

Hüseyin Gülerce: 'Dink davası, Susurluk'a döndürülmemeli'
22 Şubat 2012 Çarşamba 11:13Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, bugünkü köşe yazısında Hrant Dink davasını yazdı.
İşte Gülerce'nin o yazısı...
Dink davası, Susurluk'a döndürülmemeli...
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007'de gazetesinin önünde kurşunlanarak öldürüldü. Davası 5 yıl sürdü.
Bir ay önce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararını verdi. Cinayette bir "örgüt" bulunamadığı belirtilerek 18 sanığın hepsinin beraatine hükmetti. Sadece Yasin Hayal'e, "cinayete azmettirmekten" ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi. Mahkeme başkanı, kimsenin içine sinmeyen kararını televizyonlarda savundu; "Örgüt olduğu görülüyor ama delil bulamadık" dedi. Davanın savcısı, daha önce görülmemiş şekilde itiraz etti; "Delil de var, örgüt de var" dedi...
Ancak bu davada umudun bir adresi vardı. Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisine bağlı Devlet Denetleme Kurulu'nu (DDK) devreye sokmuştu. İşte önceki gün, kurum bir yıldır süren çalışmasının raporunu açıkladı. Raporda, cinayetle ilgili kamu görevlilerinin ihmali ve sorumluluğu gözler önüne serildi. Hrant Dink'e yönelik bir tehlikenin varlığının emniyet ve jandarma personelince öğrenilmiş olduğu halde, korunmasına yönelik istihbarat birimlerinin gerekli çalışmaları yapmadığı, işbirliğine gitmediği, idarî makamların da, her kademedeki sorumluların zincirleme eylemleri sonucunda, tehlikeyi önlemek için gereken tedbirleri almadıkları belirtildi.
Raporun önemi şu: Emniyet, jandarma ve valiliklerdeki kamu görevlileri hakkında, ana cinayet davası kapsamında soruşturma açılması ve yargılanmaları gerekiyor.
Dink davasında bu kamu görevlileri konusu çok önemli. Çünkü davanın savcısı, cinayetin arkasında Ergenekon terör örgütünün bulunduğunda ısrar ediyor. Dink suikastının, Malatya'daki Zirve Yayınevi ve Trabzon'daki Rahip Santoro cinayetiyle de bağlantıları bulunduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen Kafes Eylem Planı'nda Dink cinayetinden "operasyon" olarak bahsediliyor. Balyoz Darbe Planı iddianamesinde yer alan belgelere göre, olası darbe sürecinde Dink, "hedef isimler" arasında yer alıyor. Yani Dink cinayetinin, darbe teşebbüsü davalarında kilit bir rolü var.
Kafaları karıştıran şu oluyor: Hükümet, devlet içindeki çetelerle mücadele ederken, nasıl oluyor da kamu görevlileri bu hükümet döneminde bir koruyucu kalkan bulabiliyor?
Yazının devamı için tıklayınız...
RÖPORTAJ
ANKET
SPOR






























