Sadece havalimanı değil bir zafer anıtı inşa ediyoruz

Başbakan Erdoğan, İstanbul'a yapılacak üçüncü havalimanına ilişkin, "Biz sadece bir havalimanı değil bir zafer anıtı, milletin özgüvenini inşa ediyoruz" dedi.

8 Haziran 2014 Pazar 6: 8
Sadece havalimanı değil bir zafer anıtı inşa ediyoruz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'a yapılacak üçüncü havalimanının temel atma törenindeki konuşmasında, "Bugün biz bir havalimanı değil, aslında bir zafer anıtı inşa ediyoruz. Biz sadece havalimanı değil, milletin özgüvenini inşa ediyor, asırlar süren o mutsuzlukları, kırgınlıkları, karamsarlığı bugün artık tamir ediyoruz" dedi.

Gezi Parkı odaklı olaylara değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biliyorsunuz, geçen yılın Mayıs ayında, bazı 'Gezi zekalılar' türedi. Bu 'Gezi zekalılar' maalesef, bu havalimanını hazmedemediler. Çünkü, onların böyle devasa bir havalimanının yapılmasını tahayyül etmeleri mümkün değildir. Zira onların hayalleri, bizim fiillerimizin ulaştığı yere ulaşamaz ve onlar Türkiye'yi hala 12 yıl önceki gibi görmek istiyorlar. Biz ise öyle değil. Biz, dünyada Türkiye'nin marka olduğu günlere dönmek istiyoruz. Anlıyorsunuz değil mi? İnşallah, o günler geri gelecek, sene 2023. 2023 çok önemli. Çok çalışacağız ve inşallah bunu da başaracağız. Biz bu yola çıktık. Bu yola başımızı koyduk ve 2017'de bu havalimanının ilk etabını inşallah açıyoruz. Biraz sonra, yüklenici firmalarımızla burada inşallah, sizler karşısında bunu haykıracağız."

Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"600 bin konut, 12 senede oldu. Barajlar, üniversiteler, köprüler, tüneller; hep bunlar Türkiye için iftihar vesilesi. Küresel projeler, Marmaray... Bunun da önünü kesmek istediler. Evet... 4 yıl en az bize orada geri adım attırdılar ama durmadık, usanmadık. Şu anda Marmaray çalışıyor mu? Çalışıyor, elhamdülillah. Yüksek hızlı tren; Eskişehir'den İstanbul'a... Bu vatan hainleri, bu vicdansızlar bunların kablolarını kestiler. 250 noktada. Unutmayın, 'Hırsızın mumu da yatsıya kadar yanar'. İnşallah şu anda tamirat, tadilat, farklı bakımlar yapılıyor. Çok kısa zamanda Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Treni'ni inşallah devreye alıyoruz."

İstanbul'a yapılacak 3. köprüde raylı sistem olacağını, Marmaray'ın güneyinden de otomobiller için çift katlı tüp geçiş sistemi bulunacağını, kuleleri bitmek üzere olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün de gelecek yıl açılacağını aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Yan gelip yatanların işi değil bu. Bugün temelini atacağımız bu büyük proje, tüm projelerimizi taçlandıran bir proje. Bu projenin sembolik anlamı var. Bu proje, Türkiye'nin artık nerelere ulaştığını gösteriyor. Bu proje, Türkiye'nin artık neleri başarabildiğini gösteriyor. Bu büyük proje, Türkiye'nin artık hangi kulvarda yer aldığını tüm dünyaya gösteriyor. İşte onun için 77 milyon, aziz vatandaşlarımın, yurt dışındaki tüm kardeşlerimin, tüm dostlarımızın da bizimle birlikte bu heyecanı, bu sevinci hep birlikte paylaşmalarını özellikle kendilerinden istirham ediyorum." 

"Milletçe çok sabrettik"

Çanakkale'de 99 yıl önce milletin, ülkeyi işgal etme gayesindeki düşmana karşı varını yoğunu ortaya koyarak zafer kazandığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bundan 95 yıl önce Kurtuluş Savaşı'yla bitmiş, tükenmiş, yoksullaşmış ve artık yorulmuş bir millet, yeniden ayakları üzerinde yükseldi ve bağımsızlığı için neleri yapabileceğini dünyaya gösterdi. Askerimizin de sivilimizin de ayağında çarık dahi yoktu. Silahımız yoktu. Sadece birkaç hat, ne yazık ki tren yolumuz, birkaç kilometre de asfalt yolumuz vardı. Fabrikalarımız, barajlarımız, enerji santrallerimiz yoktu ama millet olarak umudumuz vardı. Vatanımıza, toprağımıza aşkımız vardı. İstiklale sevdamız vardı. En önemlisi de göğsümüzde imanımız vardı. Yanmış, yıkılmış topraklar üzerine Cumhuriyeti inşa ettik. Çok çalıştık. Çok badireler atlattık. Kimi zaman çok büyük acılar, kimi zaman büyük sevinçler yaşadık. Zor zamanlarda ümidimizi kaybetmedik. Çok uğraştılar ama şu kardeşliğimizi örseletmedik. İstiklalimizden taviz vermedik. Onurumuzdan taviz vermedik. Aç da kalsak, yoksul da olsak gururumuzu çiğnetmedik. Milletçe çok bedel ödedik. O kadar çok sabrettik ki, işte o bedelin, o sabrın, o büyük imtihanın neticesi olarak bugünlere ulaştık."

"Zafere, rekorlara susamışlığı giderdik" 

Erdoğan, bir iş adamının, 1981 yılında, daha önce ithal edilen bayrak direği ipi imal etmesinin dahi ülkede sevinçle karşılandığını, bu kadar basit bir şeyin dahi ülkeyi heyecanlandırmaya yettiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Başarıya, zafere susamıştık. Osmanlı Cihan Devleti'ne, Büyük Selçuklu Devleti'ne bakıyor, tarihin o zaferlerini, ecdadın büyüklüğünü görüyor, milletçe başarıya olan susamışlığımızı izah etmekte zorlanıyorduk. Yanı başımızda ülkeler kalkınırken; yanmış, yıkılmış ülkeler ayağa kalkıp, hatta bizim ülkemizden işçi alırken bizim ülkemiz maalesef gereksiz tartışmalarla, ne yazık ki çatışmalarla enerjisini heba ediyor, kaynaklarını israf ediyordu. İşte biz, 12 yılda yaptığımız projelerle, aynı zamanda Türkiye'nin makus talihini değiştirdik. Başarıya, zafere, rekorlara olan susamışlığı giderdik. Kardeşlerim, hayallerin gerçeğe dönüşmesinin mümkün olduğunu gösterdik. Öz güvenle, akılla, imanla, kardeşlikle, Türkiye'nin neleri başarabileceğini herkese ispat ettik. Bugün, biz sadece bir havalimanı değil, aslında bir zafer anıtı inşa ediyoruz. Biz sadece havalimanı değil, milletin öz güvenini inşa ediyor, asırlar süren umutsuzlukları, kırgınlıkları, karamsarlığı bugün artık tamir ediyoruz." 

"Bu proje birilerini çok rahatsız etti"

Erdoğan, geçmiş iktidarlardan borç devraldıklarını ifade ederek, "Bu proje birilerini çok ciddi bir şekilde rahatsız etti. Bu küresel projeler, bu büyük projeler, başarılar birilerini ciddi şekilde rahatsız etti. Burada bir şeyi açık açık ifade edeceğim; Geçen yıl, bu büyük sevinçlerin yaşandığı bir dönemde sokağa çıkanlar günlerce cam çerçeve indirenler, günlere polisle çatışanlar, arkalarında kan, ölüm ve gözyaşı bırakanlar, aslında hiçbir zaman neye karşı çıktıklarını ve neye alet olduklarını anlamadılar. Onlar, maşa olarak kullanıldılar. Onlar, piyon olarak kullanıldılar. Türkiye kabuğunu kırarken, makus talihini yenerken, tarihi nitelikteki başarılara imza atarken, sokağa çıkanlar Türkiye'nin kutlu yürüyüşünün durdurulması ve engellenmesi için açık şekilde kullanıldılar" diye konuştu.

Kendilerini "solcu", "çevreci", "ulusalcı", "antikapitalist Müslüman", "muhalif" zannedenlerin, aslında Türkiye karşıtı bir oyunda kullanıldığını iddia eden Erdoğan, 17 ve 25 Aralık'ta yaşananları ihanet olarak niteledi ve sözlerine şöyle devam etti:

"Bu ihanetin gayet iyi farkında olan bir örgüt ve bir çete karşımıza çıktı. Kendisini Türkiye düşmanlarına kiralayan, Türkiye'nin bütün milli değerlerine saldırı düzenleyen bir örgüt karşımıza çıktı. Burada bu büyük havalimanı projesini ihaleyle kazanan iş adamları hedefe konuldu. Onları da toparlayıp almak istediler. Neden? Şu ihaleyi durdurmak için. Amaç yolsuzluk değildi. Amaç Marmaray'ı, hızlı treni, üçüncü köprüyü, en çok da işte bu projeyi engellemekti. Operasyona, yolsuzluk görüntüsü verdiler. İftiralarla gerçek niyetlerini örtmek istediler. Aslında Türkiye'nin bu büyük projesine, Türkiye'ye saldırı düzenlediler. Allah'a hamdolsun, o tuzakları, senaryoları bozduk. Engelleri, komploları ve kumpasları aştık, bugün temeli atıyoruz."

Erdoğan, havalimanı ihalesini alan firmalara teşekkür yazısı yazmaları gerekenlerin, aksi şekilde tavır alarak yanlışın içine girdiklerini söyledi.

"Bütün gözler Türkiye'nin üzerinde"

Tüm gözlerin Türkiye'nin üzerinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bütün dostlarımız bugün bizi seyrediyor ve bize gıptayla bakıyor. Bizimle iftihar ediyorlar. Düşmanlarımız da şu anda bizi seyrediyor. Bu büyük projeyi engelleyemedikleri için onlar da büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Şunu herkes bilsin; Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye başarısızlığı kabullenmiş, talihine boyun eğmiş, kendisine çizilen role mahkum olmuş bir Türkiye asla değildir. Türkiye engelleri aştı, kendisine biçilen elbiseyi yırtıp attı ve olması gereken yere ulaştı. Tekrar söylüyorum, bu bölgede artık biz varız, bu dünyada artık biz de varız. Aziz milletim, artık gündemi belirlenen bir Türkiye yok, gündem belirleyen bir Türkiye var" dedi.

Adalet için var olduklarını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Milletimin her bir ferdinden şunu rica ediyorum. Biz bugün varız, yarın belli olmaz. Ömür ilanihaye değil, her şey olur. Biz ölüme inanmış insanlarız ama ölümden korkan değil, ölümü korkutanlardan olacağız. Her canlı gibi bizler de gün gelecek ölümü tadacağız. Çünkü biz biliyoruz ki her nefis ölümü tadacaktır. Buna hazır olacağız, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, her an ölecekmiş gibi ebediyete çalışacağız. Bu makamları şüphesiz ki arkamızdan gelen kuşaklara bırakacağız, ancak bu dava inşallah kesintisiz olarak devam edecek. Türkiye, kutlu yürüyüşüne kesintisiz olarak devam edecek. Türkiye'nin ay yıldızlı bayrağı çok daha yüksek burçlarda dalgalanacak. İnşallah çok daha iftiharla dalgalanacak. Türkiye, imkansız görülenleri başarıyor. Türkiye, dünyanın en büyüğünü yapabiliyor. Türkiye, bütün dünyanın ilgisini, takdirini üzerine çekebiliyor. Biz olsak da olmasak da Türkiye bu şekilde ilerleyecektir. Her bir gencimizin, her bir çocuğumuzun, milletimin her bir ferdinin işte bu şuur ve özgüven içinde olmasını diliyorum. İsteyince yapabildiğimizi göstermemiz lazım. Buna gönülden inanmanızı istiyorum. Hayranlık duyan değil, kendisine hayranlık duyulan bir millet olduğumuzu dünyaya göstermenizi istiyorum."
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »