

12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?
31 Ağustos 2010 Salı 09:06Referanduma sayılı günler kaldı. Ülkücüler AKP’nin Anayasa değişikliğine “Evet” mi yoksa ‘Hayır’ mı diyecek? İşte gündemin en önemli sorusu bu. Gazete5, ülkücü hareketin simge isimlerine soruyor.
GAZETE5/Selda Öztürk KAY- Ülkücüler AKP’ye ve Başbakan Erdoğan’a tepkili… Bu tepkinin ardında yatan en önemli nedenlerden biri, iktidar partisi mensuplarının 8 yıllık dönemde bir kez olsun hatırlamadığı, hatta ‘faşist ve kafatasçı” gibi söylemlerle hakaret ettiği ülkücü kesimi, 12 Eylül 2010 tarihli referandum için “oy potansiyeli” olarak görmesi…
Başbakan’ın ülkücü kesime yönelik referandum propagandası, Mustafa Pehlivanoğlu’nun idamından hemen önce ailesine yazdığı mektubu gözyaşlarıyla Meclis grubunda okumasıyla başladı. Ancak Erdoğan en büyük hatayı, Pehlivanoğlu’nun mektubundaki “milliyetçilik” ifadelerini sansürleyerek yaptı. Dolayısıyla kampanya, amacına ulaşamadı.
Referanduma sayılı günlerin kaldığı bugün, ülkücüler AKP’nin Anayasa değişikliğine “Evet” mi diyecek yoksa ‘Hayır’ oyu mu verecek. İşte gündemin en önemli sorusu bu. Gazete5, ülkücü hareketin ‘simge’leşen isimlerine kararlarını soruyor.
MHP’nin bir dönem Genel Başkan Yardımcılığını yapan Ferruh Sezgin, 12 Eylül ihtilalini en iyi bilen isimlerden biri… Sezgin, ihtilalin perde arkasında yaşananları “Sistemin İntikamı” adlı eserinde de son derece çarpıcı bir şekilde kaleme almıştı.
Aynı zamanda asker kökenli bir isim olan Ferruh Sezgin, referandumda “Hayır” diyeceğini açıkladı. Gerekçesini ise şu sözlerle dile getirdi:
AKP TÜRKİYE'Yİ DÖNÜŞTÜRMEK MECBURİYETİNDEDİR
“Öncelikle, bu referanduma sunulan değişiklik paketinin metnini önünüze koyup incelemeniz gerekiyor. Anayasa metninde 3 tane kritik nokta vardı. Bunlardan biri elimine oldu. İki tane kaldı geriye. Bu da HSYK’nın yapısının atamalar yoluyla iktidarın şekillendirmesine yol açacak değişiklik maddesi ile aynı sistemi AYM’de oluşturacak madde…
Bütün bunları atlayıp da bugün referandumu ‘12 Eylül’de falan yönetim şunu yaptı, bunları ‘sanal’ olarak da olsa yargılayalım’ eksenine kaydırmak son derece mantıksız. Aldatıcı, ayakları yere basmayan bir mantık.
İkinci bir yanlış var ortada. Bu da AKP’nin Türkiye’yi anti demokratik, diktatoryal bir rejime doğru götürdüğü söylemi… Bu doğru gibi görünen çok büyük bir yanlış. Çünkü AKP için, Türkiye’yi anti demokratik ve hatta diktatoryal bir rejime taşımak bir mecburiyettir. Bu konuda da çok iddialıyım.”
AKP’nin iktidara getirilmesinin asıl sebebinin ona verilen görev olduğunu söyleyen Ferruh Sezgin, “AKP’nin iktidara gelmesi için önünde açılan bütün kulvarların ana sebebi, bu partinin iktidar süreci içinde Türkiye’yi üniter ve ulus devlet yapısından çıkararak, çok uluslu ve çok hukuklu bir sisteme taşıyacağına duyulan inançtır” dedi.
TÜRKİYE ÇOK ULUSLU ÇOK HUKUKLU SİSTEME GÖTÜRÜLÜYOR
AKP’nin kendisine verilen bu görevi demokratik sistem içinde asla yerine getiremeyeceğini ve mecburen sistemi sertleştirmesi gerektiğini kaydeden Sezgin, şöyle devam etti:
“Zaten şu anda yapılan bu. 2005 yılında vatanseverler kuvvetlerin toplanarak parça parça edilmesi, ardından Ergenekon adı altında MHP’yi gerektiği kadar ‘Türk milliyetçisi’ saymayan sert grupların içeri tıkılması, yargının hükümete bağlanması, ordunun pasifize edilmesi süreci, Türkiye’yi çok hukuklu ve uluslu sisteme doğru götürürken AKP’nin yapmak zorunda kaldığı uygulamalardı. Şimdi referanduma Evet ve hayır derken bunları görmemek, atlamak ayıp olur.”
SIRA MHP'YE DE GELECEK
Bu sürecin, şimdi vatansever kuvvetlerin toplandığı ‘yeraltının’ bölücülere teslimiyle sürdürüldüğünü kaydeden Sezgin, “Bugün yanıtı merak edilen soru sıra ne zaman MHP’ye gelecek?” diye konuştu. MHP’de önümüzdeki dönemde bir operasyon düzenlenebileceğine dikkat çeken Sezgin, “Bu operasyonun nasıl ve ne zaman olacağını bilemeyiz. Ancak MHP, şu anki varlığıyla iktidar partisinin önündeki en büyük engellerden biri olarak görünmektedir. MHP’nin varlığı sürdükçe, Türkiye’nin çok uluslu ve çok hukuklu bir sisteme götürülmesi süreci de tehlikeye girecektir. Türkiye bu sisteme doğru giderken MHP’nin varlığı tahammül edilemez olacaktır.” dedi.
Sezgin, bugün iktidar partisi tarafından “kullanılan” ülkücü isim ya da partilerin MHP’ye yönelik bu operasyonun bir göstergesi ve ön adımı olduğunu kaydetti. Ergenekon adı verilen operasyonun bir benzerinin MHP üzerinde başarıya ulaşamadığını söyleyen Sezgin, 12 Eylül 2010 tarihinde sandıklardan “Evet” oyu çıkması durumunda, tamamen iktidar denetimine girecek bir Anayasa Mahkemesi’nin MHP’yi kapatma yoluna gidebileceğini ileri sürdü. Sezgin bu operasyonu da şöyle anlattı:
“Önümüzdeki Ekim ayında bu tür bir operasyonun başlatılabileceğini ve hatta MHP’nin gelecek genel seçimlere girmemesinin sağlanabileceğini öngörüyorum. Şu anda BBP adı verilen partinin de bu operasyondan haberi ve beklentisi olabileceğini varsaymak yanlış olmayacaktır. BBP, tıpkı DP içini karıştıran Süleyman Soylu mantığında. BBP türündeki partiler, bir tarafa kanalize olmuşlardır.”
12 EYLÜL OLMASAYDI...
Bir sivil iktidarın, memleketi bilinmez bir yöne, çöküntüye götürmesi durumunda birilerinin çıkıp müdahale etmesi gerektiğini söyleyen Ferruh Sezgin, 12 Eylül’ün de bu kapsamda ele alınması gerektiğini belirtti. Sezgin şöyle devam etti:
“Bu müdahil kuvvet Silahlı kuvetler olmaz polisler de olabilirdi. Hatta Ukrayna ve Gürcistan’daki gibi memleketi uçuruma götüren iktidarı alaşağı edebilirlerdi. Bir ülkede iktidar memleketi bilinmeze götürüyorsa, o memlekette ihtilal şu veya bu yolla mutlaka olur. Hesaplaşma derken kriter olarak bunu da ortaya koymak lazım. Bu adamlar, şu anda gelmeselerdi Türkiye’de ne olacaktı? Üniter ve ulus devlet yapısı değişerek, Türkiye’ye farklı bir devlet yapısını, federal sistemi hakim kılmak için yapılması gereken operasyonların önü açılacaktı.”
YARIN: ENİS ÖKSÜZ
SAMİ BAL'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
SALİH GÖKÇE'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
SALİH DİLEK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
OKTAY ÖZTÜRK'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
ALİ İHSAN BACALAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
RECEP ALYAMAÇ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
VEDAT GÜLDOĞAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
DURSUN YASSIKAYA'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
MİKAİL GÖLELİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
MUSTAFA CANCİĞER'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
AHMET ÇAKAR'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
ŞAHAN ÖZGENÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
LÜTFÜ ŞEHSUVAROĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
NECDET SEVİNÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
FETHİ YILDIZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
HANEFİ ÇELİK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
TÜRKEŞ'İN DOKTORU SELİM KAPTANOĞLU AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
NEVZAT BOR'UN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MUHARREM ŞEMSEK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
AYDINLAR OCAĞI BAŞKANI PROF. DR. MUSTAFA ERKAL'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MEHMET GÜL'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ERCÜMENT GEDİKLİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
VAHİT KAYRICI'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MUSTAFA MİT'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ABDULLAH ALAY'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MAHMUT KORKMAZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ALİ GÜNGÖR'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
OZAN ARİF'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
YILMA DURAK'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YAŞAR OKUYAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YUSUFİYELİLER AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
RÖPORTAJ
ANKET
SPOR






























