Duvarların ardındaki tarih

Mezarlar, heykeller ve benzer sanat eserleriyle donatılmış durumda. O yüzden zaten Şişli Rum Mezarlığı, tarihi simgeleyen bir park, kaybolmaya yüz tutan Rum cemaatinin gerçek anlamda heykel ve mimarlık müzesi olarak tanımlanıyor.

24 Kasım 2014 Pazartesi 19:16
Duvarların ardındaki tarih
Cumhuriyet'ten Zuhal Aytolun'un haberine göre İstanbul Rum cemaatinin en büyük mezarlığı olan Şişli Rum Ortodoks Mezarlığı, tüm heybetiyle şehrin en merkezi yerinde... Her gün önünden binlerce kişi geçiyor. Ancak duvarların ardında nasıl bir kültürel zenginliğin ve güçlü bir tarihin yattığını bilen az.

Beyoğlu Rum Cemaati Vakfı’nın, mezarlığı konu alan “Bu Dünyadan Göçenler Yalnız Unutulduklarında Ölürler” belgeseli önceki gün İstanbul’daki ilk gösterimini İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yaptığında, meraklı ve ilgililer için belgeselin ne kadar büyük bir cevher sunduğunu düşünmeden edemiyor insan.

Ekümenik Patrikliğin himayesi altında gerçekleştirilen gösterime Ekümenik Patrik I. Bartholomeos da katıldı. Hem Rum kültürünün zengin eserlerinden söz edildi, hem de mezarlığın öneminden... Keza belgesel de bu kültürel malzemeyi çok iyi aktarıyor seyirciye.

Angeliki Aristomenopoulou tarafından yönetilen, senaristi Nikos Mihailidis olan, seslendirmesi Sia Kosioni tarafından yapılan, Mimi Plessa’nın müziklerinin kullanıldığı belgeselin yapımcılığını White Room Productions üstlenmiş.

Bölgenin en büyük yeşil alanlarından biri belki de Şişli Rum Mezarlığı. Karşısında da manidar bir şekilde Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi yükseliyor. 38 dönümlük bir alanda yer alıyor, iki asırdır da burada.

Çeşitli dönemlerde saldırıya maruz kalan ve özellikle 6-7 Eylül olaylarında büyük tahribata uğrayan mezarlık için 2010 yılında başlatılan projeyle yeniden eski görkemli haline geri döndürüldü.

Beş yıl önce, Ekümenik Patrikhane ile Beyoğlu Rum Cemaati’nin başlattıkları çalışma sonucunda, mezarlıktaki anıt statüsünde 40 mezarın restorasyon, bakım ve onarımı tamamlandı.

Ana kapıdan girdiğinizde sağlı sollu mezarların arasında Skilici ailesinin bağışlarıyla yapılan Şişli Metamorfosi Sotiros Kilisesi karşınıza çıkıyor. Şimdilerde artık kullanılmayan kilisenin dış cephesini kaplayan mozaikler ile kiliseyi çevreleyen duvarlarında Skilici ailesinin fertlerini temsil eden sekiz aziz dikkat çekiyor.

Ana yolun biraz ilerisinde küçük bir kilise daha var. Batı tarafındaysa ölülerin kemiklerinin saklandığı bir yapı yer alıyor. Mezarlık, Antik Yunan ve Batı’dan esinlenmiş anıtlarla süslü.

Köklü ailelerin mezarları var

Sanat eseri değerindeki bu mezarların en eskileri Tanzimat döneminde yapılmış. Burada eski ve köklü büyük Rum ailelerinden olan Zarifi ve Mavrokordatos ailelerinin fertleri yattığı gibi, Tanzimat sonrası özgürleşme döneminde yaşamış pek çok Rum tüccar, bilim insanı, banker ve sanatçı gibi toplumun her kesiminden yer alan kişilerin de mezarları yer alıyor.

Mezarlar, heykeller ve benzer sanat eserleriyle donatılmış durumda. O yüzden zaten Şişli Rum Mezarlığı, tarihi simgeleyen bir park, kaybolmaya yüz tutan Rum cemaatinin gerçek anlamda heykel ve mimarlık müzesi olarak tanımlanıyor.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »