Halide İncekara :Komisyon üstün yeteneklileri keşfediyor

Üstün yetenekli çocukların keşfi, eğitimleriyle ilgili sorunların tespiti ve Türkiye'nin gelişimine katkı sağlayacak etkin istihdamların sağlanması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, çalışmalarını sürdürüyor.

11 Haziran 2012 Pazartesi 21:39
Halide İncekara :Komisyon üstün yeteneklileri keşfediyor

GAZETE5/ RÖPORTAJ

Komisyon Başkanı Halide İncekara'ya göre sadece TBMM değil, suç örgütleri de bu çocukların peşinde. 

Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, Türkiye'deki üstün yetenekli çocuk sayısından onların eğitimlerine ve bundan sonra yapılması gerekenleri Gazete5.com'a anlattı.

Türkiye'de ne kadar üstün yetenekli çocuk var. Üstün yetenekli çocuklar bir yaş aralığı var mı?

Yaş aralığı yok da yani genel kabul görmüş rakamlar var. Genç nüfusun yüzde 2 si civarında bir rakam olduğu söyleniyor. Örneğin 17 milyon öğrencimiz var ise bunun yüzde ikisi yaklaşık 500-600 bin gibi bir rakam ortaya çıkıyor. 40 yaşındaki adamın da üstün zekası var.

Bu çocukların özellikleri ne?

Çok meraklılar. Merak ettiklerini çok hızlı öğreniyorlar. Bizler dizi seyrederken onlar hayvanlar, bitkiler alemini izliyorlar. Ellerine fırsat verdiğiniz zaman 4-5 kat daha hızlı hareket ediyorlar.

Bu çocukları tespit etmek için okullarda tarama yapılıyor mu? 

Yok. Taramaya komisyon olarak da karşıyız. Sınıf öğretmenleri çocuğunu keşfeder. Kimi çocuk sanatı sever kimi el becerilerini iyi yapar kimi matematik kimisi ise sosyal bilimlere çok meraklıdır. Bunu da saptayacak olan öğretmenidir.

Sonra nasıl bir eğitim veriliyor?

Öğretmeni çocuğu keşfettiği andan itibaren farklılaştırma eğitimi başlamalı. Ama, biz de eğitimdeki yanlışlardan birisi de her çocuğu birbirine benzetme uygulaması. Bu işi kolaylaştırmadır. Ayrıca, her çocuğun öğrenme yaşı var. Bugün tembel gibi görünen bir çocuk bir
başka sınıfta iyi bir öğretmenle karşılaştığında bir deha olabiliyor.
Zeka geriliği var diye teşhis konulan bir kısım çocuklar deha
teşhisiyle döndü Avrupa'dan. O zaman nereye geliyoruz. Çocuktan önce öğretmenin seçilmesi gerekiyor.

DAHİ ÇOCUKLAR MİLLİ SERVETİMİZ

Şu anda bir çocuğumuz var 13. yaşında ve tarihe meraklı. Üç dilde tarih çevirisi yapıyor. Makaleler çeviriler yapan çocuklarımız var.

Üstün zekalıların eğitimi olmaz. Çünkü onları eğitebilmek için onlardan daha zeki olmalısınız. Bilgiyle alakalı değil. Ona arzu ettiğini vereceksin. Yol göstereceksin. Lösemili bir çocuğumuz var okula dahi başlamadı tedavi görüyor. Ona çöpün enerjiye dönüştürülmesi ile ilgili makale yetiştiremiyoruz . Bitirdi tüketti. Okuyor sürekli. İşte bu çocukları bir milli servet gibi
düşünün. Ama bir yatırım aracı olarak değil. Biz bir dolu uçak yapan mühendis , doktor olsun istemiyoruz. Bizim yapmamız gereken o çocukların yolunu açmak eğer açmazsan peşine suç örgütleri düşer.

Suç örgütleri de mi takip ediyor çocukları?

SUÇ ÖRGÜTLERİ ZEKİ ÇOCUKLARI SEÇİYOR

Elbette. Sen hızlı koşanı alıp sporcu yapmadığın zaman kapkaççı alır, kapkaççı yapar. En marifetli olanı sen alıp eğitip sanata yönlendirmezsen suç örgütleri alır kullanır. Çünkü suç örgütlerinin hedefindeki zeki çocuklardır. Bakın sokakta çete reisleri vardır alır organize eder,yeteneklerine göre kullanır.

YÖK başkanı bilgi verdi komisyonumuza. Geldiğinde başkandan şunu rica ettim. Bu çocuklara artık lise eğitimi yeterli gelmiyor. Akademik eğitim almak istiyorlar. Teorileri yeterli onların. Patent alan çocuklarımız var küçük yaşta. Bunları artık lise müfredatı yetmiyor"
dedim.

Ne yanıt verdi?

Onayladılar. Önümüzdeki süreç içinde bu kabiliyetteki çocuklarımız projeleriyle birlikte üniversitelerden ders alacaklar. Liseleri erkenbitirenler üniversitelere erken kabul edilecek.

Lise 2 veya 3. Sınıftaki öğrenci de akademik eğitim alabilecek?

Elbette. Oradaki bilgiler ona yetmiyorsa üniversiteden ilgili konuyla ilgili alanda ders alacaklar. Mevzuat ona göre düzenlenecek.

Bu çocuklar nerede eğitiliyor. Okulda mı dersanede mi veya özel bir merkez mi var?

Okuldan sonra bilim sanat merkezlerine gidiyorlar.

Çocuk evde nasıl gideriyor bilgi ihtiyacını?

Esas sıkıntı burada başlıyor. Kimi zaman aileler hatta öğretmenler bu çocukları anlayamıyorlar. Çocuk için zulüm ailede başlıyor. Yani farklı olan hızlı öğrenen çok soru soran çocuk bir kere evde sorusu engellenerek ötelenmeye başlanıyor. Sonra öğretmenleri ötelemeye
başlıyor. Bu çocuklar durmadan dışlanıyorlar. Bu çocuklar hızlı düşünür hızlı espri kabiliyetleri olduğu için kendinden daha büyük yaştakilerle anlaşıyorlar. Asıl tehlike de bu. Suç örgütleri ile
tanışıyorlar, abilerle, ablalarla konuşuyorlar.

Öğretmenler fark etmiyor mu?

Maalesef biz o çocuklara rehberlik yapacak ne öğretmen yetiştirebilmişiz ne de anne babayı eğitebilmişiz. Herkes sustururken çocuk yavaş yavaş etrafından kopmaya başlıyor. Bazen evde birden fazla üstün yetenekli çocuk oluyor. Bu nedenle depresyona giren
aileler biliyoruz.

Bu durumda olan aileler için devlet olarak bir rehberlik veya destek çalışması yapılmıyor mu?

Bu güne kadar ciddi bir çalışma yapılmamış. Biz o tür ailelere bir rehber sağlayacağız. Nereye gidebilir, hangi uluslararası yayınlardan yararlanabilir hangi üniversitelerde kendini geliştirebilir. Devlet desteği de olacak. Bu tür çocuklar için burs artırılması gerekiyor gerekirse adres değişikliği yapılacak.

Komisyon kurulurken bu ihtiyaçları fark ederek mi yola çıktınız?

Ben 2004 ten beri bunun mücadelesini veriyorum. Yani siyasi iradenin farkındalığını artırmak için.

Siyasi irade niye önemli?

Çünkü siyasi irade ile birlikte kamuoyu oluşturmazsanız kör-topal yürür proje. Bundan önce bir sürü çalıştay yapılmış ama ortada elle tutulur somut bir gelişme yok. Niye? Çünkü siyasetin
gündemine hükümet programına girmemiş. İnsana yatırım yapmak gerek. Bunu yapmadığınız zaman kalkınma planlarınız anlamsız olur. Kaç fabrika kuracaksınız kaç okul açacaksınız bunlar planlı olmalı.

Okul açmayı planlıyorsunuz öğretmen yetiştirmeyi planlamıyorsunuz. öğretmen yetiştirmeyi planlıyorsunuz öğretmeni nasıl branşlaştıracağınızı planlamıyorsunuz. İşte bu olmuyor. Bir de hızlı gideniniz var yavaş gideniniz hatta gidemeyenleriniz var. Sosyal devlet hepsine destek vermek zorunda.

Siz komisyon olarak okul ziyaretlerinizden pek memnun kalmadığınızı açıklamıştınız. Niye memnun kalmadınız?

Anlatayım. Ben komisyonu Sincan cezaevine götürdüm. Orada bir çocuğumuzun aylık maliyeti 1,5 milyon lira. Bun çocuğa bir buçuk hizmetli düşüyor. Aynı komisyon üyeleri olarak Ankara fen lisesine de gittik. Gördüğümüz manzara bizi ağlattı. Bir odada 4 kişi kalıyor hiç bir laboratuvar açık değil. Ama cezaevindeki çalışıyor fen lisesindeki çalışmıyor. Bizim medeniyet tasavvurumuz bu değil. Düşünün memleketin çok zeki 500 çocuğunu bir okula topluyorsunuz ve altına bir kibrit çakıp gidiyorsunuz. O okuldan ağlayarak çıktım. Sinir sistemlerim bozuldu.

Aslında bir engel yok değil mi?

Hiç engel yok. Okul yönetimleri çok önemli. Hani bazen geliyorlar beni müdür yapın onu veya bunu müdür yapın diye. Çok ayıp bir şey. Bir müdür bin 500 kişilik bir belde'yi yönetiyor. Çok zeki olması lazım. Biz neye göre atıyoruz. 10 yıla belli yaşa göre. Böyle olmamalı. Bakın
arıyorum hiç bir yasal eksiklik bulamıyorum. Tübitak deli gibi para akıtıyor. Kalkınma ajanslarının da bu çocukların projelerine para vermelerini sağlayacağız. Çünkü insan kaynağına yatırım yapmayan bir kalkınma projesi olmaz.Türk çocukları çok zeki. Problem çözme
yeteneği çok fazla ve bizim ülkemizde yüz binlerce genç var üstün zekalı olan. eğer bunları doğru bir politika ile yönlendirebilirsek bizi çok kısa bir süre sonra hiç bir ülke tutamaz.

Halide Hanım biz bin yıldır var olun bir milletiz. Son yüz yüzyıldır da batı kültürü ile eğitiliyoruz. Batıdan çok sayıda bilim insanı filizof, sanatçı çıkmış. Bizden niye çıkmıyor?

Eğitim sadece cumhuriyet döneminin değil Osmanlı'nın da problemi. Bir enderun'la çözebildikleri var. Ama Enderun'da da çok teknik soruları batılıların çalıp götürdüğünü söylüyor hocalar. Dünya aslında Osmanlı'nın o dönemde özel çocukları bulup yetiştirip bunun içinde aşçısından atçısından odacısına, bilim insanına kadar hepsi giriyor 600 yıl ayakta kalmasını sağlıyor. Hatır gönül, kayırmacılık başlayınca sistem de çökmeye başladı. Medeniyet tasavuru onu hangi metodla yapacağınız önemli.

Biz bu sorunu nasıl aşarız farkındalığı nasıl sağlarız. Onu bulmaya çalışıyoruz. Biz elimizdeki malzemeyi biliyoruz. Şansımız YÖK ve MEB in yeniden yapılandırılması. Koordineli çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem çok sayıda yaşı küçük beyni ve yaptığı iş büyük çok bilim insanı, sanatçı, şair yazar çıkacak. Bunu hep birlikte göreceğiz. Teşekkür ederim

Halide İncekara kimdir:

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Yüksek lisansını aynı fakültede Uluslararası İşletmecilik alanında tamamladı. Özel sektörde mali koordinatör ve genel müdür olarak çalıştı. Çok sayıda kadın-aile gençlik ile ilgili dernek, vakıf kuruculuğu ve yöneticiliği görevlerini üstlendi. 22. Dönem İstanbul Milletvekili seçilen Halide İncekara 22. Dönem'de Avrupa Konseyi ve BAB Üyesi, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili, TBMM Çocuklarda ve Gençlerde Artan Şiddet Eğilimi ile Okullarda Meydana Gelen Olayları Araştırma Komisyonu Başkanı, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Ve İnceleme Komisyonu Üyesi, TBMM Çocuk Haklarını İzleme Komitesi Üyesi olarak görev yaptı. 23. Yasama döneminde ise AB Uyum Komisyonu ve Karma Parlamento Komisyonuna seçildi. Halide İncekara evli ve üç çocuk annesi.
 

OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »