Erdoğan: Sende yürek varsa, delikanlılık varsa kod adıyla ortaya çıkma

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, daha önce ailece tehdit aldıklarını söylediğini hatırlattı, Fuat Avni takma adlı twitter fenomeni için "Delikanlıysan çık ortaya, gizli olarak niye bu işi yapıyorsun. Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Bizi buradan caydıramazsın. Sende yürek varsa, delikanlılık varsa kod adıyla ortaya çıkma. Terör örgütünün mensubusun. O yüzden kod adıyla konuşursun" dedi. Erdoğan, kızı ve oğlunun milletvekili adaylığının sözkonusu olmadığını söyledi.

22 Şubat 2015 Pazar 0: 8
Erdoğan: Sende yürek varsa, delikanlılık varsa kod adıyla ortaya çıkma
Cumhurbaşkanı Erdoğan Malatya'da, valiliğin düzenlediği organizasyonla Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileriyle Hilton Oteli'nde biraraya geldi. 

GEZİ PARKI OLAYLARI

Dünyada mazlumların yanında, zalimlerin karşısında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de son iki yılda 2 ibretlik olay meydana geldiğini söyledi. Erdoğan şunları söyledi: 

"Bunlardan biri Gezi olaylarıydı. Taksim'de Gezi Parkında hatırlayın 12 tane ağaç bir yerden sökülerek başka yere taşınmak üzere atılan bir adım bahane edildi. Önce İstanbul'u sonra Türkiye'nin her yerini sokakları terörize ederek buradan siyasi sonuç devşirmeye çalıştılar. Bunu yapmaya çalışırken de bazı siyasi partilerin de temsilcileri başında olan buradan bir şeyler elde etmeye çalıştılar. Fakat bunları yaparken Yalova'da, Sarıyer'de bırakın bir yerden ağaç taşımayı, oralarda 30 yıllık 40 yıllık 50 yıllık ağaçları keserek adeta bir doğa katliamı yaparken buna sesiz kaldılar. Bu vesile ile seçilmiş Hükümeti ve güvenlik güçlerini hedef alarak vatandaşların canına malına ülkenin genelinde kamuya hizmet eden ne varsa bütün bunlara kast ettiler. Ekonomiye ve demokrasiye kast ülkenin tüm birikimlerine saldırdılar. İçerden ve dışarıdan verilen desteklerler haftalar boyu Türkiye'yi savaş alanına çevirdiler. Ama kararlı duruşumuz sayesinde bu darbe teşebbüsü akemete uğradı sonuçsuz kaldılar. Buradan bir netice alamadılar.

17-25 ARALIK DARBE TEŞEBBÜSÜ 

Seçimlere kısa bir zaman kala başka bir darbe teşebbüsün bulundular. 17-25 Aralık'ta emniyet ve yargı içindeki bir çete elinde Türkiye'nin siyasi ve ekonomik yapısı çökertilmeye çalışıldı. Bizim dirayetli duruşumuz sayesinde bu darbe teşebbüsü de girişimi neticesiz kaldı."

Bu iki olayın birbirinden bağımsız hareket olmadığını belirten Erdoğan, "Bunların aynı üst aklın aynı hedefe farklı yollarla ulaşma çabasından farklı bir şey değildir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsü girişimin arkasında kendisine hizmet hareketi diyen, cemaat kisvesi altında çalışan bir yapı var" dedi. Pensilvanya'dan yönetilen ve kayıtlarda adı 'parelel devlet' yapılanması olarak geçen bu örgütün cemaat kisvesi altında insanların iliğini, kanını sömürdüğünü belirten Erdoğan şöyle devam etti:

PARALEL YAPI NİSAN AYINDA SİYASET BELGESİNE GİRECEK

"Yurt içinde ve dışında eğitim veriyorum yardım dağıtıyorum diyerek himmet adı altında burs adı altında inanılmaz paralar topladılar. Önce gönüllü olarak topladıkları bu yardımları kamu kurumlarındaki yandaşlarının imkânlarını kullanarak zorla tehditle aldılar. MGK'da bu konu ile ilgili bunun ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir örgüt olduğunun kararını çıkarttık.  Legal görünüm altıdaki illegal örgütlemelere karşı bir mücadele kararı aldık. Bunu hükümetimize bildirdik onlar da Bakanlar Kurulu'nda geçirmek suretiyle tüm kurumlarına gönderdi. Öyle zannediyorum ki Nisan ayında MGK siyaset belgesi içinde artık yerini alacak. İnsanların polisle, savcıyla, hâkimle, müfettişle ailesi ile zaafları ile tehdit ederek adeta bir korku imparatorluğu inşa ettiler."

ŞANTAJ ŞEBEKESİNE DÖNÜŞTÜ

"Hizmet hareketi olarak gözüken bu yapı, esasta bir şantaj şebekesine dönüştü. insanların görüntülerini telefonlarını dinleyerek elde ettikleri bilgileri depoladılar ve gerektiğinde çıkartıp kullandılar" diyen Erdoğan, bunların eğitim için, Allah rızası için çalışan insanların yapacağı işler olmadığın söyledi. Erdoğan şöyle devam etti:

"Himmet diye burs diye kurban diye toplanan paraların bir bölümü ülkemizdeki bazı siyasi partilerin seçim kampanyasına gidiyor. Sadece burada değil aynı zamanda yurt dışındaki siyasi partilerin de kampanyalarında da yardım etmişler. Bunun içinde ABD var, bunun içinde Avrupa ülkeleri var. Buralara bile yardım olarak gidiyor."

PKK BİLE BÖYLE OLMADI 

Kurdukları bankalar ile şirketlerine usulsüz para aktardıklarını, para yedirerek Türkiye'yi dünyaya şikayet ettiklerini ifade eden Erdoğan, "İnanın böyle bir tavrın içinde PKK bile olmadı. Bu denli bir tavrın içinde olmadı. Onlar bu işleri silahla yaptılar. Zaman zaman benzer şeyleri onlar da yaptılar ama başaramadılar. İşte yolsuzluk budur, hırsızlık budur, ahlaksızlık budur" dedi.

ANKEBUT YAPI 

Pensilvanya örgütünün, paralel devlet yapılanmasının ipliğinin pazara çıktığını belinten Erdoğan şöyle devam etti:

"Bunların kim olduğu, nerelere çalıştığı her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. İşte gazetelerde yayınlanan belgeleri görüyorsunuz. Kim nerenin imamıdır. Ne gibi bağlantıları var neler yapıyorlar nasıl işler bağlıyorlar.   Biz bu yapıyla mücadele etmeye başladığımızda kimileri bize şunu söyledi; 'Gayretullah'a dokunmaktan' bahsediyorlardı bize. Asıl Müslümanlara zulmedenlere ram olanların, onlarla al takke ver külah ilişkiye girenlerin yanında yer almak, buna müsamaha göstermek Gayretullah'a dokunur. Burada eksikten, kusurdan, hatadan, basit zaaflardan, masum ısrardan bahs etmiyoruz. Burada inancımızın ve milletimizin varlığına kast edenlerin emrine girmiş bir ankebut yapıdan söz ediyoruz. 

Şimdi bir vakıf kuruluyor. Maarif Vakfı. MEB'in kuracağı bu vakıfla uluslararası camiadaki okulları oradaki yönetimler size verelim diyorlar. Hükümetimiz süratle böyle bir vakfı kuruyor. Şu ana kadar hangi devlet başkanı ile görüştüysem hepsi olumlu yaklaştı. Yeter ki bu çocuklar ortada kalmasın diyorlar.

BİZİ CAYDIRAMAZSIN 

Dün gazetelerde görmüşsünüzdür: Bir hafta önce de ailece tehdit aldığımızı söylemiştim. Şimdi kızımla, şahsımla ilgili tehditler ortaya çıktı. Aylardır ortaya çıkan isim var. Delikanlıysan çık ortaya, gizli olarak niye bu işi yapıyorsun. Biz kefenimizi giyerek bu yola çıktık. Bizi buradan caydıramazsın. Sende yürek varsa, delikanlılık varsa kod adıyla ortaya çıkma. Terör örgütünün mensubusun. O yüzden kod adıyla konuşursun. Ana muhalefetle özel görüşmeler ve adeta onlara bilgi veriyorlar. Biz işte böyle kızımla ilgili öldürmek için emir verdiklerini söylüyorlar. ABD'den birisi gelecek onunla ilgili adımı atacak. Allah'ın verdiği ömrü kimsenin geri almaya hakkı yok. 

İÇ GÜVENLİK YASASI'NDAN NİYE RAHATSIZ OLDULAR 

İç Güvenlik Yasası'ndan niye rahatsız oluyorlar. Hükümetin görevi huzuru sağlamak değil mi? Bunlar bir yerde yatırım yapacaksın, devletin yaptığı yatırımda müteahhit firmanın iş makinelerini yakıyor, yöneticileri kaçırıyor. Kim bu? Terör örgütü. Uzantıları parlamentoya kadar sirayet etmiş. Parlamentoda terör örgütü ile ilgili alınan tedbirler kapsamındaki yasaya karşı çıkmak, bana göre terörle mücadeleye karşı çıkmaktır. Bunu böyle bilmek lazım.  Eğer dürüstseler, samimi iseler terörle mücadele de şu maddeler eklensin derler. Güvenlik güçlerinin elini güçlendireceksin ki rahat müdahale etsin. Bunu ABD'de Batı'da Avrupa'da polis sana dur dedi duracaksın. Durmadığı zaman gerekli müdahaleyi yapar. Bu işin ortasını bulmamız lazım, eğer bunu çözemesek terör örgütünün gücünü arttırmış oluruz. Şimdi 7 Haziran seçimleri geliyor. Muhtarları tehdit ediyorlar. Bu köyden başka siyasi partiye oy çıkmayacak diye. Çıkarsa eğer hepiniz dağa gönderilirsiniz diyorlar. Ne yaparsa yapsınlar bu Parlamentodan her türlü engellemeye rağmen bu çıkacaktır. Ben buna inanıyorum. Çünkü aklıselimin yolu bir."

DOKUNDUĞUNDA BUNLAR RAHATSIZ OLDULAR

"Bunlar dürüst olsa kaçıp gitmezlerdi bu ülkede dururlar ve mücadelelerini sürdürürlerdi. Şimdi yurt dışına giderek ulusal güvenliğimizi oradan tehdit etmeye çalışıyorlar. Bizim aslında ulusal mücadeleyi vermemizi gerektirir. Bugün bana olan şeyler yarın bir başkasına olacaktır. Geçmişte Sayın Baykal'a olan da aslında budur. Ben bunu defalarca söylememe rağmen kale alınmadı. Ben bulsam bunu savcılığa teslim ederdim. Bu bir ufuk meselesidir. Bu mühendislik olayı böyle yapıldı. Sayın Baykal gönderildi yerine başkası geldi. Benzer şeyler yine yapılacaktır. Bunlar çıkar odaklıdır menfaat odaklıdır. Bunlar ülkenin menfaatlerini düşünmeyeceklerdir. Ne yazı ki ulusal medya bu konuda bir işbirliğinin içinde yer almıyorlar. Bu iş onlara vurduğunda onlar da hop oturup hop kalkacaklardır. Ben bunu görüyorum. Seslerinin çıkmayışı şantajdandır, montajdandır."

ÇOCUKLARININ ADAYLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin kızı Sümeyye Erdoğan'ın milletvekili adaylığında mağduriyet oluşturmak için yapıldığı iddialarını hatırlatması üzerine,  "Böyle bir şey benim kızımla alakalı söz konusu değil bunu defaatle söyledim, oğlumla ilgili de böyle bir şey asla söz konusu değil. Bu konuyla ilgili bunların hepsi uydurmadır" dedi.

Güvenliğin istihbaratın tedbir politikası bulunduğunu beliurten Erdoğan, "Gerekirse elemanları falan değiştirir. Endişem olsaydı ben de birileri gibi bu işleri bırakıp bir yerlere kaçmam lazımdı. Bütün mesele halkımızın vatandaşlarımızın başta Kürt vatandaşlarımız olmak üzere çözüm sürecine karşı çıkanlara prim vermemeliyiz. Sağlam, dik durursak ülke beklediği huzuru çok daha kısa sürede yakalayacaktır."

VALİLİĞİ ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, STK temsilcileri ile toplantısının ardından Malatya Valiliği'ni ziyaret etti. Valilik önünden tören mangası ile karşılanan Erdoğan için yoğun güvenlik önemli alındı.

Erdoğan'ın geçiş güzergahına Sivas, Diyarbakır Kayseri'den getirilen polis ekipleri yol boyunca barikat kurduğu gözlendi. Erdoğan'ın Valilik ziyaretinde ise çatıya yerleştirilen özel harekatçı polis ise dikkat çekti.

"YASA ÇIKARSA KOLAY AT OYNATAMAYACAKLAR"

Malatya'da toplu açılış töreninde halka hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İç Güvenlik Paketi'yle ilgili eleştirilere yanıt verdi. Yeni Cami Meydanı'nda halka hitap eden Erdoğan şunları söyledi:

"Terörist değilsen suratını aç. Neden kapatıyorsun. Bakıyorsun bir kısmı etek giymiş. Neden etek giyiyorsun ya. Bunlar hanımlara da hakaret ediyorlar. Bunların durumu bu. Ülkenin huzurunu istemeyenler bunlar. İç güvenlik yasası çıkarsa bunlar bu kadar kolay at oynatamayacak. Molotof kullanamayacak, demir bilyelerle sapan atamayacak. Bunların önüne geçebilmek için iktidar partisinin iç güvenlik yasası teklifi öyle ya da böyle parlamentodan geçecek. Bir hafta önce olacaktı da bir hafta sonra, iki hafta sonra olur. Başkanlık sisteminde kabus ortamını yakalayamayacaklar. Yıllarca milletin ağlaması pahasına bunların yüzü güldü. Millet gülerse bunlar ağlıyorsa, yapılan iş milletin menfaatine demektir.

'GENLERİNDE BU YOK'

Başkanlık sistemini tahayyül etmeleri mümkün değil. Genlerinde bu yok. Ama bizim tarihimizde, genlerimizde, geleneğimizde başkanlık sistemi, liderlik sistemi var. Seçimden sonraki 9'uncu il ziyaretimi Malatya'ya yapıyorum. Malatya'dan vasat insan çıkmaz. Malatyalı özgündür. Turgut Özal'ın hemşehrilerine bu yakışır. O Özal ki Türkiye'yi yepyeni bir döneme taşımıştır. Özal, 'Büyük Türkiye' diyordu. Biz de şimdi aynı şeyleri söylüyoruz. Dün Özal'a diktatör, tek adam heveslisi diyerek iftira atanlar bugün aynısını bana söylüyor. İnanın değişen hiçbir şey yok. O zamanın gazetelerini arşivlerden getirttim, baktım. Aynı şeyleri söylemişler.

PATİNAJ YAPIYORUZ PATİNAJ

Malatyalı bu kardeşine yüzde 70'lik desteği Ankara'da oturup yan gelip yatsın diye vermedi. Biz de koşturan, çalışan, terleyen farklı bir cumhurbaşkanı olacağımızı söylemiştik. Mevcut sistemin Türkiye'yi getirdiği yer burası. Daha fazla gidemiyoruz. Patinaj yapıyoruz patinaj. Sürekli patinaj yapan arabayı çalıştırmak için harcanan güç israftır. Yanında daha hızlı ilerleyebileceğimiz bir yol var. Bu yol başkanlık sistemidir. Artık çalışmalarımızı Beştepe'deki yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, milletin evinde yürütüyoruz.

50 BİN MUHTARLA BİR ARAYA GELECEĞİZ

Hedef bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar 50 bin muhtarla milletin evinde bir araya gelmek. Şu anda 2 toplantıda 800 muhtarla biraraya geldik. Bu törenlerde tarihte yer alan Türk devletlerini o dönemdeki kıyafetlerle temsil eden birer asker de yer alıyor. Birileri kendi aklınca bunu alaya alıyor. Ben görevimiz gereği dünyanın bir çok yanına gittim. Pek çoğunda kendi tarihlerini ifade eden sembolik unsurlarla karşılaştım. Biz kendi tarihimizi bu şekilde sembolik olarak törenlere dahil ettiğimizde bundan niye rahatsız oluyorlar. Çünkü bunlar köksüz, kendi tarihlerinden habersiz, hatta bir kısmı bundan utanıyor. Kafa bu olunca biz başkanlık sistemi dediğimizde onlar buna padişahlık diyerek mukabele ediyor. Biz milli irade deyince rahatsız oluyorlar. Ey parlamentonun içinde olanlar niye korkuyorsunuz? Hadi soralım başkanlık sistemini millete? Millet evet mi hayır diyor. Millet evet diyorsa mesele bitmiştir, hayır diyorsa yine bitmiştir.

BİRİLERİ BİLEKLERİMİZE PRANGA VURMASIN

Başkanlık sistemi vesayet sisteminin küllerinin de havaya savrulduğu bir dönemi başlatacak. 'Demokrasi' diyorlar değil mi? Dünyadaki en ileri demokrasi nerede? ABD'de. Hangi sistem var? Başkanlık sistemi. G-20 ülkeleri var. 10 tanesi Başkanlık sistemi ile idare edilmektedir. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek var mı? En ileri hangi ülke varsa bakıyorsunuz orada başkanlık sistemi var. İstiyoruz ki sıçrayalım, bu yarışa daha güçlü bir şekilde devam edelim. Birileri bileklerimize pranga vurmasın.

Şurada kaç gündür Parlamento'da iç güvenlik meselesi ile alakalı maalesef iktidar partisinin getirdiği yasa teklifini geçirmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. 3 parti ile yanlarında Pensilvanya, paralel yapı var. Gezi olaylarında Türkiye'de kan gövdeyi götürdü mü, belediye araçları yakıldı mı, insanlar öldü, öldürüldü mü? Bunları savunanlar buna karşı güvenlik güçlerimizin güçlenmesini neden istemiyor? 6-7 Ekim olaylarında birisi çıktı siyasetçi güya 'sokağa dökülün' dedi. Döküldüler mi sokağa? Her tarafı yakıp yıktılar mı?

ÇÖZÜM SÜRECİNDE MİLLETİ ÜZECEK BİR ŞEY OLMADI

Çözüm sürecinde milletimizi üzecek, hakkına, hukukuna halel getirecek hiçbir işin olmadık, olmayız. Şehitlerimizin ailelerini yaralayacak bir adım atmadık, atmayız. Biz bugüne kadar Çözüm Süreci'nde üzerimize düşenleri, bihakkı yerine getirdik, yaptık, yapıyoruz. Ama herkesin aynı sorumlulukta hareket ettiğini söyleyebilmem mümkün değil. Buna rağmen sağduyuyla, soğukkanlılıkla, itidalle, sabırla meseleyi bugüne kadar getirdik. Gerçekten sınırların zorlandığı, sabırların zorlandığı pek çok durumla karşılaştık.

MEDYA KİMİN YANINDA

Sokakları terörize ettiler. Baskıyla, tehditle insanların iradelerini ipotek altına almaya çalıştılar. Silah kullanarak terör estirdiler. Molotof kokteyli atsınlar mı, havai fişekle insanları yaralasınlar mı? Meclis'i savaş alanına götürecek kadar ne var burada? Paketin eksiği onu teklif et, fazlası varsa onu müzakere et. Muhalefet partileri başta olmak üzere sürece katkı vermek isteyen herkesten samimiyet ve ciddiyet beklediğimi ifade etmek istiyorum. Medyaya sesleniyorum, siz kimin yanındasınız. Ey yazılı ve görsel medya siz ellerinde Molotof kokteyli Serap kızlarımızı yakanların mı yanındasınız, siz toplu katliamların peşinde koşanların mı yanındasınız.

Bunlar cemaat değil örgüttür. Adı paralel devlet yapılanmasıdır. Bursa'da söyledim. Şahsımı, ailemi tehdit ediyorlar. Biz bu yola çıkarken beyaz kefenimizi giyerek çıktık dedim. Şimdi de kızımı, beni tehdit ediyorlar. Bunu ana muhalefet partisi ile beraber yapıyorlar. Her şey hukuk içerisinde yürüyor. Belgesi, bilgisi varsa hukuk da herhalde gereğini yapacaktır. Fakat biz bunların farkındayız, biliyoruz. PKK terör örgütü bir siyasi partiye silahla tehdit etmekle oy topluyor. Dik durduğumuz sürece bu ülkede her daim hak hakim olacaktır. Özal'ın vefatının ardından Türkiye'nin nasıl bir karanlık döneme girdiğini hatırlıyoruz. Bu paketin ardından 6-7 Ekim olaylarında yaşanan olaylar yaşanmayacak. Buradan yazılı ve görsel medyaya sesleniyor: Siz kimin yanındasınız? Ellerinde molotof kokteyliyle Serap kızımızı yakanların yanında mısınız? Siz paralel yapı denen tüm ülkeyi dinleyenlerin yanında mısınız?."

 
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »