Emrullah İşler'den Cumhurbaşkanlığı yorumu

Başbakan Yardımcısı İşler, muhalefetin, "Sayın Başbakanımızın şu an görevinden istifa etmesini gerektiren herhangi bir kanuni zorunluluk bulunmamaktadır" dedi.

4 Temmuz 2014 Cuma 2:35
Emrullah İşler'den Cumhurbaşkanlığı yorumu
360 Televizyonunda "Ankara Hattı" programında soruları yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Irak'taki TIR şoförlerinin serbest bırakılmasını "sevindirici" bir gelişme olarak nitelendirdi.

Tır şoförlerine "geçmiş olsun" dileğinde bulunan İşler,  Musul'da alıkonulan konsolosluk görevlileri ve diğer çalışanların de serbest bırakılması için çalışmaların sürdüğünü, hükümet olarak gerekli girişimlerde bulunduklarını söyledi.

"En çok sayın Başbakanımıza yakışır"

İşler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine de son derece mutlu olduğunu, kendisi açısından bir burukluğun söz konusu olmadığını belirtti.

Erdoğan'ın herhangi bir yere gitmediğini, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu vurgulayan İşler, ilk defa bir cumhurbaşkanının halk oyuyla seçileceğini anımsattı.

Başbakan Yardımcısı İşler, daha önce dile getirdiği "Halkın seçeceği ilk cumhurbaşkanı olmak en çok sayın Başbakanımıza yakışır" sözlerini anımsatarak, 3 Kasım 2002'den bu tarafa yeni bir Türkiye'nin inşa edildiğini, bu Türkiye'nin mimarının da Başbakan Erdoğan olduğunu kaydetti. İşler, "Dolayısıyla bu yeni Türkiye'nin bir doğal sonucu olarak, halkın cumhurbaşkanını doğrudan seçme meselesiyle karşı karşıyayız" dedi.

Geçmişte Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hep sıkıntılı olduğunu, bazı oyunlar oynandığını ve dayatmalar yapıldığını anımsatan İşler, referandum sonucu halkın "artık söz bizde" demesiyle Cumhurbaşkanının halk oyuyla seçileceğini anımsattı.

Artık halkın istediği adayın cumhurbaşkanı olacağını ifade eden İşler, "Halkın seçeceği cumhurbaşkanı da elbette ki çok daha farklı konumda olacak Çankaya'da. Parlamentonun seçtiği bir cumhurbaşkanı ile halkın seçtiği bir cumhurbaşkanının itibarı, davranışı, tavırları, yetkisi olsun elbette ki çok daha farklı olacak. Etki bakımından da çok daha farklı olacak" diye konuştu.

İşler, anayasaya göre cumhurbaşkanının yetkilerinin fazla olduğuna işaret ederek, "Sayın Başbakanımız da 'Cumhurbaşkanı seçildiği takdirde yetkimi kullanacağım' dedi ama anayasanın kendisine tanımış olduğu hudutlar içerisinde bu yetkiyi kullanacak" ifadesini kullandı.

"Yasa gereği zorunluluk yok" 

Muhalefetin, "eşit bir mücadele olmayacağını" ileri sürerek, Başbakan Erdoğan'ın istifasını istemesiyle ilgili değerlendirmesi de sorulan İşler, şunları kaydetti:

"Kesinlikle öyle değil. Bir defa bizim seçim sistemimize baktığımız zaman, genel seçimlere gittiğimizde başbakan görevinden istifa ediyor mu? Etmiyor. Son 10 gün seçim yasakları başladığı zaman bu yasaklara uyuyor. Şimdi cumhurbaşkanını halk seçecek, ilk defa seçilecek. 5 yıl sonra cumhurbaşkanı seçeceğimiz zaman mevcut cumhurbaşkanı aday olursa istifa edecek mi? Yine istifa etmeyecek." 

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili kanuna göre, kimlerin istifa edip etmeyeceğinin gayet açık bir şekilde ortada olduğuna dikkati çeken İşler, devlet memurlarının adaylık halinde görevlerinden istifa etmelerinin söz konusu olduğunu anımsattı.

Yerel seçimlerde aday olan milletvekilerinin de bu görevlerinden istifa etmediğini anımsatan İşler, "Çıkarmış olduğumuz yasada başbakanın olsun milletvekilerinin, bakanların böyle bir adaylık söz konusu olursa görevinden istifa etmesini gerektiren bir zorunluluk yok yasa gereği" şeklinde konuştu.

İşler, Anayasa Mahkemesinin bu yasa hükmüyle ilgili iptal istemini reddettiğini anımsatarak, "Dolayısıyla Sayın Başbakanımızın şu an görevinden istifa etmesini gerektiren herhangi bir kanuni zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu şekilde seçimlere kadar da devam edecektir" dedi.

"AK Parti'de, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesi halinde genel başkanlık ile başbakanlığın ayrı isimlerde olmasının mümkün olup olmadığı" da sorulan İşler, AK Parti'nin kurumsal bir parti olduğuna dikkati çekti.

"Düşüş beklemiyorum"

13 yıllık geçmişi olan AK Parti'nin tecrübesinin büyük bölümünü, 12 yıllık iktidarı döneminde kazandığını ve kurumsallaşttığını kaydeden İşler, AK Parti'de ortak akla önem verildiğini vurguladı.   

İşler, "Karizmatik lider olarak Erdoğan, köşke çıktıktan sonra ne olacak?" sorusunun gündeme geldiğini ifade ederek, şunları söyledi:

"Öncelikle biz prensip olarak şu an cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanmış durumdayız. Cumhurbaşkanı seçilene kadar AK Parti'de 'Şu isim olsun, bu isim olsun' kesinlikle böyle bir tartışmaya girmeyiz. Ama AK Parti'nin kurumsal kimliğinden hareketle, Allah'ın izniyle bu yeni dönemde de AK Parti yeniden yoluna hızlı bir şekilde devam edecek ve yeni Türkiye'nin inşası konusunda kesinlikle duraksama olmayacak. AK Parti'de ikilik hiç bir zaman olmaz. Bugüne kadar olmadı bundan sonra da olmayacağını düşünüyorum."

"AK Parti'de, Erdoğan'dan sonra bir düşme bekler misiniz?" sorusu da yöneltilen İşler, "Ben bir düşüş beklemiyorum doğrusu. AK Parti yoluna inşallah devam edecek" dedi.

İşler, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesi halinde de doğal liderleri olarak varlığını sürdüreceğine işaret ederek, düşüş değil tersine oy oranında artış olabileceğini söyledi.

Anayasayı değiştirecek güçle tekrar iktidara gelme hedeflerinin olduğunu belirten İşler, milletvekili sayılarının 330'un üstüne çıkması gerektiğini söyledi.

AK Parti'nin birlik ve beraberliğin korunmasının önemini vurgulayan İşler, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı için atılan imzaların da bunun göstergesi olduğunu belirtti.

17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarından sonra AK Parti'ye yönelik mühendislik çalışması yapıldığını anımsatan İşler, partiden ayrılanlar olduğunu ancak büyük kitlenin durduğunu ve bu büyük kitlenin Erdoğan'ın adaylığı için firesiz imza verdiğini söyledi.

"2015 sonrası anayasa değiştirecek çoğunluk elde ederseniz ilk işiniz başkanlık sistemi mi?" sorusuna da yanıt veren İşler, "Bunu tabii ki o zaman görüşeceğiz ama halkın seçeceği bir cumhurbaşkanı olduğu zaman dolayısıyla sistemde bir takım değişiklikler yapılması gerektiği bir zaruret" dedi.

İşler, Anayasa Uzlaşma Komisyonuna bununla ilgili bazı teklifleri olduğunu ancak muhalefet partilerinin olumlu tavır sergilemediğini anımsatarak, "Biz parti olarak şuna inanıyoruz, halkın doğrudan seçtiği bir cumhurbaşkanı olursa anayasada buna göre bir değişiklik yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer Allah o günleri gösterirse o zaman tabii ki anayasa konusunda da adımlar atılacaktır diye düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

İşler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması durumunda, halkın arasında olacağını ve kendilerinin de onun 12 yıllık tecrübelerinden faydalanacaklarını anlattı.

İşler, "Tabii ki Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı olduğu zaman AK Parti'ye gelip toplantılara katılacak değil. Bunların başka formülleri ve iletişim kanalları olacak ve görüş alışverişinde bulunulacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması ile 3 dönem yasağının kalkmayacağını ve bunun devam edeceğini söyleyen İşler, AK Parti'nin ilke partisi olduğunu ve bu kararın da ortak akılla alındığını kaydetti. İşler, Erdoğan'ın da ilke adamı olduğunun altını çizerek, "Erdoğan'ı Erdoğan yapan vermiş olduğu sözde durmasıdır. Nitekim kararlı tutumunu sergiledi ve 3 dönem kuralından taviz verilmeyeceğini ortaya koydu" dedi. 

İşler, 2007 yılında, genel seçimlerin 5 yılda bir yerine 4 yılda bir yapılması kararının alındığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi, genel seçimlerin 5 yılda bir yapılması kararı parlamento tarafından alınabilir" şeklinde konuştu.

Baskın erken seçim iddiası

Muhalefetin baskın erken seçim beklentisi içinde olduğunun belirtilmesi üzerine İşler, şu anda da istikrarlı bir dönem yaşandığı için böyle bir şeye ihtiyaç bulunmadığını kaydetti.

Başbakan Yardımcısı İşler, Erdoğan'ın ilk turda yüzde 55 oy alarak cumhurbaşkanı seçileceği kanaatinde olduğunu dile getirerek, milletin, kaliteyi ve değerli olanı gördüğünü ve Başbakan Erdoğan'ın verdiği mesajları milletin çok net bir şekilde aldığını söyledi. 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik'in cumhurbaşkanı için kullandığı "Güçler arasında orkestra şefi" tanımlamasını nasıl değerlendirdiğine dair bir soruya ise İşler, "Sözcümüzün söylediği gayet doğru. Anayasanın kendine verdiği yetki de odur. Erkler arasında uyumu sağlamaktır cumhurbaşkanının görevi. Sayın Başbakanımız tabii ki bir orkestra şefi gibi, başbakanlıkta edindiği tecrübe ile bu işi devletin başında durarak ülkemizi yönetecektir. Elbette hükümet görevini yapacak. Sayın cumhurbaşkanı da seçildikten sonra görevini yapacaktır" cevabını verdi. 

İşler, cumhurbaşkanı ile başbakan arasında seçilme yöntemleri dolayısıyla çatışma çıkıp çıkmayacağına dair soru üzerine, "Ben yeni dönemde çatışma olmayacağını düşünüyorum. Geldiğimiz nokta bunun için önemli. Anayasa değişikliğini bunun için istiyoruz. Neticede insan faktörü öne çıkıyor. Her insanın egosu vardır. İnsanlar arası huzursuzluklar, anlaşmazlıklar çıkabilir. Başbakanımız, cumhurbaşkanı olduktan sonra AK Parti'nin başbakanı ile arasında hiçbir sıkıntının yaşanmayacağını düşünüyorum. Sıkıntı olmaz. Ama sistem ileride iktidarda AK Parti olmadığı zaman bu kadar düzgün işlemeyebilir" değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan'ın, Çankaya Köşkü'ne çıkması durumunda Çözüm Sürecinin tıkanıp tıkanmayacağının belirtilmesi üzerine İşler, adaylık konuşmasında Erdoğan'ın, Çözüm Süreci ve paralel yapılanma ile mücadelenin devam edeceğini söylediğini hatırlattı. Çözüm Sürecinde atılan adımlar hakkında bilgiler veren İşler, yapılan icraatlarla PKK'nın elinden bir çok kartı aldıklarını kaydetti.

Kürt annelere özgüven geldiğini ve bu sayede dağa çıkan çocuklarının peşlerine düştüklerini anlatan İşler, 2023 hedeflerine ulaşmak için akan kanın durdurulması gerektiğini, bunun için gövdelerini taşın altına koyduklarını vurguladı.

''Paralel yapıyla mücadele hız kaybetmez''

Başbakan Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı olması durumunda paralel yapıyla mücadelenin yavaşlayacağına dönük bir endişe olduğunun hatırlatılarak, ''Başbakan, Çankaya'ya çıkarsa paralel yapıyla mücadele aynı hızla devam eder mi?'' şeklindeki soru üzerine  İşler, ''Tabii aynı hızla devam eder ve edecek de. Bir defa paralel yapıyla mücadele artık AK Parti'nin mücadelesi olmaktan çıktı, devletin mücadelesi hale geldi. Çünkü bu devleti tehdit eden bir mesele'' ifadelerini kullandı.

İşler, ''Paralel yapıyla mücadele 17 Aralık'tan itibaren başladı ve hızlı bir şekilde bürokraside, diğer kurumlarda devam ediyor. Bu sayın Başbakanımız, cumhurbaşkanı olduğu takdirde de kesinlikle hız kaybetmez bilakis daha güçlü bir şekilde de devam eder ve edecek'' dedi.

İşler, Çözüm Süreci konusuna ve paralel yapıyla mücadeleye çok önem verdiklerini vurguladı.

''Çatı adayın özgül ağırlığı olmadığı bilinmekte''

CHP ve MHP'nin de aralarında olduğu bazı siyasi partilerin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun seçim yarışında hiç bir şekilde Erdoğan'ı zorlamayacağı kanaatinde olduğunu dile getiren İşler, İhsanoğlu'nun adaylığının duyurulmasının da "yangından mal kaçırır gibi", ayaküstü yapıldığını kaydetti.

"Çatı adayın tutmayacağı zaten şu güne kadar belli olmuştur" diyen İşler, Erdoğan'ın 10 Ağustos'ta yeni cumhurbaşkanı seçileceğini sözlerine ekledi.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »