Holdingden iyi ki ayrılmışız

Sabancı Grubu’ndan 15 yıl önce ayrılan Demet Sabancı Çetindoğan’ın şirketi DEMSA, bin 223 çalışanlı 131 mağazalı bir perakende, turizm ve medya grubu oldu. Çetindoğan, gruptan ayrılan diğer Sabancıların da kurduğu Esas Holding, Pegasus ve DENSA’yı hatırlatarak, “İyi ki ayrılmışız. Türkiye yeni şirketler kazandı. Sabancı Holding de yoluna başarıyla devam ediyor” diyor.

15 Eylül 2014 Pazartesi 18:21
Holdingden iyi ki ayrılmışız
Türkiye’nin ikinci büyük grubu Sabancı’dan 1999’da ayrılarak kendi hikayesini yazma kararı alan Demet Sabancı Çetindoğan ve eşi Cengiz Çetindoğan’ın kurduğu DEMSA, bugün lüks perakendenin en büyüklerinden biri. Perakendede 131 mağazasıyla, turizmde Pera Palas, ABD’li zincir St Regis’in işleteceği Maçka Oteli gibi yatırımlarıyla 15 yılda hızla büyüyen DEMSA’da bin 223 kişi çalışıyor.

Demet Sabancı Çetindoğan ile holdingden ayrıldıktan sonra geçen 15 yılı konuştuk. Kendi hikayelerini yazmak için ayrılan diğer Sabancı üyelerinin de çok başarılı olduğunu hatırlatan Sabancı Çetindoğan, “Pegasus, Esas Holding, Densa hepsi çok başarılı. Sabancı Holding büyük kurumsal bir şirket. Yapmak istediğimiz girişimler o ölçeğe uymuyordu. İyi ki ayrıldık. Hem hayallerimiz gerçekleşti hem de Türkiye’ye yeni değerler yarattık. Halen Holding’in hissedarıyız. Holding de yoluna çok başarılı devam ediyor” diyor. Sabancı Çetindoğan şunları anlatıyor:

Demsa kurulalı 15 sene olmuş. Bu fikir nasıl doğdu?
İngiltere’de Richmond Collage’da okurken tekstil sektörüne girmeyi aklıma koymuştum. Sabancı Holding grup şirketlerinde ilk durağım 1988’de Teksa oldu. Daha sonra Bossa’da çok önemli deneyimler kazandım. Yünsa da dahil bu şirketlerin yönetim kurulunda yer aldım.

Sabancı Grubu’ndan 1999’da ayrıldınız. Nasıl karar verdiniz?
Eşim Cengiz Çetindoğan ile Demsa’yı kurma kararı aldık. Tekstilde bu kez üretim değil satış tarafına geçtik. Perakendenin Türkiye’deki yükselişini 2000 yılı öncesinde görmüş ve kendi hikayemizi yazmaya karar vermiştik. Olaylar düşündüğümüz gibi gelişti. Turizm hızlı gelişti, ortalama gelir seviyesi yükseldi ve alışveriş merkezleri ile perakendenin önü açıldı. Guess, Laura Ashley. Salvatore Feragamo, Donna Karan gibi pek çok uluslararası markayı Türkiye’ye getirdik. Kendi perakende markamız Brandroom’u kurduk. En önemli adımlarımızdan biri de, ünlü İngiliz lüks tüketim markası Harvey Nichols’ı getirmek oldu. Sırada Fransız moda departmanı Galerie La Fayatte var.

Bugün perakendede büyük gruplardan birisiniz. Nedir büyüklüğünüz?
Perakendede en büyük grubuz. 131 mağaza ve bin 223 çalışanımız var. Turizm ve medyada da yatırımlarımız var ve sürüyor. Mediasa’yı tematik yayıncılık için kurduk. Fashion TV, eğitim kanalı ZTV, World Travel Channel önemli yatırımlarımız oldu. Seyahat kanalımızla Türkiye’nin markalaşmasına katkı sağlıyoruz. Tematik kanallarımızdan MCJ Shopping kanalımız da var.Dolayısıyla biz perakendede hem off-line hem de online ile satış yapmaktayız.
O dönemde Sabancı Grubu’ndan ayrılan aile üyelerinin kurduğu şirketler gerçekten başarılı... Şevket Sabancı ve çocukları Ali ve Emine Sabancı Kamışlı’nın kurduğu Esas Holding ve Pegasus, Ağabeyim Ömer’le beraber kurduğumuz 20 gemili Densa gerçekten başarı hikayesi oldu. Sabancı Holding’in de hala hissedarıyız. Onlar da çok başarılı gidiyor. Akbank dünya çapında önemli bir banka. Kurumsallaşmış bir kuruluş.

Ayrılmanız iyi oldu mu? Başarının nedeni ne sizce? Sabancı soyadı etkili oldu mu?
Türkiye için de bizim için de iyi oldu. Sabancı Holding’in büyük yapısından dolayı her işe girememe durumu vardı çok doğal olarak. Perakende ve tematik kanallarda farklı bir şeyler yapmak istiyordum, oraya uymuyordu. Bugün hem biz hayallerimizi gerçekleştirdik, hem de Türkiye ekonomisine yeni değerler doğdu. Sabancı soyadı da dünyada çok büyük güvenilirlik sağlamış. Tabii bir sıfır önde başlıyorsunuz. Bir de piyasa şartlarında üretip, satıyorsanız önünüz çok açılıyor.

MODA TUTKUNU DEĞİLİM
Türkiye’de modaya ilgi çok arttı değil mi? Sizin ilginiz nasıl modaya?
Türkiye’de de dünyada da moda anlayışı çok değişti. Türk hanımları çok ilgili modaya. Eskiden tüketici için de giysinin kalitesi dikişi önemliydi, şimdi moda olması önemli. Ben çok fazla moda tutkusu olan bir insan değilim. Alışveriş için bir bütçem olur benim. Mümkünse onun içinde kalmaya çalışırım. Kendimi disipline etmeye çalışırım. İlgi alanlarım çok farklı.

Demet Sabancı Çetindoğan yatırım ve projelerindeki gelişmeleri ise şöyle özetliyor:
Dan Brown Göbeklitepe’ye Gelecek
ONE Derneği: Dünyada insanlarla bir araya gelindiğinde kimse işinden bahsetmiyor. Hemen kültür, sanat, spor başarılarını anlatıyor. Biz de eşsiz, benzersiz bir ülkede yaşıyoruz, farkında olamıyoruz. Amacımız bu güzellikleri anlatmak. Ekim’ de UNESCO temsilcileri yabancı basın ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in katılımıyla bir toplantı düzenleyeceğiz. Kenize Murad ve Dan Brown’ı davet ettik. Brown daha önce Urfa’ya gelmek istediğini söylemişti bir röportajında. Belki tura Gaziantep’i de dahil edeceğiz. Zeugma ile birleştireceğiz. Türk sinemasının 100’üncü yılı için de projelerimiz var.
Kök hücre ile estetik izni aldı: Rahmetli babam Hacı Sabancı’yı maalesef akciğer kanserinden kaybettik. Bundan kısa bir süre sonra kök hücrenin ileride birçok hastalığa çare olacağını öğrendim. İlgimi çekti. 2006’da ONKİM’i kurduk. Bu kapsamda kök hücre saklama yani bankacılığı üzerine bir laboratuvar kurduk. 4000 civarında kordon kanı saklıyoruz. Bugünlerde özellikle estetik sektöründe kullanılmak üzere bir çalışma başlattık. İlk biz yasal olarak bu çalışmayı yapma hakkı elde ettik.
Maçka’daki St. Regis Aralık’ta Açılıyor: Maçka’daki St. Regis otelimiz hem bizim hem ABD’li grubun hem de mimarımızın talepleri yüzünden biraz gecikti. Ancak Aralık ayında açılacak. Müşteri almaya başladık. Otelin üst katındaki ABD’li restoran zinciri Spago olacak.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »