Çavuşoğlu'ndan ABD'ye:" Başka seçeneği yok..."

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD'nin, YPG'nin Fırat'ın doğusuna geçeceği konusunda Türkiye'ye söz verdiğini belirterek, "Şu anda 200 civarında YPG'linin halen gitmediğini biliyoruz ve ABD'li muhataplarımıza da 'Sözünüzde durun, siz bize söz verdiniz. Bu şekilde güvenilirliğinizi de kaybediyorsunuz. 200 tane YPG'liye ya sözünüzü geçiremiyorsunuz ya da gitmesini istemiyorsunuz. Bunun başka seçeneği yok. Zaten sözünüzü geçiremiyorsanız o zaman böyle bir terör örgütüyle işbirliği yapmayın.' diyoruz." dedi.

8 Kasım 2016 Salı 22: 2
Çavuşoğlu'ndan ABD'ye:" Başka seçeneği yok..."
Çavuşoğlu, TBMM Plan Bütçe Komisyonunda, Dışişleri Bakanlığının 2017  yılı bütçesine ilişkin sunum yaptı.

Fırat Kalkanı Harekatı'nın kısa zamanda başarılı olduğunu belirten  Çavuşoğlu, "Esasen yıllardır söylüyoruz: DAEŞ'i bu iki ülkeden defetmek  istiyorsak hava harekatı yetmez, kara operasyonu olması lazım ve özel  kuvvetlerimizle yerel güçleri destekleyebiliriz. Koalisyon içindeki ülkelerin  bakış açısı farklıydı ama mesela 'Münbiç'e iki ayda kuzeyden inebilir' diyen  ülkeler 48 saat içinde bizim desteğimizle Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO)  inebildiğini görünce şaşırdılar" diye konuştu.


Çavuşoğlu, Dabık gibi DEAŞ için sembolik olan şehirlerin de kısa  sürede ele geçirildiğini söyledi. Bu harekata ABD'nin de katılmak istediğini  anlatan Çavuşoğlu, "Ancak koalisyonun da hava desteği var. Hava desteğini  birlikte gerçekleştiriyoruz." dedi.

"ABD söz verdi"

Münbiç'in Türkiye için önemli olduğu vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye'nin  YPG unsurlarının Münbiç'e gelmesine karşı çıktığını hatırlattı.

ABD'nin, YPG'nin sadece kenarda kalacağı ve operasyon biter bitmez  geri dönerek Fırat'ın doğusuna geçeceği konusunda Türkiye'ye söz verdiğini  belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Şu anda 200 civarında YPG'linin halen gitmediğini biliyoruz ve ABD'li  muhataplarımıza da 'Sözünüzde durun. Siz bize söz verdiniz. Bu şekilde  güvenilirliğinizi de kaybediyorsunuz. 200 tane YPG'liye ya sözünüzü  geçiremiyorsunuz ya da gitmesini istemiyorsunuz. Bunun başka seçeneği yok. Zaten  sözünüzü geçiremiyorsanız o zaman böyle bir terör örgütüyle işbirliği yapmayın'  diyoruz. Bizim haklılığımız da ortaya çıkıyor. Eğer geri göndermek istemiyorsanız  da o zaman bize açıkça söyleyin. Sözünüzde durmayacaksanız açıkça söyleyin,  dürüst olun bize."

Türkiye'nin bir an evvel YPG unsurlarının geri dönmesini beklediğini  belirten Çavuşoğlu, "Aksi takdirde kendimiz de bazı tedbirler alacağız ve El  Bab'a kadar bu operasyonun devam etmesinde çok fayda var. Bu süreci Rusya'yla  birlikte yürütüyoruz. Bilgilendirme yapıyoruz, her şeyimiz şeffaf. Yine diğer  koalisyon içindeki ülkelerle de işbirliğimiz var." ifadelerini kullandı.

Suriye'deki son durum

Türkiye'nin Suriye'deki soruna siyasi çözüm bulunması için çaba  sarfettiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Biz her zaman söylüyoruz ki en yararlı  kalıcı çözüm siyasi çözümdür, siyasi dönüşümdür. Ancak bunu oluşturmak için de  ateşkesin sağlanması lazım." dedi.

Türkiye'nin, İsviçre'nin Lozan kentinde 15 Ekim'de düzenlenen Suriye  toplantısında insani yardımlar için Rusya, ABD, Türkiye, Suudi arabistan, Katar  ve İran'ın Birleşmiş Milletler'le (BM) ortak bir konvoy oluşturması önerisinde  bulunduğunu anlatan Çavuşoğlu, "Bu insani önerimize BM'den güçlü destek geldi.  Bazı ülkeler de destekledi. Fakat İran ve Rusya gibi ülkeler bunu bile pazarlık  konusu yaptılar." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Suriye'de terör örgütleriyle ılımlı muhalefetin ayrışması  konusunda teknik görüşmelerin ise Türkiye'nin de içinde bulunduğu beş ülke  arasında Cenevre'de devam ettiğini belirtti.

Türkiye'nin Suriye konusunda yapıcı önerilerinin süreceğini vurgulayan  Çavuşoğlu, İran ve Rusya ile de görüşmelerin devam edeceğinin altını çizdi.

Rusya ile ilişkiler

Rusya’yla normalleşme sürecinin devam ettiğini belirten Çavuşoğlu,  "Uçak düşürme hadisesinden sonra sekiz aylık bir ara olmuştu. Sabırlı olduk ve  bunun karşılığını da aldık." dedi.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı  Vladimir Putin'in normalleşme döneminde üç defa görüştüklerini hatırlatarak,  2017'nin başında Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısının yapılmasının  planlandığını belirtti. Bu konuda hazırlıkları Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile  yürüttüklerini söyleyen Çavuşoğlu, bir hazırlık toplantısının Türkiye'de  düzenleneceğini kaydetti.

İki ülke arasında enerjiden turizme, inşaattan tarıma pek çok alanda  işbirliği olduğunu, ancak iki ülkenin anlaşamadığı konuların da olduğunu ifade  eden Çavuşoğlu, "Bunlardan bir tanesi Kırım. Biz Kırım'ın ilhakını  tanımayacağımızı daha önce de söyledik. Şimdi ilişkilerimizi normalleştirme  sürecinde yaptığımız görüşmelerde de açıkça söylüyoruz ve oradaki insan hakları  ihlallerini de gündeme getiriyoruz." bilgisini paylaştı.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin Ukrayna’nın ve Gürcistan'ın toprak bütünlüğünü  savunduğunu da her platformda dile getirdiğini belirtti.

İki ülkenin Suriye'de Esed'in kalması ya da gitmesi konusunda görüş  ayrılığı olduğunu da kaydeden Çavuşoğlu, "Bu meseleleri de diyalog içinde olup  görüşmek en yararlı yöntem diye düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

AB ile ilişkiler

Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki göç anlaşmasına değinen  Çavuşoğlu, AB'nin Türkiye'deki sığınmacılar için taahhütte bulunduğu 3 milyar  avronun çok ciddi bir miktar olmadığının altını çizdi. Çavuşoğlu, bu paranın  ihtiyaç duyan sığınmacılara ulaştırılması konusunda AB'nin daha pratik olması  gerektiğini vurguladı.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi ve  terörle mücadele konusunda da AB'nin, AB kurumlarının ve Avrupa ülkelerinin  samimiyetsizlik sergilediğini dile getiren Çavuşoğlu, "Daha ilk gece 3 buçukta  bile, siz burada Meclisi beklerken, darbenin başarısız olacağını gördükten sonra,  Cumhurbaşkanımızın çağrısı, İstanbul'da Birinci Ordu Komutanının Genelkurmay  Başkanı'nın vekili olarak yaptığı çağırılardan sonra, bu sefer 'Bu darbeciler  nasıl muamele görecek?' diye gecenin üçünde bana telefon açıp sorgulamaya  kalkanlar oldu. Onların derdinin Türkiye'ye destek vermek değil, çok farklı  olduğunu o gece de gördük." diye konuştu.

Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinden hiçbir zaman vazgeçmediğini  vurgulayan Çavuşoğlu, "Vize serbestisi konusunda beş tane kriter var. Dört  tanesini nasıl karşılayacağımız konusunda anlaştık. Bir tanesi var, terörle  ilgili mevzuatlarımızı tekrar değiştirmemizi istiyor. 15 sene içinde Avrupa  Birliği ve Avrupa Konseyi'nin tavsiyeleri doğrultusunda zaten gerçekleştirdik.  Şimdi terörün her türlüsüyle mücadele ederken bu konuda ısrar etmelerini  gerçekten anlayamıyoruz. Vize serbestisi konusunda anlaşamazsak göç anlaşmasını  da bir kenara koyacağız."

Kıbrıs'ta çözüm arayışları

Kıbrıs konusunda kritik bir aşamaya gelindiğini dile getiren  Çavuşoğlu, tarafların İsviçre'de görüştüğünü, bu toplantılar öncesinde de Kıbrıs  heyetiyle istişarelerde bulunduklarını belirtti.

Türkiye'nin, Kıbrıs müzakere sürecini desteklediğini kaydeden  Çavuşoğlu, "Umarım Rum tarafı da aynı samimiyet içerisinde olur." dedi.

İkili ve bölgesel ilişkiler

Dış politikada Balkanların ihmal edilmediğini söyleyen Çavuşoğlu, üçlü  mekanizmaların çok iyi şekilde işlediğini anlattı.

Türkiye'nin, Güney Kafkasya'da, Azerbaycan ve Gürcistan ile ilişkileri  somut projelerle daha da derinleştirdiğini ifade eden Çavuşoğlu, Azerbaycan ve  Gürcistan'ın katılımıyla kurulan üçlü mekanizmaların da Kafkasya'da çalışmalarına  devam ettiğini bildirdi.

Yukarı Karabağ ve işgal edilmiş topraklar konusunda Azerbaycan'a  desteğin tam olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, Ahıska Türklerinin, Gürcistan  anavatanına yerleşmesi için temasların devam ettiğini belirtti.

Çavuşoğlu, bugüne kadar özellikle Ukrayna'da zor şartlardan kaçmak  zorunda kalan Ahıskalıları başta Erzincan olmak üzere Türkiye'ye getirdiklerini  hatırlatarak, "Türkiye'deki yaklaşık 21 bin Ahıskalı kardeşimize de vatandaşlık  veriyoruz. Onları da hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz." dedi.

Körfez ülkeleriyle 4 yıl aradan sonra KİK toplantısının yapılmasının  önemine değinen Çavuşoğlu, serbest ticaret anlaşması müzakerelerine de  başlandığını belirtti. Çavuşoğlu, "Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimizde  biraz limonilik vardı özellikle Mısır'daki farklı görüşlerden dolayı. Nisan  ayında oraya gittim. 16 Ekim'de muhatabım Türkiye'ye geldi. İlişkilerimizi  yeniden tekrar yoluna koymak için samimi gayret sarfediyoruz." değerlendirmesinde  bulundu.

Türkiye-Mısır ilişkilerini de değerlendiren Çavuşoğlu, "Bazı  ilerlemeler var. Bakan düzeyinde temaslarımız var. Mısır Dışişleri Bakanı ile New  York'ta BM Genel Kurulunda görüştüm ama Mısır konusunda ilkeli tutumumuzu da  sürdürüyoruz." diye konuştu.

Libya'nın istikrara kavuşması için Türkiye'nin yeni yönetime çok güçlü  destek verdiğini ifade eden Çavuşoğlu, İran ile de diyaloğun her alanda  geliştiğini söyledi.

İsrail ile ilişkilerin normalleşme sürecine girdiğine dikkati çeken  Çavuşoğlu, "Anlaşmayı Meclisimizde onayladık. Önümüzdeki süreçte karşılıklı  büyükelçileri de atayacağız." dedi.

Türkiye'nin Filistinlileri yalnız bırakmadığını, yardımların devam  ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, bugüne kadar yaklaşık 500 milyon dolar civarında  yardım yapıldığını kaydetti. Çavuşoğlu, Filistin Dostluk Hastanesinin bir an önce  hizmete gireceğini, Cenin'deki sanayi bölgesi sayesinde 5 bin Filistinlinin iş  imkanına kavuşacağını anlattı.

Çavuşoğlu, Afganistan'a ve Pakistan'a verilen önem ve desteğin devam  ettiğini de söyledi.

Çin ile ilişkilerin  de iyi seyirde olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, dış  politikada Uzakdoğu ve Asya'nın ihmal edilmediğini, bu ayın sonunda Japonya'yı  ziyaret edeceğini belirtti.

Türkiye'nin Myanmarlı Müslümanlara karşı duyarsız kalmadığını  vurgulayan Çavuşoğlu, ortaklık politikası çerçevesinde Türkiye'nin Afrika  açılımının devam ettiğini ve bölgede birçok büyükelçiliğin açıldığını anımsattı.

Diplomatik temasların Latin Amerika ile de devam ettiğini anlatan  Çavuşoğlu, Kolombiya'daki barış sürecine destek verdiklerini kaydetti.

Türkiye'nin yabancı diplomatlara eğitim verdiğine dikkati çeken  Çavuşoğlu, 1 yıl içinde 194, son 12 yılda ise bin 514 yabancı diplomata  Türkiye'de eğitim verildiğini, birçok ülkenin bakanlıklarının da bilişim  altyapısını Türkiye'nin kurduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, bakanlığın bütçesine ilişkin, 2017 yılı için bütçe  teklifinin Maliye Bakanlığına 4 milyar 721 milyon 825 bin TL olarak iletildiğini,  ancak tahsis edilen 2 milyar 963 milyon 645 bin liranın bu teklifin yüzde 73'ünü  karşıladığını kaydetti.
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »