Süreci kimse geri döndüremez

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, öğrenci evleri tartışmasının ardından yaşananlara ilişkin, “Bizde çok ciddi bir kardeşlik vardır. Kardeşlik hukuku vardır. Dostluk vardır. Bizlerin bir dava ahlakı içerisinde birbirimize vefamız, sadakatimiz vardır. Kendi bireysel düşüncelerimizi sonuna kadar söyleriz ama bu kutlu hareketin yürümesi için ve Türkiye'nin geleceği için o kardeşliği, vefayı, sadakati, dostluğu, birbirimize karşı hep koruruz"dedi.

11 Kasım 2013 Pazartesi 2:20
Süreci kimse geri döndüremez

Atalay, Kırıkkale Valiliğinde düzenlediği basın toplantısında,  Türkiye’de hayat tarzına müdahale edilmemesi konusunda en önemli çalışmaların AK Parti döneminde yapıldığını belirterek, insanların özgürce, hangi inançla, etnik yapıda, nasıl yaşarsa yaşasın, hayat tarzına saygı duyduklarını kaydetti.

Son Demokratikleşme Paketi'nde ceza kanununa özel bir hüküm eklediklerini ifade eden Atalay, şöyle konuştu:

“Ceza kanununun 115. maddesine özel bir paragraf ekledik. Kişilerin hayat tarzına müdahale edilemez, edenlere şu cezalar verilir diye. Biraz daha arttırıcı ceza getirdik. İlk defa oldu. 30 Eylül’de Başbakanımızın açıkladığı Demokratikleşme Paketi'nde herkes özgürce yaşasın, hayat tarzına müdahale edilmesin, bizim dönemimizin en önemli çalışmasıdır. Sessiz Devrim diye bir kitap yayımladık, 11 yıldaki çalışmamız daha çok demokratikleşme, daha fazla kişinin hakkının korunması, insan hakkının korunması ve Türkiye’yi sivilleştirmek, vesayetten kurtarmak, bu manada yaptığımız çalışmalar. Bizler çünkü hayat tarzlarına müdahale edilerek,  yaşadık ve buralara öyle geldik. Onun ne demek olduğunu biliriz. Bu konuda doğrusu yapılan tartışmalar çok üzüyor, Türkiye’de şu 11 yılda da biz kimsenin hayat tarzına müdahale etmedik, uluslararası kriterler içerisinde bakılırsa bazı düzenlemeler söz konusudur. O düzenlemelerin hepsi, uluslararası standartlar içerisindedir. Yoksa özel olarak kişilerin yaşadığı inancına, değerine, müdahale diye bir şey söz konusu değil. Aksine bunları genişletme yönünde çalışmalar yaptık.”

Atalay, AK Parti ve hükümet içinde istişare mekanizmalarının çok iyi yürüdüğünü belirterek, kendisinin de başından beri bu misyonun içerisinde olduğunu, 11 yıldır Bakanlar Kurulunun düzenli olarak  toplandığını bildirdi.

 

- "Bizde çok ciddi bir kardeşlik vardır"

 

Türkiye’de aylarca Bakanlar Kurulu’nun toplanamadığı ya da "işler biriksin ona göre zamanla belirleriz" dendiği süreçlerin yaşandığına işaret eden Atalay, şunları söyledi:

“Bakanlar Kurulu’nda kendi aramızda her şeyi konuşuruz. Dışarıda çok fazla konuşanlardan değilim ama kendi kurullarımızda fazlaca konuşanlardan biriyimdir ve düşüncelerini herkes açık söyler ve sonunda bir karar verilir. MKYK partimizin üst karar organıdır orada da aynı. Hiç kimsenin düşüncesine sınır konmaz ve istişare iyi yapılır. Son zamanlarda çıkan bazı şeyleri tabi o manada çok büyütüyorlar. Ben şöyle bakıyorum. Bizim partimizde, bazen cumhurbaşkanı ile başbakan arasında, bazen başka birileri arasında şimdi de Bülent beyle, başbakanımız… Birileri oradan bir şeyler çıkarıp da, 'burada da anlaşmazlık, sorun var' gibi falan bunlara umut bağlamasınlar. Bizde çok ciddi bir kardeşlik vardır. Kardeşlik hukuku vardır. Dostluk vardır. Bizlerin bir dava ahlakı içerisinde birbirimize vefamız, sadakatimiz vardır. Kendi bireysel düşüncelerimizi sonuna kadar söyleriz ama bu kutlu hareketin yürümesi için ve Türkiye’nin geleceği için o kardeşliği, vefayı, sadakati, dostluğu, birbirimize karşı hep koruruz. Bu süreç, bu yönde çok sınavlar vermiştir. Herkesin iyi sınavlar verdiği uzun yıllar yaşadık. 11 yıl kısa değildir. Dağları aşarak geldik, nice engeller çıktı. Parti kapatılacaktı, başka şeyler olacaktı, 27 Nisan, açıklamalar vesaire o yollardan geldik. Onun için bunların partimizin demin bahsettiğim atmosferi içerisinde hepsinin yerli yerine oturacağına inanıyorum. Genelde öyle bakıyoruz.”

 

- Çözüm Süreci

 

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, çözüm sürecine de değinerek, herkesin bir şeyler söylediğini, görüşmelerin sürdüğünü, kısa süre önce 3 kişilik bir heyetin görüşmeye gittiğini kaydetti.

Bu süreçte hükümet olarak kararlı olduklarını anlatan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kararlı ve samimiyiz. İnşallah bu konuda yürüyen çalışmalar verimli olur. Birilerinin bahane aramasına da gerek yok. Bahane aranırsa her zaman bulunabilir. Toplumun büyük beklentisi var. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bu süreç ile ilgili çok büyük bir umut var. İnsanlar neredeyse, bunu bir bahar olarak görüyor. Yeni bir hayat olarak görüyor. Artık insanlar terör istemiyor. İnşallah bu çalışmalar, bu manada toplumun da desteği ile devam eder. Kolay, kolay da kimse bu süreçleri geriye döndürme cesaretini de gösteremez onu da ifade edeyim. Çünkü altında kalır ezilirler. Bu toplumun bu kadar umut bağladığı yürüyen bir süreç, burada herkes onun da sonunu düşünür.”

 

- Filipinler'deki tayfun felaketi 

 

Atalay, Filipinler’de büyük bir tayfun felaketi olduğunu, şu an ki verilere göre bin 200, bin 300 kişinin hayatını kaybettiğini ifade ederek, Türkiye’nin dünyanın neresinde olursa olsun bu tür felaketlerde ilk yardımı ulaştıran ülkelerden birisi olduğunu söyledi.

Filipinler halkına geçmiş olsun dileklerinde bulunan Atalay, şunları söyledi:

“Dünden bu yana hükümet olarak çalışıyoruz. Başbakanımızın koordinesinde hepimiz, nasıl bir yardım ulaştırabiliriz, Dışişleri Bakanlığımız irtibatları yürütüyor. AFAD şu anda oraya gönderilebilecek malzemeleri hazırladı, büyük bir kargo uçağı ilk yardım malzemelerini götürecek. Belki bu gece birlikte gitmiş, götürmüş olacağız. Başka da ihtiyaçları da varsa kendileri ile irtibat içerisindeyiz. Neye ihtiyaçları var, neler isterler, Filipinlere çok acil Türkiye’nin yardımını götüreceğiz. AFAD ve Kızılay hepsi işbirliği ile şu anda çadır başta olmak üzere malzemeleri yüklüyorlar.”

 

OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »