13°CAnkara / Diğer İller
IMKB: 57.079Dolar: 1,8245Euro: 2,3295Altın: 623,04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gelir dağılımındaki eşitsizlik arttı

Gelir dağılımındaki eşitsizlik arttı

28 Şubat 2011 Pazartesi 12:19

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) araştırmasına göre, 2009 yılında Türkiye'de gelir dağılımındaki eşitsizlik 0,01 puan artış gösterdi.

Gelir dağılımı eşitsizlik ölçütlerinden gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,01 puan artışla 0,415 olarak tahmin edildi. En yoksul yüzde 20 ile en zengin yüzde 20 arasındaki gelir farkı, 8,5 kata çıktı.

Göreli yoksulluk hesaplamasında da eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirlerine göre nüfusun yüzde 17,1'i yoksulluk sınırının altında kalıyor.

Araştırma verilerine göre, 2009 yılında, 70 milyon 542 olarak belirlenen kurumsal olmayan nüfusun yüzde 60,5'i ''iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek'' yiyemiyor. Yüzde 37,8'i ''evin ısınma ihtiyacını yeterince'' karşılayamıyor. Yüzde 43,9'u ise ''yeni giysiler'' alamıyor.

Kurumsal olmayan sivil nüfus, kurumsal yerlerde değil, hanelerde ikamet eden nüfus anlamına geliyor. Başka bir deyişle, okul, yurt, otel, çocuk yuvası, huzurevi, özel nitelikteki hastane, hapishane, kışla ya da orduevinde ikamet edenler dışında kalan nüfusu ifade ediyor.

En zengin ile en yoksulun payı arasındaki fark, 8,5 kat

Araştırma verilerine göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirlere göre oluşturulan yüzde 20'lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 47,6, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin  toplam gelirden aldığı pay ise yüzde 5,6 oldu.

Buna göre, son yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, ilk yüzde 20'lik gruba göre 8,5 kat fazla oldu. 2008 yılında bu oran 8,1 kat civarındaydı.

''Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir dağılımı''nda bireysel refah ön plana çıkıyor. Dolayısıyla hesaplamalarda hanehalkının toplam geliri kadar hane içindeki fert sayısı da önem taşıyor. Hane halkının toplam kullanılabilir geliri, hanedeki fert sayısı dikkate alınarak bireysel gelire dönüştürülüyor. Doğru karşılaştırma için de eşdeğerlik ölçeği kullanılarak her bir hane halkı bütünlüğünün, kaç yetişkine eşdeğer olduğu tespit ediliyor.

10 kişiden 6'sı yoksulluk riski altında

Eşdeğer hanenalkı kullanılabilir gelirleri üzerinden çeşitli göreli yoksulluk sınırları belirlendi. Hesaplama, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin yüzde 40, yüzde 50, yüzde 60 veya yüzde 70'ine yapıldı.

Gelirler küçükten büyüğe sıralandığında ortaya düşen değer, medyan geliri gösteriyor. Medyan gelirin yüzde 50'si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun yüzde 17,1'i yoksulluk sınırının altında. Bu oran, bir önceki yıl, yüzde 16,7 düzeyindeydi.

En düşük ortalamaya sahip bölge Güneydoğu Anadolu

Türkiye'de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir, 2009 yılında 21 bin 293 YTL (o tarihte YTL kullanımda bulunuyordu) olarak hesaplandı. Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 9 bin 396 YTL oldu.

İstanbul Bölgesi 12 bin 795 YTL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumunda. Bunu, 11 bin 501 YTL ortalama gelir ile Batı Anadolu Bölgesi izledi. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 4 bin 655 YTL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi oldu.


Haber Kaynağı :

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

RÖPORTAJ

ANKET

Memur zammında hükümet sizce sendikaların istediği rakamı verecek mi?

SPOR