13°CAnkara / Diğer İller
IMKB: 57.079Dolar: 1,8245Euro: 2,3295Altın: 623,04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?

12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?

12 Ağustos 2010 Perşembe 09:09

MHP’nin ve Ülkü Ocakları’nın kurucu üyelerinden Muharrem Şemsek, referandum kararını Gazete5’e açıkladı.

 

GAZETE5/Selda Öztürk KAY- Milliyetçi Hareket’in hemen her kademesinde görev yapan, 12 Eylül darbesinden hemen sonra “Milli Eğitim ve Kültür” Dergisi’ndeki yazılarından dolayı tutuklanan ve yargılanan Şemsek, referandumda neden “Hayır” diyeceğini anlattı.

19 Dönem MHP Çorum Milletvekili Muharrem Şemsek, 12 Eylül döneminin tüm acılarını yaşamış bir isim… Milliyetçi hareketin “akil” isimlerinden biri olan Şemsek, 1979 yılında vatani görevini yaparken terör örgütleri tarafından saldırıya uğrayarak yaralandı. 12 Eylül'de aralarında Başbuğ Alparslan Türkeş'in de bulunduğu 220 kişilik MHP kadrolarının idamla yargılanma sürecinde ülkücü tabanı toparlama, çalışmalarına öncülük yaptı.

80 ANAYASASI BUNDAN DAHA DEMOKRATİKTİ

Muharrem Şemsek de referandumda “Hayır” diyeceğini belirtti. “Hayır diyorum çünkü darbe yanlısı değilim” diyen Şemsek, bu kararının gerekçelerini şöyle sıraladı:

“Bu Anayasa değişiklik metni, tümüyle darbe mantığıyla hazırlanmış bir metindir. 12 Eylül Anayasası bundan daha demokratikti. Çünkü 12 Eylül anayasası, bir danışma meclisi tarafından hazırlandı. Nihai kararı 5 kişilik MGK konseyi verdi. Hazırlanışı sırasında halka sorulmadı. Siyasi partiler zaten kapatılmıştı. Hazırlanışının özünde, geçmişe duyulan öfke, tepki ve kavga anlayışı vardı. Sivil yönetim ve sivil siyasete öfke vardı. Halkın tercihi oylanmadı. Halkın tercihine sunulmadı. Halka aynen bugünkü gibi toptan ya ‘evet’ ya da ‘hayır’ diyeceksiniz diye sunuldu. Bu arada ‘Hayır’ propagandası da yasaklandı. Bu süreçte referanduma gidildi.

Şimdi 12 Eylül 2010’da oylayacağımız anayasaya geldiğimizde, bunu AKP Merkez Yürütme Kurulu ile Hükümetin hazırladığını görüyoruz. 12 Eylül 80’de en azından danışma meclisi ve MGK konseyi vardı. Oysa bugünkü değişiklikleri bir siyasi partinin sayısı mahdut olan merkez organı hazırladı. Nihai kararı da Başbakan Erdoğan verdi. 1980’de nihai kararı veren MGK 5 kişiydi, 2010’da oylayacağımız kararı tek kişi verdi. 5 kişinin kararı mı daha demokratiktir yoksa tek kişinin kararı mı?”

MİLLETİ NOTER YERİNE KOYUYORLAR

Anayasa değişiklik paketinin hazırlanışında halka tercih hakkı sunulmadığını, siyasi partilerle ise uzlaşılmadığını belirten Muharrem Şemsek, “Bu değişiklik paketinin temelinde, devletin kurumlarına duyulan öfke ve geçmişte meydana gelmiş olan olaylara yönelik tepki var. Bu değişiklik paketi devlet kurumlarıyla, silahlı kuvvetlerle ve yargı organlarıyla kavga mantığıyla hazırlandı. Tıpkı 30 yıl önce olduğu gibi. Oylama şekli de aynı. Halka toptan 26 madde götürülüyor ve ona bir kez mühür basma hakkı veriliyor. Halka büyük saygısızlık yapılıyor. Bu millet noter yerine koyuluyor” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın, Anayasa paketi için “Bu bir haptır” dediğini hatırlatan Şemsek, şöyle devam etti:

“Başbakan, bu maddelerin ayrı ayrı oylanmasına lüzum olmadığını söylüyor. Zaten mesele de bu ya… 26 madde içinde, Başbakan’ın üzerinde durduğu üç beş madde var. Onları gizlemek için aralara birkaç madde serpiştirdi. Şimdi bu hapı yutturmak üzere. Halkı kandırma, yanıltma ve halkın iradesine ipotek koyma mantığıyla hazırlanmış bir hap bu.”

MHP’LİDEN DARBE YANLISI OLMAZ

Başta ülkücüler olmak üzere tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, aklı selimle düşünerek hareket edeceğini ve referandumda “Hayır” diyeceğini belirten Muharrem Şemsek, Başbakan’ın AKP grup toplantısında Pehlivanoğlu’nun mektubunu okurken ağlamasını ise şu sözlerle eleştirdi:

Ben bu tavırdan hiç etkilenmedim. Başbakanı tanımasam belki etkilenirdim. Kaldı ki O’na da yakışmıyor o tür şeyler. Başbakan’ın darbe karşıtı olması mümkün değildir. Oysa AKP’nin referandum propagandası için seçtiği stratejiye bakınca, kendisini darbe karşıtı olarak gösterdiğini görüyorsunuz. Buna karşılık, MHP ve ülkücüler darbe yanlısı olarak tanıtılıyor. Bu dünyanın en bayat ve en aşağılık, en alçak yalanıdır. Ülkücüden MHP’liden darbe yanlısı olmaz. Ülkücüler, muhtıralarla, darbelerle boğuşarak bugünlere geldi. 12 Mart muhtırası, 12 Eylül ihtilali, 28 Şubat ve 27 Nisan bildirisi, Recep Tayyip Erdoğan’ın literatüründe yer alan tarihler. Bakın bakalım kendisinin bu tarihlerdeki pozisyonlarına. Bir de ülkücülerin o tarihlerdeki pozisyonlarına bakın. Gerçek tüm çıplaklığıyla ortadadır. 12 Mart MHP ve ülkücülere verilmiş bir muhtıradır. 12 Mart’ta ben dahil tüm ülkücüler tutuklandı. Sayın Başbakan futbol oynuyordu o tarihte. Ben, Ankara’da Yıldırım Beyazıt’ta 2 No’lu askeri cezaevinde yatıyordum. Devletin kayıtları elinde. Kendisi de bir baksın. Ülkücüler o tarihlerde neredeymiş? Kendisi olmadığı gibi, geldiği köken de ortalarda yoktu. 12 Mart’ta MHP yönetiminden bir grup insan istifa ettirildi. Muhtıra ülkücülere verildi.

12 Eylül ihtilalinde, 3 bin küsur ülkücü, sıkıyönetim olan illerde şehit edildi. Başkent Ankara’da sıkıyönetim vardı. 1979 da 22 Temmuz’da evimin önünde, başkentin göbeğinde vuruldum 5 kurşunla. Üzerimde askeri üniformam vardı. Sıkıyönetim, muhtıra, ülkücü ilişkisine bakarsanız, Sayın Başbakan’ın bugünkü beyanlarının tamamen gerçek dışı olduğunu zaten görürsünüz ortaya çıkar. 12 Eylül’de bütün ülkücüler, MHP’liler tutuklandı. Sayın Erdoğan neredeydi 12 Eylül’de? AKP’liler neredeydi? 12 Eylül de MHP’yi muhatap aldı, MHP’yi mağdur etti. MHP’nin hem mağdur edeni hem de muhatabı olmuştur ihtilal.

28 Şubat’ta ülkücülerin konumuna bakın. Ülkücüler yine darbe anlayışının karşısındadır. Sayın Başbakan ve AKP ise bu süreçlerin ürünü olarak 28 Şubat’tan itibaren ortaya çıkmıştır. Muhtıra, Çiller ve Erbakan hükümetine verildi. Erbakan tasfiye edildi. RP kapatıldı, Çiller’in DYP’si parçalandı. Aradan kimler çıktı meydana? Daha sonraki tarihlere bakın. Daha görülmeyen sivil yönetime müdahaleler var. 2002’ye kadar tartışmalı da olsa MHP-DSP-ANAP koalisyonu kuruldu. Ne oldu bu süreçte? MHP nin ortağı olduğu hükümete, sivil siyasete müdahale oldu. DSP ikiye parçalandı. Ekonomik kriz çıktı. Bu süreçten kim çıktı peki?

Ülkücüler ve MHP her zaman, olağanüstü yönetimlerin, muhtıraların, darbelerin karşısında yer almıştır. Sayın Başbakan ve AKP darbelerin ürünü olarak Türkiye’ye gelmiştir. Türkiye’nin başına bela olmuştur. Bugün darbe mantığıyla anayasa hazırlamışlardır. Vatandaşlarımız ülkede darbe olmasın istiyorlarsa, bu anayasaya hayır demelidir.”

Referandumda “Evet” diyeceğini açıklayan dava arkadaşlarına “En derin saygılarını” gönderen Şemsek, “Ben hepsini seviyorum. Ülkücüler akıllı insanlardır, ne yapacaklarını iyi bilirler. Benim tavsiyem, arkadaşlarımızın bu süreçte birbirlerini incitmemeleridir. Ülkeye ‘hayır’lı olacak işler yapmalarıdır. 12 Eylül Evren Paşa anayasasına da Tayyip Paşa Anayasasına da hayır denmelidir” diye konuştu.

YARIN: NEVZAT BOR
 

AYDINLAR OCAĞI BAŞKANI PROF. DR. MUSTAFA ERKAL'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MEHMET GÜL'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ERCÜMENT GEDİKLİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

VAHİT KAYRICI'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MUSTAFA MİT'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ABDULLAH ALAY'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

MAHMUT KORKMAZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

ALİ GÜNGÖR'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

OZAN ARİF'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

YILMA DURAK'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

MUSTAFA VERKAYA'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

YAŞAR OKUYAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

YUSUFİYELİLER AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

 


Etiketler: DSP, Futbol, MHP, AKP
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

RÖPORTAJ

ANKET

Memur zammında hükümet sizce sendikaların istediği rakamı verecek mi?

SPOR