Türkiye dizi ihracatında çok önemli bir ivme kazandı

Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, Türkiye'nin dizi ihracatında, son yıllarda çok önemli bir ivme kazandığını belirterek ''75 ülkeye 12 bin saati aşan dizi ihracatının ülkemiz ekonomisine olumlu etkisi olmuştur'' dedi.

13 Haziran 2014 Cuma 0:22
Türkiye dizi ihracatında çok önemli bir ivme kazandı
Haliç Kongre Merkezi'nde başlayan "İstanbul TV Forum ve Fuarı"nın açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, organizasyonun, kültürden ekonomiye birçok meseleyi içerdiğini söyledi. 

Yayıncılığın dünyanın en dinamik sektörü olduğunu dile getiren Çelik, "Topluma bilgi ulaştırmanın ötesinde, kültürel hayatı doğrudan şekillendiren bir güce kavuşmuştur. Artık bilginin ötesine geçip doğrudan dünya kültürünü, uluslararası kültürü, ulusların kültürünü şekillendiren bir güçle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. 

"Dizi ihracatının ülkemiz ekonomisine olumlu etkisi olmuştur"

Yayıncılık sektörü ile iş birliği içerisinde olduklarını ifade eden Çelik, "Ülkemiz dizi ihracatında, son yıllarda çok önemli bir ivme kazandı. Dizi ihracatı dünyada yüzde 4,54 büyürken, ülkemizde 2013 sonu itibarıyla bu oran yüzde 20'nin üzerinde gerçekleşmiştir. Resmi rakamlara göre 75 ülkeye 12 bin saati aşan dizi ihracatının ülkemiz ekonomisine olumlu etkisi olmuştur. 2004 yılında 10 bin doları bulmayan ihracat rakamı, 2012 yılı sonu itibarıyla 200 milyon dolara yaklaşmıştır. Türkiye, 2023 vizyonu çerçevesinde hükümetimiz, bu genç ve yaratıcı sektörümüzde 1 milyar doları hedeflemektedir" diye konuştu.

"Dünyanın küresel bir köy olduğunun farkında olacağız"

Çelik, gelişmekte olan ülkelerin kendi film, müzik ve diğer yaratıcı ürünlerini üretmedikleri durumlarda, ürünleri artan bir sıklıkla ithal etmelerinin söz konusu olduğuna işaret etti. 

Kültürel etkileşimin her zaman desteklenmesi gereken bir kavram olduğunu aktaran Çelik, "Hiçbir milli kültür, küresel kültürle etkileşim içerisinde olmaksızın kendisini gerçekleştiremez. Milli kültürü korumak adına yapılabilecek en kötü davranış şekli içe kapanmak ve dünyadan soyutlanmaktır. Dünyanın küresel bir köy olduğunun farkında olacağız. Milli kültürü korumanın daha çok etkileşim, dünya ile daha çok bütünleşme, dünya ve küresel kültürle daha çok rekabet edebilmek için başka kültürlerle oluşturabileceğimiz melezleşme alanlarını doğru bir biçimde tayin etmek olduğunu bileceğiz. Bununla birlikte nasıl ki içe kapanmak kötüyse kendi yerel üretimiz olmaksızın kontrolsüz bir biçimde dışarıdan ithalat yoluyla kültürel hayatı şekillendirme de o kadar tehlikeli olmaktadır" ifadelerini kullandı. 

"Kapımız her zaman açık" 

Türkiye'nin kültür yaşamı ve sektörü için birlikte belirledikleri politikaların, her zaman yaratıcılığa destek olması, ulusal birlik içinde çoğulcu bir topluma katkı sağlaması gerektiğini söyleyen Çelik, "Bu bakımdan burada bulunan herkese, Kültür Bakanlığının kendilerinin, paydaşı olmanın ötesinde, kendilerinin doğal olarak evleri olduğunu, kapımızın her zaman açık olduğunu belirtmek isterim" dedi. 

Türkiye'nin geçirdiği evreler gözetilerek bundan sonrasına ışık tutacak bir takım perspektifler üretilmesi gerektiğine vurgu yapan Çelik, "Hangi devlet ya da hangi toplum kültürel çeşitliliği reddetmiş bir siyasal mühendislikle tek tip bir kültür oluşturmuşsa, o toplumun dünyada söz sahibi olması da mümkün olmamıştır. Devletin yazılımını, bir milletin yazılımını, bir halkın yazılımını geleceğe yürüme perspektifini, kültür oluşturur. Kültürün dinamik bir şekilde hayatta olabilmesi, bunun radyo, televizyon ve diğer yayın organlarıyla toplumun genel kabulünü oluşturan bir takım dinamikleri ortaya çıkarabilmesi içinde temel kavram çoğulculuktur. O sebeple farklılıkların hepsinin toplumda ortaya çıkması, farklılıkların hepsine saygı gösterilmesi, farklılıkların hepsinin eşit muamele görmesi, yani toplumun tek bir renkten oluşmaması, yayıncılığın tek bir renkten oluşmaması, toplumun bütün renklerini yansıtması, kilit kavram. Vazgeçilmez stratejik kavram olarak, çoğulculuğun her zaman akılda tutulması çok önemlidir. Fakat çoğulculuk, sadece çoğunluk anlamına gelmemektedir.   Çoğulculuğun belli ilkeler ve prensipleri gözeterek hayatta olması da o toplumun kültürel çatısının korunması, birlik ve bütünlüğün korunması bakımından fevkalade önemlidir" şeklinde konuştu.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »