Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği 10. Konferansı'nda konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hilton Bomonti Otel'de, TBMM'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği 10. Konferansı'nda konuştu. Erdoğan Paris'teki terör yürüyüşüyle ilgili, "İsrail Başbakanı hiç utanmadan, yüzü kızarmadan, haya etmeden Paris’teki yürüyüşe katılıyor ve en ön safa geçiyor, bir de el sallıyor." dedi.

21 Ocak 2015 Çarşamba 19:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği 10. Konferansı'nda konuştu
İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
    
“Onlar işlerin aralarında istişare ile yaparlar..” ayeti bizim için geçerlidir. Bizler bu ayeti kendimize örnek almışızdır. Müslüman temsilcilerinin bir araya gelmeleri, gündemdeki konuları istişare etmeleri geleceğimiz adına eşi bulunmaz bir fırsattır. Gündemimizdeki konuları hiçbir komplekse kapılmadan açık yüreklilikle istişare etmeliyiz. Farklı dilleri konuşabiliriz, mezheplerimiz birbirinden farklı olabilir. Dinlediğim konuşmaların hepsi hemen hemen hepsi ortak aklın ürünü konuşmalardı. Hepimiz Kuran mesajları altında bir olmuş, birbirine kardeş olmuş bir ümmetin mensuplarıyız. Öyle meseleler vardır ki herkes susar sadece Kuran-ı Kerim konuşur, herkes susar sadece peygamberin hadisleri konuşur.

OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

Bizler İslam coğrafyası olarak böyle olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. İslam dünyasının üzerinde ciddi operasyonlar yapılmaktadır, Müslümanlar birbirine kırdırılmaktadır. Bu bir şeyi ortaya koymaktadır. Biz demek ki değerlerimizden uzaklaşıyoruz. Aramızdaki tüm tartışmaların bir kenara bırakılarak ortak çözüm araçlarının devreye alınması gereken biz zaman diliminde yaşıyoruz. Tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Filistin’de her gün bir insanlık trajedesi yaşanırken, hadiseye mezhep ve parti gözüyle bakmak asla insani değildir, İslam’i hiç değildir. Irak’ta her gün yapılan saldırılara bir insan gözlüğüyle değil de strateji, çıkar ve mezhep gözlüğüyle bakmak vicdani değildir

ÖLENLER MÜSLÜMAN, ÖLDÜRENLER...

Altını çiziyorum. Suriye’de 350 bin insan hayatını kaybetmişken, 7 milyondan fazla insan evinden göç etmişken, öldürülürken meseleye iktidar gözlüğüyle bakmak İslam’i değildir. Ölenler Müslüman, öldürenler kim ben de Müslüman’ım diyen bir devlet. Ülkemize sığınanlar var. Yaptığımız harcama şu ana kadar 5.5 milyar dolar.

Maalesef acı bir gerçektir. Bizler Müslüman’ınız. Bizler hesap gününe inanan insanlarız. Sünni ya da Şii olmamız gerçeği değiştirmiyor. Mutlak gerçeği değiştirmiyor. Yaptıklarımızdan olduğu kadar yapabilecekken yapmadıklarımızdan da sorguya çekileceğiz. Her birinize, vicdanınıza şunu sormak istiyorum, tüm dünyaya sesleniyorum. Filistin’de masum çocuklar ölürken bunun için sadece acı çekmek bizi sorumluluktan kurtarır mı?. Sadece vicdan azabı çekmek bizi kurtarır mı?
 
İslam adına Müslüman öldürüyor. Bırakın bizler bir defa böyle bir yetkiyi nereden alıyor diye sormak gerekir. İslam’ın içeriğinde olmayan bir terör örgütü çok açık net ortada dolaşıyor. Irak’ta olanlar ortada. Kendimizi önce check etmemiz lazım. Biz sorunlarımızı kendi aramızda bu mecliste halletmemiz lazım. Libya’nın parası mı yok, parası da var. Parası nerede? Maalesef Batı’da… Libya varlık içinde yokluk çekiyor.

TARİHTE KURDUĞUMUZ PARLAK MEDENİYETLERİ YENİDEN KURABİLİRİZ

Biz neden sorunlarımızı yabancılara bırakıyoruz, kendi aramızda çözmüyoruz. Bir elin parmakları gibi kenetlenirsek bölgemizde tüm sorunları kolayca aşabiliriz. Bunun için yeterli güce, akla sahibiz. Bizim birbirimizle konuşmak için tercümanlara ihtiyacımız yok. Biz zaten gönül diliyle konuşuyoruz. Aynı kıbleye dönen bizler her türlü mücadeleyi birlikte verebiliriz. Tarihte kurduğumuz parlak medeniyetleri yeniden kurabiliriz.

DEVREYE LAWRENCE’LAR GİRİYOR

Herkes kendi mezhebini savununca devreye Lawrence’lar giriyor. Müslümanlar sustuğunda her mezhep diğerine yapılana tepkisiz kaldığında devreye fitneciler, teröristler giriyor. Dünya beşten büyüktür. Bu beşin içinde bir tane İslam ülkesi var mı? Yok Böyle bir adalet olabilir mi? Artık farklı bir dünyadayız.

SİYASETÇİ HAYATI SÜREKLİ GÜNCELLEMEK DURUMUNDADIR

Siyasetçi hayatı sürekli güncellemek durumundadır. Güncelleyemiyorsanız siyasetçi olamazsınız.

ARTIK BM GÜVENLİK KONSEYİ’NİN REFORME EDİLMESİ ŞARTTIR

Artık BM Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi şarttır. Kiminle konuştuysanız “Haklısınız” diyorlar ama bir şey yapılmıyor. BM’nin neredeyse üçte birini İslam ülkeleri temsil ediyor. Söz sahibi miyiz hayır…

SÖZÜMÜZ GEÇMİYOR

Oturdular, konuştular ve dağıldılar sözü vardır. Konuşup dağılırsak bir anlamı yok. 56 üyeyiz BM’de sözümüz geçmiyor bunu sorgulamayacak mıyız? BM’de temsil hakkını kimse vermeyecek, istiyorsak biz alacağız. Eğer hakkımızı vereceklerini beklersek. Daha çok bekleriz.
 
Teröristler İslam coğrafyasının sözcüsü ve temsilcisi değildir, hiçbir zaman da olmayacaktır. Kim oldukları, kimin maşası olduğu  bilinmeyen terör eylemleri Müslümanları bağlamaz, İslam ülkelerini bağlamaz. Terörist ve Müslüman kavramlarını kasıtlı olarak yan yana kullanmak İslam dünyasına yapılan en büyük hakarettir, en büyük saldırıdır. İslamofobi olayı Batı’da nasıl gelişiyor. 11 Eylül olaylarından başlayın bugüne gelelim. Camilerimize Nazi topluluğunun temsilcileri değişik hayvan figürleri çizmek suretiyle hakaret ediyorlar. Bu saldırılar bununla kalmıyor, kundaklıyorlar, yakıyorlar. Bunlar tahrik değil de nedir?

FRANSA’DA YAŞANAN OLAYLAR

Bu malum dergi… Sevgili Peygamberimizi karikatür malzemesi yapmasını kimse açıklayamaz. Fikir özgürlüğü kapsamında da ifade edemez. Zira kalkıp da bir dinin önderine kimsenin saldırma hakkı yoktur. Fikir özgürlüğündeki de yeri yoktur. Öldürenler kim? Fransız vatandaşı ama Müslüman olduğu söyleniyor. Bunlar 17 ay hapishanenizde yattı, çıktıktan sonra neden takip etmediniz? Sizin istihbarat servisiniz çalışmıyor mu? Fransız vatandaşları olarak bu eylem işlenmiştir. Ama Müslümanmış…

Bir Müslümandan böyle bir eylem görmek isteğimiz olmaz. Bunun sebeplerini araştırmak, bulmak Fransa’nın görevidir. Türkiye olarak 30 yıldır terörle mücadele ediyoruz, bu konuda Batı’yı defalarca uyardık. En ufak bir gelişme yok
Fransa’da yapılan saldırılar tahmin edersiniz ki bir sürpriz değil. Şiddetin bu kadar yaygınlaştığı bir ortamda dünyanın hiçbir ülkesi güvende olmaz.

BİR DE UTANMADAN EL SALLIYOR

İslam coğrafyasından onca insan ölürken dünyada güvenlikten bahsedilemez. İsrail Başbakanı hiç utanmadan, yüzü kızarmadan, haya etmeden Paris’teki yürüyüşe katılıyor ve en ön safa geçiyor, bir de el sallıyor. Bu mudur terörle mücadele. İsrail katlettiği gazetecileri nereye koyacaksınız. Eğer onlar sadece karitatüristleri terör mağduru kabul ediyorlarsa bir örnek vereceğim. Naci El ali.. Londra’nın ortasında katletildi, Kimse buna çıkıp da sanata kurşun demedi. Karikatüristler için yürüyüş yapalım ama adil olalım. Aklı olan herkes oynanan oyunu çok net görüyor. Paris saldırısının ardından saldırıyı değil Müslümanlığı konuşmak, İslam’ı konuşmak terörün üzerini örtmektir. PEGIDA yürüyor, yönetimler ne yapıyor dünya samimi olmalı.

İSLAM PEYGAMBERİ TÜM MÜSLÜMANLARIN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR

İslam peygamberi tüm Müslümanların kırmızı çizgisidir. İnsanları karikatür çizdiler diye katletmek nasıl terörse, peygamberi resmetmek, insanları tahrik edici eylemler yapmak da en az o kadar terördür. Çözemeyeceğimiz bir sorunumuz yoktur. Gün kişisel çıkarları, mezhep çıkarlarını öne çıkarma günü değildir. Kuran aydınlığından kardeş olma günüdür. Aracıları kaldırdığımızda ülkelerimize ve bölgemize dair her meseleyi aşabileceğimize inanıyorum. İslam. dünyası üzerinde çok ciddi oyunlar var, çok ciddi operasyon var. Allah tüm Müslümanları korusun.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »