Çavuşoğlu çok sert çıktı! "Hak ettikleri karşılığı..."

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Hollanda'nın kararı hakkında, "Her bakımdan skandaldır ve kabul edilemez. Diplomatik teamüllere sığmaz. Hollanda'nın attığı bu adımın elbette bir karşılığı olacak." dedi.

12 Mart 2017 Pazar 0:13
Çavuşoğlu çok sert çıktı! "Hak ettikleri karşılığı..."
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hollanda tarafından  uçağının iniş izninin iptal edilmesine ilişkin, "Bu referandumda niye taraf  tutuyorsunuz? Bu referandum ve yeni sistem, yeni yönetim sistemi, anayasadaki  değişiklik sizi neden bu kadar rahatsız etti de bunu engellemeye çalışıyorsunuz?  Çünkü bunlar biliyor ki Türkiye bu yeni referandumla beraber artık daha  güçlenecek, daha bağımsız bir ülke olacak, ekonomisi çok daha güçlenecek ve  onların tabiriyle tutulamayacak bir ülke olacak." dedi. 

Atatürk Havalimanında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan  Çavuşoğlu, Hollanda tarafından  uçağının iniş izninin iptal edilmesine ilişkin  değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Çavuşoğlu, "Hollanda'nın aldığı bu karar her bakımdan bir  skandaldır ve kabul edilemez. Diplomatik teamüllere sığmaz. Bir kere artık  diplomaside, artık en uç noktadır böyle bir şey. Bir dışişleri bakanının uçuş  izninin, yazılı bir şekilde verilen uçuş izninin, tekrar yazılı şekilde iptal  edilmesi hiçbir bakımdan kabul edilemez. Demokratik teamüller, hatta özgürlükler,  Avrupa'nın değerleri, iki ülke arasındaki dostluk, bugüne kadar 405 yıllık bir  dostluk hangi bakımdan bakarsanız bakın bu bir kere kabul edilemez." ifadelerini  kullandı.

Bu halk oylamasında da yurtdışı seçim koordinasyon merkezinin  kendilerine, bakanlara yaptığı programlar çerçevesinde bazı ülkelerde gidip halk  oylamasının ne olduğunu anlattıklarını, anlatmaya devam edeceklerini dile getiren  Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Esasen geçtiğimiz seçimlerde de yine Hollanda, Fransa, Almanya,  İngiltere, İsviçre, birçok Avrupa ülkesine giderek veya diğer arkadaşlarımız  başka başka, vatandaşlarımızın yaşadığı şehirlere, ülkelere giderek bu  çalışmaları yaptı. Ben hatta Rotterdam'da da gidip sokaklarda vatandaşlarımızı iş  yerlerinde de ziyaret ettim. Yani esnaf gezisi yaptım. Aynı şekilde salonda da  vatandaşlarımızla bir araya gelmiştik. Şimdi ne değişti de izin vermiyorsunuz? Ne  değişti de engellemeye çalışıyorsunuz? Bu referandumda niye taraf tutuyorsunuz?  Bu referandum ve yeni sistem, yeni yönetim sistemi, anayasadaki değişiklik sizi  neden bu kadar rahatsız etti de bunu engellemeye çalışıyorsunuz? Çünkü bunlar  biliyor ki Türkiye bu yeni referandumla beraber artık daha güçlenecek, daha  bağımsız bir ülke olacak, ekonomisi çok daha güçlenecek ve onların tabiriyle  tutulamayacak bir ülke olacak."

"Bir başbakanın hafifliği bakımından bu utanç verici bir şey"

Mevlüt Çavuşoğlu, Hollanda ve diğer ülkelerde bugüne kadar yapılan  programlarda vatandaşlara da hep olumlu mesajlar verdiklerine işaret ederek,  şöyle konuştu:


 "Bu süreçte de bu program belli olduktan sonra Başbakanın sosyal  medyadan 'Türk bakanını kabul etmiyoruz. Türk bakanını burada görmek  istemiyoruz'... Aynı Wilders'ın gibi yaptığı açıklamaları gördük. Daha sonra  Dışişleri Bakanıyla bir telefon görüşmesi yaptık. Kendisine açıkça söyledim;  'Bert, benim seçim öncesi gelmem-ki biz böyle bir hesap yapmadık. SKM programları  yapmış değişik ülkelerde-benim seçim öncesi gelmem sizi Wilders karşısında zor  durumda bırakacaksa tamam. Ben bu konuda anlayış gösteririm, seçimden sonra  gelirim. Gayet samimi, açık, dostane bir yaklaşım içinde... Kendisi bana dedi ki  'Seçim sonrası da sana garanti veremem.' 'Bert, bu hoş  bir şey değil.' dedim.  Yani 'Seçim sonrası da garanti veremem.' ne demek? Benim oraya gelip gelmemem  senin garanti vermene bağlı değil ki. Ben sana insan gibi söylüyorum. Sen yine de  başbakanınla görüş, sonra bana neticeyi bildir, eğer 'Seçim sonrası da  istemiyoruz.' derseniz ben cumartesi günü gelirim. 'Yok seçim sonrası gel  derseniz' ona bakarız, beraber değerlendiririz. Ben telefon beklerken Hollanda  Dışişleri Bakanından, yine Hollanda Rutte'den 'Seçim öncesi de seçim sonrası da  Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanını burada görmek istemiyoruz.' Hatta daha  da böyle ucuz bir yöntemle 'Türkiye'den Dışişleri Bakanı bizdeki müzeleri ve  laleleri görmeye gelebilir.' demiş. Esasen kendisi açısından, bir başbakanın  hafifliği bakımından bu utanç verici bir şey. Bir kere o laleler Osmanlı  zamanında Türkiye'den gitti Hollanda'ya. Demek ki o laleler bu başbakanı ve  Hollanda'daki ırkçı siyasetçileri adam edememiş. Eğer lalelerin bir faydası  olacaksa biz yeni laleleri onlara göndeririz, adam olurlar biraz."

"Niye engelliyorsunuz?"

Hollanda Başbakanı Rutte'nin açıklamasının ardından, Hollanda  Dışişleri Bakanının kendisini aradığını aktaran Çavuşoğlu, şöyle devam etti:


"Ben de kendisine söyledim, 'Başbakanınızın açıklaması tamamen, bir  kere dürüstlük değil. Önce senin beni araman lazımdı ve durumu konuşacaktık.  Böyle anlaştık.' 'İşte biz seçim sonrası da gelmeni istemiyoruz. Bakarız, New  York'ta görüşürüz.' Biz de dedik ki 'bu böyle olmaz, geleceğiz.' Şimdi, Hollanda  bu kararı aldı. Bu karar kimi sevindirdi? Wilders'ı sevindirdi. Çünkü Wilders'ın  da istediği buydu. Wilders'ın sosyal medyadaki paylaşımlarını gördüyseniz çok  memnun olmuştu. Peki, bu kararı alan başbakanın ve şu andaki hükümetin  Wilders'tan ne farkı var? Hiçbir farkı yok. Aynı zihniyet, aynı kafa, aynı  faşizm. Şu anda Wilders çok mutlu ama Hollanda'da bir seçim var. Aşırı, ırkçı  kanadı, Wilders'ı destekleyen kişilere söylüyorum; esasen Hollanda'da hiç merak  etmeyin bu seçimde kim iş başına gelirse gelsin aynı Wilders zihniyeti olacak.  Hele hele bunlar devam ederse hiçbir farkları yok. Daha önce Wilders'ın  İngiltere'ye müsaade edilmemesinden dolayı Hollanda'nın gösterdiği tepkiyi  gördük, hatırlıyoruz. Peki siz Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanının gelmesini  niye engelliyorsunuz?"

Bakan Çavuşoğlu, Hollanda'daki Türk vatandaşlarıyla buluşmalarının  neden engellendiğini sorarak, "Biz vatandaşlarımızı, Türkleri, Avrupa ülkelerine,  özellikle Hollanda'ya esir diye göndermedik. Onlar bu ülkelerin ekonomisine katkı  sağlamak için gittiler. Eskiden işçi olarak gittiler, şimdiyse iş adamı, tüccar,  sanatçı, sporcu her dalda o ülkelerin ekonomisine, sosyal yapısına, kültürüne,  sporuna katkı sağlıyorlar. Ama bu insanlar senin esirin değil. Vatandaşlık  vermemişsin bazı ülkelerde ama Türkiye ile de bağlarını koparmaya çalışıyorsun.  Aynı şekilde vatandaşlarımızın bizimle buluşmasını engellemeye çalışıyorsun.  Senin buna ne hakkın var? Hani Avrupa'da insan hakları, demokrasi, özgürlükler?"  değerlendirmesini yaptı.

Avrupa ve başta Hollanda olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin İkinci  Dünya Savaşı'ndaki Avrupa'yı hatırlattığını kaydeden Çavuşoğlu, "Aynı ırkçılık,  İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı, antisemitizm... Ne kadar insanlık suçu  varsa bugünkü yönetimde de bunu görüyoruz." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hollanda'nın  kararını eleştirerek, "En son bize dediler ki, 'Lahey'de yapsanız ne olur? Biz de  uzlaşma olsun diye 'Tamam Lahey'de de yapabiliriz, problem değil. Orada da  yaparız, burada da yaparız.' Bu sefer daha da küstahlaşarak, bizim toplantımıza  kimlerin katılacağının listesini istediler. Bu ancak yani faşist bir yönetimde  olur. Bu ancak diktatörlükle yönetilen bir ülkede olur. Bizim oradaki, birlikte  olacağımız vatandaşlarının listesini istemek ne demek? Böyle bir uygulama  olabilir mi?" dedi. 

Çavuşoğlu, Atatürk Havalimanı VİP Salonunda basın mensuplarına yaptığı  açıklamada, Hollanda'nın attığı adımların elbette bir karşılığının olacağını  söyledi.

Almanya'da da problemler yaşandığını anımsatan Çavuşoğlu, "Gittiğimiz  zaman toplantımızı yaptık. Sonra Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile  görüştük ve kendisine de liste verdik. Şu anda Aile ve Sosyal Politikalar  Bakanımız, Gençlik ve Spor Bakanımız Almanya'da programlarına devam ediyorlar. Şu  anda bir sıkıntı yok ama Hollanda'nın bu yaptığı karşılıksız kalmaz." diye  konuştu.

Hollanda'nın bu ziyareti, "güvenlik gerekçesiyle iptal ettiğini"  kendilerine bildirdiklerini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Ne yani, Türk Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı terörist mi? Hangi  güvenlikten bahsediyorsunuz? Ya da bizimle bir araya gelecek, oradaki  vatandaşlarımız, Türkler terörist mi? Gerçi iki sene önce bunların aynı  zihniyetteki Başbakan Yardımcısı, oradaki Türk vatandaşları aşağılayarak, 'Bunlar  DEAŞ'a destek veriyor' dedi. Biz açıklama yaptık, aynı gün hükümet devriliyordu.  Sonra bizden rica ettiler, 'Biraz toparlayalım, hükümet gidiyor.' İyilik yaptık  bunlara. O zamanki hükümetin yıkılmaması konusunda esasen destek de verdik.  Yumuşattık ortamı ama görüyoruz işte bu hükümetin şu anda içine düştüğü durum bu.  Ama söylediğim gibi dünden bu tarafa sürekli tehdit ediyorlar. 'Efendim orası,  burası, efendim 50 kişi, 30 kişi istemeyiz.' En son bize dediler ki, 'Lahey'de  yapsanız ne olur? Biz de uzlaşma olsun diye 'Tamam Lahey'de de yapabiliriz,  problem değil. Orada da yaparız, burada da yaparız.' Bu sefer daha da  küstahlaşarak, bizim toplantımıza kimlerin katılacağının listesini istediler. Bu  ancak yani faşist bir yönetimde olur. Bu ancak diktatörlükle yönetilen bir ülkede  olur. Bizim oradaki, birlikte olacağımız vatandaşlarının listesini istemek ne  demek? Böyle bir uygulama olabilir mi?"

"Atacağımız adımlar olacaktır."

"Hollanda hiç kusura bakmasın, biz de hak ettikleri karşılığı  vereceğiz." diyen Çavuşoğlu, Hollanda vatandaşlarından da çok sayıda destek  mesajı geldiğini, hükümetlerinin uyguladığı ırkçı ve faşist politikaya  katılmadıklarını söylediklerini ifade etti.

Çavuşoğlu, Hollanda halkıyla 405 yıllık dostluğun bulunduğunu  kaydederek, "Elbette bu adımları atarken Hollanda halkını hedef almayacağız ama  şu andaki yönetimi ve Hollanda yönetimini elbette, yani bu atacağımız adımlarda  hedefimiz onlardır. Çünkü bu uygulamayı yapan da şu andaki hükümettir, şu andaki  yönetimdir. Bunlara karşı bizim de tedbirlerimiz olacaktır. Atacağımız adımlar  olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

 Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bir gazetecinin "Sayın Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan da İstanbul'da. Onunla bir görüşmeniz olacak mı?" şeklindeki  sorusuna, Erdoğan ile bugün iki kez telefonla görüştüğünü, durum değerlendirmesi  yaptıklarını kaydetti.

Başbakan Binali Yıldırım ile de görüştüklerini belirten Çavuşoğlu,  bazı bakanlarla durum değerlendirmesinde bulunduklarını Çavuşoğlu, Hollanda'nın faşist uygulamasına karşı taraflı-tarafsız,  Türkiye'de herkesin, sivil toplum örgütlerinin, CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu ve diğer siyasetçilerin ciddi desteğini gördüklerine dikkati  çekerek, "Bu esasen Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak, yani Mevlüt  Çavuşoğlu'na yapılmış bir hareket değildir. Bana karşı bir tutum değildir. Türk  Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanına ve Türkiye Cumhuriyetine yönelik bir  harekettir. Onların Türk karşıtlığı, İslam karşıtlığının ve ırkçılığının,  faşizanlığının bir yansımasıdır." şeklinde konuştu.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »