Türkün cihatla imtihanı

Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) ilişkin iddialar gündemin en sıcak konusu. New York Times gazetesi Ankara’daki Hacıbayram Mahallesi’nden, Newsweek dergisi Dilovası’ndan IŞİD’e katılanların haberini yaptı. Peki iddiaların ne kadarı gerçek? Türkiye’de Hürriyet, İstanbul, Dilovası, Hacıbayram, Gaziantep ve Diyarbakır’a gitti. Halkın nabzını tutup IŞİD’in izini sürdü. Fransa ve Almanya’daki Türklerin örgütle ilişkilerini inceledi.

21 Eylül 2014 Pazar 18: 6
Türkün cihatla imtihanı
GAZİANTEP
NEDEN?
IŞİD’e ilişkin haberlerde öne çıkan yerlerden biri Gaziantep. Savaş döneminde Suriye’den en çok göç alan kentlerden biri olan Gaziantep sokaklarında nabzı tuttuk. Ölüm tehdidi bile aldık. 

GÜZELYURT'TA IŞİD'İN İZİ VAR
"ÖLMEYE GİDECEĞİM" DEYİP...  
Antepli Hasan A. zar zor ikna oluyor anlatmaya. 27 yaşındaki oğlu cihada katılmak için Suriye’ye gitmiş. Bir buçuk aydır haber alamadığı esnaf oğlu, eşine ve çocuklarına çok düşkün biriymiş önceleri. Bir gün mahallelerinde açılan bir derneği merak edip içeri giriyor, giriş o giriş. Namaz kılmayanın üstüne yürümeye, Müslüman olmamakla suçlamaya başlıyor. Babasına “Ben Müslümanlar için ölmeye gideceğim” dedikten birkaç gün sonra evden gizlice çıkıyor, bir daha da dönmüyor.

YA YİNE GİDERLERSE... 
34 yaşındaki yeğeni ve 22 yaşındaki oğlu IŞİD’e katılan Dursun Y., Emniyet’i aradığında aldığı “Herkes gidiyor, çok kurcalama, başına bela alma” yanıtını unutamıyor. İki kuzen, gittikten altı ay sonra baskılara dayanamayıp geri dönmüş dönmesine de Dursun Y. yeniden giderler diye endişeleniyor: “Oğlum lisedeydi, okulu bıraktı. Bir derneğe gitmeye başladı; buralarda insanları kandırıp götürüyorlar. ‘Orada bulduğunuz her şey savaş ganimetidir, alabilirsiniz’ diyorlar, onlar da inanıyor.”

DERNEKLERLE KAZANIYORLAR
Antep’te görev yapan adı bizde saklı bir polise göre kentte sayıları hızla artan ve gençleri cihada katılmaya teşvik eden derneklerin en nüfuzlusu Genç Müslümanlar ve Furkan dernekleri. Görünürde insanların sadece Kuran okuma amaçlı bir araya geldiği bu iki derneğin, özellikle gençleri toplayıp, onları zeminden yetiştirdiğini anlatıyor.

TERÖRİSTLER "TURİSTİZ" DİYOR
Memur, “Adamın IŞİD olduğunu biliyorsun ama kanıtlayamıyorsun” diyor: “Pasaportuna bakıyorsun, İngiliz vatandaşı. ‘Antep’i gezmeye geldim’ diyor. Neye istinaden gözaltına alacaksın?”

NASIL GEÇİYORLAR?
Geçiş güzergâhının Gaziantep değil; Şanlıurfa Akçakale olduğu söyleniyor. İddia şu: “Sınırın öte yanında Urfa’nın tam karşısı IŞİD’in elinde. Geçiş güzergâhını Urfa’ya kaydırmaları işlerini kolaylaştırıyor.”

AKRABAM OLMASA GÖRÜR!
S.C, artık aktif bir IŞİD militanı olduğunu açıklıyor. “Bana sen ne soru sor, ne bir şey. Bu konu çok tehlikeli, bence başına dert alma. Ben bu davanın adamıyım, sana anlatır mıyım? Yanında benim akrabam olmasa sen de buradan böyle çıkamazdın!”

GAZİANTEP'TEN KAÇ KİŞİ? 
Çıksorut’ta konuştuğumuz bir bakkal, kentten IŞİD’e katılan Türk militan sayısını 4 bin olarak duyduğunu öne sürüyor. IŞİD’i kendi çapında bir yola girmiş insanlar olarak tanımlayan bakkal, “Karşı tarafı da dinlemek lazım, tek taraflı dinlemek olmaz” diyor.

MADDE BAĞIMLILARI IŞİD'E
Manav H.K, yoksul kesimin yaşadığı Güzelyurt’ta uyuşturucu kullanımının 11 yaşa kadar düştüğünü söyleyip “Özellikle çocukları kandırmak çok kolay oluyor” diyor: “Para yok, pul yok, bir sürü çocuk evden kaçtı, IŞİD para vererek onları kandırdı, Irak’a, Suriye’ye götürdü. Şimdi orada kafa kesmeyi öğretiyorlar.”

MARKETE DİYE ÇIKTI...
15 yaşındaki Halepli Bekir, Antep’in Kurtuluş Mahallesi’nde kalıyordu. Ailesi Bekir’i sessiz sakin biri olarak tarif ediyor. Bir gün “Sende dursun” diyerek AFAD’ın verdiği çipli kimliği annesine veriyor, iki gün sonra akşam saatlerinde markete diye evden çıkıyor. Bekir’den bir aydır ses yok; IŞİD’e gittiğinden/götürüldüğünden şüpheleniliyor.

DİLOVASI
NEDEN?
Amerikan Newsweek dergisinin İstanbul merkezli haberinde yer aldı. Dilovası’ndan 19 kişinin IŞİD’e katılmak için Dilovası’ndan Suriye’ye yola çıktığı iddia edildi. Bunu araştırmak için Kocaeli’nin, şu sıralar radikal İslam ile anılan ilçesine gittik.

NEDEN SADECE DİLOVASI KONUŞULUYOR?
KAFALAR KARIŞIK
Dilovası’nda kaç kişi IŞİD’e katıldı? Bu soruya  farklı cevaplar geliyor. Ancak kimse Dilovası’ndan IŞİD’e katılanların olduğunu inkâr etmiyor. Bölgede emlakçılık yapan Abdurrahman Aslan, “Beş ya da yedi kişi gittiğini biliyoruz. Hatta bir-iki kişi geri bile gelmiş. Buralarda hurdacılık yapan birisi vardı. Gitti geri geldi mesela o” derken, Bilal Kocabay, “10 kişiyi geçmez” diyor. Kahvehane işleten Ali Akpınar, “Bence bin kişi var” çıkışını yapıyor.

"HESAPLAYINCA RAKAM NORMAL"
Dilovası ve IŞİD hakkında en enterasan yorum Enes Malkoç’tan geliyor: “Varsayalım 19 kişi gitti. IŞİD’in ilk zamanında 3 bin tane Türk’ün yetkili kadrosunda yer aldığı söylendi. Her ile neredeyse 100 tane falan düşüyor, ortalama her ilçeye de bir 10-20 tane düşüyor demek ki. Neden sadece Dilovası konuşuluyor?”

BİR AİLENİN IŞİD NÖBETİ
NEDEN?
New York Times’ın Ankara Hacı Bayram Veli Camii’nden IŞİD’e katılanlar olduğuna dair haberi ve ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu gazeteye tepkisiyle gündeme gelen Hacıbayram’daki nabzı tutmak için.

Dilovası’nda herkesin fikir birliği yapmışçasına anlattığı bir olay var. Esnaf bir aileden bir kişi IŞİD’e katılıyor. Ardından iki erkek kardeşi daha aynı yolu izlemek istiyor. Fakat Konya civarında yakalanıyorlar. Bir tanesi eve geri gönderiliyor. Şu anda evinde ancak tekrar gitmek için çabalıyor. Aile nöbet tutup bunu engelliyor. İşin ilginci, ailenin iki gelini de eşlerinin yanına gitmek istediğini söylüyor.

BURADA DA MADDE BAĞIMLILARI
IŞİD’e gidenler için “Maddi durumu kötü, ailesi tarafından itilmiş insanlar” diyen Bilal Kocabay’ın IŞİD’e katılan birisi hakkındaki yorumu: “Bu adam hapçı, namazında niyazında değil. IŞİD’e katılmanın bir kriteri yok mu?”

ÖNCE EĞİTİM, SONRA CİHAT
Peki IŞİD’e nasıl katılıyorlar? Öncelikle davet edildikleri ya da bir referansla dahil oldukları sohbetlerde dini eğitim alıp ders görüyorlar. Eğitimden geçince hak kazanıyorlar bir nevi. Hicret’e davet edilenler davete icabet ederlerse Gaziantep ya da Hatay’dan Suriye’ye doğru yola düşüyorlar. Öne çıkan profil: Abdülkadir Polat. Polat’ın, bölgenin önemli ismi olduğu belirtilirken, adını sorduğumuz insanlar fikir birliği yapmışçasına “Hitabeti çok güçlü” olarak tanımlıyor kendisini.

ESNAFA CUMA DAVETİ
Bu konuda isim vermeden konuşan esnaf, Dilovası’nda IŞİD propagandası yapıldığını doğrularken, zaman zaman dükkânlara yapılan ziyaretleri anlatıyor. Cuma namazı kılmayan kişilerin kim olduğu soruluyor. Öğrenilen isimler namaza davet ediliyor. Bunun haricinde, dini eğitimlere ve sohbetlere katılmaları yönünde tavsiyelerde bulunan kişiler de anlatılıyor.

ÇOĞUNLUĞU ROJAVA'DAN
46 bin kişinin yaşadığı ilçe sanayi tesislerinin çokluğu nedeniyle göç alan bir yer. Doğu illerinden gelenlerin yoğun olduğu ilçede, 18 bin Ağrılının Dilovası’nda ikamet ediyor. Dilovası’nda hatırı sayılır miktarda Karadenizli de bulunuyor. Tek tük Suriyeli var. Nihat Aba, “Buradakiler Kürt. Rojava’dan geldiler” diyor.

KÖRFEZ GEÇİŞ KÖPRÜSÜNÜN RANTI
İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indirecek projenin bir parçası olan Körfez geçiş köprüsünün bir ayağı Dilovası’nda. Bölge halkı ve yerel basın bu rantın dedikodu yarattığı görüşünde.

"IŞİD'İ ARIYORSAN KENDİNE BAK"
Halk IŞİD konusunda esprili takılıyor. Pek tedirgin görünmüyorlar. Hatta kahvehanede sohbet ederken uzun süredir kesmediğim sakalıma atıf yapan bir kişi “Sen IŞİD’çi aramaya gelmişsin ama IŞİD’çiyi uzakta arama kendine bak bence” diye takılıyor.

HACIBAYRAM
HERKES ÇOCUĞUNUN KAÇIP IŞİD'E KATILACAĞINDAN KORKUYOR
İSTİHBARAT VE TERÖR POLİSİ
“IŞİD Hacıbayram’dan otobüs kaldırıyor” söylentileri terör ve istihbarat ekiplerinin de dikkatini bölgeye yönlendirdi. Mahallede oturan 14 yaşındaki Taylan Y.’nin IŞİD’e katılıp Suriye’de çatışmada yaralanmasıyla gerilim arttı. “Hacıbayram’da 30 kişi IŞİD’e katıldı” deniyor ama resmi rakam üç.

YEĞENİM IŞİD'E KATILDI
IŞİD’e katılan ve çatışmalarda yaralanan Taylan Y.’nin akrabası S.Y., “Yeğenim, internet üzerinden bunlarla bağlantı kurup gitmiş. Orada 2 aya yakın kaldı. Sonra çatışmada yaralandı ve Türkiye’ye getirdiler. Tedavisi bitti, şu an ailesinin yanında. Babası ‘IŞİD oğlumu kaçırır’ korkusuyla evden çıkartmıyor, okula bile göndermiyor. Mahallede bir IŞİD korkusu var. Herkes çocuğunun kaçıp IŞİD’e katılacağından korkuyor.”

"MÜCAHİDİM" DİYOR
IŞİD iddialarından en çok rahatsız olan esnaf. Samet Köksal IŞİD’e radikal İslamcı bile diyemediğini belirterek, “Bu canilerin adının İslam ile birlikte anılması bile rahatsız edici. Tuvalet âdâbını almamış, hap kullanan, eşini, çoluğunu çocuğunu dilendiren soytarılar Hacıbayram’da IŞİD mücahidiyim diye geziniyor. Hacı Bayram’ın böyle ipsiz sapsız kişilerle anılması buranın maneviyatına zarar veriyor” diyor.

MUHTAR: İKİ KİŞİ VAR
Hacıbayram Mahallesi Muhtarı Arif Akbaş, “Bugüne kadar mahalleden iki kişi Suriye’ye geçerek savaşmış. Bunlardan birisi zaten yaralandı ve Türkiye’ye döndü. Bir kişinin ise esir düştüğü söyleniyor. Mahallemizin asıl başka sorunları var. İşsizlik, kentsel dönüşüm gibi. Mahallemizin okulu yok” diyor.

İŞSİZLER, BAĞIMLILAR
Mahallenin eskiden uyuşturucuyla gündeme geldiğini kaydeden O.N. ise “Hacıbayram yoksul bir mahalle. Kentsel dönüşüm nedeniyle boşalan evler önce uyuşturucu satıcıları, şimdi de Suriyelilerin mekânı oldu. Şimdi ise IŞİD belasıyla uğraşıyoruz. Özellikle uyuşturucu bağımlısı olan, uyuşturucu almak için para bulamayanlar ‘IŞİD, katılanlara maaş bağlıyor, çok para kazandırıyor’ denilerek kandırılıyor. Hapçı olan, madde bağımlısı olanlar IŞİD’e katılmak için yol arıyor” diyor.

DİYARBAKIR
NEDEN?
IŞİD Irak’ta Kürt peşmergeyle, Suriye’de YPG ile savaş halinde. Türkiye’de Kürt nüfusunun yoğun olduğu Diyarbakır’da bile örgüte katılanlar var. Kentteki havayı kokladık.

DİYARBAKIR'DA SESSİZ SAVAŞ
FACEBOOK VE DERGAH
IŞİD, Facebook, dergâh ve kitabevleri aracılığıyla örgütleniyor. Doğu ve Güneydoğu’da Bingöl, Van, Muş, Adıyaman, Antep, Diyarbakır, Urfa ve Mardin’de dergâh ve kitabevleri açarak çekim merkezi oluşturmaya çalışıyor.

AİLELER ÇEKİNİYOR
Diyarbakır’ın siyasal yapısı ve öfke nedeniyle, çocuğu IŞİD’e katılan aileler konuşmaktan çekiniyorlar.

İNSANLAR ROBOTLAŞIYOR
Adının açıklanmasını istemeyen ve daha önce IŞİD içerisinde faaliyet gösteren bir şahıs, İslami kitabevleri nedeniyle tanıştığını ve bir süre IŞİD ile hareket ettikten sonra, ayrıldığını anlatarak, “Gerçek yüzünü tanıyınca anladım. İnsanlar bir robot gibi kullanılıyor. Ölmekten ve öldürmekten başka bir şey düşünmüyorlar” diyor.

ÖNCE URFA SONRA SURİYE
Doğu ve Güneydoğu’da örgütlenenler IŞİD’e katılarak savaşmak için önce Şanlıurfa merkeze, burada milisler aracılığıyla araçlarla sınıra götürülüyor.

FRANSA
FRANSA'DA BİR CİHAT MAHALLESİ
Vitry  Sur Seine, Fransız polisinin 2013 yılının sonunda ilk operasyon yaptığı kentlerden... IŞİD’in izini  Vitry Sur Seine’de sürdük. Kent Paris’in güneyinde, dev sosyal konutlarla kaplı. Sokaklarında öğle saatlerinde bile aslında işte ya da okulda olması gereken yaştaki gençler ve orta yaşlılarla dolu.

Balkonda sigara içen orta yaşlı erkekler, helal kasap ve dükkânlardan alış veriş eden siyah çarşaflı kadınlar, kahvelerde zaman geçiren gençler, mahallenin her köşesinde asılı dayanışma dernekleri ile iş bulma kurumu tabelaları....

Yaz aylarında Asya adlı iki yaşındaki kızıyla cihada katılan Lyon’lu baba Hamza ve kızını kurtarmak için Türkiye’ye tek başına giden anne Meriem’in hikâyesi Fransa’yı sarstı. Sonunda Meriem, kucağında bebeğiyle eylül ayı başında Paris’e dönmeyi başardı. Nice’li Alexandre Sherif, gittiğine pişman geri döner dönmez Nice Havaalanı’nda yakalandı.

İçişleri Bakanlığı’nın rakamlarına göre halen 930 Fransız, Irak ve Suriye’de cihatçı olarak savaşıyor.

ALMANYA
Alman İç İstihbaratı’nın verilerine göre, Suriye’deki iç savaşa şimdiye kadar Almanya’dan 400 cihatçı katıldı. Bu 400 kişinin üçte birinin Türk olduğu düşünülüyor. 

Ahmet C. bunlardan biri. Daha geçen sene futbol oynayan, kızları heyecanlandıran, okulda başarılı 20 yaşında bir yakışıklı genç.

Ailesiyle Ennepetal diye bir küçük Kuzey Ren-Vestfalya kasabasında yaşıyor. Ahmet geçen sene Selefiye çevrelerle tanışıyor ve bambaşka bir insana dönüşüyor.

Haziran ayında, Ahmet Türkiye’ye uçuyor. Babası peşine düşüyor. Son olarak Ahmet’in cep telefonu Hatay sınır bölgesinde tespit ediliyor ama Ahmet’i bulamıyorlar.

O artık, Ebu El Kaakaa El Almani kod isimli bir savaşçı. Diğer Alman cihatçıları gibi El Almani, el Türk değil. 19 Temmuz günü bomba dolu bir aracı Bağdat’ın güneyindeki Ebu Cir kontrol noktasına sürüp, aracını patlatıyor.

Kontrol noktasında bekleyen okul otobüsünde çocuklar yanarak can veriyor, Ahmet 54 kişinin katili olarak IŞİD propaganda videosundaki söyleme göre “Halifeliğin kahramanı olarak şehit” oluyor.

İSTANBUL
CİHADA GİDEN İÇİN DEĞİL, GİTMEYEN İÇİN SIKINTI  VAR
İstanbul Sultanbeyli’de yaşayan Rizeli dul bir ananın iki oğlundan biriydi Hüseyin (Gerçek ismi değil). Çocukluğundan beri sessiz-sakin mizacıyla tanınırdı. Bundan üç sene önce hali tavrı, giyimi görünüşü değişmeye başladı. “İslami yaşamdan uzaktım” diyor, hayatının önceki dönemi için. Önce erken uzattığı için insanın suratında tel tel görünen sakaldan bıraktı. Muhafazakâr bir sülalesi vardı ama daha önce hiç böyle bir şey olmamıştı. Halalarının başı açıktı mesela. Hüseyin’in IŞİD’e katıldığı, savaşa gittiği ve tutuklandığı haberi bomba gibi düştü ailenin gündemine. Gerisini o anlatıyor:

Suriye’ye nasıl gittin?
Hatay’dan Halep’e geçtim. Eskiden orası kullanılıyordu. Sonradan Özgür Suriye Ordusu’nun eline geçti, artık mücahitleri bırakmıyorlar.

Sınırdan nasıl geçtin?
Normal kaçakçılar gibi. Tel örgüden atlayıp koşarak.

Tek başına mı?
Yolda senin gibi oraya gidecekler varsa birlikte koşuyorsun. Yoksa tek başına.

Gidince nereye teslim oluyorsun, kimi buluyorsun?
Herkesin evleri var. İşte şu cephenin, bu cephenin... Bayrakları asılı, hangisine gideceksen gidiyorsun.

Sen hangisine yakın hissediyordun bunlardan?
Ben Nusret Cephesi’ne gitmiştim.

Ama sonra Nusracılarla IŞİD’ciler de birbirine girdi...
Çünkü eskiden Nusret Cephesi böyle değildi, güzeldi. Sonradan içlerine ÖSO’dan işe yaramaz adamlar karıştı, bozuldu. İpini koparan ÖSO’da. Hırsızı da var, yolsuzu da var, tecavüzcüsü de var. İslam Devleti’nin onlara vurmasının nedeni de bu. Zulüm yaptıkları, yağma yaptıkları için. Sözde kendilerini İslam davasında gösteriyorlar, sakal bırakıyorlar, ağızlarında sigara, “Allahü ekber” diye bağırıyorlar. Fırınlara el koydular. Ekmeğe de zam yaptılar. Adam namaz kılmıyor ama “Cihad ediyorum” diyor.

Sen ikisi ayrılmadan önce mi sonra mı gittin?
Önce de sonra da. Toplam beş kere gittim Suriye’ye. Önce seni çağırıyorlar, sana İslami ders veriyorlar. Bakıyorlar, kimsin, nereden geldin, ajan mısın... Her taraf ajan dolu, kimin ne olduğu belli değil.

En çok hangi milletten insan var?
Her yerden. Çinli bile var. Çinli Müslümanlar. En çok Arap tabii.

Nusra ile İslam Devleti arasındaki çatışma nasıl başladı?
Üç mücahidin karısına tecavüz ettiler.

Mücahitler eşlerini de mi götürüyor oraya?
Bazıları. İngilizler, Hollandalılar... Yurtdışında Müslüman olanlar eşleriyle birlikte geliyor çünkü eşi de Müslüman oluyor, onu orada kime emanet edecek Hıristiyan bir ülkede? Buradan insanların gördüğü gibi değil yani. Yok mücahitler çok sertler, herkesi kesiyorlar... Yok öyle bir şey.

Yalan mı o görüntüler, videolar?
Suç işlemeyen adam, ajanlık yapmayan adam, Allah’ın koymuş olduğu haramları işlemeyen adam cezalandırılmıyor. Ama mücahit komutanı bile olsa suç işlediğinde cezasını buluyor. Mesela bir komutan halktan birisiyle haksız yere kavga etmişti. Vatandaş da gidip komutanı kendi cephesinin kadısına şikâyet etti. Kadı vatandaşı haklı buldu, komutana 80 kırbaç ceza verildi.

Öyle diyorsun ama birçok mücahidin Afganistan, Kafkasya, Bosna, Libya, Suriye derken 20 senesi savaşta geçmiş. Sence biraz ‘sert’ tipler değiller mi?
Sert olması karakter olarak değil, İslami akideler açısından. Karakter olarak sert olabilir. Ama İslami açıdan sertse hapis cezası veriliyor. “Ya bu görüşlerinden vazgeç ya da git” deniyor.

Nasıl geçiniyor insanlar orada, ne yiyor, ne içiyor? Gidenlere günde 150 dolar maaş verildiği doğru mu?
Sadece silah ve yeme-içmesi karşılanıyor. Para vermiyorlar. Adam burada işini gücünü bırakmış cihat etmeye gitmiş. Savaş meydanında ticaret yapmaya gitmemiş ki. Savaş meydanında savaş olur.

Bir tutuklanma meselen var. Nedir o, nasıl oldu?
Kamplara yardım götürüyorduk. Bizim aldığımız araçlar çalıntı çıktı. Sahte kimlikle bize çalıntı araba satmışlar. Zaten ilk mahkemede de serbest bıraktılar.

Vaazları Facebook’ta çok paylaşılan Ebu Hanzala diye bir adam var. Duydun adını hiç?
İlim talebesi. Hapiste. Türk bu adam. Herkes tanır, yıllardır girer çıkar içeriye. Cemaati var, sohbet yapıyor.

Bu adam çok çağrı yapıyor “Gelin İslam Devleti’ne katılın” gibisinden...
Yok yapmıyor. Yapamaz çünkü bu olaylar başladığından beri hapiste. Bir görüş beyan edemez. 

Ne olacak peki sence Suriye’deki durum?
Allah bilir, Allah Müslümanlara yardım edecektir.

Peki yarın öbür gün İslam coğrafyasının başka bir yerinde benzer olaylar olsa, oraya da gider misin?
Gitmek farzdır. Cihat namaz gibi, üzerimize farz. Gitmeyenler için sıkıntı var, gidenler için değil. Bir Müslümanın Kuzey Kutbu’nda da canı yansa oraya gideriz yani.

Tanıdıklarından çok şehit olan oldu mu?
6-7 kişi var. Benimle aynı ismi taşıyan bir çocukluk arkadaşım vardı bu mahalleden. Evlerine girer çıkardım, annesini babasını da çok iyi tanırım. O da şehit oldu. Orada defnedildiler, cenazeleri gelmedi buraya. 

FACEBOOK DEĞİL, CİHAD-BOOK
Mücahit Mehmet Dülger, Rakka’da çekilmiş eli silahlı fotoğraflarıyla süslediği Facebook sayfasına “Yalnızca IŞİD’ciler eklesin” diye not düşmüş. Arkadaşlar listesindeki Cihad Aslan’ın meslek hanesinde ‘Allah yolunda çalışıyor’ yazıyor. Facebook’u bir cihat günlüğü olarak kullanan mücahitlerin en büyük sıkıntısı, ‘kâfirlerin’ durup durup sayfalarını kapatıyor olması. Facebook arkadaşlarını sık sık Youtube’taki Ebu Hanzala vaazlarına yönlendiren Ebu Katade Tatlıbal, hilafet ilan olunduğunda Rakka’daki kutlamaların videosunu da paylaşmış. Görüntülerde birbirlerine Türkçe hitap eden gençler arabaların üzerinde tekbir getirip havaya ateş açıyor, kurşunu biten diğerinden şarjör istiyor: “Çek beni çek Mehmet, bir-iki de ben sıkayım...”

BUZ KOVASIYLA MEYDAN OKUMANIN MÜCAHİTLER İÇİN OLANI
ALS hastaları için yapılan buz kovası kampanyasının da cihat versiyonu var. Şöyle diyor videodaki genç: “Evet bilindiği gibi İlhami B.’nin bana meydan okumasına karşılık veriyorum. Buradan Mahmut H.’ye, Haydan Ü.’ye ve Murat K.’ye meydan okuyorum. Ben de mücahit bir abimizin ailesine bağışta bulunuyorum. Ve meydan okuduklarıma 24 saat zaman veriyorum. Allahü ekber!”

IŞİD SÖZLÜĞÜ

Mücahitlerin kendi aralarında kullandıkları İslami bir terminoloji var. Bazı önemli kavramları bilmeden ne demek istediklerini bile anlamak zor.

Tağut: Arapça bir kelime. ‘Haddini aşan mahluk’ demek. Allah’ın koyduğu ölçüler dışında ölçüler koyan, Allah ve peygamberine tabi olmayı engelleyen kişi.
Ahi: Birbirlerine ‘ahi’ ya da ‘akhi’ diye hitap ediyorlar. Sözlük anlamı erkek kardeşim ya da ahilik ocağından olan kimse.
Gavs: Sözlükte ‘yardım etmek, imdada yetişmek’ anlamına geliyor. Tasavvuf terimi olaraksa, zamanın en büyük velisine deniyor.
Ebu: Türk mücahitler kendilerine başına ‘ebu’ koydukları mahlaslar alıyor. Arapçada ‘baba’ demek. Mesela ‘Ebu Hanife’, ‘Hanife’nin babası’ anlamında.
ETİKETLER:
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »