"Sünni Aşiretler IŞİD ile çatışabilir" iddiası

IŞİD öncülüğündeki silahlı grupların, İslam devleti halifeliğini ilan etmesi, bazı Sünni Arap aşiretlerin ve kimi silahlı grupların tepkisine neden oldu.

7 Temmuz 2014 Pazartesi 23:53
"Sünni Aşiretler IŞİD ile çatışabilir" iddiası
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) öncülüğündeki silahlı grupların, Suriye ve Irak topraklarını kapsayan geniş alanda İslam devleti halifeliğini ilan etmesi, Irak'taki Sünni Arap aşiretlerin ve diğer silahlı grupların tepkisine neden oldu.

Halifelik ilanına kadar IŞİD'e destek veren bazı aşiretler ile silahlı örgütlerin, namlularını IŞİD militanlarına çevirdiği öne sürüldü. 

IŞİD'in ilerleyişi durdu

Musul'un 6 Haziran'da IŞİD'in eline geçmesinin üzerinden bir ay geçti. Irak'ın ikinci büyük kenti Musul'dan sonra kısa zamanda Tikrit, Bakuba ve Telafer kentleriyle Felluce ve Ramadi kentlerinin bir kısmıyla bölgedeki El-Kaim, Rave, Aneh, Ratbe ve Hadise ilçelerini ele geçiren IŞİD, ayrıca Irak-Suriye sınırındaki Kaim kapısını kontrolüne aldı. IŞİD'e bağlı güçler, en son 23 Haziran’da Ürdün sınırındaki Terbil sınır kapısını ele geçirmişti.

Aldığı yerlerden geri çekildi

Bu tarihten sonra ilerleyişi duran IŞİD, Irak ordu ve peşmerge güçlerinin düzenlediği hava ve kara operasyonlarına karşı savunma pozisyonuna geçti. IŞİD, 12 Haziran'da aldığı Duluiye, Allam, Mutesim ve İshaki köylerinden üç gün sonra çekilmek zorunda kaldı. 

Örgüt, 13 Haziran’da kontrolü sağladığı Diyala'nın Celavle kasabasını, peşmergenin operasyonları üzerine 18 haziranda kısmen boşalttı. Peşmerge, komşu kasaba Saidiye'yi almak için de hazırlıklarını sürdürüyor. IŞİD öncülüğündeki silahlı gruplar, Terbil, Velid, Rutba, Latifiye ve Mikdadiye'den de çekildi. IŞİD, 11 Haziran'da ele geçirdiği Beyci Petrol Rafinerisi'ni 19 Haziran'da Irak ordusuna terketti. 

IŞİD'e tepkiler artıyor

Öte yandan IŞİD kontrolündeki Sünni bölgeleri Musul, Tikrit ve Enbar'da elektrik, su, akaryakıt ve gıda sıkıntısı devam ediyor. Yaşanan belirsizlik, istikrarsızlık, yokluk ile sosyal ve ekonomik hayatın durma noktasına gelmesi nedeniyle yerel halk, örgüte tepkisini göstermeye başladı. Musul'daki aşiret liderleri, IŞİD yöneticilerinden elektrik ve akaryakıt krizine biran önce çözüm bulmalarını istedi. 

Halifelik ilanı silahlı grupları ve aşiretleri böldü

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre IŞİD'in, 30 Haziran'da Suriye ve Irak topraklarını kapsayan alanda İslam devleti halifeliğini ilan etmesi, Irak'taki Sünni Arap aşiretlerin ve diğer silahlı grupların tepkisine neden oldu. Halifelik ilanına kadar IŞİD'e destek veren bazı aşiretler, namlularını IŞİD militanlarına çevirdi. Aşiretlere bağlı silahlı güçler ile IŞİD militanları arasında zaman zaman silahlı çatışmalar çıkıyor. Şimdilik küçük çaplı olan bu çatışmaların, bir anlaşmaya varılmaması durumunda daha kanlı hale dönüşeceği iddia ediliyor. 

İttifak çatlayabilir

Irak'ta kısa sürede birçok bölgeyi ele geçiren IŞİD'in yalnız olmadığı biliniyor. Ensar El-İslam, Nakşibendi Ordusu, Irak İslam Ordusu, Irak Aşiret Devrimcileri ve 1920 Devrim Tugayları isimli örgütler de silahlı güçleriyle IŞİD'in ilerlemesine destek verdi. Ancak IŞİD lideri Ebubekir el-Bağdadi'nin halifelik ilanı ve elde edilen para ve petrolün paylaşımında yaşanan anlaşmazlık sebebiyle ittifakta çatlakların oluşmaya başladığı ifade ediliyor. 

Aşiret Devrimcileri'nden IŞİD'e suçlama

Aşiret Devrimcileri örgütü Sözcüsü Ali Mimari yaptığı açıklamada, "Musul'un sadece yüzde 10'u IŞİD'in elindedir. Musul büyük ölçüde 10 gruptan oluşan diğer silahlı örgütlerin kontrolündedir. En güçlüsü biziz. Komutanlarımızdan birini Musul'a vali atayacağız" dedi. 

IŞİD’i süper güçlerden destek almakla suçlayan Mimari, "Ebubekir el-Bağdadi, Musul’da cuma hutbesi okurken örgüt elindeki güçlü teknolojiyi kullanarak kentteki cep telefonu sinyallerini kesti. Teknolojide çok ilerideler. IŞİD'in, başka ülkelerce desteklendiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Irak'ta onlarca silahlı grup var

Irak'ın Anbar eyaletinde etkin olan Irak İslam Ordusu örgütü sözcüsü İbrahim el-Şemmeri de "Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki her bölgede onlarca silahlı grup var. El Kaide militanlarının da buralarda varlığı mümkündür. Başka şiddet yanlısı grupların varlığı inkar edilemez. Fakat bunlar, Irak'taki Sünnilerin temsilcisi değildir" ifadelerini kullandı.  

 IŞİD ile egemenlik kavgasına girişmeyeceklerini belirten Şemmeri, ele geçirdikleri bölgelerin halk tarafından yönetilmesinin daha uygun olacağını söyledi. Irak İslam Ordusu'nun, El Kaide ve IŞİD'in dışında hareket ettiğini aktaran Şemmeri, sadece Irak'taki Sünnileri ve haklarını savunduklarını belirtti.  

 Şemmeri,  Irak'ta IŞİD ile aynı amaçlara hizmet ettiklerini fakat farklı örgütler olduklarına işaret ederek, "IŞİD'in programı bizimkinden farklıdır. Her birimiz kontrol ettiği bölgeleri savunuyor. Birbirimize müdahale etmeyiz. IŞİD'in Irak ve Suriye'de ilan ettiği İslam hilafetine biz de destek veriyoruz" şeklinde konuştu. 

Irak'ta Şii halkına karşı olmadıklarını dile getiren Şemmeri, şunları söyledi:

"Irak'ın egemenlik sistemini temelden yıkmayı amaçlıyoruz. Yeni bir anayasa ile daha iyi bir hükümranlık sistemi kuracağız. Şiilere karşı değiliz. Karşı olduğumuz Sünnileri hedef alan Şii yöneticilerdir. Bu, yıllardır Sünnileri ezmiş ve baskı altında almış bir sistemdir. Musul, Anbar, Tikrit ve Irak'ın diğer bölgelerindeki mücadelemizin ana hedefi bu sistemi yıkmaktır."

Şemmeri, "nasıl bir Irak istiyorsunuz" sorusu üzerine, "Irak'ın üç ana unsuru olan Kürtler, Şiiler ve Sünniler, kendi bölgesinde yaşamalıdır. Bu, iç ve dış müdahaleden uzak, merkezi hükümetin egemenlik kuramayacağı bir sistem olmalıdır. Özellikle İran'ın müdahalesinden ve hareket alanından uzak bir konfederatif Irak istiyoruz. Irak İslam Ordusu'nun devrimcileri, bunun dışındaki hiçbir seçeneği kabul etmeyecektir" görüşünü bildirdi. 

Şemmeri, örgütün askeri gücüne ilişkin ise Sünni bölgeleri ele geçirdikten sonra binlerce Iraklı gencin Irak İslam ordusuna katıldığını ileri sürdü. Örgütün en güçlü dönemini yaşadığını anlatan Şemmeri, Anbar, Ebugureyb, Germe ve Uzim ile diğer birkaç bölgenin kendi kontrollerinde olduğunu kaydetti. 

Irak İslam Ordusu olarak komşu ve bölge devletleriyle çok iyi diplomatik ve siyasi ilişkiler kurduklarını öne süren Şemmeri, bazı ülkelerle bakanlıklar düzeyinde güvenlik konularını görüştüklerini, temaslarının devam ettiğini aktardı. 

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile birkaç kez görüştüklerini ifade eden Şemmeri, Kürt yöneticilerin, Sünni Arapların mücadelesine olumlu yaklaştığını dile getirdi. 

Şemmeri, Kürtlerle savaşmak istemediklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Peşmergenin olduğu hiçbir yerde çatışmayız. Fakat zaman zaman peşmerge bize saldırıyor. Militanların elindeki silahları almak istiyorlar. Mesela Diyala'nın Celavle ilçesi bizim elimizdeydi. Fakat peşmerge ile karşı karşıya gelmemek için güçlerimizi çektik. Daha sonra oraya IŞİD yerleşti."
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »