

12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?
19 Ağustos 2010 Perşembe 09:0712 Eylül darbesinin ardından tutuklanan ve 36 yıl cezaya çarptırılan Şahan Özgenç, referandum kararını Gazete5’e açıkladı. Özgenç, “Oyum ‘hayır’ olacak” dedi.
GAZETE5/Selda Öztürk KAY- Referandumda “hayır” oyu vereceğini açıklayan 12 Eylül mağdurlarından ve TÜRKAV eski Genel Başkan Yardımcısı Şahan Özgenç, kararının gerekçesini şu sözlerle dile getirdi:
“Bu referandum neticesinde 12 Eylül ile ilgili herhangi bir şey olmayacağını düşünüyorum. 1980’de yapılan ihtilale yönelik, oradaki mağduriyetleri gidermeye yönelik herhangi bir durum yok ortada. Bunun yanında, darbeyi yapan paşalara, generallere yönelik herhangi bir uygulama da söz konusu değil. Yargılama olmayacak. Paketin tamamını inceledim, okudum. Ufak tefek bir takım maddeler var ancak genel anlamda mantığa ve hukuka aykırı. Şayet maddeler tek tek oylansaydı, bazı maddelere ‘evet’ diyebilirdik. Şu durumda, o maddelerin tümü bir paket haline getirilip, halktan da tek bir cevap isteniyor. Onun için mantıklı görmüyorum. Samimi de bulmuyorum.”
BAŞBAKAN’IN GÖZYAŞLARI BENİ HİÇ ETKİLEMEDİ
Anayasa referandumuyla ilgili yapılan düzenlemelerin altında bir takım gizli hadiseler olduğunu söyleyen Şahan Özgenç, bu maddelerin kabul edilebilmesi için 12 Eylül’de mağdur olmuş insanların acı ve ızdıraplarından faydalanılmasını da eleştirdi. Özgenç, o dönem yaşadıklarını şöyle anlattı:
| DAHA ANLATACAK ÇOK ŞEY VAR | |
Şahan Özgenç’in 12 Eylül ihtilalinin ardından cezaevinde kaldığı 6 yıl, öğretmen olan eşi Emine Özgenç tarafından bir süre önce kitaplaştırıldı. Emine Özgenç, içeride türlü acılar çeken eşinin yaşadıklarını “Eylül 12’den vurdu” adlı eserinde anlattı. 12 Eylül’ün en büyük mağdurunun “ülkücüler” olduğunu söyleyen Şahan Özgenç, Emine Özgenç’in kaleme aldığı kitapla ilgili duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Ama bu mücadele olarak görülmedi. Ülkücülerin mücadelesi, akla geldiği zaman kullanılan bir argüman olarak kaldı. 12 Eylül’ün de en büyük mağduru ülkücü camiadır. Eşim bunu dışarıda yaşadı. Ben içerde yaşadım. Ben yaşadıklarımı anlattım, o her ikimizin yaşadıklarını yazdı… 12 Eylül’de cezaevinde yatanların yaşadığı ağır dramların dışında, ailelerin ıstırapları da vardı. Ailelerin neler yaşadığını kimse bilmez. Ben, bunların yazılması taraftarı değildim. Ancak daha sonradan yaşananlar, bu düşüncemi değiştirdi. O dönemde ülkücüler hiç mağdur olmamış gibi propaganda yapılıyordu. Dolayısıyla unutmak istediğimiz şeyleri tekrar hatırladık, tekrar yaşadık. Elbette bu kitap, buzdağının yalnızca suyun üzerinde kalan kısmı kadar oldu… Daha anlatılacak çok şey var.” |
“12 Eylül’de ben ve birçok arkadaşımız sağlığını kaybetmiştir. Altı yıl cezaevinde yatarak daha sonra suçsuz bulunduğumuz için beraat edildik. Bundan sonra ise sosyal bir takım mağduriyetler yaşandı. Bütün bu seneler içinde, Sayın Başbakan’ın bugüne kadar samimi bir söylemi hiç olmadı. Hep hakaret etti, hep milliyetçileri, ülkücüleri düşman gördü. İktidarı süresince, kamuda çalışan tüm ülkücü kadroları, PKK’dan bile daha tehlikeli gördü. Onları nasıl mağdur ederiz, hayat hakkı tanımayız diye adeta çaba gösterdi.
Sonra aynı Başbakan, çıkıp idam edilen Pehlivanoğlu’nun mektubunu okuyarak ağlıyor. Bu hareketi beni etkilemek şöyle dursun, samimi olmadığı için aksine huzursuz etti. Mustafa, Gaziantepli fakir bir ailenin çocuğuydu. O’nun dramı ‘tek’ değildi. Birçok kişi vardı idam edilen.
Bu idamların yaşattığı mağduriyetleri, hak hukuk kayıplarını, ailelerin çektiği ıstırapları bugüne dek hiç konu etmedi. Şimdi çıkıp sahte gözyaşıyla Pehlivanoğlu mektubunu okuyacaksın, üstelik onun da işine gelen yerlerini okuyacaksın. Ne kadar ciddiyetsiz… Etkilenmedim, daha da nefret ettim. Tamamiyle istismar olarak gördüm. Amacı ise ülkücü camianın içini karıştırmaktı…”
EVET DİYEN ÜLKÜCÜ YOK
12 Eylül 2010 tarihindeki referandumda “Evet” oyu vereceğini açıklayan kişilerin bazılarını çok iyi tanıdığını, bazılarının ise camia ile en ufak bir ilgisi olmadığını söyleyen Şahan Özgenç, “Bunlar, 30 yıldır ülkücü camiadan kopmuş isimler. Şimdi onlar için ben ülkücüdür, değildir tartışmasına giremem. Zaten kopmuşlar, başka saflarda yerlerini almışlar. Seçimlerini yapmışlar. Bazıları da AKP’yi seçmiş. Bir çoğu o kesimde iş yapıyor. Bir kısmı partiden menfaatleniyor. Dolayısıyla bunları istismar olarak görüyorum. Benim görüştüğüm ülkücülerde ise böyle bir durum söz konusu değil. ‘Evet’ diyenlerin yanıldıkları bir hususun altını çizmekte yarar var. Bu referandum, 12 Eylül ile hesaplaşma olsa ilk önce ben veririm o ‘evet’ oyunu. Ama maalesef ilgisi bile yok” diye konuştu.
YARGININ KUŞATILMIŞLIĞINI İYİ BİLİRİM
AKP’nin açılım, yargıyı kuşatma gibi politikaları olduğuna dikkat çeken Şahan Özgenç, “Ben yargının kuşatılmasının ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü biz öyle bir dönemde yargılandık. O zaman 12 Eylül hukuku vardı ama yargı birileri ne derse onu yapıyordu. Aynı dönemi yaşıyoruz. Yarın, yine mobil mahkemeler kurulup, insanlar yargılanacak. Türkiye adeta uçurumun kenarına sürüklenecek” dedi.
YARIN: AHMET ÇAKAR
LÜTFÜ ŞEHSUVAROĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
NECDET SEVİNÇ'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
FETHİ YILDIZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
HANEFİ ÇELİK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
TÜRKEŞ'İN DOKTORU SELİM KAPTANOĞLU AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
NEVZAT BOR'UN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MUHARREM ŞEMSEK'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
AYDINLAR OCAĞI BAŞKANI PROF. DR. MUSTAFA ERKAL'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MEHMET GÜL'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ERCÜMENT GEDİKLİ'NİN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
VAHİT KAYRICI'NIN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MUSTAFA MİT'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ABDULLAH ALAY'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
MAHMUT KORKMAZ'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
ALİ GÜNGÖR'ÜN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
OZAN ARİF'İN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
YILMA DURAK'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YAŞAR OKUYAN'IN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YUSUFİYELİLER AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
RÖPORTAJ
ANKET
SPOR































