Cumhurbaşkanı Erdoğan: 15 Temmuz ilk ihanet değil ama...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz darbe girişimi elbette tarihimizde devletimize yapılmış ilk ihanet değildir. Fakat uygulanış şekliyle en sinsi ve pervasız darbe planıdır" dedi.

9 Ocak 2017 Pazartesi 16:15
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 15 Temmuz ilk ihanet değil ama...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9. Büyükelçiler Konferansı için Ankara'da  bulunan büyükelçilere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde öğle yemeği verdi. Yemekte konuşan ve  FETÖ'den aranırken kaçan eski Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan'nın ABD'de bir üniversiteye rektör olarak atanmasına sert tepki gösteren Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili "İlk değil ama en sinsi ve pervasız bir ihanettir" ifadesi kullandı.

"Birileri DEAŞ'ın terörü üzerinden İslam düşmanlığı yapıyor. Kimi Batılı siyasetçiler bu istismara sarılmış durumdalar. Avrupalı insanlarımızın ibadethane, işyerlerine yönelik saldırıların arttığına şahit oluyoruz. Açık ve net söylüyorum bunun adı ateşle oynamaktır" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle:

 Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip milletimiz için 2023 yılı bir mihenk taşıdır. Bildiğiniz gibi 2023 için iddialı hedefler ortaya koyduk ve emin adımlarla ilerliyoruz. Bizi 2053 ve 2071 vizyonuna da sıçramış olacağız.Mili seferberlik ruhuyla gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz.

Geçtiğimiz yıl bu konferans vesilesiyle sizlere hitap ederken FETÖ'ye ayrı bir yer vermiştim.15 Temmuz gecesi yaşananlar malesef dile getirdiğim endişeleri bizi haklı çıkarmıştır. Mili seferberlik ruhuyla gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz.15 Temmuz darbe girişimi elbette tarihimizde  devlete ve millete yapılmış ilk ihanet değildir. Fakat hedefleri, uygulayıcıları  ve sonuçları itibariyle bu darbe girişimi, en sinsi, en pervasız, en büyük  ihanettir. 'Himmet, hizmet, diyalog ve eğitim' diyerek, devletimiz içinde  örgütlenen, takiye yaparak kendini gizleyen, milletimizin malını, mülkünü,  evlatlarını gasp eden bu çete, tarihimizin en alçak terör eylemini  gerçekleştirmiştir.
O gece milletimiz devletine sahip çıktı ve bu darbe girişimini boşa çıkardı. Şimdi iddianameler tamamlandıkça itiraflar geldikçe ihanetin büyüklüğünü çok daha iyi anlıyoruz. Dünyaya örnek olacak bir demokrasi destanı yazdığı için milletimizle ne kadar iftihar etsek az.

KOLAY DEĞİL AMA...

Sinsi bir kanser hücresi gibi içimizde  büyüyen, son 25 yıldır dünyayı bir ahtapot gibi saran böyle bir örgütle mücadele  muhakkak kolay değildir. Bu mücadele, uzun zaman ve mesai alacaktır ama biz asla  pes etmeyecek, rehavete kapılmayacağız."

ALTIN TEPSİDE SUNULUYOR 
Darbe girişiminden sevinenler olduğunu biliyoruz. Kimler olduğunu çok iyi biliyoruz. Aynı ikircikli tavır terör örgütü mensuplarına karşı aldığımız kişilere kadar da hassasiyet gösteriliyor. Maalesef kimi Avrupa ülkelerinde mağdur gibi karşılanmakta kol kanat geriliyor.

Sığınma hakkı, Suriyeli masumlardan, Arakanlı  mazlumlardan, Afganistanlı, Afrikalı gariplerden esirgenirken FETÖ'cü ve PKK'lı  teröristlere altın tepside sunuluyor. Canını kurtarmak için bir tas çorba için  kapılarına gelenleri kovanlar, darbecilere ve azılı teröristlere sahip  çıkmaktadır. 'Dost' demeye dilim varmıyor ama en azından müttefik bildiğimiz  ülkelere yakıştıramadığımız bu tablo karşısında elbette üzülüyoruz. Bakıyorsunuz  şu anda ülkemizde kara listede olup kaçan Feto Terör Örgütünün mensubu,  Amerika'da bir üniversiteye rektör olarak atanabiliyor. Bu ne menem iştir, bu  nasıl bir şeydir? "
 
REKTÖR ATAMASINA SERT TEPKİ 

Canını kurtarmak için kapılarına gelenleri kovanlar darbecilere ve teröristlere sahip çıkmaktalar. Bu tablo karşısında elbette üzülüyoruz. Şu anda ülkemizde kara listede olup kaçan FETÖ mensubu Amerika'da rektör olarak atanabiliyor. Bu ne menem bir şeydir. Avrupa değerlerinin bu derece ayaklar altına alınmasını anlayamıyoruz.

Kamuda FETÖ ile irtibatlı büyük bir kesimi temizledik. FETÖ'nün 115 ülkede örgüte militan devşirme amacıyla okulları vardı, 6  ülkede bu okullar kapatıldı. 2 ülkede okullara el konuldu. 7 ülkede ise Türkiye Maarif Vakfı'na devredildi. Ayrıca Malezya'daki FETÖ okulları da temizlendi. Dünyayı ahtapot gibi sara bu örgütle mücadele kolay değil. Bu mücadele uzun ve zaman alıcı. FETÖ'nün süreci maniplasyon süreçlerine karşı daima uyanık olacağız. Masum ve suçluyu iyi ayrıt ederek kararlığımızı sürdüreceğiz.

PKK'LILARLA KOL KOLA EYLEM YAPTILAR

Her yıl Chareter School'larda her yıl 45 milyon dolar devşiriliyor. PKK sempazitanlarıyla kol kola eylem yapıyorlar. Her kurumumuza sızan bu yapının Dışişleri Teşkilatımızın da bazı sorunlar yaşadıklarını biliyoruz. Şahsım ve devletimizin tüm kurumları sizlerin yanınızdadır. Siz gayret gösterdikçe bizden de destek göreceksiniz. İnşallah bu belayı milletimizin başından def edeceğiz.  Tarihimizde tek bir mesele ile uğraştığımız dönem bulamayız. Bir yandan FETÖ ile cebelleşirken bir yandan da bölücü örgütle, DHKPC ile DEAŞ'la mücadele ediyoruz.

AÇIK SÖYLÜYORUM BU ATEŞLE OYNAMAKTIR

Yurt dışında yaşayan insanımız için ciddi bir  güvenlik tehdidine dönüşen 'İslam düşmanlığı' ve 'yabancı karşıtlığı' konularını  artık devletimizin öncelikli gündemine almış bulunuyoruz. Birileri DEAŞ'ın terörü üzerinden İslam düşmanlığı yapıyor. Kimi Batılı siyasetçiler bu istismara sarılmış durumdalar. Avrupalı insanlarımızın ibadethane, işyerlerine yönelik saldırıların arttığına şahit oluyoruz. Açık ve net söylüyorum bunun adı ateşle oynamaktır. Kültürel ırkçılık, endişelerimizi ciddi olarak artırmaktadır. Tüm dünyada barış ve huzurun idamesi için bu çok tehlikelidir. 

AYRIŞTIRMA ÇABALARI BAŞARILI OLAMADI

Bir yandan FETÖ ile cebelleşirken diğer yandan  da bölücü örgütle, DEAŞ'la ve DHKP-C ile mücadele ediyoruz. Bu terör örgütlerinin  amacı, ülkemizi inanç ve etnik köken üzerinden bir çatışmanın içine çekmektir.  Toplumumuzun farklı kesimlerini hedef aldıkları saldırılarla bu örgütler, Suriye  ve Irak'taki ateşi ülkemize taşımaya çalışıyorlar. Misafirlerimizi hunharca  katlederek ülkemizi bilhassa turizm yönünden yaralamak istiyorlar. Tüm  gayretlerine rağmen, tüm pervasızlıklarına rağmen, medya, siyaset, akademi  içindeki bazı kendini bilmezlerden aldıkları açık desteğe rağmen hamdolsun  şimdiye kadar bunu başaramadılar.

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ

Son dönemde DEAŞ ile mücadele konusunda,  maalesef müttefiklerimizin ve koalisyon odaklarının sınıfta kaldıklarını ifade  etmek istiyorum. Güney sınırımız boyunca bir terör koridorunun veya terör  örgütlerinin yuvalandığı kurtarılmış bölgelerin oluşmasına asla izin  vermeyeceğiz. Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda masada ve sahada olmaya  kesinlikle devam edeceğiz. Öte yandan, Irak'taki gelişmelere de kayıtsız  kalmadık, kalmıyoruz ve kalmayacağız.

SURİYE'DE ATEŞKES

Rusya ve İran'la Moskova'da düzenlediğimiz  toplantı ve diğer görüşmelerle Astana sürecinin zeminini hazırladık. Şu an devam  eden ateşkes, kırılgan olmasına, pek çok ihlallerle karşılaşılmasına rağmen, çok  önemli bir fırsat penceresidir. Uzun bir dönemden sonra Suriye'de siyasi süreç  aracılığıyla barışın sağlanması noktasında bir umut belirmiştir. Bunun heba  edilmemesi için çalışmaya devam edeceğiz.

'BEKLE GÖR'E MAHKUM EDEMEYİZ...

Dış politikamızı dar, kurumsal ve ideolojik  kalıplara, 'bekle gör'lere, 'acaba kim ne der', bunlara mahkum edemeyiz.  Stratejik etkinliği hedefleyen, girişimci ve vicdani diplomasi anlayışıyla  çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. 'Önce tedbir sonra tevekkül' diyerek önlem almalı,  devrede kalmalı, aktif çaba göstermeliyiz. Geçtiğimiz yıla, özellikle Suriyeli  kardeşlerimizin ölümü göze alarak çıktıkları o tehlikeli yolculukların son  bulması için Avrupa Birliği ile yürüttüğümüz çabalar sayesinde olumlu bir havaya  gelmiştik. Maalesef bu olumlu havanın devamı gelmedi. Avrupa Birliği'nin artık  göç mutabakatı bağlamındaki taahhütlerini yerine getirmesi, ipe un sermekten  vazgeçmesi gerekiyor.

TRUMP'A ÇAĞRI YAPTI 

Terörle mücadelede karşılaştığımız sıkıntılar, Obama yönetiminin son  yıllarda ortaya koyduğu bazı tercihlerle birleşmiş ve hem kamuoyumuzda, hem  siyasette tartışma konusu haline gelmiştir. DEAŞ, FETÖ ve bölücü örgütlerden  gelen tehditlere karşı müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri'ni kararlı, güçlü  ve tereddütsüz bir biçimde yanımızda görmek istiyoruz. Yeni Başkan Trump'ın 20  Ocak'ta görevi almasıyla, özellikle birlikte karşılıklı diyaloğu  hızlandıracağımıza inanıyorum. Bilhassa bölgesel konularda Sayın Trump ile  anlayış birliğine vararak kısa zamanda mesafe kaydedeceğimize inanıyorum.

Dünya beşten büyüktür. Avrupa da Avrupa  Birliği'nden büyüktür. Avrupa Birliği'nin tam üyelik sürecine verdiğimiz öncelik  değişmemiştir. Avrupa Birliği halen ülkemiz için stratejik bir tercihtir. Bir  taraftan bu hedef doğrultusunda adımlar atarken, Birliğin ülkemize yönelik  tutarsızlıklarına, çifte standartlı politikalarına da 'eyvallah' demeyiz. Çabalar  ancak karşılıklı olursa, adımlar iki taraflı atılırsa anlamlıdır. İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılıkla  mücadelede Türk toplumu yalnız değildir. Aynı sorunla muhatap olan diğer Müslüman  toplumlar ve göçmen gruplarla el ele verip, çok geniş bir cephede birlikte  mücadele etmeliyiz. Dünyanın her yerinde ülkemize ve vatandaşlarımıza karşı  şiddeti, terörü, nefreti teşvik ve tahrik eden mihraklarla kapsamlı bir hukuk,  halkla ilişkiler ve sivil toplum mücadelesini yurt dışında yürütmeliyiz.

 
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »