Satsalardı felaket olacaktı!

MERSİN Körfezi’nde balıkçılar, ağlarına takılan daha önce hiç görmediği balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne teslim etti. Yapılan araştırmada balığın, zehirli toksinler taşıyan, okyanusların 800 metre kadar derinliklerinde yaşayabilen, ’yağ balığı’ olarak da bilinen ’Ruvettus Pretiosus’ olduğu belirlendi.

14 Ocak 2015 Çarşamba 4:44
Satsalardı felaket olacaktı!
MERSİN Körfezi’nde balıkçılar, ağlarına takılan daha önce hiç görmediği balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne teslim etti. Yapılan araştırmada balığın zehirli toksinler taşıyan, okyanusların 800 metre kadar derinliklerinde yaşayabilen, ’yağ balığı’ olarak da bilinen ’Ruvettus Pretiosus’ olduğu belirlendi.

Balıkçılar, Mersin’in Gülnar İlçesi’nin Büyükeceli Mahallesi açıklarında 110 metre derinliğe dip trolü attı. Daha sonra trolü çekip Silifke İlçesi’ne bağlı Taşucu Mahallesi’ne götüren balıkçılar, ağlardan balıkları alırken, farklı bir cinse rastladı. Balıkhane sahipleri, daha önce hiç görmedikleri balığı Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’ne ulaştırdı.

BALIKÇILARIN DUYARLILIĞI ÇOK ÖNEMLİ

Yapılan incelemede, 48 santimetre boyunda ve 1 kilo 200 gram ağırlığında olan balığın, okyanuslarda 800 metre derinliğe kadar yaşayabilen yağ balığı olduğu belirlendi. Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Deniz Ayas, latincesi ’Ruvettus pretiosus’ olan yağ balığının, kemikli balıkların ’Gempylidae’ familyasına ait olan bir tür olduğunu söyledi. Mersin Körfezi’nde ilk defa görülen yağ balığına Atlantic, Pasifik, Hint okyanusları ve Akdeniz’de rastlanabildiğini belirten Ayas, şunları söyledi:

"Balıklar, kabuklular ve kalamar türleri ile beslenen etçil bir türdür. Derisi pürüzlü ve kemiksi çıkıntılar ile kaplıdır. Karın ve göğüs yüzgeç ışınları siyahtır. Vücut rengi kahverengi ile koyu kahverengi arasında değişim gösterir. 300 santimetre boya ulaşabilir. Bilindiği gibi Akdeniz’de zehirli balon balıkları (Lagocephalus sceleratus) bulunmaktadır. Balon balıklarını yiyen insanlarda hayati risk oluşmaktadır. Balıkhaneler de tanımadıkları balıkları halka satmadan önce zehirli olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorlar. Bu konuda bize ulaşıyorlar. Daha önce birçok tür için balıkçılara ve balıkhanelere yardımcı olduk. Balıkçıların bu duyarlılıkları önemlidir" dedi.

YAĞI SİNDİRİLEMİYOR

Bu cinsin tüketilmesinin sağlık açısından sakıncalı olduğunu belirten Ayas, şöyle devam etti:

"Söz konusu yağ balığı da ’Gemfilotoksin’ içeriyor. Gemfilotoksin aslında sindirilemeyen bir yağdır. 34 karbon uzunluğunda bir yağ asidi esteridir. Bu toksine maruz kalan kişilerde yoğun ishal etkisi ortaya çıkar. Ortaya çıkan hastalık ’Gemfilid balık zehirlenmesi’ ya da ’Gemfilotoksizim’ ismi ile adlandırılmıştır. Semptomlar turuncu-yeşil renkli yoğun ishal, sıvı kaybı, karın bölgesinde kramplar, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma olarak ortaya çıkar. Balık tüketildikten ortalama 2,5 saat içerisinde ilk belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve 2 gün sürer. Hastalığın şiddeti yenilen balık miktarı ile ilişkili olarak artar. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (USFDA) bu balığın taze ve işlenmiş ürünlerin satışının yasaklanmasını istemiştir. Ancak balıkçılar ve balıkhanelerin tümü aynı bilinç ve duyarlılıkta değil. ’Denizden babam çıksa yerim’ anlayışı hakim. Çok sayıda bireyin yakalandığı ve tüketildiğini düşünüyorum. Semptomlar birçok besin zehirlenmesi tablosuna benzediğinden hastanelerde ’Gemfilotoksin zehirlenmesi’ olarak kayda geçmediğini düşünüyorum."

Akdeniz’in yerli türlerinin dışında Cebelitarık Boğazı ile Süveyş Kanalı’ndan giren yeni türleri de barındırdığını kaydeden Deniz Ayas, özellikle Süveyş kanalından girenlerin tropik deniz türleri ve bu balıklardan en bilineninin de balon balıkları olduğunu söyledi. Bu türlerin ölümcül tetradotoksin zehri içerdiğini belirten Ayas, Gıda Tarım ve Ormancılık Bakanlığı tarafından balon balıklarının avlanmasının ve satılmasının yasaklandığını söyledi. Akdeniz’e yeni tür girişleri dinamik bir şekilde devam ettiğini ifade eden Ayas, "Başka toksin içeren türlerde girebilecektir. Bu konuda ilgili bakanlığın yeni türler ve insan tüketimine uygunluğu konularında var olan hassasiyetinin devamı önemlidir. Mersin Üniversitesi’nde de denizel toksinler ile ilgili projeler ve yüksek lisans çalışmaları sürdürülmektedir" diye konuştu.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »