Filipinler'e gidiyor

Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti grup toplantısında konuşuyor.

11 Kasım 2014 Salı 19:52
Filipinler'e gidiyor
İşte Davutoğlu’nun konuşmasından satır başları:

Reel sektöre yönelik 9 farklı alanda yapacağımız reformları kamuoyuna açıkladık. G20 zirvesinden sonra döndüğümüzde makro ekonomik dönüşüm programını ve sosyal boyut ağırlıklı bu paketin 2023 Türkiye’sine gidişin ana hatlarını temin etmiş olacağız. İş adamlarımızın gerek bursa gibi, öncü şehirlerinden birisi olması hasebiyle gördüğümüz canlılık, gerekse dış ekonomik kurulun bu ekonomik programı benimsemesi beni memnun etti.

Özellikle bir ülkenin devletin ve hükümetin makro stratejik planlamasıyla, şirketlerin planlamaları arasında bir bütünlük olduğunda bu hamleler başarıyla gerçekleşir. Ama uyumsuzluk olduğunda Ankara’da alınan kararların hayata geçirilmesi imkanı kalmaz. Ekonomik krizden sonra tüm dünyada süreç takibi var, diğer taraftan da Türkiye gibi vizyon sahibi ülkeler kriz sonrasına hazırlanma sürecindeler.

Üç ana boyutta sıçrama yapma zarureti var. AB’de ortaya çıkan yeni tabloyu değerlendirerek çok boyutlu nitelik kazandırmak zorundayız. Şirketlerimizin orada etkin rol üstlenmeleri önemlidir. Yakın havzalarda ki şirketlerimizin ciddi iş potansiyeli bulduğu yerleri istişareyle değerlendirdik. Bütün iş dünyamıza sesleniyorum, yeni üretim hamlesinin en önemli yeri yakın havzalardır. Bu çerçevede, çevre havzalarda Ortadoğu’da balkanlarda Orta Asya’da siyasi istikrarsızlıklar ne olursa olsun, buralarda kesinlikle Türk ekonomisiyle bu havzaların bütünleşmesi çabalarını geliştireceğiz. Bu ay Irak’a gideceğim. Aralık başında Yunanistan ile yüksek düzeyli işbirliği konferansı düzenleyeceğiz. Aynı şekilde Putin de aralık başında Türkiye’ye gelecek.

Çevre ülkelerin halkları bizim kardeş halklarımızdır.

Gerek 30 Mart seçimleri, gerek 10 Ağustos seçimleri gösterdi ki Türkiye’de demokrasi kökleşmiştir. Bu demokratik istikrarın garantörü AK Partidir. Çünkü Ak Parti’nin denklemli olmadığı siyasi hayatın istikrara kavuşması mümkün değil. Siyasi istikrar ile ekonomik kalkınma arasındaki yakın ilişkiyi vurgulamak istiyorum. 2015 seçimlerine giderken kısa dönemli popülist ekonomik gelişmelerin içinde olmayacağız. Şimdi 25 sektörel dönüşüm programını açıklamamız, açık şekilde gösterir ki AK Parti kısa dönemli hesap yapmamıştır. Hep perspektifi uzun dönemli ve vadeli olmuştur. Şehir bazında, kent ekonomileri bazında geliştirdiğimiz projelerde değerlendirmeler yapıyoruz.

İş adamlarımızla görüşürken, biz üçüncü alan olarak seçtiğimiz Afrika Latin Amerika Doğu Asya açılımlarını, orada büyükelçilerimiz yeni iş alanları bulsun diye yapmadık. Afrika açılımımız daralan Avrupa piyasaların getirdiği problemleri aşmak için yeni bir ekonomik açılım havzası olarak tanımladık. Geçici değiliz, kalıcı olacağız.

Bu hafta sanayi üretim endeksi yüzde 2,2 büyüdü. Bu da ekonomimizin çarkların çok daha güçlü şekilde dönmeye başladığı gösteren açık bir gösterme. Buradan bütün ihracatçılarımıza ve sanayicimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Sadece bununla kalmadık, Bursa’da 720 milyon değerinde 21 yeni hizmeti halkımızın hizmetine sunduk. İstanbul’da metro bağlantısını açılışını yaptık. Aksaray – Yenikapı bağlantısıyla İstanbul’daki üç ulaşım kanadı birbirine bağlanmış oluyor. Hep Avrupa’da gidip de bizde bu entegre metro hatları yok diyenler, bugün baktığında nasıl yeni bir İstanbul’u yer altından birbirine bağladığımızı görürler. İstanbul sadece yer üstünde değil yer altında Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlamıştır.

Bizim dönemimizde İstanbul’da 141 kilometre raylı sistem hattı yapıldı, 2019’a kadar 466 kilometreye çıkacak. İstanbul’un bütünü ulaşım hattına kavuşacak. İstanbul bize tarihin en büyük emanetidir. İstanbul’da tarihin korunması, eski İstanbul’un muhafaza edilmesi için bu ulaşım projelerine büyük ihtiyaç var. Alttan geçen her ulaşım hattı yer üstündeki mimariyi koruyor. Nüfus artıyorsa tarihi korumanın en kolay yolu ulaşımı yer altına çekmektir.

Yarın önemli bir açıklamada daha bulunacağız. İş güvenliği paketini açıklayacağız. Bu daha hükümetimizin kurulduğu ilk günlerde yaşadığımız asansör faciasından sonra verdiğimiz bir talimattı. Bütün bakanlıklarımız çalıştılar.

AVUSTRALYA’YA GİDECEĞİZ

Yarın Avustralya’ya gideceğiz G20 liderler zirvesine katılacağız. Türkiye 1 Aralık’tan itibaren G20 dönem başkanlığını üstlenecek. Dünya ekonomisinin direksiyonu Türkiye’nin elinde olacak. Biz iktidara geldiğimizde Türkiye 26’ncı sıradaydı, şimdi 16’ncı, Avrupa’nın da altıncı büyük ekonomik gücü. Burada dikkatinizi çekmek istediğimiz husus var. Türkiye hem dünyanın en büyük ekonomileri arasında ama aynı zamanda dünyada az gelişmiş ülkelerin yardımcısı koordinatörü konumunda. Bu şu demektir, biz bütün dünyada adaletin vicdanın sesiyiz. Ekonomik eşitsizliklere karşı diyalog kapılarını açacağız.

FİLİPİNLERE UĞRAYACAĞIM

Avustralya’dan dönerken Filipinlere uğrayacağım. Türkiye hem kendi içindeki gerilimleri çözmeye çalışmakta hem de dünyanın her yerinde varsa bir barış umudu onu gerçeğe dönüştürmek için çaba sarf etmektedir. Taraflar Türkiye’ye güveniyorlarsa, nihai adımı Türkiye ile atarız diyorlarsa bu gurur duyulacak bir tablodur.

Bu hafta içinde çok anlamlı iki ziyarette bulundum. Birisi Bursa ziyareti. Bursa’da halkımızla buluşma açısından gerçekten hiçbir zaman zihnimizden çıkmayacak tablolar yaşadık. Geçtiğimiz dönemde gördüğümüz güzel karşılamayı Bursa’da da neredeyse 1 saati aşan bir süre aldı Cuma namazından çıkışımız. Bütün Bursalı vatandaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum. Bursa bizim model şehrimizdir, ulu şehrimizdir. Ulu caminin Uludağ’ın ulu sultanların Osmangazi başta olmak üzere şehri. Cumhuriyetimizin de öncü şehri.

Bursa’da geçen sene 12 milyar dolar ihracat yapıldı. Bu şu demek, 2002’de Türkiye’yi AK Parti devraldığında Türkiye’nin toplam ihracatı 36 milyar dolardı. Şimdi sadece Bursa’nın ihracatı üçte biri. İşte büyümek bu, iddialı olmak bu. Bu kararlılığımız hiç eksilmeden devam edecek. Yine son derece anlamlı ziyareti Hacı Bektaş’a gerçekleştirdim. Bu ağır sorumluluğu aldıktan sonra, bütün ulu erenleri ziyaret ettiğim gibi ziyaret ettim. İkrar vermeye, destur almaya gittim.  Türkiye’de hazreti Mevlana, başbakanlık görevinden sonra ziyaret ettim. Ertuğrul Gazi, Şeyh Edebali hepsi ortak bir mirası bize taşıyan erenlerdir.

Tarihte millet de şahit olsun ki, bu medeniyet tohumunu eken bütün bu erenlerin mirasına sahip çıkmak en ulvi görevimizdir. Bu vesileyle Hacı Bektaş ilçemizdeki bütün vatandaşlarımıza kardeşlerimize dostlara canlara erenlere bir kez daha teşekkür ediyorum.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »