceğini belirterek, "4.5 yıl iyi bir çalışma dönemi. Anayasa dahil tüm hedefler gerçekleştirilebilir. Ama, geçiş döneminde bizim çok güçlü yürümemiz lazım. Şu anda Cumhurbaşkanlığı ile ilgili seçim yöntemini değiştirdik; ama görevleri ve konumu ile ilgili bir değişiklik olmadı. Yine partiler üstü Cumhurbaşkanlığı sistemi var bizim anayasada. Bu anayasa değişene kadar böyle olacak. Başbakanımız, Cumhurbaşkanı olduğunda, yine kendi ekibiyle, yoğun istişarelerde olacak, ama partiler üstü bir Cumhurbaşkanı, seçimle ilgili konularda falan bir şeyi olmayacak. Dolayısıyla, burada güçlü bir Cumhurbaşkanı, güçlü bir Başbakan ve parti başkanı. İkisi de güçlü olacak.  Abdullah Bey'in ikna edilerek tekrar partimizin başında bulunması, bu seçimi bizim için çok daha rahat şekle getirecek" diye konuştu.  

"Hatta önceden bunun, stratejinin açıklanmasının çok daha faydalı olacağı kanısında olduğunu" dile getiren Atalay, "Adayımız Başbakanımız Tayyip Bey'dir. Partimizin geleceğinde, kendisi ikna edilerek kongremize genel başkan olarak Abdullah Bey'in seçilmesi sağlanmıştır. Geçiş dönemi Başbakanlığı şu tarafından yürütülecektir' gibi açıklama hem topluma güven verecek, hem de pati tabanında büyük bir rahatlık sağlayacaktır. Benim, kendi görüşüm budur" açıklamasında bulundu.

Seçilme yaşını şimdi 18'e düşürmeyi planlıyoruz


Atalay, "Partide bir yenilenme hareketi dillendiriliyor mu?" sorusu üzerine gençlerin gelmesinin kendileri için bir ilke olduğunu söyledi. "Seçilme yaşını şimdi 18'e düşürmeyi planlıyoruz" diyen Atalay, siyasete gençlerin katılımın çok önemli olduğunu bildirdi. Atalay, "Zaten 3 dönem kararı alınmakla, o sağlanmış oldu. Her seçimde de bizim milletvekili oranının yüzde 55'i yaklaşık yenilendi. Üç dönem olsun ama, siyaset sadece milletvekilliği değil. Burada esas, partinin güçlü olmasıdır. Dolayısıyla, milletvekili adayı olmayanlar, partimizde görev alır, başka işler yaparlar. Bir kutlu hareketin, pek çok yerde yapılacak çalışmaları vardır" dedi.

Kendisinin de üç dönem kuralı içinde yer aldığını anımsatan Atalay, "Bu konuda pek de fikir beyan etmedim ama AK Parti bizim ömür boyu pek çok beklentimizi yüklediğimiz bir hareket. Bu hareketin güçlü yürümesi için, bundan sonraki ömrümü de bu yolda nasıl hizmet edeceksem orada harcarım. Bireysel bir hedefim bugüne kadar olmadığı gibi bundan sonra da olmaz. Yeter ki partimiz ve bu misyon yürüsün" şeklinde konuştu.

İyi başbakanlık yapacak çok arkadaşımız var


"Geçiş döneminde Sayın Gül olursa çok daha rahat olur' dediniz. Sayın Gül dışında başka isimler de dolaşıyor. Böyle bir isim partiyi böler mi?" sorusu üzerine de Atalay, "Yok, orada ben bir zorluk görmüyorum. Dediğim gibi çok arkadaşımız var o konuda. Bu geçiş döneminde iyi başbakanlık yapacak. Orada, ekonomik boyutu ön plana almak lazım. Belki, o perspektif bir ölçü getirebilir" açıklamasında bulundu. 

"Abdullah Bey, ikna olmazsa ne olacak?" sorusu üzerine de Atalay, "O zaman tabii başka formüller üzerinde durulur, ama o konuda daha bir karar oluşmuş değil neticede. O zaman başka alternatifler gelir, başka arkadaşlarımızın görev alması düşünülebilir. Bu, güven verecek ve rahat bir geçişi sağlayacak, krizsiz, tartışmasız, sağlam bir geçişi, umut veren bir geleceği sağlamış olacak diye düşünüyorum" yanıtını verdi.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »