Türkiye'yi sarsan 'Özgecan' davasında karar!

MERSİN'in Tarsus İlçesi'nde bindiği minibüste tecavüz girişiminde bulunulup direnince öldürülüp cesedi yakılan, üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın katil zanlıları minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl, babası Necmittin Altındöken ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Fatih Gökçe ise ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

3 Aralık 2015 Perşembe 20: 0
Türkiye'yi sarsan 'Özgecan' davasında karar!
Bir kadın üyenin de bulunduğu mahkeme heyeti cezalarda hiç bir indirim uygulamadı ve karar salonda alkışlandı. Ailenin avukatları "kararı değerli buluyoruz" derken, 'tarihi' olarak nitelenen karar Özgecan'ın anne-babasının evlilik yıldönümüne denk geldi.

Özgecan Aslan'ın katil zanlısı 26 yaşındaki Ahmet Suphi Altındöken'in 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve cinsel saikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 50 yaşındaki Necmittin Altındöken ile 20 yaşındaki Fatih Gökçe'nin ise 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılandıkları davanın 3'üncü duruşması saat 09.00'da başladı.

KADINLAR ÖZGECAN İÇİN TOPLANDI

Davanın ilk duruşmasında olduğu gibi bu duruşmada da Tarsus Adliyesi, Özgecan davasının duruşması için kapatıldı. Bu davadan başka hiçbir duruşmanın görülmediği adliyede polis geniş güvenlik önlemi aldı. Adliyenin önündeki yol trafiğe kapatılırken, çevresinde polise ait 1 TOMA ve 1 zırhlı araç ile Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin 2 itfaiye aracı hazır bekletildi. 

İçeride dava devam ederken, dışarıda çeşitli kadın örgütlerinden yaklaşık 300 kişi taşıdıkları dövizler, attıkları sloganlarla kadına yönelik şiddete tepki gösterdiler. Davanın ilk duruşmasında 'iktidara yakın oldukları' iddiasıyla diğer kadın örgütleri tarafından tepki gören Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), bu duruşma kalabalık gruptan ayrı durdu.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın da aralarında bulunduğu kadınlar, 'İyi, hal, tahrik indirimlerine hayır pankartı' açarken, 'Kadınlara adalet, katillere ağırlaştırılmış müebbet', 'Erkeksen öfkeni yen' yazılı dövizler taşıdı. Burada birer açıklama yapan Meral Danış Beştaş, Akdeniz Belediyesi Başkan Yardımcısı HDP'li Yüksel Mutlu ile KADEM adına açıklama yapan Betül Yılmaz, kadına şiddete son verilmesini ve kadınları öldüren erkeklere 'iyi hali' ve 'tahrik' gibi çeşitli nedenlerle ceza indirimi uygulanmamasını istedi.

SANIKLAR JANDARMA KORDONUNDA

İlk duruşmada Ahmet Suphi Altındöken'in "Fatih arabadan inerken kemerini sıkıp fermuarını çekti. Cinsel bir şey yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum ama yeltendiğini biliyorum" diye savunma yapmasının ardından Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan ek iddianame ile 'Nitelikli cinsel saldırı' suçundan da yargılanmaya başlanan Fatih Gökçe ile birlikte Suphi Altındöken ve Necmittin Altındöken, bu duruşma mahkeme salonuna getirildi.

Sanıkların bulunduğu bölümün arkasına jandarma kordonu oluşturuldu. Aileden Özgecan'ın amcası Yaşasın Aslan'ın katıldığı duruşmada aile ve sanık avukatları ile Adana, Mersin, Ankara, Gaziantep, Samsun, İstanbul, Muğla, Antalya ve Kırklareli Barosu'ndan avukatlar yer aldı. Duruşmada, Ahmet Suphi Altındöken'den boşanan eşi Neslihan'ın avukatı Ebru Çatıkkaş, davaya müdahil olmak istedi. Aile avukatları ise Çatıkkaş'ın sanığın eski eşinin avukatı olduğunu belirterek itiraz etti ve mahkeme heyeti itirazı kabul etti.

MAHKEME SAVCISI: İNDİRİM YAPILMASIN

Duruşmada mahkeme savcısı Mehmet Dilan, geçen duruşmada verdiği mütalaasını tekrar ederek sanıklardan Ahmet Suphi Altındöken'in 'Nitelikli adam öldürme, cinsel amaçlı alıkoyma, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçlarından', arkadaşı Fatih Gökçe'nin 'Nitelikli adam öldürme ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs' suçlarından, babası Necmittin Altındöken'in 'Nitelikli adam öldürmeye iştirak' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ile cezalandırılmalarını, iyi hal indirimi uygulanmadan cezaların en üst sınırdan verilmesini talep etti.

Daha sonra söz alan aile avukatlarından Sevim Küçük ise her 3 sanığın da ortak karar alarak ortak hakimiyet kurup Özgecan Aslan'ı birlikte öldürdüklerinin sanıkların anlatım ve dosya kapsamından anlaşıldığını, bu nedenle de cezanın en üst sınırdan verilmesini talep etti. Avukat Küçük, genç kızın genital bölgesinin tamamen yakıldığını, bu bölgenin bilerek yakıldığını ve bunun cinsel saldırıyı gizlemek için yaptıklarını kaydederek Fatih Gökçe'nin nitelik cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasını istedi.

HİÇ BİR İNDİRİM YAPILMADI

Kısa bir ara veren mahkeme heyeti, salona gelip kararı açıkladı. Mahkeme heyeti, her 3 sanığı da 'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti ayrıca katil zanlısı Ahmet Suphi Altındöken'i 'bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve cinsel saikle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 27 yıl, Fatih Gökçe'yi ise aynı gerekçe ile 24 yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanıkların cezalarında indirim uygulamadı, karar avukatlar tarafından alkışlandı.

JANDARMANIN DİKKATİ SAYAESİNDE YAKALANDILAR

Mersin'in Tarsus İlçesi'ndeki Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi'nde okuyan Özgecan Aslan, 11 Şubat 2015'te okuldan çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Bunun üzerine aile, polise kayıp başvurusunda bulundu. Özgecan ailesi ve polis tarafından her yer de aranırken, Tarsus-Mersin-Adana arasında yolcu taşıyan 33 B 8756 plakalı minibüsün sürücüsü Ahmet Suphi Altındöken jandarma kontrol noktasında durarak otobana nasıl çıkacağını sordu. Askerler, minibüsün tarif ettikleri yol yerine ormanlık alana doğru gittiğini fark edince şüphelenip yol kenarında durdurarak arama yaptı.

Sürücünün babası Necmittin Altındöken ile Fatih Gökçe'nin de bulunduğu minibüste kan izine rastlandı. Ahmet Suphi Altındöken, kanın müşteri olarak minibüste kavga eden 2 yolcuya ait olduğunu söyledi. Gözaltına alınan 3 kişi, işlemlerinin arından serbest bırakıldı.

Jandarma, Özgecan Aslan'ın kayıp bilgisi üzerine minibüsü 12 Şubat'ta içinde Necmittin Altındöken ve Fatih Gökçe ile birlikte ele geçirildi. Minibüste detaylı arama yapan ekipler bir şapka buldu. Şapkanın gösterildiği Mehmet Aslan'ın 'Kızıma ait' demesi üzerine sorgulanan Necmittin Altındöken ve Fatih Gökçe, genç kızı bıçaklayarak öldürdüklerini, cesedini benzin dökerek yaktıklarını, ardından da Çamalan Köyü Alman Mezarlığı yakınındaki Cin Deresi yatağına attıklarını itiraf etti. Bir süre sonra Ahmet Suphi Altındöken de jandarma tarafından yakalandı. 13 Şubat sabahı şüphelilerin gösterdiği yerde genç kızın yanmış cesedi bulundu.

ÖZGECAN HAYATTAYKEN 2 ELİNİ KESMİŞ

Sorgusunda suçunu itiraf eden Suphi Altındöken, cinayeti en ince detayına kadar soğukkanlılıkla anlatarak, "Otobüste bulunan bıçağı sol kapı gözünden alıp boğazına, boynunun şah damarına doğru soktum. O panikle bir iki defa daha boğazına soktum çıkardım. Araçtan inip Fatih'e boğazını kestiğimi söyledim. Bu sırada bayandan harıltılı bir şekilde nefes alıp verme sesi ve öksürük sesi geliyordu. Fatih bu sesi duyunca 'Oğlum madem yaptın yüzünü cırmalamış, kızın tırnaklarına kimliğini bırakmış gibisin' dedi. 'Ne yapayım?' diye sordum o da bana 'Ellerini kes' dedi. Bu sırada Fatih aracının ön tamponuna koyduğum bıçağı alıp bana verdi ben de o panikle araca girdim. Bu sırada bayandan hala harıltılı bir ses geliyordu ve yaşıyordu. Bayanın iki elini de bileklerinden kestim" diye ifade verdi


ÖZGECAN’ IN ACILI ANNESİ ”ADALET YERİNİ BULDU”

MERSİN'in Tarsus İlçesi'nde bindiği minibüste tecavüz girişiminde bulunulup direnince öldürülüp cesedi yakılan, üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan'ın katil zanlıları minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl, babası Necmittin Altındöken ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Fatih Gökçe ise ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıl hapis cezasına çarptırılırken acılı anne Songül Aslan, adaletin yerini bulduğunu söyledi. Kararın açıklanmasının ardından merkez Mezitli İlçesi'ndeki evinde gazetecilerin sorularını cevaplandıran acılı anne Songül Aslan, katillerin cezasını bulacağına inandığını belirtti. Songül Aslan, cezaya rağmen yinede mutlu olmadığını ifade ederek, "Tabi ki bekliyorduk. Çünkü hak ettikleri en büyük cezayı alacaklarını ben biliyordum. Özgecanım’ın kanı yerde kalmayacaktı. Fakat yinede ben mutlu olamadım. Benim kızım geri gelmeyecek sonuçta ama devletimizden Allah yinede razı olsun. Hak ettikleri cezayı en yüksek şekilde aldılar. Başka canlar yanmasın. Birde Özgecan yasasını istiyorum. Hiçbir kadınımız şiddet görmesin, ağlamasın, üzülmesin, ölmesinler. Devlet büyüklerimizden Özgecan yasasının muhakkak çıkmasını istiyorum" dedi.
Kadın cinayetleri ile ilgili olarak bütün davalardan aynı sonucun çıkması temennisinde bulunan Aslan, "Kadın cinayetlerinde hiçbir caydırma olmasın. Muhakkak ki, çocuklarımız yani kanı yerde kalmasın diyeyim. Yani kadınlarımız şiddete uğruyor, öldürülüyor. Hiçbir suçu günahı yokken bu tür şeyler olmasın" diye konuştu
Aslan, Gazetecilerin adaletin yerine geldiğine inanıyor musunuz? sorusuna şu cevabı verdi:"Adaletin yerine geldiğine inanıyorum. Çünkü çok ilgilenildi, üstünde duruldu. İnşallah ömür boyu hapisten çıkmayacaklar. Hiçbir zaman bunların acısı bitmesin diyorum. Allah ne bu dünyada nede ömür dünya da gün yüzü göstermesin."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a beyaz eşarp gönderip, gönderilmeyeceği sorulan Aslan, şunları söyledi:
"Evet, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a beyaz eşarp göndereceğim, bunu gerçekleştireceğim. Allah, herkesten razı olsun. Başka bir şey diyemiyorum"
Kararın evlilik dönümüne gelmesinin sorulması üzerine Aslan, şu cevabı verdi: 
"Evet, bu tesadüf oldu, 3 Aralık'a tarihine denk geldi. Yani sevindim, sevindim de diyemiyorum daha doğrusu zaten biliyordum. Böyle bir ceza alacaklarını. Özgecan'ın oradan beni gördüğünü de biliyorum"

KARARIN ARDINDAN ÖZGECAN'IN MEZARINI ZİYARET ETTİLER

Özgecan Aslan'ı öldürenlerin mahkeme tarafından cezalandırılmasının ardından aile, genç kızın mezarını ziyaret etti. Merkez Toroslar İlçesi'ndeki Şehir Mezarlığı'nda bulunan kızlarının mezarına giden acılı anne Songül Aslan ile baba Mehmet Aslan, mezar başında dua etti. Acılı aile gözyaşları içinde dakikalarca mezarda zaman geçirirken, anne Aslan kızının anıt mezarına bırakılan 'Özgecan kanunu çıksın' yazılı dövizi görünür şekilde düzeltti. Kızının melek figürlü anıt mezarına dokunarak gözyaşı döken acılı anne, sık sık dua etti.

KARARIN BU ŞEKİLDE ÇIKMASI BİZİ SEVİNDİRMİYOR

Mahkemenin 3 sanığa verdiği ağırlaştırılmış müebbet kararını değerlendiren baba Mehmet Aslan, şunları söyledi:

"Toplumda, iyi halden indirim almamaları yönünde sesler çıkıyordu. Hakikatin eninde sonunda tecelli edeceğini biliyordum. Kararın bu şekilde çıkmış olması beni sevindirmiyor. Sonrasında onlarca Özgecan katledildi. Özgecan Yasası'nın çıkmasıyla ilgili olarak siyasi partilerin, devletimizin, milletvekillerimizin gereğini yapacağına şüphem yok. Fakat bu iş yasayla çözülmez. Caydırıcılık özelliği olur. En büyük yasa Allah'ın yasası. Bütün kainat sevgiden halka olmuş. Sevmeyi nasıl başaramıyor insanlar. Bu insanın yaratılışında olan bir güç."

YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ

Kararın ardından kendileri için yeni bir sayfa açıldığını belirten Aslan, şöyle devam etti:

"Vurmak ve öldürmek yerine, sevmek ve yaşatmayı seçseler dünya cennete dönüşecek. Ama basit yapılacak şey çok zor. Zor şeylerin peşinde koşmaktan kendimizi, sevmeyi, güzellikleri unuttuk. Zaman çok hızlı akıyor. Zamanın en büyük yargıç olduğuna inanıyorum. Yarın 296'ncı gün ile yeni bir sayfa açılacak. Güzellikleri görelim, basit yaşayalım, bir yerlere yetişmekten artık vazgeçelim. Her şey olacağına varıyor. Toplum Özgecan'ımızın bu şekilde ebediyete uğurlanmasından etkilendi. İnsanlar empati kurdu. Herkesin kız çocuğu var. Yarın aynı şeyin kendi başlarına gelebilir diye korktular, ama bu korkular maalesef çare olmayacak."

KARARIN ARDINDAN ÖZGECAN'IN MEZARINI ZİYARET ETTİLER

Özgecan Aslan'ı öldürenlerin mahkeme tarafından cezalandırılmasının ardından aile, genç kızın mezarını ziyaret etti. Merkez Toroslar İlçesi'ndeki Şehir Mezarlığı'nda bulunan kızlarının mezarına giden acılı anne Songül Aslan ile baba Mehmet Aslan, mezar başında dua etti. Acılı aile gözyaşları içinde dakikalarca mezarda zaman geçirirken, anne Aslan kızının anıt mezarına bırakılan 'Özgecan kanunu çıksın' yazılı dövizi görünür şekilde düzeltti. Kızının melek figürlü anıt mezarına dokunarak gözyaşı döken acılı anne, sık sık dua etti.

KARARIN BU ŞEKİLDE ÇIKMASI BİZİ SEVİNDİRMİYOR

Mahkemenin 3 sanığa verdiği ağırlaştırılmış müebbet kararını değerlendiren baba Mehmet Aslan, şunları söyledi:
"Toplumda, iyi halden indirim almamaları yönünde sesler çıkıyordu. Hakikatin eninde sonunda tecelli edeceğini biliyordum. Kararın bu şekilde çıkmış olması beni sevindirmiyor. Sonrasında onlarca Özgecan katledildi. Özgecan Yasası'nın çıkmasıyla ilgili olarak siyasi partilerin, devletimizin, milletvekillerimizin gereğini yapacağına şüphem yok. Fakat bu iş yasayla çözülmez. Caydırıcılık özelliği olur. En büyük yasa Allah'ın yasası. Bütün kainat sevgiden halka olmuş. Sevmeyi nasıl başaramıyor insanlar. Bu insanın yaratılışında olan bir güç."
YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ
Kararın ardından kendileri için yeni bir sayfa açıldığını belirten Aslan, şöyle devam etti:
"Vurmak ve öldürmek yerine, sevmek ve yaşatmayı seçseler dünya cennete dönüşecek. Ama basit yapılacak şey çok zor. Zor şeylerin peşinde koşmaktan kendimizi, sevmeyi, güzellikleri unuttuk. Zaman çok hızlı akıyor. Zamanın en büyük yargıç olduğuna inanıyorum. Yarın 296'ncı gün ile yeni bir sayfa açılacak. Güzellikleri görelim, basit yaşayalım, bir yerlere yetişmekten artık vazgeçelim. Her şey olacağına varıyor. Toplum Özgecan'ımızın bu şekilde ebediyete uğurlanmasından etkilendi. İnsanlar empati kurdu. Herkesin kız çocuğu var. Yarın aynı şeyin kendi başlarına gelebilir diye korktular ama bu korkular maalesef çare olmayacak."
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »