17°CAnkara / Diğer İller
IMKB: 57.231Dolar: 1,8345Euro: 2,3365Altın: 626,33
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fikret Bila:

Fikret Bila: "Gül: Evren’in yargılanması caydırıcı olur"

02 Şubat 2012 Perşembe 10:11

Milliyet köşe yazarı Fikret Bİla, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Kenan Evren için söylediklerine yer verdi. Abdullah Gül'ün, 'Herkesin kendi alanını, anayasal sınırlarını bilmesi gerekiyor. Zaman zaman böyle yanlışlıklar yapıldı. Zannedildi ki o dönemler d

İşte Fikret Bila'nın o yazısı...

Gül: Evren’in yargılanması caydırıcı olur
* ‘Herkesin kendi alanını, anayasal sınırlarını bilmesi gerekiyor. Zaman zaman böyle yanlışlıklar yapıldı. Zannedildi ki o dönemler değişmeyecek’
* ‘KCK?operasyonu eleştirilebilir tabi ki. Memleket açık bir memleket. Ya eleştirilemezse, karşı çıkılamazsa’
* (Emekli Orgeneral Işık Koşaner’e ait ses kaydı) ‘O tam bir özeleştiriydi. Kendi içinde komutanları motive etmek için yapılan bir konuşmaydı. Hepsinin dikkatini çekmek için’

DUBAİ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kenan Evren’in yargılanacak olmasının bundan sonra siyasete müdahale etmek, darbe yapmak niyeti taşıyanlar bakımından caydırıcı etki yaratacağını düşünüyor.
Gül, gezisinin üçüncü gününde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Evren ve Şahinkaya’nın yargılanmasıyla ilgili soruya, şu yanıtı verdi:
“Yargılama süreci ile ilgili ne diyebilirim? Hukuki süreç. Bunların önemi şu: Esas önemi caydırıcılık anlamında. Türkiye’nin artık nasıl bir ülke haline geldiğini gösterir. Herkesin kendi alanını, anayasal sınırlarını bilmesi gerekiyor. Dönemler geliyor geçiyor. Bugün Türkiye’yi yönetenler için de hepimiz için de geçerli olan bir şey. Herkes kendi anayasal sınırlarını bilecek. Hiç kimse kendisine defakto birtakım güçler çıkarmayacak. Zaman zaman böyle yanlışlıklar yapıldı doğrusu. Zannedildi ki o dönemler değişmeyecek. Bunlar bir daha yanlışların yapılmaması için önemli.”

Çankaya’daki buluşma
Gül, “Siz de Evren’i Çankaya Köşkü’nde kabul etmiş ve verdiğiniz fotoğraf nedeniyle eleştirmiştiniz” hatırlatması yapılınca da şu karşılığı verdi:
“Ne derseniz deyin, eski bir Cumhurbaşkanı değil mi? Türkiye’yi o kadar süre temsil etmiş, şu anda da Cumhurbaşkanlığı olarak, eski Cumhurbaşkanı olarak ihtiyaçları karşılanır. Dolayısıyla eski Cumhurbaşkanı olarak ziyaret etmek isteyince ben de kabul ettim.”
Gül, Evren’in Yüce Divan’da yargılanması gerekip gerekmediği sorusu üzerine ise, “Yasalar neyse o” dedi.

“Yunanistan’a yardım ederler, bize etmezler”
Gül, Türkiye’nin ekonomik krizden etkilenmemesi ve yurtdışında gördüğü ilgiyi değerlendirirken de 2001 krizi sonrasında hükümet kurmuş bir insan olarak çok sıkıntı çektiğini vurguladı ve şöyle konuştu:
“Memleketin öncelikleri değişiyor açıkçası. Türkiye’nin esas önceliği güven, istikrar ve ekonomik büyümedir. Hele hele Avrupa büyük bir durgunluk içerisindeyken, bizim açığı kapatmamız için bir fırsat. Düşünün ki, 1970’li, 1990’lı yıllardaki gibi bir dönem yaşıyor olsaydık ne olurdu?
2000’li yıllarda o olsun diye çok uğraşanlar oldu. Unutmayın. Öyle de olabilirdi. Türkiye’de 3 sene önceyi unutmayın. Burada herhangi bir değerlendirme yapmadan sadece tesbit olarak söylüyorum. Sadece 1 oyla Anayasa Mahkemesi’nde hükümetin düşmesi, tüm siyasetin altüst olması, bütün bunlar ve ondan sonra da bakarsanız, Türkiye’de siyasi istikrar mı kalır, ekonomik büyüme mi kalırdı? Yabancı mı kalırdı, sermaye mi kalırdı? Onun için Türkiye 1970’li yılları 1990’ın bütün iç çekişmelerinin olduğu yılları 2000’li yıllarda da yaşayabilirdi. Türkiye öyle bir krize girebilirdi. Avrupa bu krizi yaşarken sağlam ayakları var. Yunanistan bu krizi yaşarken herkes koşar, ama Türkiye yaşarsa hiç kimse koşmaz. 2003 yılında ben onu bilirim. 2001 krizinden çıkmış bir ülkenin seçimlerden sonra hükümetini kuran ilk bütçesini yapan bir insanıyım. Savaş döneminde savaşa girmeyen bir ülkenin bütçesini yapan bir insanım. Bilirim ben o zaman neler çekildiğini.  Bir kuruş, bir Euro, bir dolar gelmediğini... Onun için ne dolaylı taleplerin olduğunu bilirim ben.”
Gül, Irak Savaşı’nı mı kastettiğinin sorulması üzerine, “Şüphesiz tabii. Ne IMF’den gelirdi, ne Dünya Bankası’ndan gelmiştir. Ne AB’nin savaşa karşı olan Fransa’sından gelmiştir, ne Almanya’sından. Türkiye kendi tedbirlerini alarak, kendi programını kurarak o krizden çıkmıştır. Onun için her şeyin kıymetini bilmek lazım. Şimdi bizim açığımızı kapatma dönemidir” dedi.
Esad ailesi gelirse...
Gül, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve ailesinin Türkiye’ye gelmek istemesi halinde tavrının ne olacağına ilişkin soruya, “Böyle bir şey yok, ama olursa tabii ki herşey değerlendirilir” yanıtını verdi.
Anter’in vatandaşlığı TÜRKİYE’Yİ yüceltir
Gül’ün öldürülen yazar Musa Anter’in oğlu Anter Anter’in vatandaşlığa başvurusuyla ilgili soruya yanıtı şu oldu:
“Burada doğmuş bir insan, tabii ki buranın vatandaşı. Ama çeşitli ara dönemlerde memleketten uzakta kalmış onbinlerce insan oldu. Ara dönemler, olağanüstü dönemler bittiği için herkesin dönüp kendi vatandaşlığını kazanması, memleketinde tekrar kendi evini kullanması Türkiye’yi yüceltir.”

Yazının devamını milliyet.com.tr adresinden okuyabilirsiniz...


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

RÖPORTAJ

ANKET

Memur zammında hükümet sizce sendikaların istediği rakamı verecek mi?

SPOR