Mucize çocuk Tuğra ilk karnesini aldı

ZONGULDAK'ın Devrek İlçesi'nde doğuştan 'Hipoplastik kalp sendromu' (kalbin sol yanının gelişmemiş olması) olması nedeniyle doktorların, "Yaşamaz, yaşasa da yürüyemez, konuşamaz" dediği 6 yaşındaki Tuğra Ermiş, 2.5 yaşında yürümeye ve konuşmaya başladıktan sonra şimdi de 2.5 ay evde aldığı eğitimle okuma-yazma öğrendi. İlk karnesini öğretmeninden alan Tuğra Ermiş büyük sevinç yaşadı.

24 Ocak 2015 Cumartesi 18:14
Mucize çocuk Tuğra ilk karnesini aldı


 


Murat Ermiş ile 7 yıl önce evlenen, geçen yıl geçimsizlik nedeniyle boşanan Sitare Gebeş'in oğlu Tuğra'ya 2.5 aylıkken 'Hipoplastik sol kalp sendromu' tanısı konuldu. Aynı zamanda, 'Patent Duktus Arteriosus' (Aort atardamarı ile akciğer atardamarı arasında bağlantıyı sağlayan damarın açık kalması), 'Pulmoner Hipertansiyon' ve 'Atrial Septal Defekt' (Kalp odacıkları arasındaki zar duvarda çeşitli büyüklüklerde delikler bulunması) rahatsızlıkları olan Tuğra Ermiş'e doktorlar, "Yaşamaz, yaşasa da yürüyemez, konuşamaz, duyamaz" dedi.

2.5 AYDA OKUMA YAZMA ÖĞRENDİ

Tuğra Ermiş, 2.5 yaşından itibaren annesinin çaba ve sevgisiyle yürümeye ve konuşmaya başladı. Annesinin, geçen yıl 5 yaşında sünnetini yaptırdığı Tuğra Ermiş, geçen 10 Kasım'da ise evde eğitim görmeye başladı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün görevlendirdiği emekli sınıf öğretmeni Meliha Ocakcı'nın her gün evde 2 saat eğitim verdiği Tuğra Ermiş, 2.5 ayda okuma ve yazmayı öğrendi. Okula yeni başlayan yaşıtlarından 2 ay sonra eğitime başlamasına rağmen hemen hemen onlarla aynı seviyeye gelen Tuğra Ermiş, öğretmeni ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü idarecilerini de şaşırttı. İlk karnesini evde öğretmeni Meliha Ocakcı'dan alan Tuğra Ermiş, sevincini annesi ve öğretmenine sarılarak paylaştı. 

"BİR ÇOK ŞEYİ BAŞARDIK"

Sitare Gebeş, fiziksel gelişimi yaşıtlarından biraz geride olan ve doğuştan sağ kulağı olmayan oğlunun azmi ve zekasıyla herkesi şaşırttığını söyledi. Oğlu dünyaya geldiğinde kendisinin 20 yaşında olduğunu hatırlatan Sitare Gebeş, şöyle dedi:

"2 aylıkken anjiyo oldu. Anjiyo sonunda kalbe giden tek damarının olduğu, çok ağır bir vaka olduğu, çok fazla yaşamını devam ettiremeyeceği söylendi. 'Yaşamaz, yaşasa da konuşamaz, yürüyemez, beyin özürlü olma ihtimalı yüzde 90' dediler. Ama biz oğlumla bir çok şeyi başardık." 


"OĞLUMLA GURUR DUYUYORUM"

Oğlunun durumunu kabullendiğini ve onu yaşatmak için elinden gelen her şeyi yaptığını anlatan Sitare Gebeş, şöyle konuştu:

"Sünnetini yaptırdım. Sünnet düğününü yaptım. Benim için evlendiğini görmekle eş değerdi. Narkoz almadan sünneti gerçekleşti. Bugün de ilk karnesini aldı. Şükür ediyorum. İçimde büyük bir coşku var. Çok mutluyum, huzurluyum. O benim gerçeğim, yaşam kaynağım. Hayatta birlikte daha çok yol alacağız. Göreceğimiz güzel şeyler var daha. Onunla gurur duyuyorum. Onun azmi bu başarıyı doğurdu."

Durumu iyiye giderse, dikkati dağılmadan uzun süre ders dinleyebilirse yaşıtlarıyla okulda eğitim görmesini istediğini belirten Sitare Gebeş, "Ama şimdilik bu durumdan da çok mutluyuz, huzurluyuz. Önemli olan rahatsızlığıyla değil de başarasıyla, okumasıyla, yazmasıyla bir yerlere gelmesiydi. Şuanda okuyabiliyor, yazabiliyor bu bizim başarımız. Onun için çok mutluyuz" diye konuştu. 

"2.5 AYDA KOCAMAN YOL ALDIK"

Öğretmen Meliha Ocakcı ise Tuğra'nın çok zeki bir çocuk olduğunu belirterek, "2.5 ayda kocaman bir yol aldık. Yazmada biraz zorlansa da güzel okuyor. İlk karnesini de verdim. Çok duygulandım. 37 yıllık öğretmenlikten sonra ilk defa böyle bir durumla karşılaştım. Bundan sonra da onun eğitimi için elimden geleni yapacağım" dedi.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »