Erdoğan herkesi demokrasi nöbeti için meydanlara çağırdı

Beştepe'de düzenlenen şehitleri anma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Önce bizi küçümseyerek milletten uzak tutmaya çalıştılar. Bunu başaramayınca cezaevine attılar. Netice alamayınca siyaset yoluyla hizmet etmemizi engellemeye kalktılar. Sonunda işi 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi canımıza kastetmeye kadar götürdüler. Bu fakirin canını alınca 80 milyonluk Türkiye'yi teslim alacaklarını sandılar" dedi.Erdoğan, demokrasi nöbetleri için vatandaşları meydanlara çağırdı.

13 Temmuz 2017 Perşembe 19:37
Erdoğan herkesi demokrasi nöbeti için meydanlara çağırdı
Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde  15 Temmuz Şehitleri Anma Programı düzenlendi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eşi Emine Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda davetli katıldı.Şehit yakınlarının konuşmasının ardından  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip 'İşte ordu işte komutan' sloganları ile kürse çıktı. "Şimdi haber aldım kahraman askerlerimiz Çukurca'da 8 teröristi öldürdüler" diye sözlerine başlayan Erdoğan, "Bu fakirin canını alınca 80 milyonluk Türkiye'yi teslim alacaklarını sandılar" dedi. Herkesi demokrasi nöbeti için meydanlara çağıran Erdoğan'ın  konuşmasının satır başları şöyle: Şehitlerimizin kıymetli yakınları, değerli gazilerimiz, değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla, hasretle selamlıyorum. Sözlerimin hemen başında 15 Temmuz gecesi şehit olan kardeşlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Tüm milletimize baş sağlığı dileklerimi tekraren ifade ediyorum. Tedavileri halen süren gazilerimize acil şifalar diliyorum. 15 Temmuz gecesi vatanı için darbecilere meydan okuyan vatandaşlarımın her birine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Tankların önüne dikilen her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Darbecilerin doğrulttukları silahların karşısında dimdik durarak onlara bu ülkenin sahipsiz olmadığını gösteren her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum. 

BU NASİPSİZLERİN YÜREĞİNE KORKU DÜŞMÜŞTÜ...

Allahıma bana böyle bir millete hizmet etmeyi nasip ettiği için ne kadar hamdetsem azdır. Şu anda burada kelimelerin kifayetsiz kaldığı, düşüncelerin ve duyguların ancak kalplerden kalbe giden o gizli yolla ifade edildiği bir ortamdayız. Burası sizin eviniz. Hamdolsun bizim milletimizle gönül bağımız hiç kopmadı. Milletimiz ne hissediyorsa biz de onu hissettik. Milletimiz neye öfkeleniyorsa biz de ona öfkelendik. 40 yıldır bu çizgiden hiç sapmadık.Bu yüzden milletimize hakim olmaya değil hadim olmaya geldik. Önce bizi küçümseyerek milletten uzak tutmaya çalıştılar. Bunu başaramayınca cezaevine attılar. Netice alamayınca siyaset yoluyla hizmet etmemizi engellemeye kalktılar. Sonunda işi 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi canımıza kastetmeye kadar götürdüler. Bu fakirin canını alınca 80 milyonluk Türkiye'yi teslim alacaklarını sandılar.  "Ten fanidir, can ölmez. Gidenler geri gelmez. Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil. Gevhersiz gönüllere yüz bin söz söyler isen. Hak'tan nasip olmasa, nasip alası değil. Biz ölümü göze alarak yola çıktığımızda bu nasipsizlerin yüreğine korku çoktan düşmüştü. O gece her şeyi hesap etmişler sadece Allah'ın hesabının tüm hesapların üzerinde olacağını düşünememişler. 

15 Temmuz gecesine dair öyle hikayeler var ki, inanın üzerimizdeki yükün ağırlaştıkça, ağırlaştığını hissediyoruz. Meşhur 57. alaya oğlunu asker olarak gönderen bir baba şöyle diyordu: "Git evladım, yıllarca oğulsuz kalayım, yaralı bağrıma kara taşlar çalayım. Haydi yavrum, haydi git. Ya gazi ol ya şehit"

"ULAN TERBİYESİZLER"

Az önce Ömer Halisdemir kardeşimin eşi, "Rabbim bizlere de bu şehadeti nasip edecek mi" diye ağlıyordu. Rabbim bizlere de bu yolda şehadeti nasip etsin. Biz vatanımız için her an ölmeye hazır, daha yola çıkarken ne dedik; Kefenimizi giydik, yola öyle çıktık.  15 Temmuz gecesi, evladını, eşini, çocuğunu darbecilerin üzerine gönderenler de aynı duygular içerisindeydi. Orada kaç tane asker var. Ellerinde silahlar var. Ulan terbiyesizler karşınızda tek başına bir bayan var, elinde silah mı var. O hali ile geliyor siz onu ölümle tehdit ediyorsunuz. Yürek meselesi bu yürek kürek değil. 

O AN GELMEDİKÇE MUKTEDİR OLAMAZSINIZ HELE HELE ŞEHADETE YÜRÜYORSA...

İster F-16 olsun ister silahlar yağdıran helikopterler olsun. İşte Sabri. Kendini tankın altına atıyor. Paletlerin arasına. Birinci tank geçiyor üzerinden, arkadan ikinci tank geliyor, oradan da çıkıyor. Hadi öldürseydiniz, niye öldüremediniz? O an gelmedikten sonra muktedir olamazsınız. Hele hele şehadete yürüyorsa hiç muktedir olamazsınız.

ŞİMDİ HER YER AĞLAYAN ANA DOLU

Sevdiklerin yüreğine biliyorum o gece kor ateş düşüyordu. Sağ salim geri dönenlerin yakınları ise şehitlerin ve gazilerin acısıyla sevinçlerini göstermeye dahi imkan bulamıyordu. Darbenin bilançosu ortaya çıktığında bir kez da dillerimizden Ah be Anadolu! Şimdi her köşen ağlayan ana dolu... Kur'an-ı Kerim'in şehitlerimizle ilgili o aralar ayeti ezberledik değil mi: Allah yolunda öldürülenlere asla ölü demeyiniz. Zira onlar diridirler lakin siz bilemezsiniz. Atalarımız ateş düştüğü yeri yakar diyorlardı. Ancak 15 Temmuz, terörle mücadele şehitlerimizin ateşi sadece aileleri değil milletimizin tamamını yaktı yakıyor.

EMİN OLUNUZ Kİ SEVDİKLERİNİZ ŞEHİTTİR

Anneler, babalar, kardeşler, eşler, evlatlar emin olunuz ki sevdikleriniz şehittir. Ve Rabbimin müjdesi gereğince cennettedir. Bize düşen bu dünyadaki imtihanımızı şehitlerimize layık olacak şekilde vermeye çalışmaktır. şehadet için öne atılan, yaralanarak gazilikle yetinmek zorunda kardeşlerim. Dedim ya mesele yürek meselesidir. Size sadece ve sadece bu ünvanın şerefi yeter. Bu ünvanı hayatınız boyunca şanla şerefle gururla taşıyınız. Başka hiçbir millette böyle bir makam yok. Bu sadece Müslümanlarda var. Vakarlı, onurlu, ağırbaşlı duruşunuzla yeni nesillerin rol modeli olacağınızı asla unutmayın.

"BUNDAN SONRA 15-16 TEMMUZ'DA AYNI ŞEKİLDE ANILACAKTIR"

Çanakkale'yi anıyoruz değil mi, her yıl 18 Mart'ta Çanakkale'yi yadediyoruz değil mi, işte bundan sonra 15-16 Temmuz'da aynı şekilde anılacaktır. Buradan tüm şehit kardeşlerimizin eşlerine, yakınlarına, gazilerimize, ben de söylüyorum; şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız. Her salalar okunduğunda şehitlerimiz akla gelecek. Şu anda bazı görsel medyanın bunları sürekli olarak yayında tutması aslında bizim geleceğe bakışımızı güçlü kılıyor. Niye? Şehitlerimizi hatırlıyoruz. Şehadete inanmak, onu yaşamak, o konuşulmaz yaşanır, işte bu çok önemli. Dünyanın hiçbir yerinde, İslam dünyası da dahil, askerine Mehmet diyen bir başka millet yoktur. Ecdadımız askerine aslında küçük Muhammed anlamına, Mehmet demiştir. Muhammed dememiştir, olur ki yakışık almaz. Önce yumuşatmış Mehemmet demiştir, daha sonra Mehmet demiştir. Mehmetçik ile de küçük Muhammed. İşte bu anlama gelmiştir.  Sinsi oyunlarla gördük kü, artık ya olacağız, ya öleceğiz. Çanakkale'den aldığımız cesaretle ve öz  güvenle Kurtuluş Savaşımızı zafere taşıdık. 15 Temmuz bizim yeni Çanakkalemizdir,  Dumlupınarımızdır, Sakaryamızdır. Yıllardır darbelerin, müdahalelerin, vesayet  güçlerinin pençesinde kıvranan bu millet, 15 Temmuz'da şahlanışını ifade  etmiştir.

HİÇBİR ŞEY 15 TEMMUZ ÖNCESİ GİBİ OLMAYACAK...

Bundan sonra hiçbir şey 15 Temmuz öncesi gibi olmayacaktır. 27 Mayıs, 12 Eylül darbesinin 28 Şubat müdahalesinin mahkumiyetini yaşayan milletimiz bir daha asla böyle bir şeye maruz kalmayacak. Menderes'in darağacında son nefesini vermesi utancını milletimiz bir daha yaşamayacaktır. Bir daha asla FETO gibi inancını sömürerek ihanet zehirini damarlarına zerkederek ülkesinde boy göstermesine izin vermeyecektir. Rabbimizin bize en büyük ihsanı olan irademizi ve aklımızı kimseye ipotek etmeyeceğiz.

HAMBURG'DA TERÖRİSTBAŞININ POSTERLERİNİ GÖRDÜM

Bizim bizden başka dostumuz yok. İşte görüyoruz, bakın Amerika'da metroda 15 Temmuz'la ilgili ilanlara beyefendiler müsaade etmiyor. Benzer şeyleri Avrupa'da yaşıyoruz. İşte G-20 zirvesine gittik, orada vatandaşlarımızla buluşmak için salon toplantıları yapacağız, müraacaatlar yapıldı, Türkiye Cumhurbaşkanı'na müsaade etmediler, bakanlarımıza müsaade etmediler. Düşünce özgürlüğünden bahsediyorlar lafa gelince. Ne özgürlüğü yahu! Biz 15 Temmuz'da darbe girişimiyle karşıya kaldık, Hamburg'u üç gün yaktılar. O teröristlerin içinde buradan Almanya'ya gidip orada kabul gören PKK teröristleri vardı. Paçavraları ve teröristbaşının resmiyle beraber kortejin içinde yer alanları gördük.

FETÖ'NÜN İHANETİNİ UNUTMAYACAĞI

FETÖ'nün ihanetini unutmayacağız,  unutturmayacağız. Darbe girişimini fiilen yürütenleri, arka planda onları  yönetenleri, darbecilere destek olanları asla unutmayacağız, unutturmayacağız.  Batı bize ne diyor biliyor musunuz? 'Hani belge' diyor, daha ne belgesi olacak,  250 şehidim, 2 bin 193 gazim var, ne belgesinden bahsediyorsun?

Milletimiz bir daha asla, FETÖ gibi, inancını  eğitim ve hayırseverlik duygularını sömürerek, ihanet zehrini damarlarına zerk  etmek isteyen örgütlerin, ülkesinde boy göstermesine meydan vermeyecektir. Her  kim ki din adına, mukaddes bildiğimiz değerler adına bizi istismara kalkışırsa  önce Kur'an-ı Kerim'de defalarca emredilen 'Akletmez misiniz' ikazını  hatırlayacağız. Rabbimizin bize en büyük ihsanı olan irademizi, aklımızı  kesinlikle kimseye ipotek etmeyeceğiz. Bölücü gayelerle milletimizin içine etnik  veya mezhebi fitne sokmaya çalışanlara karşı da aynı yolu izleyeceği

DEMOKRASİ NÖBETLERİ HER YIL TEKRAR EDİLECEK

Salı gününden itibaren başlayan ve pazar günü saat  24:00'e kadar devam edecek olan çeşitli programlarla milletimizle birlikte 15 Temmuz'u hatırlayacağız. Salı günü Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin her yerinde şehitlerimizin kabirlerini ziyaret ettim. Yarın akşam, 81 ilimizde valilerimiz, 15 Temmuz ve terörle mücadele şehitlerimizin yakınları ve gazilerimize yönelik bir yemek veriyoruz. İstanbul'daki Milli Birlik Yürüyüşü saat 18:30'da Anadolu yakasından başlayacak. Biz de gişelerin hemen önünde bulunan tören alanına 21:15 gibi varmayı planlıyoruz. Burada milletimize bir hitabımız olacak. Anıta giden yolun çevresine selvi ağaçları dikildi. Her selvi ağacı bir şehidimizi ifade ediyor. Her selvi ağacının kökü diyebileceğim noktada elektronik olarak da bir düzenleme yapıldı. Orada şehidimizin hem hayat hikayesi, geceleri oradan aynı zamanda aydınlatma ile selvi ile aydınlatma bütünleşecek. Saat 00:13'te tüm Türkiye'de selaların okunması ile demokrasi nöbetleri başlayacak. 

Türkiye genelindeki demokrasi nöbetleri 16  Temmuz Pazar günü saat 24.00'e kadar devam edecek. Şu anda burada 15 Temmuz'u 16  Temmuz'a bağlayan gece yarısı 00.13'te okunan selalarla başlayıp, 16 Temmuz'u  17'sine bağlayan gece yarısına kadar sürecek demokrasi nöbetlerini resmen ilan  etmiş oluyorum. Her ne kadar 24.00 desem de bu uzayabilir.Vatandaşlarımızı illerimizin meydanlarında demokrasi nöbetlerine davet ediyorum. 15 Temmuz'u unutmamak için bu nöbetleri her yıl tekrarlamamız çok önemlidir.  

Yazıklar olsun vatan elden giderken kaçan alçaklara. Helal olsun darbeye darbe yapan korkusuzlara. Selam olsun kefenim sırtımda diyerek yola koyulanlara. 
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »