

Efsane komutan Gazete5'e konuştu
18 Temmuz 2010 Pazar 07:00Efsane komutan ve Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Gazete5'e terörle mücadeleyi anlattı. Pamukoğlu ile gündemi ve siyaseti konuştuk.
Türkiye’nin başındaki terör belasının en yoğun olarak yaşandığı yıllarda, siyasetçilerin, bürokratların ve hatta komuta kademesindeki güvenlik görevlilerinin bile gitmek istemediği bölgelere “Komutan” olarak giden Tümgeneral Osman Pamukoğlu, terörle mücadelenin “efsane” isimlerinden biri olarak tanınıyor… Emekliliğinde yazdığı kitaplarla gündem yaratan Pamukoğlu, bir anlamda “zorunluluk nedeniyle” girdiği siyasette de farklı bakış açısı, cesur açıklamaları ve ürettiği radikal çözüm önerileriyle dikkat çekmeye devam ediyor… Hak ve Eşitlik Partisi’ni (HEPAR) kurduktan sonra mücadelesine yeni bir “boyut” kazandıran Pamukoğlu ile elbette uzmanlık alanı olan “terörü”, Türk siyasetindeki gelişmeleri ve gündeme ilişkin konuları tartıştık.
RÖPORTAJ: Selda Öztürk KAY
GAZETE5- Son dönemde artan terör olayları “ayrışma” tartışmalarını da beraberinde getirdi. Toplumsal bir dönüşüm mü geçiriyoruz?
O. PAMUKOĞLU- Hayır halkın tepkisi çok büyük. Çünkü halkın iki meselesi var bu ülkede. Biri ekonomi, diğeri ise huzur… Son üç dört aydaki olaylar huzur ihtiyacını daha da ön plana çıkardı. Halk güvenlik ihtiyacı hissediyor yoğun bir şekilde. Oysa Hükümet, bu ülkede Batı’nın istek ve çıkarlarını korumaktan başka bir şey yapamaz hale geldi. Terörle mücadele beceriksizlikle sonuçlandı. Şimdi başka şeyler konuşuluyor.
GAZETE5- Demokratik açılım gibi mi?
O.PAMUKOĞLU- Demokratik açılımın ne olduğunu kimse bilmiyor. Hükümet, kültürel haklar, dil özgürlüğü diye bir yola çıktı. Amaç tümüyle siyasiydi. Ancak bu başarısız oldu. Zaten Batı’nın dayatmasıydı. Batı ülkelerinin, NATO da dahil olmak üzere ‘müttefik’lerimizin amacı, bu bölgede bir Kürt devleti kurmaktı. Şimdi artık onu kurduruyorlar. Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin son rötuşları yapılıyor. Sonra bu Kürt devletini, BM askerleriyle Araplara karşı korumanın hesabını yapacaklar. Bizim bölgemizi ateşliyorlar. Yapmak istedikleri bu. 25 yıldır dağlarda eşkiyalık yapan insanlara önderlik yapan insanları siyasi sahneye çıkarmak istiyorlardı. Bunu da başardılar. Bu aşamadan sonra iktidardaki siyasi partinin yapacağı bir şey yok artık.
GAZETE5- Bundan sonra ne olacak?
O.PAMUKOĞLU- Nihai amaçları, demokratik federasyon… Sonuçta Dicle’nin doğusunu bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden koparmak istiyorlar. Böyle bir şey tabii ki olmayacak. Asla meydan vermeyeceğiz. Halk vermeyecek zaten. Ama bunlar bir yandan da eşiniyorlar. 20 yaşındaki çocuklar ateşe atılıyor. Bu hükümete, devlete yapılmadık hakaret kalmazken, bunların hiçbiri hakkında kanuni işlem yürütülmüyor. Sonuçta Karanlıkta yol alan hikaye, karanlıkta son bulur.
GAZETE5- Çözüm ne? Siz senelerce terörle mücadelede görev yaptınız… Bu sorun bugün izlenen yolla çözülemiyorsa, gerçek çözüm ne olmalı?
O.PAMUKOĞLU- Her şeyden önce bölgedeki Kürt vatandaşlarımızın eşkıya baskısından kurtarılması lazım. Eşkiyanın hem dağlardan, hem de bize komşu ülkelerin topraklarından temizlenmesi şart.
![]() |
Bunun için çok güçlü bir diplomatik dış siyaset yürütülmesi lazım. Dışarıdan sağlanan siyasi ve lojistik desteğin kesilmesi lazım. Bu devletler belli. Bunlara başı dik bir dış politika uygulanması lazım. İçerde de güçlü bir istihbarat ve uygun bir örgütsel yapıyla bu eşkiyanın bölgeden kesinlikle temizlenmesi gerekiyor. Bu olursa, bölgedeki halk da rahatlar.Hemen her gün, özellikle Hakkari bölgesinde yaşananlar artık bardağı taşırıyor. Bu olaylar, bugün siyaset adamlar ve zayıf bürokratlarla önlenemez. Bu ülkenin artık kangrene dönüşen bu belası böyle yok edilemez. Bir bakıyorsunuz olaylar gerçekleşiyor, bunlar toplanıyor, kahvaltı edip konuşuyorlar. MGK toplantısı, Bakanlar Kurulu toplantısı yapıyorlar. Adına Güvenlik Müsteşarlığı denilen bir kurum oluşturuyorlar. Bütün bunlar oyalamadır… Kendilerini ve halkı oyalıyorlar.
GAZETE5- Çözüm “askeri” önlemler diyorsunuz yani…
O. PAMUKOĞLU- AKP hükümeti, bu ülkede batının istek ve çıkarlarını korurken, diğeri de, ana muhalefet partisi CHP de çıkıyor, 1989’daki Kürt Raporu’nu yeniden revize etmeye kalkıyor. İlk açılım meselesi çıktığında, bunların eski genel başkanları zaten ortaya çıkıp, ‘Bizim Kürt raporlarımız var” demişti. Yani ‘Biz sizden daha öndeyiz’ demişti. Nereden çıktı Kürt raporu şimdi? Eksik olan ne? Bütün bu siyasetçilerin konuşmalarına bakıyoruz. Ana muhalefet partisi, kan kanla temizlenmez, toplumsal mutabakat, genel af diyor. Yani her ikisi de aynı noktaya gelmiş durumda. Bunların hiçbir faydası olmaz elbette. Bunlar şunu anlayamıyor. Bu nasıl bir mücadeledir, dünyanın nerelerinde yapılmıştır? Sonuç ne olmuştur? Bakmak lazım.
GAZETE5- İspanya’da BASK örneğini veriyorlar…
O.PAMUKOĞLU- Zihnen ve ruhen dejenere insanlar bunlar. İspanya’dan, Peru’dan örnek veriyor. Biz ne İrlanda’yız, ne İspanya’yız ne de Peru’da yaşıyoruz. Saçmalayıp duruyorlar. Çünkü akılları yetmiyor. Bir kısmı ahmaklıktan, bir kısmı da doğrudan doğruya PKK hareketinin işbirlikçisi ve yardım ve yatakçısı olduğundan… Bizim Osmanlı İmparatorluğu’nda da dahil olmak üzere bir ‘eşkıya tarihi’miz var. O dönemdeki eşkıyalar, klasik anlamda eşkıyaydı. Siyasi amaçları yoktu. Ancak eşkıyanın bir tanımı vardır. Eşkıya demek yardım ve yataklık demektir. O olmadan yaşayamaz. Şimdi, dışarıda yardım yataklık yapan ülkeler, içerideki kurum ve kişiler de belli. Hepsini biliyoruz ve takip ediyoruz.
RÖPORTAJ
SPOR





























