

12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?
31 Temmuz 2010 Cumartesi 23:00AKP iktidarına yakın medya kuruluşları, 12 Eylül'de MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davasından yargılanarak cezaevlerine gönderilen kişiler üzerinden “Evet” propagandası yapmaya devam ediyor...
GAZETE5/ Selda Öztürk KAY- 12 Eylül’deki askeri mahkemelerin “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar” davasında yargılanan dönemin MHP Genel Sekreter Yardımcısı Yaşar Okuyan da, Anayasa değişiklik paketine “Delikanlıca Hayır” diyenlerden… AKP’nin ‘kişiye özel” anayasa değişikliği yaptığını ve söz konusu referandumun Tayyip Erdoğan’ın kişisel endişesini ortadan kaldırmak için düzenlendiğini söyleyen Okuyan, 12 Eylül’e “Evet” diyen ülkücülerin AKP’nin “fitneci” siyasetinden etkilendiğini belirtti.
ÜLKÜCÜLERİN İÇİNE FİTNE SOKULDU
Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Yaşar Okuyan Gazete5’e yaptığı açıklamasında şunları söyledi:
“AKP ve Sayın Başbakan her yere fitne sokan bir siyaset işliyor. Dolayısıyla AKP, fitne siyasetinin Türkiye’deki temsilciliğini yürütüyor. ‘Açılım’ diyerek milletin fertlerini birbirleriyle karşı karşıya getiren, milleti ayrıştıran AKP, kendi aralarında hiçbir sorun yaşamayan insanları Türk-Kürt sorunuyla karşı karşıya getirdi. Açılımı da yine fitne siyasetinin eseri olarak ortaya koydu. Dolayısıyla aynı AKP, bugün de 12 Eylül’ü tartışma alanı haline getirdi. Başbakan çıkıp grup toplantısında ağladı. Bu kez ne oldu? 30 sene öncesinde kalmış olan sol ve sağ çatışmasına girmiş, bu dönem içinde kendi iç muhasebesini yapmış insanlar, bir anda 30 yıl öncesine koyulan bu fitneyle oyuna gelmeye, birbirlerine yönelik sert değerlendirmeler yapmaya başladı.”
EVET DERSEK…
Bugün kendilerini Türk milliyetçisi olarak adlandıran kesimlerin, aynı camiada birbirlerine hasım haline getirilmek istendiğine dikkat çeken Okuyan, AKP’nin aynı şekilde sol düşünceye sahip camiayı da birbirine düşürmeye çalıştığını, bunda da başarılı olduğunu söyledi. 12 Eylül’de ailelerinde ve kendilerinde derin travma bırakan olaylar yaşadıklarını söyleyen Yaşar Okuyan, “Bunu dikkate alarak AKP’nin ortaya koyduğu tezgaha evet dersem milletim adına verdiğim mücadelenin tümü boşa gitmiş olacak” dedi. Erdoğan’ın geçmişte MHP’liler için “Bunların eli sıkılmaz” dediğini hatırlatan Okuyan, “Ben işte bunun için ‘hayır’ diyeceğim. BOP eşbaşkanı olduğu için Başbakan’a ‘hayır’ diyeceğim. Kandil’den gelen PKK militanlarını törenle karşıladığı için, Apo’ya af getiren kanunu Meclis’e sevkettikleri için, intihar eden Ali Tatar’ı düşündüğüm için hayır diyeceğim. İşte bütün bunlar için, tüm vatanseverler, milliyetçiler bu hassasiyetlerini referandumda ortaya koymak zorundadır” diye konuştu.
HESAPLAŞMA OLMAYACAK
12 Eylül’ün sorumluları ile hesaplaşmanın önünü açacağı öne sürülen geçici 15. Maddenin, tartışmaların “kilit” noktasını oluşturduğunu belirten Yaşar Okuyan, “Hesaplaşma mümkün olmayacak. Bu referandumdan AKP’nin iddia ettiği gibi bir hesaplaşma çıkmayacak” diyerek şöyle devam etti:
“Bu maddenin kaldırılması Türk milliyetçileri için de sembolik bir anlam taşıyor. Ama hukuk tekniği bakımından çıkartılan bir yasa, şayet bir düzenleme yapılmamışsa, asla geriye doğru işlemez. İkincisi ise yine hukuk tekniği bakımdan zaman aşımı denilen şeye takılır. Şayet AKP, CHP’nin 15. Maddeye ilişkin verdiği değişiklik önergesini, Anayasa paketine dahil etmiş olsaydı farklı bir durum olabilirdi. Ama bunu koymadı. Dolayısıyla bir hesaplaşma olması mümkün değil.”
Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi siz 90 yaşındaki Evren’i içeri mi atacaksınız? Atamazsınız. O’nun apoletlerini söküp eline vermeniz lazım. Kılıcını alacaksınız. Çırılçıplak bir vatandaş haline getireceksiniz. Orduevlerine girişini yasaklayacaksınız. Şu durumda bunların hiçbirini yapma imkanınız yok. Kenan Evren, böyle bir şey olursa intihar ederim dedi. Gerek yok intihar etmesine. Kendisine hiçbir şey olmayacak.”
TAYYİP BEY’E ÖZEL YASA
Anayasa paketi ile ilgili değerlendirme yapan Yaşar Okuyan, paketteki 2 maddenin HSYK’yı ilgilendirdiğini hatırlatarak, “Dolayısıyla bunlar Tayip Bey’e özel yasadır. Tayyip Erdoğan’ın Yüce divanda yargılanmaması için yapılan yasa değişikliğidir. Bu yüzden referandumda bizim oyumuz delikanlıca hayır olacaktır” dedi.
12 Eylül referandumunun Türkiye’de demokrasinin mukadderatını ortaya koyacağını da söyleyen Okuyan, “Daha sonrasında yapılacak olan genel seçimler ise Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir. İkisi de mukadderat seçimidir. Bu yüzden çok önemlidir” diye konuştu.
YARIN: DOĞU'NUN BAŞBUĞU YILMA DURAK AÇIKLIYOR
SADİ SOMUNCUOĞLU'NUN KARARI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
YUSUFİYELİLER AÇIKLADI: OKUMAK İÇİN TIKLAYIN
RÖPORTAJ
ANKET
SPOR






























