Eğitim Sen'in terk ettiği Milli Eğitim Şurası bitti

MİLLİ Eğitim Bakanlığı'nca Antalya'da düzenlenen 19'uncu Milli Eğitim Şurası'nda, dört ana başlık altında 3 gün süren komisyon toplantıları ardından Genel Kurul görüşmelerine geçildi.

6 Aralık 2014 Cumartesi 21:53
Eğitim Sen'in terk ettiği Milli Eğitim Şurası bitti


Antalya'nın Manavgat İlçesi'ndeki Lykia World Hotel'de 2 Aralık Salı günü başlayan 19'uncu Milli Eğitim Şurası'nda bugün Genel Kurul görüşmelerine geçildi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Yükseköğretim Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'ın da katılımıyla ilk Genel Kurul görüşmesi 'Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri' konusunda yapıldı. Bu başlıkta komisyonda kararlaştırılan konular Genel Kurul'da görüşüldü. Genel Kurul'da bu alanda kabul edilen kararlar şöyle:

- İlkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıflara zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin konulması, - Okul öncesinin oyun temelli olması ve değerler eğitimi önerisi

- İlkokullarda sabahçı- öğlenci şeklinde uygulanan ikili eğitim- öğretim yerine tekli eğitime geçilmesi,

- İlkokullarda haftalık ders saatinin 35'den 30'a indirilmesi (25 saati zorunlu, 5 saati serbest etkinlikler)

- Serbest etkinlik saatlerinin veli- öğrenci talepleri de dikkate alınarak okul idaresince belirlenmesi,

- Görsel Sanatlar ve Müzik derslerinin haftada en az 2'şer ders saati olması,

- Trafik Güvenliği ve İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi derslerinin haftalık ders çizelgesinden kaldırılması,

- Trafik Güvenliği dersi konularının Hayat Bilgisi dersi içinde, İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi dersi konularının da Sosyal Bilgiler dersinde verilmesi,

- İlkokulda okuma kültürünün kazandırılmasına yönelik ekinlikler yapılması

- Fen Bilimleri dersinin adının Fen Bilgisi olarak değiştirilmesi ve Fen Bilgisi dersiyle Sosyal Bilgiler derslerinin ilkokul 4'üncü sınıftan itibaren programa eşit bir şekilde dağıtılması,

- Taşımalı eğitim yapan ilkokullarda 30, ortaokullarda 35 saat ders olduğundan servis ve güvenlik sorunu çıkmaktadır. Bu nedenle dersleri erken biten ilkokul öğrencileri için etüt saatinin konulması,

- İlkokullardaki serbest etkinlikler için uygulama kılavuzu hazırlanması,

- Ortaokullarda da ikili eğitime son verilmesi ve tekli eğitime geçilmesi,

- Ortaokullarda 5, 6 ve 7'nci sınıflarda birer saat rehberlik dersinin konulması,

- Ortaokullarda okutulan T.C. İnkilap Tarihi Atatürkçülük dersi programının gözden geçirilerek güncel anlayışlar ve yöntemler doğrultusunda yeniden yazılması,

- Dil ve Anlatım dersiyle Türk Edebiyatı dersleri birleştirilerek Türk Dili ve Edebiyatı şeklinde olması.

DEĞİŞİKLİĞE UĞRADI

Eğitim Bir Sen'in tüm liselerde zorunlu olmasını istediği Osmanlı Türkçesi dersi, Genel Kurul'da değişikliğe uğradı. Bu dersin İmam Hatip liseleri ve Sosyal Bilimler liselerinde zorunlu, diğerlerinde ise seçmeli olması kararlaştırıldı.

REDDEDİLDİ

Eğitim Sen temsilcileri, ilkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıflara zorunlu din dersi kararının  çekilmesini, AİHM kararına uyularak zorunlu din dersinin kaldırılmasını önerdi ama kabul edilmedi. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi programında Alevilik'e ilişkin içeriğin geliştirilmesi önerisi de reddedildi.

Genel Kurul'da alınan kararların tamamı tavsiye kararı niteliğinde ve bu kararlara ilişkin son kararı Milli Eğitim Bakanı verecek.
 
'ALKOLLÜ İÇKİ VE KOKTEYL HAZIRLAMA DERSİ'NİN KALDIRILMASI KABUL EDİLDİ

'Alkollü İçki ve Kokteyl Hazırlama' dersinin kaldırılmasına yönelik komisyonda Eğitim Bir Sen'in dün öğleden önce reddedilen ve öğleden sonra yeniden gündeme getirilerek kabul edilen teklifi, Genel Kurul'da kabul edildi. Anadolu Turizm ve Otelcilik Meslek liselerinde 10'uncu sınıftan itibaren staj amacıyla tesis ve kurumlara gönderilen öğrencilerin alkollü içki ve servisi yapılan ya da alkollü içecek hazırlanan bölümlerde staj faaliyeti yapmaları kaldırıldı.
 
HER İLİN KENDİ DERSİ OLACAK

'Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri' ana başlığı altındaki Genel Kurul'da kabul edilen öneriler arasında İmam Hatip liselerinde seçmeli Farsça dersi konulması ile 'Kutlu Doğum Haftası', 'Muharrem Ayı' ve 'Aşure Günü'nün belirli gün ve haftalar kapsamına alınması da bulunuyor. Yine liselerde haftada 1 saat olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin de 2 saatte çıkartılması kararlaştırıldı. İlkokulda 'Serbest Etkinlikler' dersinin 1 saatinin 'İstanbul Dersi' gibi her ilin kendini anlatacağı şekilde verilmesi kararlaştırıldı. Böylece her ilde, o ilin anlatılacağı bir ders saati olacak. 'Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri' konulu Genel Kurul toplantısı sona erdi.

EĞİTİM- SEN'DEN TEPKİ

Eğitim Sen eğitim uzmanı Dr. Erkan Aydoğanoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretim Genel Müdürlüğü'nün her iki konuda da yumuşatılması yönünde verdiği önergelere rağmen kabul edilen ilkokulların ilk üç sınıfında din dersi zorunluluğu getirilmesiyle ve turizm meslek liselerinde alkollü içki ve kokteyl hazırlanması dersinin kaldırılmasına tepki gösterdi.

Komisyonda ilkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıf öğrencilerine zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi verilmesinin kararlaştırıldığını belirten Dr. Erkan Aydoğanoğlu, şöyle dedi:

"Biz bu konuda, çocukların somut düşünme aşamasının 10'uncu yaşlarda tamamlandığı ve bu nedenle zorunlu din dersi önerisinin tamamen çekilmesi gerektiğini önerdik. AİHM kararına uyularak tüm zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, devletin bütün inançlara karşı tarafsız olması gerektiğini, yıllardır Türkiye'de sünni ve hanefi mezhebi inançları doğrultusunda din dersleri verildiğini ve bunun doğru olmadığını, pedagojiye aykırı olduğunu belirttik. Ama önerimiz kabul edilmedi."

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretim Genel Müdürlüğü'nün de yumuşatıcı bir öneri verdiğini anlatan Aydoğanoğlu, "Dedi ki 'ilkokul 1'inci sınıfta olmasın 2 ve 3'üncü sınıflarda olsun' şeklinde. Bakan da bu doğrultuda böyle olması gerektiği, olabileceğini anlatmaya çalıştı ama yine de reddettiler. Salon şuan dinle alakalı ne gelse onaylıyor" diye konuştu.

Alkollü içecek hazırlanmasıyla ilgili dersin kaldırılmasına ilişkin de zaten o okullarda şu anda renkli sularla bu derslerin yapıldığını kaydeden Aydoğanoğlu, "Salonun öyle bir havası varki bazı konularda Eğitim Bir Sen'le Milli Eğitim bakanı çatışıyor gibi gösterilmeye çalışılıyor ama genele bakıldığında ikisinin de istediği gibi düzenlemeler çıkıyor" dedi.

EĞİTİM SEN, ŞURAYI TERKETTİ

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Antalya'da devam eden 19'uncu Milli Eğitim Şurası'nda, 'Öğretmen Niteliğinin Artırılması', 'Eğitim Yöneticilerinin Niteliğinin Artırılması' ve 'Okul Güvenliği' konularının komisyon kararları da Genel Kurul'da görüşülerek tamamlandı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın da katıldığı toplantılarda sendika temsilcileri arasında bazı konularda tartışmalar da görüldü.

Genel Kurul'un Okul Güvenliği başlığı altındaki konuları görüşmesi sırasında Eğitim Sen temsilcileri şuranın hak ve özgürlükleri yok sayan kararlar alamayacağını belirterek şurayı terketti. Eğitim Sen Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, şurada hak ve özgürlükleri yok sayan kararlar alındığını ve sendikal faaliyetlerin okul ve ders saatleri içinde yapılamayacağı yönündeki kararın bir suç olduğunu söyledi ve buna tepki olarak şurayı terk ettiklerini açıkladı. Esen, Eğitim Sen olarak şuranın kendileri için artık bittiğini dile getirdi.

KONTENJANLAR AZALTILACAK

Genel Kurul görüşmelerinde öğretmen niteliğinin artırılmasına ilişkin alınan komisyon kararlarının tamamı kabul edildi. Bakan Avcı'nın, Doğu ve Güneydoğu'daki gibi bölge illerinde çalışan öğretmenlere ekonomik teşvik ile ilgili çalışma yapılacağını açıkladığı Genel Kurul'da alınan kararlar şöyle:

- Sınıf öğretmenlerinin maaş karşılığı haftada 18 saat derse girmesi 15 saate indirilerek, branşla eşitlenecek.

- Milli Eğitim Akademisi kurulacak.

- YGS/LYS sıralamasında başarılı olan ve öğretmenlik mesleğini ilk üçte tercih eden öğrencilerin teşvik edilmesi, lisans öğrenimleri süresince akademik başarılarını sürdürmeleri kadıyla burs ve barınma desteği sağlanacak.

- Öğretmenlere 4 yılda 1 yıl yıpranma payı hakkı tanınacak.

- Rotasyon kaldırılacak.

- Ek gösterge 3 bin 600 TL'ye çıkartılacak.

- Öğretmenlik mesleğine akademik, sosyal, psikolojik açıdan uygun olmayan öğrencilere diğer fakülte ve bölümlere yatay ve dikey geçiş imkanları sunulacak.

- Eğitim fakültelerinde öğrenci kontenjanları azaltılarak öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayıları dünya ölçütleri gözönüne alınarak yeniden düzenlenecek.

- Fatih Projesi'ne ilişkin teknolojiler öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarında kurulacak ve öğretmen adaylarına bu teknolojilere ilişkin temel bilgi ve beceri kazandırılacak.

- Öğretmenlerin özlük haklarına yönelik olarak öğretmenlerin ek ders ücretleri artırılacak.

KADIN YÖNETİCİYE POZİTİF AYRIMCILIK

- Yönetici pozisyonlarına atamalarda kadın yönetici lehine pozitif ayrımcılık getirilecek.

- Okul ve kurum türlerinden kaynaklanan kadın yönetici lehine pozitif ayrımcılık tüm okullarda genişletilerek uygulanacak.

- Okullar için her yıl somut performans ölçütlerine dayalı bir okul karnesi oluşturulacak.

- Yönetici görevlendirmeleri eğitim- öğretim yılı başlamadan önce tamamlanacak.

- Okul- kurum yöneticiliği görev olarak görülmeli ve belirli bir süre ile sınırlandırılmalı.

- Okul müdürleri, belirli bir süre görev yapmış müdür yardımcıları arasından seçilmeli.

- Okul yöneticilerinin merkezi olarak yapılan yazılı sınavda başarılı olmaları şartı aranacak.

- Bölgesel ve yerel özellikler dikkate alınarak başta dezavantajlı bölgeler olmak üzere yönetici atamalarında pozitif ayrımcılığa dayalı özendirici önlemler alınacak. Bu bölgeler için tecrübeli, akademik donanıma sahip okul yöneticileri görevlendirilecek.

OKULLARA MAVİ BAYRAK OYLANMADI

Okul ve ders saatleri sırasında sendikal eylemlerin yapılamamasına ilişkin öneriye tüm sendikalar itiraz etti. Ancak tüm sendikaların itirazlarına rağmen öneri kabul edildi. Sendika yöneticileri bu kararla suç işlendiğini savundu. Okullarda güvenli okul olduğunu gösteren bir işaret olarak mavi bayrak asılmasına yönelik öneri komisyon kararı oylanmadan metinden çıkartıldı. 
 
BAKAN AVCI ŞURAYI DEĞERLENDİRDİ

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 19'uncu Milli Eğitim Şurası'nın uzun bir çalışma istişare maratonu ardından sona erdiğini söyledi. Genel Kurul ardından yaptığı değerlendirmede şuranın çok canlı ve verimli tartışmalara sahne olduğunu kaydeden Bakan Avcı, "Bu tartışlar, değerli katılımcıların eğitim dünyasının sorunlarına ne kadar hassas olduğunu bir kere daha gösterdi" dedi. Burada el birliği ve gönül birliği içinde eğitim sisteminin bundan sonraki rotasını belirleyecek, gelecekte alınacak kararlara ışık tutacak çok önemli tavsiye kararları alındığını belirten Bakan Nabi Avcı, şöyle konuştu:

"Bu şuranın diğer şuralardan en önemli farklarından biri şura gündeminde olmayan ve hazırlık raporlarında belirtilmeyen konuları çok fazla görüşülmemesi. Aslında metinde görüşülmemesi diye yazıyor ama çok fazla görüşülmemesi bu bağlamda hazırlık ve görüşmelerinin çok büyük ölçüde gündem konularına yönelik olmasıydı. Bu yöntemini kabul edilen tavsiye kararlarını isabetini ve önemini arttırdığını düşünüyorum."

Türkiye'de her sorunun çözümünün eğitimden beklendiğini, bu beklentinin trafikte hareketsiz kalan sürücüden daha yüksek ekonomik performans hayal eden iktisatçıdan, futbol seyircisinden şikayet eden futbol adamına kadar geniş olduğunu belirten Bakan Avcı, “Ülkenin sosyo-ekonomik eşitsizliklerini çözümü de şehir parklarının temizliği de eğitim sayesinde gerçekleşecek. İşsizlik de eğitim marifetiyle ortadan kalkacak. Yani eğitimden beklentiler çok büyük" dedi.

Beklentilerin herhangi bir eğitim sisteminin tek başına çözemeyeceği kadar büyük olduğunu dile getiren Bakan Avcı, bu durumdan şikayetçi olmadığını söyledi, “Aksine her çözümün bakanlığımızdan beklenmesinden memnunum" dedi.

Her çareyi eğitimden beklemenin toplumun bütün kesimlerin birleştiği nadir ortak konulardan biri olduğunu belirten Bakan Avcı, "Müştereklerimiz bir oksimoron gibi duruyor ama buna ihtiyaç var. Müştereklerimizin olması önemli" dedi. Daha çok ortak iştirak edilen konular üretilmesi gerektiğini, ayrıca var olanını muhafaza edilmesi gerektiğini dile getiren Bakan Avcı, "Böyle bir hususta mutabık olmak toplumun iyimserliğinin, geleceğe ümitle bakıyor olduğunun, geleceği barışçıl bir yolla inşa etme kararlığın göstergesi. Problemlerimizi dövüşerek çözmek konusunda da mutabık olabilirdik. Öyle değiliz. Eğitim gibi bir enstrümanla çözmek istiyoruz" diye konuştu.

"EĞİTİM SADECE OKUL DEĞİLDİR"

Her sorunun eğitimle çözülmek istenmesinin iyi bir şey olduğunu belirten Bakan Avcı, şunları söyledi:

"Eğitime bu kadar büyük görevler biçiyorsak onu okulla sınırlandırmamız da gerekir. Eğitime daha yaygın, işlek, güçlü enstrümanlar sağlamalıyız. Eğitimi sadece okul,okul yıllarıyla sınırlandırmamalıyız. Mustafa Kemal'in Sakarya Muharebesi sırasında dediğinden ilham alacak olursak hattı eğitim olmamalı sathı eğitim olmalı. Yani hayatın bütün alanları, günün bütün zamanları eğitim amacıyla değerlendirilebilmeli. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı olarak çok çaba harcıyoruz ama alacağımız çok yol var."
 
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »