

Bu iddialar gündem sarsacak...
18 Haziran 2010 Cuma 08:02Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, Gazete5'e konuştu. Tayyar'ın açıklamaları yine gündemi sarsacak...
Son yıllarda medya dünyasının en fazla konuşulan isimlerinden biri de kuşkusuz Şamil Tayyar… Her yazısı, her demeci olay yaratan Şamil Tayyar, zaman zaman “medyum gazeteci”ler arasında anıldı. Kimileri ona “Ergenekon bilirkişisi” bile dedi… Star Gazetesi’nin Ankara Temsilciliği’ni yürüten Şamil Tayyar’ın, çeyrek asırlık gazetecilik yaşamının dönüm noktasını “Operasyon Ergenekon” kitabıyla ‘mim’lediğini söylemek pek de yanlış olmaz kanaatindeyiz. Ergenekon soruşturmasının başvuru kaynaklarından biri olarak nitelendirilen Şamil Tayyar, Silivri’de halen devam eden bu dava ile ilgili çok tartışılan bilgiler yazdı, zaman zaman ipuçları bile verdi… Kimi zaman takdir edildi, kimi zaman tehditlere maruz kaldı.
Ergenekon sürecini bu kadar “yakından” takip eden ve kimi zaman verdiği “kritik” bilgilerle sürece dahil olan Gazeteci Şamil Tayyar ile gazeteciliği, yargıyı ve tabii ki Ergenekon’u konuştuk… Tayyar’ın Gazete5’e verdiği bu röportaj yine gündem değiştirecek, akıllara pek çok soru getirecek… Keyifle okuyun…
GAZETE5- Son yazınızda, Erdoğan’ın tasfiye edilmesi ile ilgili sürecin başlatıldığını yazdınız. Bu çok ciddi bir tez, dayanağı nedir?
Ş.TAYYAR- Recep Tayyip Erdoğan’ın izlediği politika şu anda, dünyanın bizim bildiğimiz jeostratejik aktörlerinin işine gelmiyor. Daha önce de birkaç kez Başbakan’ı tasfiye etme yönünde girişimler oldu ama bunu başaramadılar. Şimdi, denklemin yumuşak noktasından girdiler ve CHP’den başladılar. Önce CHP’de bir lider değişikliği gerçekleşti. Bu Deniz Baykal’ı tasfiyeden öte, Tayyip Erdoğan’ı tasfiye etme projesiydi. İlk adım böylece atıldı.
GAZETE5- Erdoğan neden tasfiye edilmek isteniyor?
Ş.TAYYAR- Bana göre, Türkiye’yi belli bir hizaya çekmek isteyenler, Türkiye üzerinde oyun kurmakta artık zorlanıyorlar. Özellikle İsrail konusunda, İran ve Afganistan konularında Türkiye’nin izlediği politika değişti. Ben bu değişimi, yeni dünya dengeleri içinde jeostratejik rol üstlenme çabasına bağlıyorum. Türkiye’nin bu yeni rolü, hem dengeler içindeki konuşlandığı yer hem ABD ve uzantısı İsrail için, hem de karşı bloktaki Rusya, Çin, Hindistan, Fransa, Almanya için çok kabul edilebilir bir durum değil.
GAZETE5- Başbakan Erdoğan ya da Hükümet, tasfiye planına karşı tedbir aldı mı sizce?
Ş.TAYYAR- Kişisel olarak bu planı Hükümetin çok iyi okuduğu kanaatinde değililm. Eğer okuyabilseydi, kaset olayı patladıktan sonra ortaya çıkan gelişmeleri daha farklı yönlendirebilirlerdi. Mesela Deniz Baykal’a sahip çıkabilirlerdi. Baykal’a kaset üzerinden yöneltilen sert eleştirilerin dozu daha iyi ayarlanabilirdi. Bu yapılmadı. Kavga kızıştırılarak bir yerde oyun kurucuların değirmenine su taşındı. Projenin ilk aşaması sonuçlandı. Deniz Baykal gitti. Kılıçdaroğlu geldi.
GAZETE5- Bundan sonra ne olacak?
Ş.TAYYAR- Bundan sonraki adım, CHP’nin biraz daha güçleneceği, oylarını artıracağı, AKP’nin ise aşağı çekileceği yeni bir dengenin oluşmasıdır. Bu Tayyip Erdoğan’sız bir AKP ile mümkün olur. Bu mümkün olmazsa, tek başına iktidar çoğunluğunu kaybetmiş bir AKP’yle, oyları biraz daha artmış bir CHP koalisyonu görürüz. Bu koalisyon kağıt üzerinde çok güçlü gibi görünebilir. İkisinin halktan aldığı oy oranı yüzde 60’ ve üzerinde olabilir. Ama fiilen çok zayıf bir koalisyon olur. Çünkü birbirine benzemez, politikaları arasında çok ciddi uçurumlar olan iki büyük parti ama bir araya geldiklerinde bir sinerji yaratabilecek durumda değiller. Dolayısıyla Türkiye üzerinde hesabı olanlar, kendi içinde çok çelişki taşıyan bu iki partili koalisyonu daha kolay yönetebilirler.
GAZETE5- Bu koalisyon şu aşamada pek olası görünmüyor… Bir B planı var mı oyun kurucuların?
Ş.TAYYAR- Eğer bu koalisyon mümkün olmazsa, CHP ve MHP arasında bir koalisyon düşünülebilir. Burada da başka bir açmaz var. MHP, Batı için çok kolay ilişki kurulabilir, yönetilebilir bir siyasi parti değil. Ama şu anda temel hedef Tayyip Erdoğan’ı götürmek olduğundan, başlangıçta bu hedefe katkı sunabileceği varsayımından hareketle MHP’ye destek verebilirler. Ama bunu başardıktan sonra MHP ile olan flört, çok uzun ömürlü olmaz. CHP ve MHP koalisyonuna da başlangıç itibariyle sıcak bakabilirler dolayısıyla.
GAZETE5- Türkiye ve AKP üzerinde oynanan bu oyunun başarıya ulaşma ihtimali konusunda bir tahmin yürütebiliyor musunuz?
Ş.TAYYAR- Herkesin bir hesabı var. Ama önemli olan Türkiye’nin hesabı. Geçmişte masa başındaki bu oyunları daha kolay hayata geçirebiliyorlardı ama gelinen noktada şartlar artık çok değişti. Dünya dengeleri ve Türkiye’nin iç dinamikleri çok farklılaştı. Mesela, Yeni Şafak Yazarı Yusuf Kaplan, Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye 15 milyar dolar getirdiğini yazdı.
GAZETE5- Getirdi mi?
Ş.TAYYAR- Ben bilmiyorum getirip getirmediğini… Ama şu bir gerçek. Türkiye’nin içindeki sıcak paranın en az yarısının Körfez sermayesi olduğunu düşünüyorum. Eskiden Batı, 2 milyar dolar parayı piyasadan çektiğinde, piyasalar hareketlenir, borsa düşer, döviz kuru yükselirdi. Bunun üzerinden siyasetin üzerine baskı yapılırdı. IMF kapıya dayanır, yeni anlaşmalar dayatılırdı. Ama bunu şimdi yapamıyorlar. Çünkü Türkiye’den 2 milyar dolar çıktığında, bir o kadar Körfez’den geliyor. Batı sermayesi ile Körfez sermayesi arasında bir denge sağlanmış durumda.

GAZETE5- Yani?
Ş.TAYYAR- Gelinen noktada artık Batı sermayesi, Türkiye üzerinde bir enstrüman olmaktan çıkmıştır. Bu Türkiye’ye müthiş bir güç sağladı. Eğer siz bunun üzerinden proje hayata geçiremiyorsanız, o zaman dayattığınız bazı projeler de akamete uğruyor. İsrail, Afganistan meselesi gibi… Bir başka enstrüman terördü. PKK’yı yıllarca enstrüman olarak kullandılar. Artık o da enstrüman olmaktan çıktı, ayak bağına dönüştü. Çünkü, bu bölgede yeni bir denge oluşuyor. Türkiye çok önemli bir enerji koridoru haline geldi. Doğalgaz ve petrol konusunda. Rusya’dan Çin’e kadar uzanacak çok geniş bir hat bu. Bunda Çin’in, Hindistan’ın, Türkiye’nin ve İsrail’in menfaati var. Dolayısıyla burada bir istikrar sağlanmak zorunda. Onun için PKK üzerinden yürütülecek kaotik bir ortamın nihai hedefe yaraması da düşünülemez. Onun için PKK da artık ömrünü yavaş yavaş doldurmaya başladı.
RÖPORTAJ
SPOR




























