16 Ağustos 2018, Perşembe

Erdoğan dünyaya duyurdu: Geri adım atmak yok!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sınırımızda oluşturulmak istenen terör koridoruna ilk hançer Fırat Kalkanı ile vuruldu. Operasyonun hedefi Kürt kardeşlerimiz değil. Olay terör koridorunu bizim yok etme meselesidir. Kuzey Suriye'den bize karşı yönelmiş tacizler var. Hatay'da enerji santralimizin olduğu yere sattıkları havan ile bir şehidimiz var" dedi.

22 Ocak 2018 Pazartesi 18:20
Erdoğan dünyaya duyurdu: Geri adım atmak yok!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet ve Kültür ve Kongre Merkezi'nde  gerçekleşen Ankara Sanayi Odası 54. Yıl Ödülleri Törenine katıldı. Erdoğan,ödül alan 54  şirketi ve yöneticilerini tebrik etti. Törende konuşan ve Afirin'e düzenlenen Zeytin Dalı harekatı ile ilgili ABD'ye sert sözlerle yüklenen Erdoğan, harekatın ne kadar süreceğine ilişkin de bilgi verdi.  Erdoğan bir askerin “Nereye gidiyorsunuz?” sualine “Kızılelma’ya gidiyoruz” dediğini hatırlatarak, “Evet, bizim bir Kızılelma’mız var. Biz o hedefe doğru gidiyoruz” diye konuştu.
"Kürt kardeşlerimizle sorunuz yok. Olay terör koridorunu yok etme meselesidir" diyen Erdoğan'ın şunlara vurgu yaptı: Bugün kahraman güvenlik güçlerinin sınırların içinde ve  dışında yakın tarihin en büyük mücadelelerinden birini yürütüyor. Sınırlarımız boyunca oluşturulmak istenen toprak bütünlüğümüzü alenen tehdit eden terör koridoruna ilk hançeri Fırat Kalkanı ile vurmuştuk.

Bazı yazar çizerler, özellikle bizim bu operasyonlarımızı 'Kürtlere  karşı yapılmış operasyonlar' olarak ilan edip hedeften saptırma gayreti içine  giriyorlar. Şunu çok açık, net söylüyorum, bizim Kürt vatandaşlarımızla bir  sorunumuz yoktur ve olay Kürt koridoru meselesi de değildir. Olay terör  koridorunu bizim yok etme meselesidir. Böyle bir anlayışı, böyle bir yazıyı yazan  da eğer kalkıp gerçekten bu ülkede az çok mürekkep yalamış, hele hele askerin  içinde de görev almış birileri olursa bu bizi ciddi manada üzer. Dolayısıyla Kürt  koridoru nedir, terör koridoru nedir, bunu ben burada anlatacak değilim. Bunu kendilerinin anlaması lazım.

BİR ŞEHİT VAR...
Şu anda Suriye'nin kuzeyinde bize karşı yönelmiş kaç yıldır devam eden  tacizler var. İşte bugün Hatay'da enerji santralimizin olduğu yere attıkları  havanla bir şehidimiz var. Tabii ki böyle bir mücadele içinde şehidimiz de  gazilerimiz de olacak. Bu karşılıksız da kalmayacak. Bunun bedelini çok çok ağır  ödüyorlar, ödeyecekler. Ama biz bu yoldan geri duramayız. Bu konudaki  kararlılığımız ortadadır.

TÜM DÜNYAYA İLAN EDİYORUM

Burada yaptığı konuşmada dünyaya seslenen Erdoğan, "Tüm dünyaya,  milletin evinden ilan ediyorum. Ülkemizin, hiç kimsenin bir karış toprağında gözü  yoktur, olmamıştır." dedi. Erdoğan, Türkiye'nin bu operasyonlardaki temel  amacının, milli güvenliğinin yanında Suriye'nin toprak bütünlüğü ile Suriye  halkının can ve mal emniyetine de katkıda bulunmak olduğunu vurguladı.

 Herkesin gözü önünde Suriye topraklarının bir kısmı üzerinde, bölgede,  bölge halklarının tarihi, kültürel ve sosyolojik gerçekleriyle uzaktan yakından  ilgisi olmayan bir yapının inşa edilmeye çalışıldığını ifade eden Erdoğan, bu  yapı Türkiye için ne kadar büyük tehditse, Suriye, Irak, İran ve hatta tüm bölge  için de aynı derecede hayati bir tehdit olduğuna işaret etti.

 Erdoğan, Türkiye'de şu anda 3,5 milyon Suriyelinin bulunduğunu  anımsatarak, "Biz diyoruz ki kuzey Suriye'de nasıl Cerablus'ta, Bab'da 2 bin  kilometrekarelik alan kontrolümüzdeyse, Cerablus'a 100 bin insan geri döndüyse,  yerleştiyse, oranın kendi halkı oraya döndüyse, aynısı Afrin'de olacak, aynısı  inşallah İdlib'de de olacak. Bizdeki Suriyeli kardeşlerimiz kendi topraklarına,  kendi vatanlarına, kendi evlerine dönme imkanını da böylece bulacaklar." diye  konuştu.

 'TARİH BUNLARIN ŞAHİDİDİR'

"Biz kendimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin güvenliğini,  huzurunu ve geleceğini savunuyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:  "Halen ülkemizde hayatlarını sürdüren 3,5 milyon Suriyeli  misafirimizin kendi yurtlarına, evlerine dönebilmelerinin, bizim sağlayacağımız  huzur ve güven iklimiyle mümkün olduğunu biliyoruz. Fırat Kalkanı Harekatı'nda  bunu bizzat yaşayarak gördük. İdlib'de ve Afrin'de de aynı huzur ve güven  iklimini tesis ettiğimizde, yüz binlerce Suriyeli kardeşimiz, kendi yurtlarında,  kendi evlerinde hayatlarını sürdürme imkanına kavuşacaktır. Bu açık gerçeğe  rağmen, yaptığı meşru operasyonlar sebebiyle Türkiye'yi eleştirenlerin hiçbirinin  derdi, Suriye halkının sıkıntılarının çözümü ve geleceği değildir.

Yaklaşık 6 milyonu ülke dışında olmak üzere 13 milyon Suriyelinin  çektiği acılar, başkalarının umurunda olmayabilir ama bizim umurumuzdadır. Çünkü,  bunların hepsi de Arap'ıyla Türkmen'iyle, Kürt'üyle bizim kardeşimizdir, tarih  bunun şahididir."

 Türkiye'nin Afrin'de Kürtlere karşı değil, oradaki terör örgütüne  karşı mücadele ettiğinin altını çizen Erdoğan, Afrin'de yüzde 55 Arap, yüzde 35  civarında Kürt, kalanın ise Türkmen olduğunu söyledi. Erdoğan, "Kimse kalkıp da  'bu böyledir' diyemez ama orada bir terör örgütü var. Çok yakında görülecektir ki  terör örgütünün baskısı ortadan kalktığında bize en büyük teşekkür Afrin'deki  Kürt, Arap, Türkmen kardeşlerimizden gelecektir." dedi.

KIZILELMA VURGUSU...

 Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Şu anda ülkemizdeki PKK gibi, Suriye'deki PYD de Kürtler için değil,  bölge üzerinde çok farklı emelleri, projeleri, planları olan güçler için  savaşıyor. Kan döküyor, can alıyorlar. Bu hain projenin nihai hedefinin Türkiye  olduğunu görmemek, anlamamak için kusura bakmayın, aptal olmak gerekir. Bu ülkede  kimse saf değil, aptal da değil. Zihnini ve ruhunu emperyalist güçlere kiraya vermiş bir avuç hain  dışında hangi görüşte, hangi meşrepten, hangi kökenden olursa olsun tüm Türkiye  Cumhuriyeti devleti vatandaşları gerçekleri görüyor, biliyor. Bunun için de Afrin  operasyonumuza vatandaşlarımızın tamamı çok güçlü destek veriyor. Camilerimizde  edilen dualardan, operasyona giden askerlerimizi yolda durdurup alınlarından  öpmeye kadar gerçekten gözyaşlarıyla takip ettiğimiz nice güzel hadiseye şahit  oluyoruz. Diyor ya askere 'Nereye gidiyorsunuz', sualine cevap, 'Kızılelma'ya  gidiyoruz.' Mesele bu. Evet, bizim bir Kızılelmamız var. Bunu, yaklaşık bir ay  kadar önce de yine Külliye'de yaptığım bir konuşmada açıklamıştım. Biz, o hedefe  doğru gidiyoruz."

 Kahraman askerleri, şair Mehmet Akif Ersoy'un "Ordunun Duası" isimli  şiirinden mısralar okuyarak selamlayan Erdoğan, "El-Bab'dan İdlib ve Afrin'e  kadar, bilinen ve bilinmeyen pek çok yerde 'istiklalimiz ve istikbalimiz için  ölürsem şehit, dönersem gaziyim' diyerek,  kahramanca mücadele eden tüm  askerlerime Rabbim'den kolaylıklar ve zaferler diliyorum. Rabbim, Mehmedimize  dayanma gücü versin, Rabbim Mehmedimizin işini asan eylesin." dedi.

 Erdoğan, sürekli Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı  Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarıyla iletişim içinde olduklarını ifade  ederek, harekata ilişkin gelişmeleri her an yerinde takip ettiklerini dile  getirdi.

ABD'YE YANIT: AFGANİSTAN'DA SİZİN SÜRENİZ BELLİ OLDU MU?

 Operasyonun ne zaman biteceğine ilişkin olarak da Erdoğan, şunları  kaydetti: "Afrin operasyonu tıpkı Fırat Kalkanı gibi, hedeflerine ulaştığında  sona erecektir. Bazıları diyor ki, bunu diyen de enteresan, Amerika, 'Süre belli  olmalı, fazla uzun olmamalı'. Peki o zaman ben de Amerika'ya soruyorum,  Afganistan'da sizin süreniz belli oldu mu, ne zaman bitecek o? Biz iktidara  gelmeden önce siz Irak'a girdiniz. Irak'ta bitti mi bu süre, hala Irak'tasınız.  Şimdi kalkıp, buraya da girdiniz, koalisyon güçleriyle buradasınız. Bunun süresi  olur mu? Böyle bir savaş, matematik bir olay değil ki. Nasıl böyle bir şey  sorarsın? Bunları anlamak mümkün değil.Ne zaman iş biterse, bizim orada durmaya da zaten merakımız yok,  çekilmesini biliriz. Bunun için de birilerinden icazet almak gibi bir derdimiz  yok. Bunu da bilmeniz lazım."

Kendi sınırlarına dayanan 3-5 mülteci karşısında dehşete kapılıp  ortalığı ayağa kaldıranlardan, bu coğrafyada öldürülen 1 milyon insan için de  "birazcık hassasiyet" göstermelerini isteyen Erdoğan, uluslararası sistemin bu  bölgede ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanmakta olan bu zulümlere gözünü  kapatmaya devam ederse kendi meşruiyet zeminini ortadan kaldıracağını söyledi. Erdoğan, bunun için "dünya 5'ten büyüktür" diyerek tüm ülkeleri ve  kuruluşları ikaz etmeye, kendilerini derleyip, toparlamaya davet ettiklerini  ifade etti.

 Erdoğan, şöyle devam etti:  "BM Güvenlik Konseyini, bölücü terör örgütü Afrin'de kendisine tabi  olmayanları vahşice infaz ederken toplantıya çağırmayanların şimdi böyle bir  girişimde bulunmaya asla hakları yoktur. Türkiye olarak bizim hiçbir yeri işgal  etmek gibi bir amacımız da yoktur. Bizim tek gayemiz vardır, o da gönülleri  fethetmektir. Bizim ecdadımız bu işi böyle yapmış, biz de böyle yapacağız.  Ecdadımızdan böyle gördük, evlatlarımıza miras bırakacağımız anlayış da budur."

 TERÖR ÖRGÜTÜNÜ ÜCRETSİZ SİLAH VERİYOR!

 Erdoğan, kendi geçmişleri sömürge ve zulümle örülü olanlardan,  gönüllerin fethi gibi bir inceliği anlamalarını beklemenin biraz zorlama  olacağını belirterek, en azından her fırsatta dünyaya telkin ettikleri demokrasi,  insan hakları, özgürlükler gibi değerler üzerinde bir anlayış birliğini  oluşturabileceklerini ümit ettiğini vurguladı. Dün DEAŞ için seferberlik ilan edenlerden, bugün bölücü örgüt  konusunda sadece hakkaniyetli bir yaklaşım talep ettiklerini aktaran Erdoğan,  terör örgütleri karşısında ilkeli bir tutum sergilemeyenlerin çok uzak olmayan  bir gelecekte bunun acısını bizzat çekmek zorunda kalacağını bir kez daha  hatırlatmak istediğinin altını çizdi.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Sınırlarımız boyunca bir terör koridoru oluşturmak için getirilen 5  bin tır ve 2 bin uçak dolusu silah, bugün sadece bize karşı kullanılıyor  olabilir. Ya biz parayla bunlardan bu silahları istedik vermediler ama terör  örgütüne ücretsiz olarak bu silahları veriyorlar. Peki biz nasıl oluyor da  stratejik ortak olabiliyoruz. Nasıl oluyor da biz stratejik müttefik oluyoruz,  model ortak oluyoruz. Bunu anlamak mümkün değil. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki,  yarın bu silahlar onları gönderen ülkelere de dönecektir. Dün Reyhanlı'yı hedef  alan roketlerin, yarın hangi Avrupa veya Amerikan şehrini vuracağını kimse  bilmez. Terörün karakteri böyledir. Biz, Allah'ın izni ve milletimizin  ferasetiyle, bu terör dalgasının da üstesinden geliriz. Sınırlarımız içindeki ve  dışındaki teröristleri birer birer etkisiz hale getirme konusunda çok büyük  tecrübe sahibiyiz. Suni bir güven ve refah duvarı içinde yaşayan ülkelerin,  benzer şoklara aynı derecede dayanıklı olup olamayacaklarını ise hep birlikte  göreceğiz. Türkiye olarak, tıpkı DEAŞ meselesinde olduğu gibi uluslararası  camiaya gereken her türlü bilgi desteğini vermeye, mücadeleye katkı sunmaya devam  edeceğiz."

    DEAŞ'A EN BÜYÜK DARBEYİ TÜRKİYE VURDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de DEAŞ'a en büyük darbeyi Türkiye'nin  vurduğunu, Irak'ta DEAŞ ile mücadelede Türkiye'nin oradaki eğittiği güçlerin en  ön saflarda yer aldığını belirtti. Şu ana kadar DEAŞ'la bağlantısı tespit edilen 56 bin kişiye Türkiye'ye  giriş yasağı koyduklarını, 6 bine yakın kişiyi de sınır dışı edip, ilgili  ülkeleri bilgilendirdiklerine dikkati çeken Erdoğan, buna rağmen sınır dışı  edilen veya DEAŞ ile bağlantısı konusunda ikazda bulundukları isimlerden  bazılarının, Avrupa'da ellerini, kollarını sallayarak eylem yapabildiklerini  ifade etti.

 Erdoğan, "Demek ki terörle mücadele konusunda diğer ülkelerin  hassasiyeti, bizimki kadar değil. Bizi asıl üzense, ortadaki bu gerçeklere rağmen  bazı çevrelerin hala ülkemizi terör örgütleriyle irtibatlı göstermeye çalışıyor  olmasıdır. İnşallah endişelerimiz gerçekleşmez. Dünyayı daha huzurlu ve güvenli  bir yer haline getirmek için kendi inisiyatiflerimiz yanında, bölgesel ve küresel  tüm oluşumlara katkı vermeye hazır olduğumuzu da bir kez daha belirtmek  istiyorum." diye konuştu.

AFRİN'DEN GERİ ADIM YOK!
Afrin'den geri adım atmak yok. Biz bunu Rus dostlarımızla da  konuştuk, mutabakatımız var. Diğer koalisyon güçleriyle de konuştuk. Amerika'yla  da konuştuk. Ama biz Amerika'yı bir şeye ikna edemedik. Neydi o? Biz kendilerine  dedik ki 'Siz DEAŞ terör örgütü ile mücadeleyi niçin bir terör örgütüyle  yapıyorsunuz? Niçin PYD, YPG, PKK gibi terör örgütüyle yapıyorsunuz? Gelin bunu  stratejik ortağınız olan Türkiye'yle beraber yapın. Beraber yapalım, biz buna  varız. Onları bir kenara koyalım, terörü güçlendirmeyelim.' Dediler ki 'bizim  generallerimiz bize, Türkiye'nin bu işe tahsis ettiği ekip veya ordu yeterli  değil.' Dedim ki, 'Bakın yanlış söylüyorsunuz, sizin generalleriniz size yanlış  söylüyor. Bunları ikili görüşmede de heyetler arası görüşmede de ABD Başkanı  Donald Trump'a söyledim. Fakat dinlemediler.  'Siz bilirsiniz.' dedik. Siz yolunuza, biz yolumuza.  Amerika'nın bu bölgeye zırhlı taşıyıcılardan mühimmata varıncaya kadar  5 bin TIR silah getirdi

. Bütün bunlar nereye dağıtıldı? Bu terör örgütlerine dağıtıldı. Bugün Suriye'nin kuzeyinde Amerika'nın 20 kadar üssü var. Bunları bütün halkımın bilmesi lazım.  Kimsenin "Bizim haberimiz yoktu, bilmiyorduk" deme lüksü yok. Şu anda 2 bin kadar kargo uçağıyla ayrıca bu bölgeye silah  taşımıştır. Bütün bunlar söylendiği zaman bir de bize maalesef doğru  konuşmuyorlar. Bunların hepsini biz biliyoruz. Bize bu noktada hiç olmazsa dürüst  davranın. Şu ana kadar, bu dürüstlüğü göremedik. Biz de Rusya'yla yaptığımız  görüşme çerçevesinde şu anda yolumuza devam ediyoruz. Afrin'de Mehmetimiz,  Mehmetçiğimiz görevini ifa ediyor, ifa etmeye de devam edecek."

OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »