22°CAnkara / Diğer İller
IMKB: 56.726Dolar: 1,8265Euro: 2,3295Altın: 619,56
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Efsane komutan Gazete5'e konuştu

Efsane komutan Gazete5'e konuştu

18 Temmuz 2010 Pazar 07:00

Efsane komutan ve Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Gazete5'e terörle mücadeleyi anlattı. Pamukoğlu ile gündemi ve siyaseti konuştuk.

 

GAZETE5- Başbakan, mevcut anayasanın ‘darbe’ anayasası olduğunu söylüyor. Sivil bir anayasa söylemleriyle meydanlara çıkıyor. Sivil bir anayasaya ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?

O. PAMUKOĞLU- Anayasa bugüne kadar zaten 90’a yakın müdahale geçirdi. 30’a yakın maddesi 2001’de değiştirildi. Şimdi buna ‘darbe anayasası’ deniyor. İşlerine geldiğinde de darbe anayasasının bazı maddelerine dört elle sarılıyorlar. Dürüstçe değil. Riyakarca hareket ediyorlar. Anayasa’nın bir bütün olarak ele alınması lazım. Ama bunu beceremiyorlar. Korkuları var, güçleri de yetmiyor. Aslında herkes Anayasadan şikayetçi. Tümünü değiştirmeyi başaramıyorlar. Kötü tekneler gibi, batmıyorlar ama yüzmeyi de beceremiyorlar. Rüzgar nereden eserse oraya sürükleniyorlar. İnançları yok öncelikle.

GAZETE5- Tecrübeli bir asker ve yeni bir siyasetçisiniz. Siyasette hedefiniz nedir?

O. PAMUKOĞLU- Türkiye’de siyasetten milletin sıtkı sıyrılmış artık. Siyasetçilere güvenmiyor halk. Biz bunları gördüğümüz için bu mücadeleye girdik. Biz bunlar gibi siyaset yapamayız. İstesek de olmaz. Kişiliğimiz buna müsait değil. Bir mücadele şart, bunun alanı da siyaset meydanı. Biz biraz da zoraki siyasetçiyiz. Ekonomisi batmış, güvenlik sistemi çökmüş, adalet sistemi ve duygusu toprakların üzerinden kovulmuş bir toplumla yaşıyoruz. Bizim yapacağımız mücadele geleceğe yönelik… Sorunları kuşaklar yaratır. Bizim nesil, bu toprakların hakkını veremedi. Ne üstünün, ne altınının hakkını verebildi. Bütün bu sorunları gelecek kuşakların üzerine devreden bir kuşak olduk biz. Bu beceriksizliklerin büyük bölümünün telafi edilmesi lazım. Bu bizim vicdani yükümlülüğümüzdür. Bütün stratejik kaynaklarımız satıldı. Toprağın üzerinde hiçbir şey kalmadı. Üretmeyen bir toplum var. Altındaki madenlerle hiç kimse ilgilenmiyor. Hiç madenleri konuşan siyasetçi görüyor musunuz? Kim merak ediyor? Anadolu ve Trakya’da kimin elinde o madenler? Ekonomi bitmiş durumda. Türkiye’de bu üç konuda her şey kötü gitmiş. Bundan sonra da olabilecek bir şey yok. Biz siyasi parti olarak alana çıktık ve bizi en iyi kadınlar ve gençler anladı.

GAZETE5- Neden kadınlar ve neden gençler?

O. PAMUKOĞLU- Gençler daha idealist, geleceğin ne olduğunu görüyorlar, zihinleri berrak. Daha dürüstler. Kadınlarda da annelik içgüdüsü var. Yavrularını nasıl bir ortamda yetiştirmek istediklerini biliyorlar. Dolayısıyla bizim partimize ilgi çok büyük. Genç bir nüfusla ayaktayız.

GAZETE5- Genel seçimde HEPAR’ın nasıl bir başarı elde edeceğini düşünüyorsunuz?

O. PAMUKOĞLU- Ben, kurmaylığımdan gelen bir alışkanlıkla, coğrafyayı görmeden plan yapmam. 60’ı aşkın ilde, 400’ü aşkın ilçede, örgütlenme faaliyetlerini yürütüyoruz. Siyasi partiler kanunu ve seçim kanununa göre bir partinin seçime girebilmesi için Türkiye genelinde 41 ilde, ilçelerin 3’te birinde beldelerin yarısında örgütlenmesi lazım. 5-6 ay önce 41 il örgütlenmesini tamamladık. Bir seçime hazırız. İç ve dış olaylar bizim partimize yönelik ilgiyi artırıyor. Terör, ABD ile ilişkiler, bölgedeki siyasi ve diplomatik entrikalar, bize olan güveni besliyor.

GAZETE5- Yüzde 10 seçim barajı tartışılıyor. CHP bunun kaldırılmasından yana. Siz ne düşünüyorsunuz?

O. PAMUKOĞLU- Baraj siyasi bir maskaralık. 2002 seçimlerinde, parlamentoya giren partilerin aldığı oy toplamı 18 milyon kişi. İşe yaramayıp çöpe atılan oyların miktarı da 16 milyon kişi. Bu demokrasi mi? Halkın iradesi mi? Bu bir şarlatanlık. Bu bir grubun kararı. A veya B partisi üzerinde fikir birliği yapmış, oy kullanmış bir grup. Yüzde 10 barajını bir engel olarak görmüyorum. Halk mevcut partilerden sıkılmış durumda. Zihniyet, yapı aynı, düşünce düzeni aynı. Bizim gücümüz ortada. Bir yol alalım bakalım. Bir söz vardır “İnsanlar plan yapar, Tanrı gülermiş”. Biraz daha zaman var bunları düşünmek için. Şimdi, doğrudan parti olarak seçime gideceğiz.

GAZETE5- Referandum öncesinde bütün partiler kampanya düzenliyor. Sizde de var mı böyle bir kampanya hazırlığı?

O. PAMUKOĞLU- Referandum için biz de meydanlara çıkacağız. Ramazan ayına denk geliyor ama biz 10-12 ilde meydanlara çıkmaya karar verdik. Bunun dışında, ben illerimizi dolaşacağım. İl başkanlarına talimatlar verildi. 1 Ağustos’ta İzmir’de olacağız. 4 Eylül’de İstanbul’da son mitingi yapacağız. Miting yapacağımız iller de belirlendi. Bu kapsamda, Bursa, Edirne, Antalya, Adana, Hatay, Trabzon, İzmit, Kocaeli, Kastamonu, Kayseri’de halkla buluşacağız. Biz taşıma miting yapmıyoruz. Doğal mitingler yapıyoruz. Sırası gelmişken bunu da söylemek isterim. Bugün seçimde yüzde 7’yi geçen partiler Hazine’den yardım alıyor. Biz bunu kaldıracağız. Haram bu para. Ben bunu nasıl kullandıklarını biliyorum. Eğitimsiz, fukara kesimleri istismar etme siyaseti bu. Genel seçim ülkenin kaderiyle alakalı olacak. Hem rejim anlamında hem de hızla bölünmeye giden ülke anlamında son derece hayati. Biz elimizden geldiği kadar insanları uyarıyoruz, bilinçlendiriyoruz. Sağlam muhakeme edebilmeleri için doğru bilgileri onlara vermeye çalışıyoruz. Bu dönemde de bunu yapacağız.

GAZETE5- Son olarak Türk medyasındaki yandaş, Candaş ve bağımsız kamplaşmasını sormak isterim. Medyadaki bölünmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

O. PAMUKOĞLU- Ben sürekli dolaştığım için Anadolu’daki yerel televizyon, radyo ve gazeteleri izliyorum. Onlar daha özgür. İstanbul ve Ankara basını özgür değil. Bir şekilde bir yerlere bağlılar. Bir patronları var ve o patron şu veya bu şekilde Hükümetlerle Ankara bürokrasisiyle bağlantılı. Dolayısıyla Türkiye’de özgür bağımsız basın yok. Bir çerçeve çiziliyor. O çerçevenin içinde size havyar, tereyağı, et verelim, siz o çerçevenin içinde yaşayıp düşünün deniyor bu gazetecilere. Bir insanın birilerini kandırması için önce kendisini kandırması lazım. Ruhen inanması lazım. Bugün aydın, entelektüel kesimler halk tarafından takip edilmiyor. Onlar kendi çalıp kendi dinleyen kesim. Düğün evinde göbek atıp, ölü evinde ağlayanlar bunlar. Türkiye genelinde bir dejenerasyon var. Adam gibi adam olmak, dürüst olmak konusunda. Bugün televizyon programlarına çıkıp aynı nakaratı tekrarlayıp duran kişileri halk izlemiyor, takip etmiyor.

GAZETE5- Cemaatlerin medya ve siyaset üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

O.PAMUKOĞLU- Tarikat ve cemaatler, siyasete girdikleri, siyasi sahada varlık gösterdikleri sürece, bunun sonu rejime dayanır. Ülkede bu tehlikeyi görüyorum şu anda. Ama kime ne olur? Rejimi muhafaza edenlerle, rejimin üzerine gidenler arasında olabilecek sürtüşmenin sonunda yine halka olur olan. Ama Türkiye ile İran gibi bir kıyaslamayı kabul etmiyorum. Türkiye’de kim ne yaparsa yapsın, bu ülkeyi kimse geri çeviremez. Bu mücadeleyi verecek olanlar var. Bir ülkede halkın tümüyle bir mücadele verilmez. Bir mücadeleyi kazanmak için yüzde 30’un katılımı şarttır ve yeterlidir.

GAZETE5- Okuyucularımız adına teşekkür ederiz...

 


« geri1·2·3ileri »
Etiketler: Politika, HEPAR, İran, Amerika, AKP, CHP, PKK
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
DİĞER HABER BAŞLIKLARI

RÖPORTAJ

ANKET

Memur zammında hükümet sizce sendikaların istediği rakamı verecek mi?

SPOR

.