13°CAnkara / Diğer İller
IMKB: 57.079Dolar: 1,8245Euro: 2,3295Altın: 623,04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?

12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?

23 Ağustos 2010 Pazartesi 09:21

BBP eski Genel Başkan Yardımcısı Av. Dursun Yassıkaya, Anayasa paketinin bu haliyle oylanamayacağını söylerken, pakete "evet" diyen BBP yöneticilerine de sert mesajlar verdi.

 

 

GAZETE5/Selda Öztürk KAY- Muhsin Yazıcıoğlu döneminde BBP’de Genel Başkan Yardımcılığı yapan Avukat Dursun Yassıkaya, 12 Eylül 2010 referandumunda “Hayır” oyu vereceğini açıklarken, “Ülkücü geçmişe şahsen ülkücünün duruşunu öğretecek densizliği yapacak değilim. Ancak ülkücü dik durur. Vatan bayrak hasleti üzerinden intikam alacağını ifade etmez” mesajını verdi.
12 Eylül döneminde işkence gören ülkücülerin merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun üzerine kurgulandığını, bu duruma BBP yönetiminin de izin verdiğini belirten Dursun Yassıkaya, “Merhum Genel Başkanım, Demokratik bir Anayasa'ya evet derdi. Ancak bunu yapanlara önce sen git hakkındaki Ağır Ceza Mahkemesi’nden ‘Çete kurmaktan yargılandığın suçtan’ aklan da gel derdi. Üstelik öldüğü güne kadar gördüğü işkenceyi cezaevi anılarını kendisi ‘rant kapısı’ olarak görmemiştir ki, birilerinin de bunun üzerinden pirim yapmasına izin vermezdi” diye konuştu.

YAZICIOĞLU, ‘İNTİKAM ALINACAK’ İDDİALARINA PRİM VERMEZDİ

Yassıkaya, Yazıcıoğlu’nun “çocuğu gibi büyüttüğü” partisinin mevcut yönetiminin bu rantiyecilere göz yumduğunu belirterek BBP Lideri Yalçın Topçu’ya da sert mesajlar gönderdi. Yassıkaya, “BBP Genel Başkanı Sayın Topçu'nun basında çıkan ‘ben emanetçiyim’ minvalindeki açıklaması BBP'ye emek verenleri derinden üzmüştür. O zaman kimin emanetçisi olduğunu Sayın Topçu açıklamalıdır. Üstelik milliyetçi camianın bir tarafı ‘Evet’çi BBP ,  ‘Hayır’cı MHP şeklinde konuşlandırılmış durumda. Bu durum ülkücü camianın nasıl parçalanmak istendiğinin, memleket, vatan, bayrak hasletlerinin nasıl törpülendiğinin göstergesidir” dedi. Yassıkaya, “Merhum Muhsin Yazıcıoğlu asla buna izin vermezdi. Dik durur, vatan millet, bayrak ve inanç değerlerini her şeyin üzerinde tutar intikam alınacağı iddialarına prim vermezdi” diye konuştu.
BBP’nin tabanının “VATAN-BAYRAK” kavramlarının en yoğun yaşandığı kadrolardan oluştuğunu belirten Yassıkaya, “Ancak ne yazık ki, son dönemde hukuku intikam için kullananlara güya demokrasi için destek verilmesinin parti geleneği ile ters düştüğüne inanıyorum” dedi.

NEDEN ‘EVET’ DENEMEZ?

Avukat Dursun Yassıkaya, Türkiye’nin etrafında yaşananların göz ardı edilerek ülkenin ‘HAYIR-EVET’ ayrışmasına sürüklendiğini söyleyerek “Herkes Kim Hayırcı, Kim Evetçi diye kamplara bölündü. Önce neden evet denmeyeceğini tartışmak gerekiyor” dedi.

“Her şeyden önce, kurucu meclis iradesinin oluşturduğu mantıkla, Türkiye’nin yeni bir Anayasa ihtiyacı vardır. Bunu kabul etmek gerekir. Ancak bu şekliyle evet demek hukuk mantığı ile bağdaşmaz” diyen Dursun Yassıkaya, bunun hukuki gerekçelerini ise şöyle sıraladı:

TBMM’NİN MEŞRUİYET SORUNU VAR

“1)- Her şeyden önce,  mevcut Türkiye Büyük Millet Meclisinin Meşruiyet sorunu vardır. Şöyle ki; son seçimlerde 6.000.000.-Seçmen fazlası bu güne kadar izah edilememiştir. Dolayısıyla siyasetin üzerindeki meşruiyet sorunu giderilmediği sürece ‘hukukta butlan’ olarak kabul edilen durum siyasi tablonun tartışılmasına sebep olmuştur. 

2)- Anayasa Mahkemesi kapatma davasının gerekçesinde AKP hakkında, "laikliğe ve demokratik hukuk devletine aykırı fiillerin odağı olarak üstelik oybirliği ile karar verilmiştir. Hal böyle olunca, Türkiye'nin son 8 yılı tartışmalı hale gelmiş, meşruiyet sorunu olduğunu bu kararla doğrulamıştır.

3)- Değişiklik paketi ile ilgili olarak Anayasa'da öngörülen şekil şartlarına uyulmuş gibi olsa da; ilk teklif iradesinde milletvekillerinin imzalarının liste halinde hazır olarak verilmesi ve iktidar milletvekillerinin ‘Biz bunu hep yapıyorduk’ şeklindeki açıklamaları karşısında TBMM çatısı altında yapılan liste imzaların tartışmalı hali, milletvekillerinin yeminlerine sadık kalmadıkları ve 5237 sayılı TCK kapsamında görevi kötüye kullandıkları sonucunu doğurur. Bu durum vekillerin anayasa değişikliği paketine hazır imzalarla ilgili yaşanan tartışma ile sabittir. Hal böyle olunca vekillerin iradelerinin üzerinde manevi cebir uygulandığı ortaya çıkar ki, bu da oylamada ‘Evet’ diyen vekillerin kendi iradeleri ile değil, üzerlerindeki manevi cebir ile oy kullandıklarını ortaya koyar. Seçilme garantisi arayanlar TBMM çatısı altındaki oylamada ‘evet’ diyeceklerdir.

12 EYLÜLCÜLER YARGILANAMAZ

 4)- Siyasiler halka doğruyu anlatmak zorundadır. Halkı kandıran siyasetçi, milletvekili yeminine bağlı kalmadığı için görevi TCK 257 kapsamında kötüye kullanma suçunu işlemiştir. Anayasa Değişikliği Paketi ile ilgili olarak her şeyden önce 12 Eylül Askeri Hareketini yapanların yargılanacağı tezi üzerine her açıklama oturtulmuştur. Ancak, ceza hukukunda suçun işlendiği tarihteki dönemde ‘suç olmayan’ eyleme daha sonra ceza verilemez. 765 Sayılı TCK kapsamında suç olmayan eylem 5237 Sayılı TCK ile suç dahi olsa ceza verilemez. Çünkü sanık lehine olan hükümler ceza hukukunda uygulanması esastır. Unutulmamalıdır ki Sayın Erbakan bu şekilde kurtulmuştur. Kaldı ki, 12 Eylül 2010 tarihi itibariyle 30 yıllık zamanaşımı geçmiş olup o dönem yargılanamaz.

BUGÜNKÜ YARGIYI ARAR HALE GELİRİZ

5)- Anti Demokratik uygulamalarla karşı Demokratikleşmeyi ön plana çıkardığı ifade edilen değişiklik incelendiğinde özellikle Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yeni yapısına yapılacak atamalarda Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin artırıldığı açıktır. Hal böyle olunca sivil vesayet yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmakta olup, yeni dönemde bugünkü yargıyı arar hale geliriz. Her fırsatta demokratikleşmeden dem vuran siyasi anlayış, HSYK’nın 'kişilik iradesini ideolojik diye reddetmekte Adalet Bakanı ve müsteşarı kurul toplantılarına katılmayarak çalışmasına engel olmaktadır. Tüm üyeleri kendisinin atayacağı kurul nasıl bir adalet yaratacaktır?"

NİSA SURESİ DER Kİ…

İslam inancının, ‘kulu yeryüzünde emanetçi” kabul ettiğini hatırlatan Dursun Yassıkaya, “Kulun sahip olduğunu sandığı her şey Allah (C.C)’a aittir. Adalet mülkün temeli anlayışı Allah’a imanın temelidir. Nisa Suresi 58. Ayette ‘İnsanlar arasındaki yönetiminizde adil olunuz’ emri açık olup yapılanlar siyasetçinin hukukunu, siyasetçinin adaletini egemen kılmaya yönelik çalışmalardır” diye konuştu.
 Dursun Yassıkaya, paket halinde Anayasa değişikliği uygulamasının Anayasa hukuku ilkelerine de aykırı olduğunu söyledi. Yassıkaya, “Meşruiyet sorunu olan ve Anayasa Mahkemesi ile tescillenen mevcut siyasi durum kurucu meclis iradesini kullanıyor. Paketin bu haliyle Anayasa Mahkemesi kararından sonra TBMM’de yeniden ele alınarak karar verilmesi gerekirdi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı düzeltilerek onama şeklinde değerlendirilemez Böyle bir yasal düzenleme AYM kuruluşu hakkındaki kanunda bulunmuyor” dedi.

12 Eylül işkenceleri ile vefat edenlerin isimlerinin zikredilerek vatandaş iradesine ipotek konulmak istendiğine dikkat çeken Yassıkaya, “Ancak, isimleri zikredilerek işkence ile öldüğü ileri sürülen rahmetlilerin adli tıp raporları incelendiğinde ölüm sebebi işkence olmadığı açıkça görülecektir” diye konuştu. 12 Eylül'ü yargılama iddiasında olan zihniyetin her ne hikmetse 12 Eylül ürünü olan Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, ülke barajı ve YÖK gibi antidemokratik kurumları değiştirmeye yanaşmadığını belirten Yassıkaya, “Tüm hedef HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin mevcut yapısının değiştirilmesi üzerine kurulmuştur” dedi.
Hukukun hiçbir zaman ‘intikam’ için düzenleme yapamayacağını belirten Yassıkaya, “hukukta ‘suçluyu kazı altından insan çıkar’ mantığı esastır. Ancak bu düzenleme intikam üzerine kurgulanmış ve dillendirilmektedir. Bu durum özellikle ülkücü tabanda işlenmektedir” şeklinde konuştu.
 

YARIN: VEDAT GÜLDOĞAN
 

MİKAİL GÖLELİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

MUSTAFA CANCİĞER'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

AHMET ÇAKAR'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ŞAHAN ÖZGENÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

LÜTFÜ ŞEHSUVAROĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

NECDET SEVİNÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

FETHİ YILDIZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

HANEFİ ÇELİK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

TÜRKEŞ'İN DOKTORU SELİM KAPTANOĞLU AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

NEVZAT BOR'UN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MUHARREM ŞEMSEK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

AYDINLAR OCAĞI BAŞKANI PROF. DR. MUSTAFA ERKAL'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MEHMET GÜL'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ERCÜMENT GEDİKLİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

VAHİT KAYRICI'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MUSTAFA MİT'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ABDULLAH ALAY'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MAHMUT KORKMAZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ALİ GÜNGÖR'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

OZAN ARİF'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

YILMA DURAK'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

MUSTAFA VERKAYA'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

YAŞAR OKUYAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

YUSUFİYELİLER AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

 


Etiketler: Meclis, MHP, AKP, BBP
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

RÖPORTAJ

ANKET

Memur zammında hükümet sizce sendikaların istediği rakamı verecek mi?

SPOR