Ufuk Söylemez'den Nurettin Veren'in iddialarına yanıt!

Eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez kendisi hakkında çıkan iddialara yanıt verdi...

9 Ağustos 2016 Salı 23:11
Ufuk Söylemez'den Nurettin Veren'in iddialarına yanıt!
Devleti habis bir ur gibi saran ve Türkiye’yi halk düşmanı darbe teşebbüsü ile bir iç savaş ve kaos ortamına sürüklemek isteyen FETÖ’nün kuruluş günlerinden itibaren, elebaşı F. Gülen’in her türlü karanlık iş ve ilişkilerinde ortağı olan ve yıllarca beraber faaliyet gösteren bazı isimler, son dönemlerde “itirafçı” oldular.

Hatadan dönmek elbette fazilettir. Ancak bunların bazılarının samimi ve etkin pişmanlık gösterdikleri yolunda giderek ciddi şüphe ve endişeler doğuyor.

Bunlar, bir yandan yandaş medyada televizyon-televizyon gezerek, FETÖ’yü kötülüyor ve ipliğini pazara çıkarıyorlar.

Öte yandan ise, FETÖ’ye ne istedilerse veren siyasi iktidarın sorumluluğunu hafifletmek ve yaygınlaştırmak adına, 30 yıldan beri gelmiş-geçmiş bütün iktidarları, Cumhurbaşkanlarını, Başbakanları, Bakanları, siyaset ve devlet adamlarını da FETÖ’yle bir şekilde ilişkisi olmuş veya FETÖ gafleti içine düşmüş gibi göstermeye çalışıyorlar.

Geçen akşam yine CNN Türk’te konuşturulan, bu FETÖ itirafçılarından Nurettin Veren isimli şahıs, saatler süren konuşmasında, rahmetli S. Demirel’den-B. Ecevit’e, Genelkurmay E. Başkanı İ.H. Karadayı’dan-TBMM E. Başkanı H. Cindoruk’a, Dışişleri E. Bakanı H. Çetin’den-İçişleri E. Bakanı M. Akşener’e kadar hemen herkesi kendisi ve temsil ettiği FETÖ ile ilişkili-irtibatlı ve onların himayesine mazhar olmuş gibi gösterdi. Bu da yetmedi, yine geçmiş dönemin demokratik merkez (merkez sağ) siyasetinin Bakanları olan ve bugün de AKP’ye muhalefet etme potansiyelini taşıyan Meral Akşener, Işılay Saygın ve “benim” de isimlerimizi vererek, aslı-astarı olmayan, hiçbir kanıta ve hatta tanığa bile dayanmayan “…İspatlayamam ama onların Bakan olmalarını T. Çiller’den ben rica ettim, onlar bunu bilmeyebilirler…” şeklinde tam da geçmişte FETÖ kumpasçılarının yaptıklarının benzeri olan bir iftira ve yalanı söylemekten çekinmedi.

Bu nedenle kamuoyuna bu konuda – kendim hakkımda - birkaç şey söylemenin yararlı olacağı kanaatindeyim.

Yaşamım boyunca, laik Atatürk Cumhuriyetinin kurucu değerlerine gönülden bağlı, milliyetçi, demokrat ve yurtsever bir insan oldum.

Hayatımın hiçbir döneminde, cemaat-tarikat vb. gerici/dinci, karanlık ve kapalı, Allah ile aldatan hiçbir kişi ve hareketle işim-ilgim veya temasım olmadı. Hem uzak durdum, hem de demokratik hukuk kuralları içinde bunlarla mücadele ettim.

F. Gülen denilen karanlık-ABD maşası din maskeli çete başı ile hayatım boyunca ne yüz yüze, ne de telefonla ne konuştum, ne görüştüm ne de herhangi bir işim veya ilişkim oldu.

Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının faili olan FETÖ ile açık-etkin-cesur ve ısrarlı bir mücadele yürüttüm. Bu nedenle FETÖ’nün, polis ve savcı görünümlü şakirtlerinin hedefi de oldum.

Ne demişler? Huylu huyundan vazgeçmezmiş!

F. Gülen denilen, gayrı milli, ABD maşası, dinci ve karanlık adamla, yıllarca gönüllü olarak kader birliği, yol arkadaşlığı ve suç ortaklığı yapan Nurettin Veren ve benzerleri, bu kez de, F. Gülen yerine T. Erdoğan’a yanaşmak ve yaranmak adına, hiçbir kanıta dayanmaksızın yeni kumpaslarını yine Cumhuriyetçi, vatansever-laik ve Atatürk milliyetçisi demokratik merkez siyasetinin isimlerine yönelik olarak bu kez “itirafçı” kılığında televizyon-televizyon gezerek icra ediyorlar.

Bunlara dikkat edelim. Suyu bulandırma faaliyetlerine karşı uyanık olalım. FETÖ belası ile siyasal İslamcılık illeti ile ve arkalarındaki emperyalizmle mücadelede, bugün milletçe sağ-sol demeden – köken - mezhep ayırmadan, gönüllü olarak oluşturduğumuz demokratik - milli cephe saflarımızda, tereddüt-şüphe ve nifak yaratmalarına izin ve fırsat vermeyelim.

Saygılarımla

H. Ufuk Söylemez
OKUYUCU YORUMLARI/0 + YORUM EKLE

BENZER HABERLER

GÜNDEM ANA SAYFA »