Soma Davası'nda ikinci duruşma

MANİSA'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili 8'i tutuklu 45 sanıklı dava, olaylı geçen ilk duruşmanın ardından bir gün aradan sonra yeniden başladı. Duruşma salonunda kargaşa yaşanmadı ancak hıçkırık ve ağlama sesleri vardı. Duruşmada kimlik tespiti yapılırken Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, aylık geliri sorulduğunda "Şu anda yok" yanıtını verince acılı aileler "Yalan söylüyor, var" diyerek tepki gösterdi.

15 Nisan 2015 Çarşamba 21: 6
Soma Davası'nda ikinci duruşma
Soma'da geçen 13 Mayıs'ta meydana gelen maden facİasında, hayatını kaybeden 301 işçinin ölümünde kusurları bulunduğu için haklarında “olası kastla öldürme", “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan dava açılan 8'i tutuklu 45 sanık, bir günlük aranın ardından özel olarak hazırlanmış kültür merkezinde ikinci kez hakim karşısına çıktı.

GECE GİZLİCE GETİRİLDİLER, ÖZEL NEZARETHANEYE KONULDULAR

Bu kez geçen duruşmada, SEGBİS (Ses ve görüntü bilişim sistemi) ile ifade verecekleri için tepkilere neden olan ve getirilmelerine karar verilen tutuklu sanıklar, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Ertan Ersoy; Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik, emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik de hazır bulundu.

Tutuklu sanıklar, yattıkları Şakran Cezaevi'nden güvenlik gerekçesiyle gece yarısı alınıp yola çıkartıldı. Ayrıca daha yakın güzergah olan Soma üzerinden değil, Aliağa, Menemen, Manisa üzerinden Akhisar'a getirildi. Tutuklu sanıklar, polisin ve jandarmanın yoğun güvenlik önlemleri altında sabaha karşı spor salonuna alındı. Sanıklar burada kendileri için özel yaptırılan demir nezarethaneye konuldu.  Duruşmaya CHP milletvekilleri Mustafa Balbay, Veli Ağbaba, Nurettin Demir, Mustafa Moroğlu, Musa Çam, Sakine Öz, Dilek Akagün Yılmaz ve Özgür Özel de geldi.    

İÇERİYE ELEKTRONİK CİHAZ ALINMADI

Soma davasının ilk duruşmasında, yaşanan tartışmalarla ilgili içeriden çok sayıda görüntünün sosyal medyaya sızması üzerine bu kez polisin bu yöndeki önlemleri de arttırıldı. Özellikle basın mensuplarının içeriye dizüstü bilgisayar, cep telefonu ve tabletlerini sokmalarına izin verilmedi.

DURUŞMADA GÖZYAŞLARI SEL OLDU

Tutuklu 8 sanık, jandarma kordonu altında salonda ayrılan bölüme alındı. Jandarma ekibi, sanıkların etrafında çember oluşturarak güvenliklerini sağladı. Duruşma salonundaki sanıklar ile müşteki ve mağdurların bulunduğu oturma grupları arasındaki iki sıraya ise çevik kuvvet ekibi yerleştirildi. 400 kişilik salonun orta kısmı müşteki ve mağdurlara ayrılırken, sağ kısıma basın mensupları ve izleyiciler, sol kısma ise avukatlar oturtuldu.

Duruşmaya 8 tutuklu, 19 tutuksuz sanık katıldı. Tutuklu sanıklar Can Gürkan ve Ramazan Doğru'nun takım elbise ve kravatlı olduğu görüldü.

Duruşma başlamadan önce mahkeme başkanı salonda uyulması gereken kuralları hatırlattı. Daha sonra söz alan müşteki avukatları, salon dışında bazı madencilerin yakınlarının kaldığını belirterek, bu kişilerin içeri alınmasını, kendilerinin duruşmayı ayakta takip edebileceğini söyledi. Mahkeme başkanı, salona giremeyenlere bir sonraki duruşmalarda öncelik verileceğini ifade ederek, bu talebi reddetti. Bunun üzerine avukatlar, kendilerinin salon dışına çıkabileceğini, yerlerine ailelerin alınmasını önerdi. Mahkeme başkanı, bu  talebi de karışıklık yaşanacağı gerekçesiyle kabul etmedi.

''BİZ NASIL YANDIYSAK ONLAR DA YANSIN''
      
Duruşma başladıktan sonra mahkeme başkanı, kimlik tespiti için mikrofonu ailelere verdi. Ölen eşinin, oğlunun ya da kardeşinin isimlerini söyleyen madenci yakınları gözyaşlarına boğuldu. İsimlerini söyleyen aileler, “Yavrumuza, kuzumuza doyamadık”, “Kocam daha çocuğunu göremedi. Biz nasıl yandıysak onlar da yansın”, “Saymakla bitmeyiz. Hesabınızı veremezsiniz” derken, madenci yakını bir kadın baygınlık geçirdi. Hakim içeriye sağlık görevlilerini davet etti. Maden şehidi İsmail Coşkun’un eşi olduğunu söyleyen bir madenci yakını ise “Taşeron, kefen yerine naylona sarılan İsmail Coşkun’un eşiyim. 10 aylık çocuğum var. Nasıl yaptınız? Nasıl kıydınız, 28 yaşındaydı” diyerek sinir krizi geçirdi.

Ölen işçilerden Ali Kavak'ın eşi "Eşim üç günlüktü, 3 günlük" diye bağırdı.  İşçilerden Uğur Çolak'ın babası, sanıklara doğru bakarak "Bunun hesabını hem bizim hem de allahın önünde veremezsiniz" diye feryat etti.

"432 ÇOCUK BABA DİYE KARA TOPRAĞA SARILIYOR"

Bu arada ölen işçilerden Muhammet Girgir'in eşi Derya Girgin "Eşim çocuğunu göremedi. Devletten adalet istiyorum" diye konuştu. İşçilerden Bayram Erol'un eşi Selda Erol ise "432 çocuk baba diye kara toprağa sarılıyor. Adalet istiyoruz" dedi.

Bu sırada dışarıda kalan bazı işçi yakınları içeri girmek isteyince avukatlarla Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Ardından bazı avukatlar dışarı çıktı, onların yerine içeri alınan işçi yakınları oturdu.

AYLIK GELİRLERİ TEPKİ ÇEKTİ

Yoklama bittikten sonra mahkeme başkanı Aytaç Ballı, iddianamenin kabul edildiğini hatırlatarak, tutuklu ve tutuksuz sanıkların kimlik tespitine geçti. 45 sanıklı davanın kimlik tespitine, davanın bir numaralı sanığı olan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’dan başlandı. Can Gürkan’a aylık geliri sorulduğunda, "Şu anda yok" yanıtını verdi. Bu duruma aileler "Yalan söylüyor, var" diyerek tepki gösterdi. Ardından Genel Müdür Ramazan Doğru’ya geliri soruldu. O da aylık gelirinin 37 bin lira olduğunu söyledi. İşletme Müdürü Akın Çelik de 12 bin lira aylık geliri bulunduğunu belirtti. Bu sırada ölen işçilerin yakınlarından bazılarının ’şerefsiz’ diye bağırdığı duyuldu. Hakim de görevlilerden, bu tür sözler söyleyenlerin bunu tekrarlamaları durumunda dışarı çıkarılmasını istedi.

İDDİANAME OKUNUYOR

Mahkeme salonuna gelenlerin içeriye çakmak, parfüm şişesi ve su şişesi ile girmesine izin verilmeyen duruşmada, kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin okunmasına geçildi.

BAZI MADENCİ YAKINLARI SALONA ALINMADI

Duruşmaya yaklaşık 35 madenci yakını alınmadı. Ölen madenci yakınlarının avukatlarından Özgür Karaduman, ailelere yaptığı açıklamada yaklaşık 450 kişilik salonun duruşma salonu haline getirildiğini ve tamamen dolduğunu söyledi. Salon yakınlarında 500'ün üzerinde mağdur olduğunu belirten Karaduman, "Duruşmaya ara verildikten sonra biz mağdur avukatlarının bir kısmı dışarı çıkıp, sizi içeri aldıracağız" dedi. Bu sırada bazı şehit yakınları "Siz niye çıkıyorsunuz, sanık avukatları çıksın" diye bağırdı.

 
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »